Kaleninsesi ← Ana Sayfa
Ekonomi

Bakan Kirişci: “TAGEM bütün birimleriyle, enstitüleriyle ve merkezleriyle Türkiye’nin en gözde kurumudur”

✍️ Haber Merkezi 📅 02 Mayıs 2023 18:33 👁️ 2 görüntüleme

Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, “Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bütün birimleriyle, enstitüleriyle ve merkezleriyle Türkiye’nin en gözde kurumu ve güzide kurumu ayrıca en büyük Ar-Ge merkezidir” dedi....

Bakan Kirişci, toprak köklerine zarar veren patojenlerin verdiği zararı en aza indirerek sürdürülebilir tarımı artırmak amacıyla hizmet verecek olan Toprak Kökenli Patojenler Ar-Ge Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Kirişci, tarımı ve buna bağlı olarak gıdayı, asla vazgeçemeyecekleri ve bir başka şekilde ikame edemeyecekleri çok önemli bir alan olarak gördüklerini ifade ederek, “Ülkelerin geleceklerini ve bu geleceklerin kalıcı olmasını sağlayacak olan Ar-Ge’dir. Alıp kullanmak başkadır. ’Bu neden böyle oluyor, acaba böyle olabilir mi?’ demek ve bu çerçevede yürütülen çalışmalar neticesinde bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarım alanında da gıda ile ilgili de Ar-Ge faaliyetleri hayati önemi arz eden çalışmalardır. TAGEM bütün birimleriyle, enstitüleriyle ve merkezleriyle Türkiye’nin en gözde kurumu ve güzide kurumu ayrıca en büyük Ar-Ge merkezidir. Ben bu merkezi ve TAGEM’in faaliyetlerini bu mana da önemsediğimi de belirtmek isterim. Bildiğim kadarıyla hali hazırda bu tür testlere tabi tutulabilecek bizim çeşit ve hatlarımızla ilgili merkezlerimin sayısı 5 ve bununla birlikte 6 olacak” diye konuştu.

“Kendi ihtiyaçlarımızı yerli olarak karşılayabilme ve ihracat ithalat dengesi bakımından artık yüzde 95’lere geldik”

Türkiye’nin tohumculuk sektöründe hızla ilerleyen ülke olduğunu dile getiren Kirişci, “Kendi ihtiyaçlarımızı yerli olarak karşılayabilme ve ihracat ithalat dengesi bakımından artık yüzde 95’lere geldik. 100’e yakın ülkeye ihracat yapıyoruz ve bu gücümüz her geçen gün daha da artıyor. Dolayısıyla Ar-Ge önemli. Nüfusumuz artıyor, sanayileşiyoruz, konut alanlarına ihtiyaç duyuyoruz, sağlık, ulaşım ve eğitim gibi hizmetler için tarım alanlarına baskı uygulanan bir süreç yaşıyoruz. 2002 yılında kişi başı 4 dekar olan arazi varlığımız, 2,8 dekara gerilemiş durumda. Nüfus projeksiyonumuza göre de önümüzdeki 30 yılda bunun 1,7 dekara düşeceğini dikkate aldığımızda elimizde toprak anlamında varlığı bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Yıl hesabıyla kişi başına bin 313 metreküp su düşüyor”

Bir diğer üretim girdisi olan su konusunda da yıl hesabıyla kişi başına bin 313 metreküp düşmesi nedeniyle Türkiye’nin su stresi kategorisinde olduğunun altını çizen Kirişci, “Bizim mutlaka nüfus artışımız, yağışlardaki azalma, doğu ve güneydoğuda aşırı sıcak geçen gün sayısının yıl içerisinde 200 güne yükselecek olması, yağışlardaki yüzde 30’luk gerileme ve su kaynaklarında da yüzde 25’lik gerileme gibi diğer etkenler, bizim su konusunda da su noktasında da su stresi altında olan ülkeler kategorisinden bu kez su fakiri ülkeler kategorisine geçeceğimiz de belli” dedi.

“Yaptığımız iş son derece kutsal ve önemli bir iş”

“Bakanlık olarak bazen kendi yaptıklarımızı çok küçümsediğimizi, önemsemediğimizi ve bizim için sıradanlaştığını görüyorum ve buna üzülüyorum” diyen Kirişci, sözlerine şöyle devam etti:

“Yaptığımız iş son derece kutsal ve önemli bir iş. Pandemi bunun ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Rusya Ukrayna savaşı gibi jeopolitik risk daha da fazlasıyla kendini hissettirdi ve devamında da deprem gibi doğal afet nedeniyle yaşadıklarımız yine aynı şekilde gıdanın ve buna bağlı olarak da tarımın ikamesinin mümkün olmadığını bize göstermiş oldu. Teknolojiniz sizin karnınızı doyurmadığı için bir noktaya kadar bir anlam ifade etmiyor. Paranız var satın alma gücünüz yok, satın alamıyorsunuz dolayısıyla bunları mutlak suretle hepimizin bilmesinde büyük yarar görüyorum.”

“Akademik dünya ile araştırma enstitüleri arasında daha sıkı iş birliği olmasını arzu ediyorum”

Akademik dünya ile araştırma enstitüleri arasında daha sıkı iş birliğinin olmasını arzu ettiğini söyleyen Kirişci, “Maalesef üniversitelerimizde özellikle aynı alanda çalışanların bile kendilerine özel merkezler veya laboratuvarlar kurma çabası içerisinde olduklarını görüyorum, bunlara şahit oldum. Bunların doğru olmadığını ve bu tür harcamaların milletin ortak malı ve ortak değeri olarak israf şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini de belirtmek istiyorum” ifadelerine yer verdi.

Kirişci, konuşmasının ardından Toprak Kökenli Patojenler Ar-Ge Merkezi’nin açılış kurdelesini kesti. Ayrıca Kirişci, programın sonunda hatıra fotoğrafı çektirmeyi de unutmadı.

İlgili Haberler

Çanakkale’de araç sayısı dudak uçuklattı! İşte trafikteki toplam araç sayısı
16.09.2026
Gökçeada’da 3 ayda 5 ton bitkisel atık yağ geri dönüşüme kazandırıldı
16.09.2026
Çanakkale esnaf oda başkanları:"Ahilik mirası sürüyor, esnafın yükü büyüyor"
16.09.2026
Ticaret Borsası’ndan Ezine’de üye ziyaretleri
15.09.2026
Biga Belediyesi 20. Biga Fuarı’nda yerini alacak
15.09.2026
Çanakkale’de genç mühendisten 30 milyon liralık yatırım: Yüzde 70 hibe desteği aldı
15.09.2026
Turgay Kılıç; "Çanakkale'nin deniz ticaretindeki gücünü büyüteceğiz"
15.09.2026
Şadan Doğan’dan Ahilik Haftası mesajı: “Pusulamız daima Ahilik ahlakı olacak”
15.09.2026
Köyüne dönmek isteyenlere büyük destek; Başvurular başladı!
15.09.2026
Çanakkale’de 34 kırsal kalkınma projesine onay
15.09.2026
Ahilik ruhu Çanakkale’de yeniden kuşandı
14.09.2026
Çanakkale’de Üreticiye kredi yanında hibe desteği
14.09.2026
Çanakkale Belediyesi’nden ihtiyaç sahibi 1. sınıf öğrencilerine kırtasiye desteği
14.09.2026
Çanakkale’de yetiştiricilere toplam 61 Milyon TL’lik destek!
13.09.2026
Çanakkale’de yakalanan devasa kılıç balığı 2 gün boyunca sergilenecek
13.09.2026
Zeytin Tutkunları Bozcaada’da Buluştu
13.09.2026