porno video porno izle free porn sikiş izle türkçe porno porno

"Üniversite Çanakkale’nin En Önemli Değeri" 26.3.2019

26 Mart 2019 08:30
"Üniversite Çanakkale’nin En Önemli Değeri" 26.3.2019

Çanakkale 31 Mart Yerel Seçimlerine hazırlanıyor. Seçime 5 gün kala seçmen adaylardan ne bekliyor? Çanakkale’nin geleceğinin nasıl şekillenmesini istiyor?

Çanakkale’de yaşamını sürdüren İpek Altındal Çanakkale’yi değerlendirdi. Çanakkale’nin gelişme sürecinin üniversite ile olacağını ifade eden Altındal; ‘’ ‘’Bence Çanakkale’nin büyüyor olmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin var olmasıdır. Üniversite açıldıktan sonra kentte çok büyük bir sıçrama olmuştur. Bu sıçrama ile de gerçekten özellikle de inşaat sektörü ve turizm sektöründe çok hızlı bir gelişme yaşanmıştır. Bunlarda kent için umut verici şeyler.’’dedi.

İpek Altındal; ‘’Bence Çanakkale’nin büyüyor olmasındaki en önemli etkenlerden bir tanesi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin var olmasıdır. Üniversite açıldıktan sonra kentte çok büyük bir sıçrama olmuştur. Bu sıçrama ile de gerçekten özellikle de inşaat sektörü ve turizm sektöründe çok hızlı bir gelişme yaşanmıştır. Bunlarda kent için umut verici şeyler. İnşaat sektörünün daha sistematik bir şekilde, daha düzenli bir şekilde ilerlemesini tabii ki arzu ederiz. Bundan sonraki süreçte bu alana daha yoğun bir şekilde özen gösterilmesini ben özellikle gelişme bakımından sağlıklı bir süreç olarak görüyorum. Önümüzdeki beş yıl içerisinde tarım alanında herhangi bir değişim yaratamayacağını düşünüyorum çünkü, var olan tarımsal kapasite tam anlamıyla kullanılıyor. Sanayi olarak herhangi bir yatırıma yönelebileceğini de düşünmüyorum çünkü, bunun içinde henüz alt yapı sitemleri sağlıklı değil ki bence zaten olmaması gereken bir şey, ama turizmde gelişeceğine inanıyorum. Aslında ben Çanakkale’nin geleceğini enerjide görüyorum. Çanakkale önümüzdeki beş yıllık süreçte rüzgar enerjisinde Türkiye’nin en önemli yatırım alanlarından birisi olacaktır. Bence rüzgar enerjisinin alt yapı yatırımları da bu bölge de yavaş yavaş kendisini gösterecektir. Beş yıl içerisinde olmasa bile on yıllık bir süreçte kesinlikle olacaktır.’’

‘’YAŞANACAK EN İDEAL YERDEYİZ’’

‘’Çanakkale’nin yıllarca dışarıyla bağlantısı kesilmiş vaziyetteydi. Boğaz Avrupa’yla bağlantımızı kesiyor, Kaz Dağları Ege’yle bağlantımızı kesiyor, açık olan bölgemiz Bursa kısmından vardı. Orada da Bursa zaten kendisine yeten bir il olduğu için zor koşullar oluşturuyor. Bu arada biz İzmir, Bursa, İstanbul üçgeninin içerisinde olduğumuz için bağlantılarımız kesilmiş olarak kendi içimizde yaşıyorduk. Köprü’nün yapılması bağlantımızı güçlendirecektir. Yine tünellerin yapılması bağlantımızı güçlendirecektir ama bunun yanında bence olumsuzları da olacaktır. Nasıl?  Sanayinin gelişmesi; ben Çanakkale’de sanayinin gelişmesinin, sanayi yatırımları yapılmasının taraftarı değilim. Neden değilim? Kaz Dağları diyoruz, belki de Türkiye’de en son suyun biteceği yer diyoruz ve yine Balıkesir- Çanakkale ortak alanı içerisinde oksijenin en bol olduğu, Alpler’den sonra oksijeni en bol olan yer olduğunu söylüyoruz. Sanayi ile burayı bozmamalıyız ya da yer altındaki madenleri çıkartmakla burayı bozmamalıyız. Çünkü yaşanacak ideal yerdeyiz. Bir de çok uzun bir süredir sulu tarım üzerine ya da suların değerlendirilmesiyle ilgili barajlar yapılıyor, sulama sistemleri yapılıyor. Ardından sanayiyi getirdiğimizde buna ters bir etki yapıyoruz. Bu havanın içerisinde tarımın geliştirilmesi, özellikle organik tarımın geliştirilmesi  daha uygun olacaktır. Sanayi yerine o gelmelidir.  Bacasız sanayi; turizm olur, tarım olur ama tarımında ‘iyi tarım’ dediğimiz, organik tarım dediğimiz, zirai ilaçların, zirai mücadelenin fazla kullanılmadığı, insanların sağlığını tehdit etmeyen tarım yapılmalı diye düşünüyorum. Sanayi şöyle gelebilir; tarım ürünlerini işlemek için gelebilir. Çanakkale’de bir meyve suyu fabrikası var mı? Yok ama meyve suyu üreten en büyük illerden bir tanesiyiz. Son dönemde nasıl ki peynirle ilgili bir tanıtım çalışması yapıldı, fabrikası yapılabilir. Nasıl Bayramiç tüysüzü son dönemde markalaştı, peki onun işlendiği, paketlendiği bir bölüm var mı? Yok. Bu büyük bir kayıptır. ‘’

‘’YURTLAR YAZ AYLARINDA AKTİF OLABİLİR’’

‘’Ben şunu da çok düşünüyorum; üniversitenin yurtları var. Öğrenci hosternleri olarak kullanılabilir. Yaz aylarında o yurtlar boş kalıyor. Tabi bazıları tadilata giriyor ama boş kalanları da var. Bir bölümü yazın Türkiye’nin değişik bölgelerindeki üniversite öğrencilerine tatil yeri olarak ayrılsa olmaz mı? Cüzi bir fiyat ve kış ayından randevuyla bu yapılabilir. Gezilebilecek, tarihi olan, deniz kenarı olan şehirlerdeki yurtların yaz döneminde üniversite öğrencilerine hostern olarak açılması sağlanabilir. Orada cüzi miktarda kalacak ama dışarı da esnafa katkısı olacaktır. ‘’

‘’İNSANA YÖNELİK ETKİNLİKLER YAPILMASI GEREKİYOR’’

‘’Neler yapabiliriz? İşte dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. Kültür seviyesi, yapılan etkinliklerin ve çalışmaların belli bir kesime hitap etmeden herkese ulaşıyor olması sağlanabilir. Doğa, tarih, tarlalarımız, köylerimizdeki insanlarımızın emekleri, her türlü imkanımız var. Köydeki insanları, şehre sadece bu etkinlikleri görmek, bu etkinliklerden faydalanmak ve bunlardan haberdar etmek için çekmek lazım. Onları alıp Çanakkale’ye yerleştirmek için değil. İnsanlar hep bunun hayaliyle yaşıyor. Böyle olunca da insanlar sadece yaşam mücadelesi telaşına giriyorlar. Başka bir şey yapmaya zamanları kalmıyor. Ben geçen yıl ilkokul çocuklarına geleneksel keçe eğitimi verdim. Orada şunu gözlemledim; sadece çocuklar değil anneleri dersi iple çekiyorlardı. Bir şeyler öğrenmek isteyen insanları gerekli zamanda gerekli yere yönlendirebilmek bizi çok mutlu bir kent yapacaktır.’’ CANER KÜPELİ

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler