kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






Truva, Troya, Troia Festivali (28.06.2021)

Son Güncelleme : 28 Haziran 2021 14:06
Truva, Troya, Troia Festivali (28.06.2021)

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay, 'Çanakkale Kültüründen Türkiye Kültürü'ne ve Evrenselliğe Çanakkale Troia Festivali' kitabını yayınladı. Atabay, Troia festivallerinin tarihini ve dinamiklerini yer verdi.

Kitap ile ilgili açıklamalarda bulunan ÇOMÜ Öğretim Üyesi Dr. Mithat Atabay uzun süren çalışmalar sonunda hazırladığı 'Çanakkale Kültüründen Türkiye Kültürü'ne ve Evrenselliğe Çanakkale Troia Festivali' kitabını yayımladı. Troia festivalinun değişim sürecine dair önemli bilgiler veren kitapta, yerellikten evrenselliğe geçişin kilometre taşlarına da yer verildi. Kaleninsesi Gazetesine açıklamada bulunan Atabay, "Troya Festivali ilk olarak 1963 yılında  düzenlendi. Yerel anlamda, sadece Çanakkale'yi ilgilendirecek şekilde gerçekleşti. Bu durum 1970'lere kadar böyle devam etti. 70'lerden itibaren ulusal düzeye, 1990'ın sonundan itibaren ise uluslararası seviyeye geldi. Kültürü, yerel kültürden aldık, ulusal kültüre ve oradan da evrensel kültüre taşımış olduk. Troya festivalinin isminin bu şekilde verilmesinin en önemli özelliği antik dönemde Truva şehrinin burada kurulmuş olması. Truva şehrinden esinlenerek festival düzenleme fikri ortaya çıktı. Alt yapısı aslında 1950'lerden itibaren var" dedi.

"KİLOMETRE TAŞI OLDU"

 "Bu dönemde baktığımızda Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürüğü'nün kurulduğunu biliyoruz. İkiside Çanakkale'li olan ve peşe genel müdürlük iki kişi var. İkisi de daha sonra milletveiki olacak; Halim Alyot, Muammer Baykan. Her ikisinin de Türkiye'nin tanıtılması, bir taraftan da Çanakkale bölgesinin tanıtılmasında önemli etkileri oldu. Bu bağlamda, Truva şehrinin daha çok tanınması, turist gelmesi konusundaki ilk çalışmalarda 1950'li yıllarda başladı. İlk müze Truva'da 1955 tarihinde açılmıştır. Bir taraftanda Truva'nın Anadolu kültürü açısından önemine vurgu yapılmaya başlandı" sözlerine yer veren Atabay, Troya Antik Kenti'ne artan ilgiye dair, "Bizim cumhurbaşkanlarımız içinde Atatürk Balkan Savaşları sırasında Truva'yı ziyaret etmiştir. İsmet İnönü, Cevdat Sunay ve Fahri Korutürk ziyaret edenler arasında. Burada devletin en üst kademesindeki insanlarında ziyaret etmesi ilginin de artmasına da sebebiyet verdi. Yolların yapılması, ulaşımın kolaylaştırıması sağlandı. Daha evvel İçişleri Bakanlığı tarafından verilen Truva'yı ziyaret etme izinlerinin Valiliğe görevlendirilmesi gibi konular bu adımlardaki kilometre taşları olmuştur" sözlerine yer verdi.

 "FESTİVALİN 3 AYAKLI DESTEKLEYİCİLERİ VARDI"

1960 tarihinden sonra da festival düzenlenme fikrinin ortaya atıldığını kaydeden Atabay, "İlk başlangıçta 3 ayaklı bir destekleyici olan, Çanakkale Valiliği, Çanakkale Kültür ve Turizm Tanıtma Derneği, Sanayi ve Ticaret Odası vasıtası ile başladı. Devlette, Kültür Bakanlığı'da 1963 yılında destek vermiştir. Birinci festival çok heyecanlı bir festivaldir. Her güne değişik etkinlikler yapıldı. Çanakkale'nin tüm ilçelerine geziler düzenlendi. Folklor ekipleri, müzik gösterileri, Çanakkale yetiştirilen ve üretilen ürünlerin sergileri yapıldı. Halk Bahçesi esas alındı. İlk festival çok heyecanlı oldu ama sonra ikinci ve üçüncü festival sönük geçmiştir. Siyasal anlamda Türkiye'deki gelişmeler, Sanayi ve Ticaret Odası'nın başkanın değişmesi gibi konuların etkisiyle 1966 yılında festival yapılamadı. Hem yeni bir iktidar gelmişti hem de senato seçimleri vardı. Senato seçimlerinin seçim yasakları kapsamına da girdi. Bazı yıllar bu şekilde yapılamamıştır. 1974 yılında da Kıbrıs'a çıkarma yapıldı, festival yapılamadı" dedi.

YERELDEN EVRENSELLİĞE  

 Festivalin yapılış amacına dair Atabay, "Festivalin espirisi ilk başta Çanakkale'yi tanıtmak, Çanakkale'nin ürünlerini göstermek, insanların birbirlerini tanımasını kaynaşmasını sağlamak, kültürlerini tanıtmak anlamında genellikle Çanakkle ve ilçeleri olarak faaliyetler gerçekleşiyordu. 1970'lerden itibaren Türkiye'nin değişik yerlerinden folklor ekipleri, burada stand açmak için ürünlerini tanıtmak için geldi. 1990'lı yılların başlarından itibaren önce davetli olarak ya da Anadolu turnesine çıkan ve geçerken Çanakkale'de festivalde etkinlik yapan gruplarla uluslararası sürece girildi. Resmi olarak uluslararası seviyeye gelmesi 2001 yılından itibaren oldu. İsmi de bunu gösteriyor. Yerel olduğunda Truva, ulusal seviyeye geldiğinde Troya, uluslararası seviyeye gelince Troia ismini aldı. Troya festivali, Çanakkale kültüründen ulusal kültüre ve evrenselliğe dönüştü. 1990'lı yıllardan itibaren her yıla bir tema belirlendi. 2000'li yıllarda festival afişlerinin yapılması konusunda yarışmalar düzenlendi. Kültür sanat ödüllerinin verilmeye başlandı. Truva konusunda, kültür konusunda hizmet etmiş kişilere de ödüller verildi" diye belirtti.

FESTİVAL, SİYASİ ATMOSFERDEN ETKILENDİ

"Truva festivali siyasi atmasforden etkilenmiştir. Bir süre geçtikten sonra Truva festivalini destekleyen unsurlar destekelerini çekti. 1970'li yıllardan itibaren Belediye üstlendi. Belirli bir bütçe ayırıyordu. Cuzi bir miktar oluyordu. Gelen ziyaretçilerden alınan giriş ücretlerden karşılanıyordu. Uluslararası boyutlara geldiğinde çok yüksek maliyetler ortaya çıktı. Sponsor bulmak gerekiyordu. Sponsor bulunamadığında daha sönük geçmiş, iyi sponsorlar bulunduğunda daha çok etkinlik gerçekleşmiştir" sözlerine yer veren Atabay, "Buradaki evrilme; yerelik artık kaybolmuştur. Şehrin tanıtılmasından ziyade bir kültür geçiti gibi algılamak gerekiyor. Dışarıdan çeşitli sanat grupları geliyor, film gösterimleri ve çeşitli paneller yapılıyor. Daha çok Çanakkale'ye özgü değil, dışarıdan genel sorunlarla ilgili ya da genel kültürel değerlerle ilgili çalışmaar yapıldığını görüyoruz. Böyle olunca Çanakkale kültürünü başkalarının tanıması değil adate sanat eğlencesi noktasına geldi. İçerik değişti. Bir kısım insanlar festivalin böyle olmasını eleştirirken, bir kısmı da yoğun şekilde sanat etkinliği görüyoruz diye destekledi. Bu festivallere katılan kişilerin ya da gruplarında eleştirilere maruz kaldığın da hepimiz biliyoruz. Troya festivali uluslararası seviyeye geçtiği zaman yerel kültürel değerleri de taşıması gerekiyordu. O etkinlik içinde koruması gerekiyordu" dedi.

"TROİA FESTİVALİ DÜNYANIN KÜLTÜR DEĞERI HALİNE GELDİ"

"1990'lı yıllarda siyasi tartışmalar  Troya festivaline de yansıdı. Seçilen temalar nedeniyle  yapılan panellerde ağır tartışmalar yaşandığını da söylemek gerekir" diye ifade eden Atabay, "Ne olursa olsun, bugün Troya festivali dünyanın bir kültür değeri haline gelmiştir. Bunu sürdürmesi gerekir. Bu anlamda da Çanakkale yerel kültürünün festival içerisinde etkin şekilde yer almasının sağlanmasının çok yararlı olacağını düşünüyorum. Bu kitap aslında yerellikten ulusallığa ve evrensel kültüre nasıl evrildiğini gösteriyor. Festival tartışmalarını, o festivalin nasıl geçtiği üzerine değerlendirmeleri de içine alıyor. İçerisinde çok sayıda fotoğraf, belge, arşiv belgesi ve afişlerinin hepsi var. 

Kitabın sonunda da 'Biz bu festivale nasıl bakmalıyız' bağlamında bir değerlendirme var. Tarihin ilk dönemlerinden başlamak üzerine 2021 tarihine kadar değerlendirme yapıldı. Kültür ve medeniyet kavramları üzerine Türkiye'de çok tartışma yapılmıştır. Aslında kültür ve uygarlık eşit olan bir şeydir. Ama sizin kültürel değerleri nasıl sunduğunuza bağlıdır. Eğer Çanakkale'nin kültürel değeri evrensel anlayışa göre takdim edilirse dünya tarafından kabul edilir. Böylece o kültürel değer herkesin benimsediği bir dünya uygarlığı haline gelmiş olur" diye anlattı. 

Damla Yeltekin

 

Kaynak : www.kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler