kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






‘Türkiye’nin de Osmanlı Devleti’nin de temelleri burada atıldı’ (23.06.2021)

Son Güncelleme : 23 Haziran 2021 16:06
‘Türkiye’nin de Osmanlı Devleti’nin de temelleri burada atıldı’ (23.06.2021)

Çanakkaleli araştırmacı yazar Ahmet kaşıkçı, son kitabı olan ‘Rumeli Fatihi, Şehzade Süleyman’ kitabı ve Gelibolu tarihi üzerine değerlendirmeler de bulundu. Kaşıkçı, Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin temellerinde Gelibolu olduğunu vurguladı.

Çanakkaleli araştırmacı, yazar Ahmet Kaşıkçı, yeni kitabı ‘Rumeli Fatihi, Şehzade Süleyman’ hakkında düşüncelerini Kaleninsesi Gazetesi ile paylaştı. Çanakkale ve Gelibolu sevdalısı olan Kaşıkçı, “Rumeli Şehzade Süleyman’ın lalasının ismi hiçbir kitapta geçmiyor. Bu biraz ilgimi çekti. ‘Lala’ Osmanlıda çocuk bakıcısı olarak da geçiyor. Paşa şehzadelerin çoğuna da o paşa bakıcılar bakmış ve onlara da lala demeye başlamışlar” dedi.

‘ŞEHZADE GELİBOLU’YU ALARAK, AVRUPA’YI KÖKÜNDEN SARSMIŞTIR’

“Lalayı kitabın sonuna doğru bir nevi platonik aşka dönüşen Sofya’yı empoze etmeye çalıştım. Şehzadenin atının bir çam ağacına çarparak ölmesi ve şehzadenin şehit olmasını ben pek içime sindiremedim. Şehzade Gelibolu’yu alarak, Avrupa’yı kökünden sarsmıştır” ifadelerine yer veren Kaşıkçı “Bütün Avrupalılar toplanarak, bilhassa Papa; savaş düzeni alınarak Haçlı seferi düzenlenmesi için faaliyette bulunuyor. Haçlı seferleri başlıyor. ‘Her türlü çareye başvuracağız’ diyorlar. Suikast dahil. Rodos şövalyelerine bunu özellikle aktarıyorlar. Onlardan birinin şehzadeyi öldürdüğünü düşünüyorum” diye belirtti.

‘3’ÜNCÜ MEZARIN SAFİYE’YE AİT OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’

Gazi Süleyman Paşa’nın kabrinin yanında iki kabir daha olduğunu ifade eden Kaşıkçı, “Şehzade ile birlikte yanında bulunan Safiye’de burada bulunduğunu ve 3’üncü mezarın ona ait olduğunu düşünüyorum. 700 yıllık bir anıtkabir haline gelmiş artık. Eski Türklerde de gelenektir; atıyla beraber gömülmek. Bu bir suikast sonucu oluyor. Durup dururken atı gömmüyorlar. Hatta eski Türk geleneklerinde ölen kişiyle birlikte eşinin de gömüldüğü söylenir” diye belirtti.

‘KEŞİFLER BÖYLE YAPILIR’

Kaşıkçı, “Bu kitabımı okuyup, ilerde bu işlere gönül verecek kişiler olabilir. Kemiklerin DNA yapısını inceleyebilir. Belki o zamana dair bilgiler o süreç de elde edilecektir. Ona göre değerlendirme yapılabilir. Zaten keşifler böyle yapılır. Önce bir şüphe ile bir işin üzerine gidilir, ona dair bilgiler, belgeler ya da kurgular aktarılır. Daha sonra bunlar elenir ve gerçek ortaya çıkar” sözlerine yer verdi.

‘BACIYÂN-I RÛM KADINLARI, DEVAMLI SİLAH KULLANIRDI’

“Osmanlının ilk dönemlerinde bilhassa Bacıyân-ı Rûm grubunu oluşturuyorlarmış. Bacıyân-ı Rûm kadınları; devamlı silah kullanıyor, savaşa katılıyorlarmış. Orhan Beyin 3’üncü evliliğini yapmasını da bir bakıma Bacıyân-ı Rûm’a bağlıyorlar. ‘Hanımlarımız erkekleşti, biz yabancı hanımlar alarak onları evlerine bağlamayı öğreteceğiz’ gibi bir öğreti tarzı var. Belki bir alıntıdır. Ama bu da bir gerçek olabilir. O dönemdeki bayanların büyük bir savaşçı oldukları söylenir” diye belirten Kaşıkçı, “Osmanlı döneminde bayanlara çok değer verilirmiş. Orta Asya’da Türk Hakanları da çok değer vermiş. Türk hakanları, hatunuyla beraber kararları alıyorlar, halka duyuruyorlar. Halka birlikte hitap ediyorlar. Sonraki dönemlerde ise bilhassa Arap kökenine doğru yöneliş gerçekleşmiş. Hanımlara karşı dışlanmayı, hatta bir mülk gibi görmeyi göstermeye başlamışlar. Bu hoş değil. Benim anneannem de o ailenin reisi gibiydi. Dedem ‘Bekçi Mahmut’ olarak anılır ve onunda sözü geçerdi. Ama ev işlerine katiyen karışmaz, karışamazdı. Ev işlerini ve mahalle işlerini anneannem yönetirdi. Dedem de saygı duyardı. Safiye hanımın bacı olma ihtimali çok kuvvetli. Aslında kendisi Gelibolu Tekfuru’nun kızıdır. Adı Sofia’dır. Kardeşi de Müslüman oluyor. Sonra Sofia Müslüman oluyor” dedi.

 ‘PAPA BİLE ŞAŞIRMIŞTIR’

Kaşıkçı, “Osmanlı Beyliği, adalet ve insana saygı üzerine kurulmuş. Bizanslıların etkisi altında kalan halk vergilerden yılmış, bıkmış, usanmış. Halk, ‘Osmanlı tebasına geçelim ya da onlar gelsin ki bu vergiden, zulümden kurtulalım’ diye düşünmüş. Kale kapılarını halk kendisi açmaya başlıyor. Sanki savaştan dönen askerler gibi, güller ve çiçeklerle karşılıyorlar” diye belirtti.

 “Osmanlı’nın ya da Orhan Beyin geriye bıraktığı miras nedir onu vurgulamak istedim. Bir tek kılıç bir de at. Başka bir şey bırakmamışlar geriye. Bursa’da bir saray yapılmışsa bu halkın, halka açık bir saray olmuş. Gazi Süleyman Paşa’da padişah olsaydı, o da bunu uygulayacaktı. Kardeşi Murat’ta süper zeki bir padişah ve o da bu yoldan gidiyor. Avrupa’yı bize açıyor ve fetihlerin daha çabuk olmasını sağlıyor” ifadelerine yer veren Kaşıkçı, “Böyle adaletli davranmamış olsaydı, Haçlı seferleri çok daha etkili ve kesin olurdu. Lapseki Haçlı seferi düzenleniyor. Gazi Süleyman Paşa daha önceden tedbir aldığı için, Haçlıları önlemiş oluyor. İlk defa Haçlıların yenilmesi nedenidir. Papa bile bu işe şaşırmıştır. Gelibolu’yu Osmanlıya teslim etmek zorunda kaldıklarını belirtiyorlar” dedi.

‘BOĞAZIN ADI BAHR-İ SEFİD BOĞAZI OLUYOR’

 

“Gelibolu yarımadası ve Gelibolu boğazı o dönemde de Bahr-i Sefid denir. Bu kitabımda da ‘Ey Akdeniz Çelik yürekler yurdu kapımız var’ demişimdir. 1915 yılında boğazın adı Bahr-i Sefid boğazıdır. Çok stratejik ve jeopolitik bir bölge burası. Osmanlı Beyliğinin devlet olma ve İmparatorluk olma aşamalarının temelleri Gelibolu’da atılmıştır. Bu benim iddiam” sözlerine yer veren Kaşıkçı, “Fatih, İtalya’nın topuğundaki yere çıkarma yapıyor. Gemilerin yaklaşık 250 tanesi Gelibolu’da yapılıyor. Fatih’te, Gazi Süleyman Paşa da Gelibolu’yu çok önemsiyor. Gelibolu ismi Cezayir-i Bahr-i Sefid Eyalet merkezi ismi olarak veriliyor. Bütün Akdeniz adalarını aldıkları zaman Gelibolu boğazına Bahr-i Sefid yani Akdeniz Boğazı ismi veriliyor. Bunların müthiş bir stratejik yapı ve bilgisi olduğunu gösteriyor” diye belirtti.

‘CUMHURİYETİN TEMELLERİ BURADA ATILIYOR’

“Cumhuriyet’in temeli de burada atılıyor. İlk yeni çeri ocağı Gelibolu’da kuruluyor. İlk tersane, ilk kaptanı deryalık burada kuruluyor. Orhan beyin babası Gelibolu’yu başkent yapalım diye teklifte bulunuyor. Bursa’dan Gelibolu’ya geçelim istiyor. Gazi Süleyman Paşa diyor ki, ‘Gelibolu bir deniz ticaret merkezi olacak. Edirne Başkent olacak’ diyor. Ona nasipolmuyor da Murat’a oluyor” diye konuşan Kaşıkçı, “Gazi Süleyman Paşa, Stefan Duşan’ı savaşta yenmesi ile  Avrupa’da şanını duyuruyor. Stefen Duşan, Slavların çok ünlü bir kralıydı. Kendini destekleyen müthiş Avrupalı güçler vardı. Onların eşliğinde gelmesine rağmen yenildi” sözlerine yer verdi.

’ONUN KURTULMASI CUMHURİYETİN TEMELLERİNİN ATILMASIDIR’

Kitabına dair Kaşıkçı, “Bu bölgenin öneminin kavratılmasını istiyorum. Osmanlı Devleti’nin devlet olma aşamasında bulunduğu yer; Gelibolu. Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluş aşamasında temelinin atıldığı yer yine Gelibolu’da atılmıştır. Cumhuriyet’in temelleri bana göre Gelibolu’da atılmış” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’ün annesinin hediye ettiği cep saatinden vurulduğunu hatırlatan Kaşıkçı, “Onun kurtulması Cumhuriyetin temellerinin atılmasıdır. Devamında sürdürdüğü Anafartalar Savaşı’nda bütün Anadolu’dan gelen askerler onu dev kahraman gibi tarif ediyorlar. Kurtuluş Savaşının yapılmasında destek yine buradaki Çanakkale Savaşındaki müthiş kahramanlık olaylarıdır” diye belirtti.

Damla YELTEKİN

 

Kaynak : www.kaleninsesi.com
Etiketler: Araştırmacı yazar Ahmet Kaşıkçı, yeni kitabı, Gelibolu, Avrupa'yı sarstı, Osmanlı Devleti, Rumeli Fatihi, Şehzade Süleyman, BAHR-İ SEFİD

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler