13 Hazirana Kilitlendik

Özcan Germiyanoğlu.

YILLARCA Almanya’da engelli çocuklara pedagog olarak yardım etti. Daha sonra gelip Bozcaada’ya yerleşti ve bir sanat merkezi kurdu. Adanın ilk sanat merkezi. Burada verdiği kahvaltı Mevlana baş aşçısı anısına yapılan yarışmada dereceye girdi.

Kısacası Özcan hanım, on parmağında on marifeti olan saygın bir hanımefendi.

Geçenlerde otomobilinin arka camı kırılmış. Kazadan çok sanki birilerinin vermek istediği gözdağı gibi algıladığını söylüyor hanımefendi. Eğer şüphesinde haklı çıkarsa gerçekten çok vahim.

13 HAZİRAN’A KİLİTLENDİK

Çanakkale’de, belki de tarihin en kalabalık şüphelisi bulunan bir örgüt yargılaması olacak Feto davası. 13 Haziran’da başlayacak. Güvenlik gerekçesiyle duruşma salonu Açık Cezaevine alınmış.

İkinci ve daha sonraki dalgada gözaltına alınanların dosyaları 13 Haziran’daki ana dosya ile birleştirilir mi bu yargının takdiri olacak ancak Çanakkale’de bugüne kadar bir çoğumuzun kulaktan dolma bilgi sahibi olmaya çalıştığı örgütün işleyişi hakkında çok daha kapsamlı şeyler duyacağımızı bekliyorum.

Mağdurların daha önce verdiği ifadelere ek yeni bir şeyler çıkabilir diye düşünüyorum.

KİM GALİP ?

Serçiler Köyünde ÇED toplantısı, ortalık mahşer yeri gibi. Köye girmeye çalışan ancak gerekli arama ve taramadan geçmeden, köy içi yerleşik düzeninde trafik karmaşası ve asayiş tedbirlerine bağlı olarak Jandarmanın engellediği insanlar bağırıyor “Buna hakkınız yok. Altıncıları kolluyorsunuz.”

Diğer tarafta ÇED toplantısının yapılacağı kahvenin girişinde şişkin pozularıyla dikkati çeken gençler. Gerçi sporla mı şişirildi pozular, yoksa badigart mı diyorlar ne, onlardan mı? Kestiremedim açıkçası.

İçeriye alındık, alınmadık tartışmaları derken Yenice’den tanıdığımız ve son günlerde neredeyse her eylemin içinde yer almak için zamanla yarışan bir milletvekili aday adayının sesini duydum. Bu ne ya?

Köyüme arabamla giremeyecek miyim ya?

Efendim sizin doğup büyüdüğünüz yada yaşadığınız köy ise buyurun ama değil.. Lütfen abartmayın.

Yorucu, sıkıcı, gerilimli bir günün sonunda galip gelen kim?

İKİ FARKLI CHP

Çanakkale’de iki farklı CHP oluşumu bulunduğu o kadar açık, seçim belki ki..

Bir tarafta örgüt (CHP İl-İlçe), diğer tarafta belediye (CHP’li !), bir başka kentte yada ilçede örneği var mı bilmiyorum.

Bu değerlendirmeye doğal olarak ‘amma da ütopik bakış açın var’ veya ‘nereden uydurdun’ gibi farklı düşünenler olabilir. O yüzden güncel örneklemelerle ön görülerimi paylaşayım.

Halk Evleri, gidip belediye başkanını ziyaret ediyor. Süreci değerlendiriyor (!), birlikte mücadele ve bir takım profiller oluşturup konuşuluyor. Halk Evlerinin politik anlayışı ile CHP’nin politik tarzı çok farklı. O yüzden eylem ve mücadele birliği konusunda samimiyetin ötesi bir şey belediyedeki buluşma.

Bir ihtiyaç, bir araç olarak bakıyorum.

CHP örgüt anlamında ise; Çanakkale’de daha derli, daha toplu. En azından kolektif oluşum içinde barındırmıyor. Siyasi partiler statüsünde kalıyor. Örneklemek gerekirse; beyaz inisiyatif eylemine mesafe kodu, parti olarak katılmayacaklarını açıkladı. Milletvekili (Muharrem Erkek) katıldıysa o davranış şahsını bağlar diye yorumladı.

Sadece belediyeye yapılan son ziyaret ve beyaz eylem değil birçok konuda belediye ile örgüt fikir uyuşmazlığı yaşıyor. Birlikte oldukları, anlaştıkları tek nokta çevre hassasiyeti. Onun dışında iki farklı CHP görmeye devam edeceğiz.

Milletvekilleri arasında bile uyum sorunu yaşanıyor. Biri daha radikal, diğeri daha ulusal çizgide kalmayı yeğliyor. Biri Sağlar ekibine yakın ama şuan konum itibarıyla açık tepki geliştiremiyor, diğeri ise İnce ekibine çok net ve açık destek veriyor.

İl başkanı bunların tam ortasında, yani genel merkezde duruyor.

Belediye nerede mi?

Yanıtını ben verecek değilim herhalde.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Çanakkale’de insanlar 6 yıldır bekliyordu. TOKİ bize konut yapacak, ayda 250 lira taksitle ev sahibi olacağız diye hayaller kuranlar da vardı, bu hayalleri istismar edenler de.

Kura çekiminden sonra iddialar öyle ayyuka çıktı ki, insan gerçekten duyunca kulaklarına inanamaz. Adam kurayı çekmiş ama arkasından biri gelmiş, o veya bu sebeple ‘al sana 2 bin lira devret hakkını bana’ deyip senetle kâğıt üzerindeki projeye hissedar olmuş.

Ayda 250 lira ya taksit. Hürya.

Adam tahsis alanı dışındaki mahallede ikamet ediyor ama bir yakının adresini göstermiş ‘benim de sosyal konut hakkım var’ deyip diretiyor. Atsan atamazsın, satsan satamazsın. Elinde ikamet var. Adrese Dayalı Nüfus sistemi kayıtlarında geçiyor. Ne yapacaksın?

Seçim zamanı geldiğinde adam dikiliyor “benim kura ne oldu?”

Aradan zaman geçti, yaşananları belki de unuttuk.

Önümüzde iptal kararı.

Şimdi ne olacak?

Vallahi orasını ben bilmem.