istanbul escort

Üçpınarlar; “Çanakkale tabiatıyla, kültürüyle, tarımıyla ön planda olmalı” (01.06.2020)

01 Haziran 2020 09:28

Çevre eski Bakanı Hamdi Üçpınarlar, Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Özel programına konuk oldu.

Katıldığı programda Çanakkale’de geçmişte yapılan yatırımların özelleştirmenin yanlış anlaşılmasından dolayı kapandığını ve 1915 Çanakkale Köprüsü, Ezine Gıda OSB yatırımı gibi yatırımların çok değerli olduğunu belirten Üçpınarlar; “Çanakkale sanayileşmeye değil, kültür şehri olmaya, bir tarım şehri olmaya mahkumdur. Sanayisi tarıma dayalı sanayi olmak mecburiyetindedir. Eğer oraya ağır sanayiyi getirirseniz bana göre Çanakkale’ye en büyük ihaneti yapmış olursunuz. Çanakkale tabiatıyla, kültürüyle, tarımıyla ön planda olmak mecburiyetindedir” dedi.

Çevre eski Bakanı Hamdi Üçpınarlar, Çanakkale’nin yeni nesil kanalı Çanakkale Web Tv'de Gazeteci Vedat Sezer'in sunduğu Bakış Açısı Özel programına konuk oldu. Koronavirüs sürecine değinen Üçpınarlar; “Koronavirüs ile tanışmak hoş bir şey değil, bütün dünya bütün insanlık alemi tanışmış oldu. Temennim şudur, insanlar bundan bazı dersler çıkartsınlar. Görünmeyen bir zerreciğin insanları ne derece mağdur ettiğini, insanları ne derece çaresiz bıraktığının bilincinde olalım. O nedenle bunu iyi değerlendirmek lazım. Ben iddia ediyorum, dünya çapında insanlık kaybolmaya başlamıştı. Menfaat ön plana çıkmaya başlamıştı, hır gürler çıkmaya başlamıştı. İnsanlar biraz olsun ders alırlar inşallah temennim odur. Bende bıraktığı iki tane büyük iz var. Bir tanesi ben her yaz 1-1.5 ay dostlarımı ziyaret etmek için Çanakkale’ye olan hasretimi ve görevimi yerine getirmeye çalışıyordum. Bu sene Mart ayı sonunda yapmayı düşündüğümüz Çanakkale ziyaretimize maalesef koronavirüs mani oldu. Bunun haricinde ben tam 53 yıldır Ankara’dayım. Bu 53 yıl zarfında her dini bayramın birinci gününü muhakkak Bursa’da annemin ve babamın mezarlarını ziyaret etmek ve ablamın yanında bütün aile ile bayramlaşmak sureti ile geçiriyordum. Maalesef 53 yıl sonra bundan da bizi mahrum etti” dedi.

 “İntikam almak bizim insanımıza yakışmaz”

27 Mayıs darbesinde yaşananları anlatan Üçpınarlar; “Ben Demokrat Parti mensubu bir ailenin ferdiyim ama o zamanlar hiçbir zaman için bir Cumhuriyet Halk Partisi düşmanlığı ben kendi ailemde görmemiştim. Rahmetli Menderes’in o Yassıada’daki tutum ve davranışlar karşısında hangi muamelelere maruz kaldığını sonra sonra öğrenmeye başladık. Bunlar iç açıcı hadiseler değil, tamamen insanın içini karartan hadiselerdir. Olmaması gereken bir şeydi oldu, olduktan sonra da bu meselenin olmaması için ders almamız gerekir. Bunların iyi bir şekilde anlatılması gerekir fakat uzun yıllar Yassıada hadisesini hatta Demokrat Partililerin adını anmak ile bu memlekette yasaktı. O zaman siyaset yapan kişiler vatandaşa ‘gözümün içine bak ne demek istediğimi anlarsın’ şeklinde bir slogan üretmişlerdi. Böyle bir Türkiye’den geliyoruz, bunların olmaması gerekirdi, oldu. Oldu diye de bundan intikam almak bizim insanımıza yakışmaz. Öncelikle inancımız doğrultusunda yakışmaz bir intikam hadisesi. O nedenle biz tabi büyük bir sabır ile bu günlere kadar geldik. İmralı adasında bu infazlar yapıldıktan sonra o adaya ve Yassıada’ya her iki adaya da çıkmak ve oraya yanaşmak bile mümkün değildi yasaktı. Onlara bir vefa borcumuz olduğu kanaatindeydim ve nitekim Adalet Partisi Gençlik Teşkilatları Genel Başkanı iken 77-78 yıllarında Adalet Bakanından özel izin aldık. 7 bölgemizin temsilcisi birer gençlik kolları başkanları, 5 tane genel merkez temsilcisi ve Bursa’dan davet ettiğim 3 kişi ile birlikte İmralı adasında bu 3 rahmetlinin mezarına gitmek sureti ile onların başında hem bir Yasin okuttuk hem de kendimiz birer Fatiha okumak suretiyle görevimizi yerine getirmeye çalıştık” diye konuştu.

“Fatin Rüştü Zorlu’nun sadece idam edilmiş bir kişi olarak anılmaması gerekir”

27 Mayıs’ta idam edilen Çanakkale Milletvekili ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun sadece idam edilen bir kişi olarak anılmaması gerektiğini dile getiren Üçpınarlar; “O günkü Dış İşleri Bakanımız rahmetli Fatin Rüştü Zorlu Çanakkale Milletvekiliydi ve bugün sadece idam edilmiş bir kişi olarak anılmaması gerekir. Çanakkale’yi temsil ettiğini unutmamak gerekir. Bunun yanında Fatih Rüştü Zorlu iyi bir görev addettirmiştir. Buda birçok kişi tarafından bilinmemektedir. O görevde şudur, 1955 yılını yaşayanlar hatırlayacaklar. 1955 yılında Kıbrıs’ta Rum zulümü başlamıştı ve Türkiye çapında mitingler yapılıyordu ‘Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır’ sloganlarıyla. İşte o zulmün neticesinde Dış işleri Bakanı olan Fatih Rüştü Zorlu bir anlaşmaya gitti ve orada izini bıraktı. Ondan sonra bir şey daha yaptı, 1957 yılında rahmetli Rauf Denktaş ile birlikte Lefkoşa Türk Mukavemet teşkilatını kurdular.” ifadelerini kullandı.

“Fatin Rüştü Zorlu’nun ismini en güzel caddeye en güzel meydanlara verelim”

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a, Fatin Rüştü Zorlu’nun isminin cadde veya sokaklara verilmesi konusunda çağrıda bulunan Üçpınarlar; “Burada söylemeden geçemeyeceğim, İsmail Kaşdemir Milletvekili iken benim yanıma geldi. Tecrübelerinden biraz istifade etmek istiyorum dedi, bende ona vatandaş ile kucaklaşmaları gerektiğini, yakın mesafede bulunmalarını ve aranıp da bulunmayan kişi değil her arandığında bulunan kişiler olun, siyaset bunu gerektirir demiştim. Onun haricinde üzüntümün eskileri yad eden isimlerin sokaklarda bulunmadığını söylemiştim. Bu bir itiraftır, İsmail Kaşdemir dedi ki başta Fatin Rüştü Zorlu olmak üzere diğer hizmet etmiş kişilerinde isimlerinin yer alması için bazı müesseselere baskı yapacağım ve bunu da sayın Başbakan ile konuşacağım demişti. Bunu hiç unutmam ama o da muvaffak olamadı herhalde. O isimler verilemedi, bu isimler caddelere verilir, sokağa verilir herhangi bir müesseseye verilebilir bu bizim borcumuz. Ben buradan bir çağrı yapıyorum, Çanakkale Belediye Başkanı Demokrat ve Demokrasiyi savunan bir arkadaşımız. O zaman gel bu demokrasi şehidi olan Fatin Rüştü Zorlu’nun ismini en güzel caddeye en güzel meydanlara verelim. Artık bu partiler arası kin ve nefreti bir kıyıya bırakalım, birlik beraberlik içerisinde olalım.” dedi.

“Çanakkale’de büyük yatırımların kıymetini bilemedik ve kapandılar”

Çanakkale’de geçmişte olan birçok fabrikanın özelleştirmenin yanlış anlaşılmasından dolayı kapandığını dile getiren Üçpınarlar; “Çanakkale gerekli yatırımları zamanında alamamıştı ama bunun nedenlerinden bir tanesi de rahmetli Demirel bize hep şunu söylerdi ‘Türkiye’de ulaşımı en zor olan iki vilayetimiz vardır. Bunun bir tanesi Çanakkale, bir tanesi de Kars’ Çanakkale’ye olan ulaşım zorluğu nedeniyle Çanakkale hep ihmal edilmişti. Rahmetli Demirel, Zincirbozan da geçirmiş olduğu o demokrasi mücadelesinden sonra Çanakkale’ye karşı çok ayrı duygu ve hislere sahip olmuştu. Nitekim o zaman listelerde yapılırken Çanakkale vilayetine muhakkak bir kontenjan konulacağı ifade edilmişti. İşte o zaman bana dedi ki, ‘Hamdi Çanakkale’ye bizim borcumuz var. Bu Çanakkale’ye olan borcumuzdan dolayı senin Çanakkale’ye gitmeni istiyorum’ demişti. Bende bunu seve seve kabullenmiştim. Tabi ki üzüntüm şu Çanakkale’deki birçok fabrika özelleştirmenin yanlış anlaşılması ve yanlış tatbikatından dolayı kaybetti. Kanyak fabrikamız bırakın Türkiye’yi dünya çapında güzel bir kanyak üreten tesisti. Bunun gibi büyük yatırımların kıymetini bilemedik ve kapandılar.” ifadelerini kullandı.

“Ağır sanayiyi getirirseniz, Çanakkale’ye en büyük ihaneti yapmış olursunuz”

Çanakkale’nin kültür ve tarım şehri olması gerektiğini dile getiren Üçpınarlar; “Çok büyük bir yatırım olan Boğaz köprüsü hadisesi gerçekleşiyor. Bunun gerçekleşmesinde parti yöneticilerinden tutunuz vatandaşlara kadar oradan Cumhurbaşkanına kadar kimin hakkı varsa, kimin katkısı varsa hepsinden Allah razı olsun. Birçok yatırımların yapılması lazım, mesela Ezine’de yapılan tarımla ilgili Organize Sanayi Bölgesi konusu çok güzel bir yatırımdır. Yapılan yeni hastaneler bunlar güzel yatırımlar. Tek üzüntüm şu, bir çevreci olarak bazı şeylerde hassas olmamız lazım. Bazı şeylerde hissiyatı değil aklı ve mantığı ön plana çıkarmamız lazım. Bilhassa enerji konusunda santrallerin çok miktarda olduğu ve bunların zarar vereceği konusu olduğu için Çanakkale Milletvekillerini ziyaret ettim. Çanakkale sanayileşmeye değil, kültür şehri olmaya, bir tarım şehri olmaya mahkumdur. Sanayisi tarıma dayalı sanayi olmak mecburiyetindedir. Eğer oraya ağır sanayiyi getirirseniz bana göre Çanakkale’ye en büyük ihaneti yapmış olursunuz. Çanakkale tabiatıyla, kültürüyle, tarımıyla ön planda olmak mecburiyetindedir. İnşallah bundan sonra daha büyük yatırımlar daha büyük güzel şeyler olur. Tarımı ön plana çıkarırız, turizmi ön plana çıkarırız, kültür şehri olmayı ön plana çıkarırız. Tarıma dayalı sanayiyi ön plana çıkarırız.” dedi.

Enishan Keskin

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler