Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Sağlık

BAYRAMI RAHAT GEÇİRMENİN PÜF NOKTALARI

✍️ Haber Merkezi 📅 28 Ağustos 2017 14:02 👁️ 0 görüntüleme

Bayram geliyor, sevdiklerimizle özenle hazırlanmış büyük sofralarda buluşacak, bol bol sohbet ederken belki biraz da fazla kaçı...

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Binnur Şimşek “Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğundan kalp-damar hastalığı, diyabet, u olanlar da Kurban Bayramı’nda, yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmelidir. Kısıtlı miktarlarda et tüketmeli, aşırıya kaçmamalıdır” diyor. Doç. Dr. Binnur Şimşek bayramı rahat geçirmenin püf noktalarını anlattı.

Kurban Bayramı sabahında mutlaka hafif bir kahvaltı yapılmalıdır. Aç karna sindirimi zor olan etin tüketimi midede hazımsızlık ve ağrı şikayetlerine yol açabilir.

Her zaman olduğu gibi en sağlıklı içeceğimiz su. Hazmımızı kolaylaştırır, tokluk hissimizi arttırabilir. Bayram ikramların vazgeçilmezi olan kahve ve çay gibi yoğun kafein içeren içeceklerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Eğer reddedemiyor veya vazgeçemiyorsak, açık çay ve düşük kafeinli kahve tüketmeliyiz. Hazır meşrubatlar, gazlı içecekler ve soda içmek, -sanıldığının aksine- hazmı kolaylaştırmaz, tuz yükü ve gereksiz şeker kaynağı oluşturan içeceklerdir. Et ve et yenmekleriyle en iyi uyum sağlayacak içecekler su ve ayrandır.

Sıkça görülen ve sorun oluşturabilen reflüden korunmak için katkı maddesi bol olan gıdalar, kızartmalar ve yağlı besinlerin tüketiminden uzak durmalıyız. Çünkü öncesinde hiç reflü şikayeti veya hastalığı olmayan insanlarda bile reflü meydana getirebilir. Öncesinde bilinen reflü hastalığı olanlar mutlaka doktorlarının önerdiği asit azaltıcı ilaçları kullanmaya devam etmeliler.

Bayram ikramlarının en önemlilerinden biri de baklava, revani, kadayıf, tulumba tatlısı gibi geleneksel şerbetli tatlılardır. Buna bir de et eklenince, ikram tabağı sindirimi son derece zor olan gıdalarla dolmaktadır. Karbonhidrat ve yağ içeriği çok yüksek ve kuşkusuz lezzeti de vazgeçilmez olan bu besinlerin her misafirlikte bolca tüketilmesi sonucu hem ciddi kilo alımı hem de reflü ve hazımsızlık şikayetlerimizin artmasıyla sonuçlanacaktır. Bu nedenle 4-5 farklı ziyarette tükettiğimiz miktarın bir porsiyonu geçmemesine özen göstermeliyiz.

İkramlarda yenilen et ve tatlılar düzensiz beslenmeye veya öğün atlamaya sebep olmamalıdır. Günlük 3 ana öğünümüzü aksatmamalıyız. Pişirme usulümüz de sebze ve etlerin kendi suyu ve az miktarda yağ kullanılarak yapılan tencere yemekleri veya fırın yemekleri şeklinde olmalıdır. Kızartma ve ızgaraları tercih etmemeliyiz.

Her ziyaretimizi mümkün olduğunca uzun tutmalı, ikramları yavaş ve ölçülü yemeliyiz. Aldığımız kalorilerin hiç olmazsa bir kısmını tüketmek için mümkün olduğunca yürüyerek gitmeyi tercih etmeliyiz. Bu küçük yürüme egzersizi aynı zamanda bağırsak sistemimizi de düzene sokmakta ve sindirimimizi kolaylaştırmaktadır.

Glisemik indeks; karbonhidratların kan şekeri üzerinde yarattığı etkidir. Daha hızlı kana karışıp kan şekerini yükselten karbonhidratların glisemik indeksi yüksektir. Glisemik indeksi ne kadar düşük olursa, o kadar uzun sürede tüketilen besin kana karışıp kandaki şeker oranını çok daha seviyeli bir şekilde yükseltir. Sindirim sistemimizi de çok yormazlar. Bu nedenle de glisemik indeksi düşük olan baklagiller, bulgur, şehriye, sebzeler, süt ve yoğurt gibi besinlere ana öğünlerimizde sıkça yer vermeliyiz.

Gün boyu ziyaretlerde bulunup yorulduğumuzda, eve dönüşte yemeği takiben hemen yatmak ihtiyacı içerisinde olabiliriz. Bu nedenle akşam yemeğini takiben 2-2.5 saat içerisinde yatmamalı, gerekirse rahat bir koltukta biraz zaman geçirmeliyiz. Aksi halde gece reflüleri de kaçınılmaz olacaktır.

Hızlı yenilen ve ağır bir öğün sonrası besinlerin midede öğütülmesi zorlaşır ve mide boşalması da yavaşlar. Bu durumda göğsün hemen arkasında dolgunluk ve baskı hissi, sıkışma ağrı veya spazm ile sonuçlanabilir ve kalp krizi ile sanılarak acil poliklinik başvurularına sebep olabilir. Oysaki hazımsızlıktan kaynaklanan yakınmalarınız biraz yürüyüşle sağlanacak hafif egzersizle gerileyecekken, kalp kaynaklı bir ağrı eforla artacaktır. Bu nedenle hemen panik olmayın.

Daha önceden olmayan ve yeni başlayıp devam eden tüm mide şikayetlerinizi önemseyiniz ve devamı halinde mutlaka bir gastroenteroloji uzmanına başvurun.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Baysal uyardı; "Öksürüğün nedeni her zaman akciğer kaynaklı olmayabilir"
17.09.2026
Çan'da kardiyoloji uzmanı göreve başladı!
17.09.2026
Biga Devlet Hastanesi'nde SDS değerlendirmesi; Sağlıklı Bireyler, Güçlü Yarınlar!
17.09.2026
Erken tanı hayat kurtarıyor; Çan'da bilgilendirme standı kuruldu!
16.09.2026
Çan'da HAP tatbikatı!
16.09.2026
Lapseki Devlet Hastanesi’ne yeni uzman hekim
16.09.2026
Çanakkale’de sağlık çalışanlarına “Gebelik, Kadın ve Anne Sağlığı” eğitimi
16.09.2026
Biga'da yeni hekim göreve başladı!
16.09.2026
Sağlığınız için kontrolü ihmal etmeyin!
16.09.2026
Bayramiç Devlet Hastanesi'nde atık yönetimi eğitimi!
16.09.2026
Yenice’de lenfoma farkındalığı için stant açıldı
15.09.2026
Op. Dr. Ali Ömür Aydın'dan hayati uyarı!
15.09.2026
Çanakkale Devlet Hastanesi’nde Robotik Rehabilitasyon Ünitesi hizmete girdi
15.09.2026
Çan Devlet Hastanesi’nden Dünya Sepsis Günü’nde farkındalık mesajı
14.09.2026
Yenice’de Halk Sağlığı Haftası’nda anne ve çocuklara yönelik farkındalık çalışmaları
13.09.2026
Ezine’de tütün kullanımına karşı farkındalık çalışması
13.09.2026