eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

TILSIMLI ANAHTARLIKLAR (13.02.2021)

13 Şubat 2021 09:23
TILSIMLI ANAHTARLIKLAR (13.02.2021)

Nevruz kadınları bin bir emekle yaptıkları ürünlerle Türkiye pazarına açılıyor. Çanakkaleli Yörük kadınlarını temsil eden anahtarlıklarla en gözde ürünler arasında yer alıyor.

 

 

Çanakkale Yenice İlçesi’ne bağlı Nevruz Köyü’nde kadınlar Zeynep Bodur Okyay’ın büyük destekleri ve ilhamıyla 3 yıl önce bir araya gelerek el emeklerini değerlendirmeye başladı. ‘Nevruz Köyü Kadınları’ yaptıkları nakış, dikiş ve el örgüsü gibi el sanatlar ürünleri hazırlıyor. Geçtiğimiz günlerde de Nevruz Kadı Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifini kurdular. İnstagram sayfaları ve sosyal medya aracılığı ile satış yapan Nevruz Köyü Kadınları 3 yıllık deneyimleriyle yollarına devam ediyor. Markalaşma sürecinde büyük katkısı olan, Ayşe Akbaş’ın da desteğiyle özellikle yaptıkları anahtarlıklarla Çanakkale’yi temsil etmeyi hedefliyorlar.

“KADINLARI CESARETLENDİRDİ”

Akbaş, Nevruz Köyü’nün Sanayinin Anadolu’ya yayılmasının öncülerinden olan Kale Grubu’nun kurucusu İbrahim Bodur’un doğduğu ve defnedildiği köy olduğunu hatırlatarak, “Kızı Zeynep Bodur Okyay’da bu topraklardan kopmadı. Çanakkale Seramik CEO’su aynı zamanda. Çan’da fabrikaya gidip geldiği zaman Nevruz kadınlarını da ziyaret etmeye teşvik etmeye devam etmiş. Nevruz kadınlarının sloganı da ‘doğduğun yer doyduğun yer’. Zeynep Hanım kadınları çok cesaretlendiriyor ve 3 yıl önce bu girişim başlıyor” dedi. Akbaş, Nevruz Köyü Kadınlarının markalaşmasına dair, “Zeynep Bodur Okyay makinalar, kumaş ve tekstil ürünleriyle destekleyerek, kendi kendilerine oluşum içinde olmalarını sağlıyor. Kendi de sipariş verip onlara satış alanları sağlamış. Çanakkale Seramik çalışanlarında rutin olarak yeni doğan bebeklerine Nevruz Kadınlarının yaptığı hediyeleri almışlar. İlk adımları atmışlar” dedi.

“TANINIR OLMAYA İHTİYAÇLARI VARDI”

“Eşim Altuğ Akbaş’da Çanakkale Seramik Genel Müdürü oldu geçen sene. Ben de Çan’a geldiğimde burayı çok sevdim ve buraya bir değer katmak istedim. Zeynep Hanım boş vaktinde neler yapabileceğime dair önerilerde bulundu. En çok ilgimi kadın olduğum için ve kadından gelen desteğin çok önemli olduğunu düşündüğüm için Nevruz kadınları çekti” diye konuşan Akbaş, “Oradaki kadınların enerjilerine, hayata bakışlarına, çıkarttıkları ürünlerin güzelliğine hayran kaldım. Bütünsel bakmaya ve koleksiyon oluşturmaya ve tanınır olmaya ihtiyaçları vardı. İnstagram hesabı oluşturduk, logolarını yaptırdık. Hikayelerini yazdırdık. Satışa başladık. Tamamen gönüllü destekçileriyim başka bir sıfatım yok. Şu model yapalım, şu kumaşı alalım diyorum. İnstagram da satışlara bakıyorum. Mesajlara cevap veriyorum” diye belirtti.

“ANAHTARLIKLARA MANA KATTIK”

En popüler olan Nevruz Köyü Kadınlarının özenle hazırladıkları ürün olan anahtarlıklardan söz açan Akbaş, “Kadınlar ben onlarla tanışmadan 3 yıl önce yapmışlar. Asılabilir bir süs eşyası olarak tasarlamışlar. Biraz daha fonksiyon katalım biraz daha anlam katalım dedik. Bu anahtarlıklar görüldüğünde 'Çanakkale'nin kadınları' densin istedik. Bu anahtar kadınlar ünlü olsun istedik” ifadelerine yer verdi.

TILSIMLI ANAHTARLIKLAR

“4 kadının eşarplarını 4 renk yaptık.4 tılsım diyerek renklerin karşılığında bir mana kattık. Anahtarlıkların manaları da Kazdağları’nın endemik bitkileriyle bağladık. Onlara metin yazdırdık. Hodan otu iyiliğin mavisi oldu. Kırmızı eşarplı anahtarlıklar sevdanın rengi ve çam kekiği tılsımı oldu. Yeşil eşarp sarıkız çayı huzurun rengi oldu. Civanperçemi şifayı sarı renkle temsil ediyor” sözlerine yer veren Akbaş, “Anlam katarak, insanlar hediye alırken iyilik, sağlık, şifa ya da sevda vermiş olacak. Satıl almayı destekleyecek metinlerle beraber de örtüştürdük. Çok etkilendi Jülide İskenderoğlu’da. İlk adımı da kendisi attı. Datça'dan hemen sipariş geldi” dedi.

“ÇANAKKALE’Yİ TEMSİL EDEBİLİR”

Yaptıkları anahtarlıkların Çanakkale bebeği olmasını istediklerini belirten Akbaş örnek verdi;” Benim iki oğlumda okullarının yaptıkları seyahat programlarına Çanakkale'ye dittiler. Gezi sırasında harçlıklarıyla Aynalı Çarşı'dan bana getirdikleri hediyeler Çanakkale'den uzak. Her yörenin kendine ait öne çıkan bir şeyi olması lazım.  Yörük kadınlarını da biraz görünür kılmak istedik. Hediye eşya dükkanlarına girebilir, Çanakkale’yi temsil edebilir” dedi.  Akbaş, anahtarlıklar dışında el emeği ürünleri olduğunu vurgulayarak, “Pazen kumaştan kimono yaptık. Önlüklerimiz, klasik patiklerimiz, çetiklerimiz var. Patikleri ev ayakkabısı olarak yorumladık ve çok ilgi gördü. En çok sattığımız bunlar. Ayrıca İnstagram sayfamızda kahve sunumları, Amerikan servisleri, eldivenleri ve ceviz torbalarımız var” sözlerine yer verdi.

ÇİÇEĞİ BURNUNDA

Akbaş, markalaşma sürecinde sadece kendileri için yola çıkmadıklarını vurgulayarak, “Henüz daha yeni kooperatif olduk. Örnek olmak, bütüne yayılmak istiyoruz. Burada on beş-yirmi kadının sadece kalkınması mesele değil. Örnek olması, güç birliği yapması, iş birliği yapması çok önemli” dedi.

ESKİ OKULDAN ATÖLYE YAPTILAR

El emeği ürünlerin yapıldığı atölyenin eski bir köy okulu olduğunu vurgulayan Akbaş, “İbrahim Bodurun açtığı bir ortaokul var. Taşımalı sistem olunca, okulların bazılarında eğitim durdu. Bizim okulumuzda boşalmıştı. Zeynep Hanım 3 yıl önce destek verip kumaş ve makine aldığına bu okulda başladılar. Şimdi de bura da devam ediyorlar. Okul ortamımızda daha kullanışlı bir hale getirdik. Pandemi sonrasında ziyaretlerimiz olduğunda ikramlarımız olur. Sohbetler yapıp sosyalleşme olur” ifadelerine yer verdi.

 

NEVRUZ KÖYÜ KADINLARININ ÖYKÜSÜ

Nevruz Köyü Kadınları serüvenlerini şeklinde açıklıyor; “Biz Nevruz köyü kadınlarıyız, ancak kendimizden önce yaşadığımız toprakların hikâyesinden söz etmek isteriz; çünkü biliyoruz ki bizi biz yapan, geçmişten devraldığımız ve geleceğe bırakacağımız hikâyelerdir. Ve elbette hikâyelerin kahramanları vardır. Cesareti öğreniriz onlardan. Düştüğümüz yerden kalkmayı, tökezlediğimizde yola devam etmeyi, vazgeçmemeyi... Ama en çok umut etmeyi öğreniriz. Yarınlara hayallerimizle tutunurken onların sözleri zihnimizde yankılanır durur. İşte bu nedenle onları hatırlamak, hiç unutmamak boynumuzun borcudur.

Doğduğumuz toprakların hikâyesi yüzyıllar öncesine uzanıyor, her şeyi anlatabilmek mümkün olmasa da iz bırakanları anmak gerek”

YENİ GÜN NEVRUZ

Nevruz Köyü Kadınları öykülerini anlattıkları yazılı metninde “1934 yılında Atatürk, Farsçada ‘yeni gün’ anlamına gelen Nevruz ismini köyümüze verir. Yeni bir isim; yeni umutlar, yeni hayaller, yeni heyecanlar demektir. O sıralarda altı yaşında bir çocuktur İbrahim Bodur. Doğanın içinde hayaller kurarak büyür. Geleneğin izini sürse de daima yeninin peşindedir. 1957 yılında Çan'da Çanakkale Seramik'i kurarak doğduğu topraklarda yeni bir güne uyanır. ‘Sizi siz yapan öz değerlerinize sahip çıkın; çünkü onlar sizi bir ağacın kökleri gibi ayakta tutacaktır’ der”  ifadelerine yer verildi.

“İZ BIRAKMAK İÇİN YAN YANAYIZ”

Kadınlar ilham ve güç aldıkları izler için, “Bugün bizler de devraldığımız hikâyeleri heyecanla yeniden yaratmak, köklerimize tutunarak geleceğe el emeği göz nuru bir iz bırakmak için yan yanayız. Bizimle el ele veren Zeynep Bodur Okyay'dan aldığımız güçle yeni bir dünya kurmak için bir aradayız. Burası kendimizi bulduğumuz, mutluluğu yakaladığımız, her şeyden önemlisi özgür hissettiğimiz yer. İnanıyoruz ki umutlarımız, hayallerimiz sizinle yarınlara ulaşacak ve hikâye hiç bitmeyecek” denildi.

Damla YELTEKİN

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (3)

Yorum Ekle

Elli Finfinis

23 Şubat 2021 20:18
Çok güzel bir topluluk yaptıkları elişleri tanıtılmalı.

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa