Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Sağlık

“İlgi yoksa sevgi de yoktur, sevgi emektir”

✍️ Haber Merkezi 📅 28 Ocak 2025 17:39 👁️ 52 görüntüleme

Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk ilişkilerde beklenti konusu ile ilgili bilgiler verdi.

“Beklenti, geleceğe dair gerçekleşmesini umduğumuz bir olgudur. Aynı zamanda kişinin ne istediğini bildiğini gösterir. İsteklerimizin olması, hayatta yaşamaya değer bir şeyler bulduğumuzu ve coşkumuzu artırdığımızı gösterir. Ancak, heyecanla beklediğimiz bir şeyin gerçekleşmemesi, hayal kırıklığı yaratabilir. İş, aile, arkadaşlık ve romantik ilişkiler gibi hayatımızın her alanında beklentilerimiz olabilir” diyen Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk devamında şu ifadeleri kullandı: Beklenti, değişim için eyleme geçmemize neden olan ilk fırsattır. Ailemizle daha fazla vakit geçirmek, ilişkilerdeki bazı sorunları çözmek, işte terfi beklemek gibi birçok beklentimiz olabilir. Değiştirebileceğimiz şeyler olduğunda, eyleme geçer ve seçimler yaparız. Bu seçimlerin sonucunda, sürecin bize ne getirdiğini gözlemleriz. Hayatımızın sorumluluğu bizim elimizde olsa da, her beklentimizin gerçekleşmeyeceğini ve sürecin yüzlerce farklı sonuçla sonlanabileceğini unutmamalıyız. İlişkiler söz konusu olduğunda, durum daha karmaşık bir hâl alabilir. Çünkü beklentilerimizin gerçekleşmesi, yalnızca kendi eylemlerimizle değil, karşı tarafın eylemleriyle de bağlantılıdır. Hepimizin farklı fiziksel özellikleri, karakter yapıları, istekleri ve ihtiyaçları olduğu gibi, beklentilerimiz de hem benzer hem de farklı olabilir. Kimisi makam, mevki ve statü gibi şeylere değer verirken, kimisi bunlarla ilgilenmeden, doğada vakit geçirip sakin bir yaşam sürmeyi tercih eder. Nasıl ki kimin hangi rengi sevdiğine saygı duymamız gerekiyorsa, isteklerimize ve beklentilerimize de aynı saygıyı göstermeliyiz. Peki, ilişkilerde beklentiler farklıysa ilişki nasıl ilerler? Bu soruyu, hayatımıza hangi kişileri aldığımızı düşünerek sorabiliriz. İlişkilerdeki zıtlıklar, kişileri besleyebileceği gibi, bir o kadar da zorlayabilir. İlişkilerin başlarında genellikle her şey keyifli ilerler. Ancak, bu dönemde aceleci davranmak ve karşı tarafı tanıdığımızı düşünmek yanıltıcı olabilir. Birçok kişi, “İlişkinin başları böyle değildi, ne olduysa sonra oldu, artık onu tanıyamıyorum” gibi ifadelerle ilişkiyi sorgular. Ancak, ilişkilerin nasıl başladığını ve nasıl ilerlediğini incelediğimizde, aslında kişilerin uyumsuz olduğu veya görmek istemedikleri pek çok yön olduğunu keşfederiz. Kişilerin hayat görüşleri, istekleri ve beklentileri o kadar farklıdır ki, bazen ortak bir noktada buluşmak neredeyse imkansızdır. Tam bu noktada, sorunları çözmek için her iki tarafın da beklentilerini açıkça ifade etmesi, ilişkiyi kurtarabileceği gibi, ilişkiyi daha da zorlaştırabilir. Belki de bu iki kişi, asla aynı kafeste duramayacak iki farklı canlıdır. Ancak, ilişkide geçen zaman ve oluşan alışkanlıklar nedeniyle ayrılmak zorlaştığından, her iki taraf da bir tür içsel savaşa girer ve yorulurlar. Bu nedenle, kişilerin birbirlerini tanıma süreçlerini aceleye getirmemeleri önemlidir. Her şeyin iyi gittiği dönemde bile, beklentiler farklılaşabilir. Sörf dalgalı denizde öğrenilmez. Önce durgun suda sörf tahtasında durmayı öğrenmemiz gibi, ilişkilerde de önce sakin bir ortam yaratmalıyız, sonra beklentilerimizi karşı tarafa açıkça ifade etmeliyiz. Ancak, karşı tarafın değişmesini beklemeden, bu farklılıkların üzerimizde yarattığı duygusal etkileri aktararak bunu yapmalıyız. Birçok kişi, zorlandıkları konuları dile getirdiğinde her şeyin değişeceğini düşünür. Oysa değişim, yalnızca sizin elinizde olmayan ve uzun, sancılı bir süreçtir. Sınırlar çizilebilir; ancak bu sınırlar gerçekleşmezse, farklı beklentilerin varlığını kabul etmeli ve buna diretmeyi bırakmalıyız. Bunun yerine, bu ilişkide kalıp kalmayacağımıza, bu durumu kabul edip etmeyeceğimize karar vermeliyiz. Psikolojik Danışman Ekrem Çağrı Öztürk ,''Erich Fromm şöyle der: “Bize çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının, çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek sevgisine inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken ilgidir. Bu etken ilgi yoksa sevgi de yoktur.” Bu tanımdan yola çıkarak, en basit haliyle sevgi, emektir diyebiliriz. İlişkilerde beklentilerin ifade edilmesi ve karşı tarafın buna kulak vermesi, ilişkiye verilen emeğin göstergesidir.”

Kaynak: Haber Merkezi

İlgili Haberler

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baysal uyardı; "Öksürüğün nedeni her zaman akciğer kaynaklı olmayabilir"
17.09.2026
Çan'da kardiyoloji uzmanı göreve başladı!
17.09.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde SDS değerlendirmesi; Sağlıklı Bireyler, Güçlü Yarınlar!
17.09.2026
Erken tanı hayat kurtarıyor; Çan'da bilgilendirme standı kuruldu!
16.09.2026
Çan'da HAP tatbikatı!
16.09.2026
Lapseki Devlet Hastanesi’ne yeni uzman hekim
16.09.2026
Çanakkale’de sağlık çalışanlarına “Gebelik, Kadın ve Anne Sağlığı” eğitimi
16.09.2026
Biga'da yeni hekim göreve başladı!
16.09.2026
Sağlığınız için kontrolü ihmal etmeyin!
16.09.2026
Bayramiç Devlet Hastanesi'nde atık yönetimi eğitimi!
16.09.2026
Yenice’de lenfoma farkındalığı için stant açıldı
15.09.2026
Op. Dr. Ali Ömür Aydın'dan hayati uyarı!
15.09.2026
Çanakkale Devlet Hastanesi’nde Robotik Rehabilitasyon Ünitesi hizmete girdi
15.09.2026
Çan Devlet Hastanesi’nden Dünya Sepsis Günü’nde farkındalık mesajı
14.09.2026
Yenice’de Halk Sağlığı Haftası’nda anne ve çocuklara yönelik farkındalık çalışmaları
13.09.2026
Ezine’de tütün kullanımına karşı farkındalık çalışması
13.09.2026