istanbul escort, escort istanbul

istanbul eskort

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan escort sitesi adresinden ziyaret edebilirsiniz.
deneme bonusu veren siteler Bedava bahis

Bedava Bonus

Bonus Veren Siteler

Bedava Bonus

Bedava bonus için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..
deneme bonusu deneme bonusu veren siteler

Bedava Bahis

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..

‘’TEKNOLOJİ EMEĞİ AZALTTI’’

Son Güncelleme : 02 Şubat 2019 10:02
‘’TEKNOLOJİ EMEĞİ AZALTTI’’

Çanakkale’de 28 yıldır bayan kuaförlüğü yapan Ufuk Aksoy, erkek bir bayan kuaförüne karşı olan ön yargıların değiştiğini anlattı. Ön yargıların küçük şehirlerde daha fazla ön yargı olduğunu ifade eden Aksoy, son yıllarda teknolojide olan gelişmelerinde meslekteki emeği azalttığını ifade etti.

Aksoy; ‘’Önceki ustalar gerçekten ustalardı. Biz usta değiliz, önceki ustalar mesleki anlamda doyumsuzlardı. Ustalarımız, saç spreyini bile kendileri yaparlardı. Şu anda hepsi mevcut, bizim meslekte yelpaze çok geniştir. Kesinlikle ben oldum diyemezsiniz, ya yeni çıkanları öğrenmek zorundasınızdır ya da kendinizden bir şeyler katmalısınızdır. Sadece ayak uydurup başkalarının ayak izinde gitmekte olmaz, kendimizden bir şeyler katmak zorundayız ama bizim ülkemizde maalesef esnaflar ya da zaatkarlar hak ettikleri yerde değiller.’’dedi.

 

Ufuk Aksoy;‘’Ben 28 yıldır kuaförlük yapıyorum. Bu mesleğe 12 yaşında başladım. Bu mesleğe hevesle başladım, kuaförlüğün nasıl bir şey olduğunu içine girince anladım. Çıraklık ve kalfalık dönemi 6 yıl sürüyor.

‘’ÇANAKKALE ÖN YARGIYI AŞTI’’

‘’Önceki yıllarda bayan kuaförlüğü yapan erkeklere karşı ön yargı vardı. Şu anda bir ön yargı olduğunu söyleyemem. Bazı küçük olan ilçelerde devam ediyordur. Biz Çanakkale’de o konuları aştık. Bu konuyu nasıl aştığımızla ilgili bayanlar, erkek kuaförlerin bayanların işini daha iyi yaptığını düşünüyorlar. Ben kendim bu mesleği yaptığım için bunu savunmaz hoş olmaz ama söylenen bu dur. Ön yargının bu şekilde aşıldığını düşünüyorum. Bir bayanın bir bayan gözünden görülmesi başka, bir erkek gözünden görülmesi başkadır. Bununda etkisi olduğuna inanıyorum. ‘’

‘’HERKES OKURSA USTA KİM OLACAK?’’

‘’Şu anda çıraklık devam etmiyor. Çırak eğitim okulları neredeyse kapanmak üzere, bu zamanda çırak bulmak imkansıza yaklaştı. Biz görebilir miyiz bilmiyorum ama bizim meslekler bir 15-20 yıl sonra doktorluk, pilotluk kadar değerli ve kıymetli olacaktır. Şu ankiler bizim bundan 20-25 yıl önce yetiştiğimiz dönemlerden bu zamana geldiğimizdeki o bolluğu yaşıyorlar. Şu an son yetişenler çalışıyor, artık birçok insanın yanında çırak yok, usta var. Çünkü çırak bulamıyorsunuz. Her anne, baba çocuğu okuyacak diye düşünüyor. Okuması güzelde, bu işleri kim yapacak? Bizim işin eğitimi ne kadar olursa olsun, devlet ya da özel kim ne kurs verirse versin o arkadaşta yetenek olmadığı sürece bu mesleği yapamaz. İstemek başarmanın yarısıdır, istemeden bu mesleği yapamazsınız. Okullar ya da anne, babalar çocuklara meslek yönlendirmesi yapmıyorlar. Hepsi okuyacak diye düşünüyorlar. Şimdi herkes en kötü 2 yıllık üniversite okuyor. Okuduktan sonra hiçbir şey olmuyor. Yaşı geçtikten sonra çocuğa hiçbir şey öğretemezsiniz. Bir ara kız meslek liselerinde derslikler açtılar ama o da olmadı. Bu mesleğin teoride değil pratikte öğrenilmesi gerekiyor. Staja gelen çocuklara iş yaptırmak zor. Çocuklar gelip en yoğun saatlerde gidiyorlar, hafta sonları gelmiyorlar. Çocuklar haklı sonuçta öğrenciler. Ben çıraklığın tamamen bittiğini düşünüyorum. Dediğim yetişen son nesil bittikten sonra çok eleman aranacak. Berberlik, kuaförlük, sanayi ustalığı çok aranan meslekler olacaklar. Sanayide usta kim olacak? Çoban kim olacak? O zaman bu meslekleri okuyan çocuklar yapacaklar. Benim oğlum 4 yıllık okudu, okudu da ne oldu?’’

‘’ESKİDEN GERÇEK USTALAR VARDI’’

‘’Önceki ustalar gerçekten ustalardı. Biz usta değiliz, önceki ustalar mesleki anlamda doyumsuzlardı. Ustalarımız, saç spreyini bile kendileri yaparlardı. Şu anda hepsi mevcut, bizim meslekte yelpaze çok geniştir. Kesinlikle ben oldum diyemezsiniz, ya yeni çıkanları öğrenmek zorundasınızdır ya da kendinizden bir şeyler katmalısınızdır. Sadece ayak uydurup başkalarının ayak izinde gitmekte olmaz, kendimizden bir şeyler katmak zorundayız ama bizim ülkemizde maalesef esnaflar ya da zaatkarlar hak ettikleri yerde değiller. Bunu maddi anlamda söylemiyorum. Bizim ustalarımız gerçekten ustlardı, şimdikiler öyle değiller. Biz yanımızda eleman çalıştırırken bile gitmesin diye tutmaya çalışıyoruz, bizim zamanımızda öyle bir şey yoktu. İstersen çalışırsın, istersen gidersin diyorlardı. Teknoloji bizden bunları götürdü. Biz sprey yapmayı öğreniyorduk ama şimdi yetişenlerin hiç birisi bunu öğrenemiyor. Her şeyin daha basitini öğreniyorlar. Bu teknolojiyle olan bir şeydir. Buna benzer çok fazla örnek var. Şimdi parasını verip, alıp kullanabiliyorsunuz. Biz eskiden saç sarıyorduk, bukleler yapıyorduk. Şimdi maşayla yapılabiliyor. O zamanlar fön makinesi, elektrikli maşalar yoktu. Teknolojinin emeği azalttığını söyleyebilirim. ‘’

‘’ÇANAKKALE BUNU HAK ETMİYOR’’

‘’ Küçük şehirde esnaf olmak daha basit, herkes birbirini tanıyor. Bence olmayan şey birlik beraberliktir. Bizim Çanakkalemiz de en azından kendi mesleğimde olmayan şey birlik beraberliktir. Beraber olmayı çok isterim. Bu konuda çok eksiğimiz var. İş potansiyeli anlamında ise Allah herkesin gönlüne göre rızkını veriyor. Çanakkale’deki otopark sorunu işimize etki ediyor. Gelen müşterinin otopark bulmasını geçtim, bu artık bizim için çok lüks ama senin salonundan çıkan müşterinin arabaların arasından çıkması hiç hoş bir şey değil. Salondan gelin çıkarıyorsun ama arabaların arasından geçiyor. O gelinlik ne oluyor? Bence Çanakkale bunu hak etmiyor. Salonumuzun önüne parkı artık düşünmüyoruz bile, en azından bir insan geçebilecek kadar yer kalması yeterlidir. ‘’

‘’ÇOCUKLAR MESLEKLERE YÖNLENDİRİLMELİ’’

‘’Bizim jenerasyonumuz gerçekten çok iyi bir jenerasyondu. Hala daha çalışıyorlar. Çok yetenekli arkadaşlarımız var. Gelecek yıllar bizden neler götürür? Öncelikle bizim jenerasyonumuzu götürecektir. Bizim yetiştirdiğimiz bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda az eleman kalır. Onlarda bizden öğrendikleri kadar idare edecekler. İnsanlara zorla bir şey öğretemezsiniz. İşi öğrenenler çok rahat edeceklerdir. Anne, babalar çocuklarının okuyamayacağını anladıkları zaman kesinlikle el emeğiyle yapılan bir mesleğe yönlendirmelidirler. Bunlar geleceğin meslekleridir. Çanakkale gün geçtikçe büyüyor. Özellikle İstanbul’dan çok gelen var. Ben Çanakkale’nin kıymetinin bilinmesini istiyorum. Çünkü yeşil burada, doğa burada, tarihin en iyisi burada bir insan daha ne isteyebilir ki? Meslek anlamında da Çanakkale’de bir arada olmamız gerektiğini söyleyebilirim. ‘’ CANER KÜPELİ

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler