Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

TÜRKİYE’Yİ KARIŞ KARIŞ RESMEDECEK (22.12.2020)

Son Güncelleme : 22 Aralık 2020 17:12
TÜRKİYE’Yİ KARIŞ KARIŞ RESMEDECEK (22.12.2020)

Ardıç Aguş ve nişanlısı İtalyan Chiara Gai ile birlikte Türkiye tutuna çıktı. Ressam Ardıç Aguş, senelerdir Türkiye’yi resmetmek planını gerçekleştiriyor. İlk durağı Çanakkale olan ikiliyi bir yıllık bir program bekliyor.

Ardıç Aguş, antik kentlerden insan manzaralarına kadar bir çok şeyi resmedecek. Rotalarında 40 il 150’den fazla yapıt yer alıyor. Senelerdir planladığı sanat seyahatinin ilk durağı olan Çanakkale’den birkaç gün içinde ayrılacak olan Aguş’la keyifli bir sohbet geçirdik. Ardıç Aguş, 10 yaşından sonra İngiltere’de yaşadı. 2015-2016 yılında İtalya Floransa’da bugünün klasik sanat ustalarının yanında eğitim aldı. 

EN BÜYÜK İTALYAN USTALARINDAN DERS ALDI

 Aguş, “Ustam John Micheal Angel şimdi 74 yaşında. Onun ustası da İtalyanların en büyük ustalarından biri. Onun ustası da  Rönesans ustaları kategorilerine giren 21. yüzyıl ustası Pietro Annigoni.1910 doğumlu Annigonni de portre ve fresko ustasıydı” dedi. Annigonni’nin bulmuş olduğu 1500’lü yılların Rönesans resim teknik ve metotlarıyla resim prensiplerini öğrendiklerini kaydeden Aguş, İngiltere'de Cambridge'de yaşıyorum, resim yapıyorum. Avrupa'nın 10 ülkesinde tablolarımı gönderdiğim kişisel koleksiyoncularım var dedi.

‘BU İŞİ ÖĞRENDİKTEN SONRA NE YAPACAĞIM?’

Atölyede eğitim almaya başladıktan sonra kendisine sorular sormaya başladığını kaydeden, “Türkiye hikayesini de bir atölyeye girdiğim zaman düşünmeye başladım. Kendime sorduğum soru, bu işi öğreneceğim çok çalışıp prensiplerini öğrendikten sonra ne yapacağım? Zor bir şey yapmam lazımdı ki bu zor mesleği, bu zor prensipleri öğrendiğime değsin” ifadelerine yer verdi.

‘TÜRKİYE BENİ ÇAĞIRDI’

Türkiye’nin kendisini çağırdığını vurgulayan Aguş, “Türkiye'ye geldiğimde ne yapacağımı bilmiyordum dedi. Aguş, Toronto Üniversitesi’nde klinik psikolojisi dersleri aldığını kaydederek, “Mitolojide psikolojideki kahramanın yolculuğu vardır. Kendi içindeki canavarları, şeytanları kötülüğe karşı ki kendisini daha iyi anlayabilsin. Mitolojiden alınan önceki toplumlarda bir yolculuktu” ifadelerine yer verdi.

‘KAHRAMAN YOLCULUĞU’

Aguş, çoğu toplumda erkeğin bir geçiş süreci yaşadığını hatırlatarak, “Erkekliğe adım atabilmek için bizde sünnet olma vardır. Afrika'daki küçük bir kabiledeyken 10 13 yaşında eline mızrak verilir. Git bu aslanı öldür ya adam oluyorsun denir. Benimki de bu şekilde kahraman yolculuğu” ifadelerine yer verdi.

‘EN ESKİ VE EN ÖZEL YERLERİ RESMEDECEĞİM’

Aguş, kahraman yolculuğunun hem içe dönük hem de dışa dönük olduğunu kaydederek, “Bu nedenle mitolojiden kesitler olduğu için Türkiye'nin en eski ve en özel UNESCO WORLD yapıtlarının açık havada bakarak resimlerini yapmak istedim” sözlerine yer verdi.

ÜLKEMİZİ TANITMAK İSTİYORUM

“Hem kendimi hem ülkemizi tanıtma fırsatı olacak. Hala ne kadar eski ne kadar tarihi yapıtlarımızın olduğunu bilmiyor insanlar” ifadelerine yer veren Aguş, İtalya’da UNESCO listesine giren 80 yapıt var. 1800’lü yıllardan, 1700’lü yıllardan hatta 1950 yıllarından çeşme bile var. Ama bizim 2 bin yıllık 2 bin 500 yıllık yapıtlarımız hala geçici listelerde” sözlerine yer verdi. Türkiye’de insanların tarihi çok az bildiğinden yakınan Aguş, “Bu nedenle Türkiye'nin en önemli yapıtlarını, klasik görsel sanat tablo sanatı üzerinden tanıtmak istedim. Hepsinde bir zincirleme var. Hayatın kendisi de bu şekilde ilerliyor. Bir alanın ucu diğer alanın içine transparan bir şekilde bağlı gidiyor” diye vurguladı.

 ‘ANTİK KENTLERDEN İNSAN MANZARALARINA’

Aguş, seyahatlerine ilişkin, “Çoğu antik kent ve eski yerleşim yerleri. Tapınaklar, camiler, kiliseler, yerleşim yerleri olacak. Gideceğimiz en uç noktalardan biri Kars Ani Harabeleri” ifadelerine yer verdi. “Hemen hemen her yeri, 40’ı aşkın şehir, 150'den fazla da yapıt ziyaret edeceğiz” diye konuşan Aguş, nişanlısı Chiara Gai’yle beraber İzmir’den, Antalya’ya, Şanluurfa Balıklıgöl’den Kars’a, Artvin’e, Ankara’ya kadar 40 şehir gezecekler.

 ‘VARIMIZ YOĞUMUZ BU PLANDI’

Aguş, 2016 yılından bu yana seyahati planladığını söyleyerek, “Son 2 yılda en çok birikimi yaptık. Nişanlımla birlikte küçük bir karavan aldık. Benim ehliyetim yok. O kullanıyor karavanı” diye konuştu. Aguş, “Chiara’da yaptığı işi biz buraya gelelim diye yapıyordu. Varlığımız yoğumuz buraya gelmekti. Belli bir süreden sonra başka bir şey görmemeye başladık” dedi.

‘ANTİK KENTLERDEN GÜNLÜK HAYATA’

Aguş, seyahat ettiği şehirlere antik kentlerden, eski yapılara, en güzel doğa manzaralarından günlük hayata pek çok kategoride resim yapacağını ifade ederek, “Anadolu'nun en taze, dokunulmamış yerlerinde, kahvede oturan yaşlı dedelerin ya da halı dokuyan, gözleme yapan nenelerinde resimleri de olacak. Sadece mitolojik ve tarihi yapılarından gitmeyecek bu diziye. Bütün olarak her şeye dokunacağım. Türkiye'nin, günlük hayatı, Anadolu insanına. Kars'ta Ani harabeleri dışında orada bir çobana rastlamak istiyorum mesela” dedi.

‘TEKRAR GERÇEK SANATA DÖNMELİYİZ’

Aguş, yaptığı resim seyahatini tüm Türkiye’nin duymasını istediğini kaydederek, “

28 yaşındayım. Klasik sanata 18 yaşından beri ter döktüm ve dökmeye de devam ediyorum” sözlerini kullandı. “İtalya'da gitmiş olduğum atölyedeki ilk Türk bendim. Türkiye'de de 19. yüzyıl Batı Sanatını bu şekilde metotlarını bilen belki de tek sanatçıyım” ifadelerine yer veren Aguş, “Çizim metotlarını, yağlı boyayı, kullanma metotlarını bilen belki de tek kişiyim. İstediğim Türkiye'yi modern sanatın tembelliğinden kurtarmak. Tekrardan gerçek sanatın içine dönmeliyiz” dedi.

‘KLASİK SANAT YÜKSELİŞE GEÇİYOR’

Aguş, Avrupa ve Amerika’da klasik sanatın tekrar yükselişe geçtiğini kaydederek, “20. yüzyılda başlayan modern sanat belki de son 15 yıldan beri çöküş içinde. Türkiye birazcık bu konuda geriden geliyor ister istemez. Bayrağı taşıyan bir iki kişiden biri ben olmak isterim” dedi. “Ülkemiz için çok önemli bir nokta. Sonuçta Türkiye'yi temsil edecek olan işiler bizleriz” ifadelerine yer veren Aguş, .”Bizler çırak olarak usta olmaya kadar ter döküp gerçek sanatı bırakmak isteyenlerdeniz. Osmanlının son sanatçılarının hepsi İtalya'da ve Paris’teki akademik atölyelerden mezun oldu. Aradan yüzyıl sonra tekrardan aynı şekilde bir Türk olarak, aynı yolda ilerliyorum ben. Umarım kendi ülkemi ve sanatımı herkese gösterme şansını bulabiliriz” dedi.

GERÇEK SANAT YILLARLA OLUŞUR

Aguş gerçek sanatın yıllar içinde bir noktaya geldiğini kaydederek, “Yıllar yılların yoğruluşuyla emek vererek, bu noktaya gelebilen sanattır. Bir marangoz ustası sanatını yaptığı zaman bir günde bir ayda değil yılların zamanın geçmesiyle gerçekleştirebiliyor dedi. “Modern sanatta iki üç tane boyayı fırlatarak, onun arkasında bir fikir yerleştirerek gerçekleşiyor” sözlerine vurgu yapan Aguş, “Bir emek vererek, beyni yorarak düşünerek okuyarak ve sürekli binlerce defa belki milyonlarca defa kötü resimler yaparak iyi resimler yapmaya başmak gerçek sanat” dedi.

‘OSMAN HAMDİ BEYLE AYNI EKOLDENİM’

Aguş, klasik sanattan bahsederken “Michelangelo, Rafael, Leonardo Da Vinci yüksek Rönesans’ın bulmuş oldukları sfumato, bigfork gibi tekniklerden bahsediyorum. Bu teknikleri bir sonraki jenerasyon ressamları geliştirerek devam ettirdi. Büyük patlama yaşadığı noktada neoklasik 19.yüzyıl atölye akademik ressamları” ifadelerine yer verdi. Aguş, Paris’te bulunan akademi atölyelerinde Türk ressamlarında ders aldıklarını hatırlatarak, “Son Osmanlı ustaları Halil Paşa, Osman Hamdi Bey’de bu metotlarla okudu. Bende bu metotların eğitimini aldım” diye konuştu.

‘YAPILMAMIŞ BİR ŞEYİ YAPMAK İSTEDİM’

Aguş, “Türkiye'deki en önemli yapıtları, en güzel yerleri, Batı Sanatıyla Rönesans Döneminden 19.yüzyıla kadar uzanan klasik realizim sanatıyla tekrardan tüm dünyaya sanat üzerinden tanıtmak göstermek istiyorum” dedi. Aguş, “Kendim içinde daha önce yapılmamış bir şeyi yapmak ve belli bir şeyler bırakmak. Ben öldükten sonrada belki bu tablolarla anılacağım. Bu yüzden hayatı aramış oluyorum” ifadelerine yer verdi.

‘GELMESEYDİK RUH OLARAK BİTECEKTİK’

Aguş’a, korona virüs pandemisine rağmen yola çıkmalarını sorduğumuzda, “Koronadan öleceğiz ya da hastanelik olacağız ama buraya gelmeseydik psikolojik olarak, ruh olarak bitecektik” ifadelerine yer verdi. Önlemler alarak seyahat ettiklerini kaydeden Aguş, “Sürekli uçsuz bucaksız yerlerdeyiz. Şehirden geçtiğimizde herkesin korktuğu gibi korkuyoruz. Koronayı göze alarak gelmeseydik belki de çok daha kötü olacaktık” sözlerine yer verdi. 

 

 

Etiketler: Ardıç Aguş, Chiara Gai, resmedecekler, resim, yağlı boya, klasik sanat, antik kent, insan manzaraları, assos, gelibolu, truva atı, çanakkale, kahraman, italyan

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Ali Akdaş

22 Aralık 2020 16:43
Allah yolunuzu açık etsin inşallah kazasız belasız yolculuklar dilerim.

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa