Engelliler Haftası, yalnızca farkındalık oluşturan bir hafta değil; aynı zamanda engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı görünmez engellerin yeniden hatırlandığı önemli bir toplumsal yüzleşme zamanı. Görme engelli bireylerin kent yaşamında karşılaştıkları erişilebilirlik sorunlarından istihdamdaki eşitsizliklere, eğitimde yaşanan yapısal eksikliklerden sporun hayata tutunmadaki kritik rolüne kadar birçok başlık masaya yatırılırken, hem yerel yönetimlere hem de ilgili bakanlıklara daha güçlü destek çağrısı yapıldı. Dernek Başkanı Emel Köybaşı ve Çanakkale Engelliler Spor Kulübü Başkanı Adem Kurt, Kaleninsesi’ne yaptığı açıklamada; Çanakkalelileri bu yüzleşmeye davet ederek; kentte erişilebilirlik adına zaman zaman çalışmalar yapılsa da Çanakkale’nin hâlâ tam anlamıyla engelsiz bir şehir olmaktan uzak olduğunu söyledi.
Kaldırımların düzensiz yapısı, hissedilebilir yüzey eksiklikleri, yetersiz sokak aydınlatmaları, sesli trafik ışıklarının olmayışı, toplu taşıma araçlarının erişim standartlarını karşılamaması ve alışveriş merkezlerinin fiziksel yapısındaki eksikliklerin görme engelli bireylerin yaşamını zorlaştırdığını belirten Kurt, şehir planlaması yapılırken engellilerin görüşlerine yeterince başvurulmamasının temel sorunlardan biri olduğunu vurguladı.
Geçtiğimiz yıl düzenlenen engelli çalıştayının ardından büyük değişimler göremediklerini ifade eden Kurt, özellikle görme engelli bireylerin şehirde bağımsız hareket etmekte ciddi güçlük yaşadığını dile getirdi.
“Bir Kez Gözlerini Bağlayıp Bu Sokaklarda Yürüsünler”
Adem Kurt ve dernek üyesi İbrahim Kahraman, kent yöneticilerine dikkat çeken bir çağrıda bulundu. Çağrısında; “Bu kentin protokolü gerekirse bir kez gözlerini bağlayarak bu sokaklarda yürüsün. Ancak o zaman yaşadığımız güçlükleri gerçekten anlayabilirler.” İfadelerini kullandı. Kurt, erişilebilirliğin yalnızca teknik bir mesele değil, empati ve sosyal sorumluluk gerektiren bir insan hakkı meselesi olduğunu belirtti.
Dernek Başkanı Emel Köybaşı ise; Görme engelli bireylerin en büyük sorunlarından biri de iş yaşamında karşılaştıkları sorunlar olduğunu dile getirdi. Köybaşı; birçok görme engelli bireyin eğitim almasına ve nitelikli olmasına rağmen iş başvurularında engelleri nedeniyle geri planda bırakıldığını söyledi. Bunun ekonomik bağımsızlığı engellediğini, bireyleri başkalarına bağımlı hale getirdiğini belirten Kurt, bu durumun zamanla sosyal izolasyona dönüştüğünü ifade etti. Açıklamasında; “Çalışmak, üretmek ve kazanmak her insanın temel hakkı. İnsan üretimden koparıldığında kendisini toplumun dışında hissediyor. Bu da yalnızlaşmayı beraberinde getiriyor. Bunun dışında spor ise onları hayata bağlayan bir şey. Ve şimdi fedesrasyon takım sporlarını alıp bireysel sporların desteğini çekince bu gençler daha d ayalnızlaşıyor," dedi.
Spor, Hayata Açılan En Güçlü Kapı
Çanakkale Engelliler Spor Kulübü üzerinden uzun yıllardır Goalball, futbol, atletizm başta olmak üzere çeşitli branşlarda faaliyet yürüttüğünü anlatan Kurt, son dönemde yaşanan destek daralmasının birçok sporcuyu sistem dışında bıraktığını söyledi.
Federasyon düzenlemeleri nedeniyle bireysel branşların kapsam dışında kaldığını belirten Kurt, bu durumun yüzme, halter ve satranç gibi alanlarda spor yapan engelli gençlerin sosyal hayattan kopmasına neden olduğunu ifade etti. Kurt yaptığı açıklamada; “Spor, engelli bir gencin hayata en güçlü şekilde tutunduğu alandır. Sporcu sayısını azalttığınızda aslında o gençlerin yaşamla bağını zayıflatmış oluyorsunuz.” Şeklinde düşüncelerini aktardı.
Bakanlık Desteği Yetersiz, Sponsorlar Yalnız Bırakmamalı
Adem Kurt, özellikle Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ilgili kurumların sürdürülebilir bir destek modeli oluşturması gerektiğini söyledi.
Eskiden spor faaliyetleri için ayrılan bütçelerin artık gönderilmediğini belirten Kurt, lisans için gerekli olan hastane muayene ücretlerinden ulaşım ve konaklama giderlerine kadar birçok kalemin dernek bütçesiyle karşılanmaya çalışıldığını ve artık zorlandıklarını anlattı.
Önümüzdeki dönemde Kocaeli’nde düzenlenecek büyük lig organizasyonu için en az 10 sporcunun katılacağını ancak bunun yaklaşık 100 bin liralık maliyet oluşturduğunu ifade eden Emel Köybaşı ise; mevcut şartlarda bu yükün taşınmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Ancak sponsor destekleri ve ricalarla bir şekilde zaman zamanç özüm üretebildiklerini ancak yeterli gelmediğini aktardı.
Her sporcu için zorunlu sağlık raporlarının kişi başı yüzlerce liraya mal olduğunu belirten Adem Kurt’da, bu yükün ne federasyon ne de bakanlık tarafından karşılanmadığını söyledi.
Kurt açıklamasında; “Sponsor firmalar lojistik ya da malzeme desteği sağlıyor, buna minnettarız. Ama asıl ihtiyaç doğrudan maddi destek. Çünkü sporcunun ihtiyacı sadece ayakkabı değil; konaklama, ulaşım, sağlık raporu, lisans ve daha birçok kalem var,” dedi.
Beyaz Baston Bile Yetersiz Destekle Alınabiliyor
Kurt’un dikkat çektiği bir başka sorun ise beyaz baston desteği. Devletin yalnızca bir kez baston desteği verdiğini belirten Kurt, kullanım ömrü dolan bastonların yenilenmesinde yaşanan maliyetin görme engelli bireyler için ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi. Oysa uygun fiyatlı yerine daha sağlam bastonların karşılanması gerektiğini ifade eden Kurt, dernek üyesi olmayan engelli bireylerin bile ihtiyaçlarına zaman zaman cevap verdiklerini anlattı.
“Bu Gençler Hayata Nasıl Tutunsun?”
Röportaj boyunca en çok vurgulanan nokta ise sporun bir başarı meselesinden çok yaşam hakkının bir parçası olduğu gerçeğiydi.
İbrahim Kahraman, dernek faaliyetlerinde birçok görev üstlenerek genç sporculara destek olmaya çalıştıklarını belirterek, imkânların daralmasının sadece sportif başarıyı değil, gençlerin sosyal hayata katılımını da engellediğini söyledi.
Adem Kurt son olarak; “Engelli gençlerin hayata karıştığı, sosyalleştiği ve kendini güçlü hissettiği alan spordur. Eğer bu alanı ellerinden alırsanız, onları yaşamdan koparmış olursunuz. Bakanlıkların, yerel yönetimlerin ve sponsor firmaların bu sorumluluğu görmesi gerekiyor. Çünkü mesele yalnızca spor değil, yaşam hakkıdır,” sözleriyle çarpıcı bir gerçeği ortaya koydu.