Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni açıkladığı ekonomik ve adalet reform paketinin toplum tarafından coşkuyla satın alınmadığını düşünenlerdenim. Elbette yeni şeyler söyleniyor. Ancak bu yeni şeyler karşılığında 18 yıldır neredeydiniz diye sutre rezerv var. Koronavirus salgınının tetiklediği ve sebep olduğu ekonomik kriz, nerdeyse bütün reel sektörleri ve esnafı vurmuş durumda. İletişim çağındayız ve bu sefer millet devletten bekliyor. Esnafa kepenk kapattırırken çözümü de birlikte önermesi gerekirdi. İletişim çağındayız ve hangi ülkenin devleti söz konusu sektöre nasıl destek olduğunu biliyoruz.
Şimdi de, başka devletlere finansal yardım yaptığımız ortaya çıktı. Yapılmasın demiyorum ama önceliklere dikkat edilip özen gösterilmesini ifade ediyorum. İktidar, halkla inatlaşmamalıdır. İnadına inadına, parmağım gözüne türü eylem ve söylemlerden vaz geçmelidir.
AK Parti'nin oyları rahminden öte düşüştedir. Bu gerçeği bizim bildiğimiz kadar Parti'nin kurmayları da biliyor. Temel sorun da Bektaşi sırrı değil. Evine ekmek götüremeyen, siftah etmeden dükkan kapayan, kirasını ve borçlarını ödeyemeyen esnaf, bu toplum pimidir. Eğer bu pim çekilirse, bomba doğrudan iktidarın kucağında olacaktır.
AK Parti'nin bugüne kadar verdiği vesayat savaşını ve yapısal reformlarının hepsini biliyor ve yanında oldum. Özellikle dış politikada yürüttüğü haysiyetli duruş, Türk Milletinin tarihi potansiyelinin yeniden ete kemiğe bürünmeseydi. Adeta, Türk Milleti küllerinden yeniden doğuyordu. Bütün bunlara kimsenin itirazı yok. Böylesine köklü değişimlerden sonra halkın mutfağındaki yangın söndürülmezse, bu Ak Devrimlerin fazla bir önemi kalmayacak.
Demem o ki, halkın içinden çıkıp, bir yıl içerisinde iktidar olan AK Parti, halka sırtını değil yeniden yüzünü çevirmek zorundadır. Aksi takdirde, bunca emeğe, bunca mücadeleye ve bunca güzel hizmetlere yazık olacaktır.