eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

ŞUBAT HAMLESİ (10.02.2021)

Son Güncelleme : 11 Şubat 2021 12:02
ŞUBAT HAMLESİ (10.02.2021)

Şubat ayında çocuklar çok soru soracak. ‘Çocuklar İçin Çevrimiçi Felsefe Atölyesi ile yapılan eğitim sayesinde eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iş birlikçi düşünme ve özenli düşünme hedefleniyor.

 

 

Çanakkale Belediyesi, Şubat Etkinlikleri kapsamında “Çocuklar İçin Çevrimiçi Felsefe Atölyesi” açtı. 15 kişilik gruplar halinde 3 hafta boyunca her pazar gerçekleştirilecek olan atölyede eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, işbirlikçi düşünme, özenli düşünme temel kazanımlarından olmakla beraber aktif dinleme, dil becerilerinin gelişimi, kendini ifade etme becerisi gibi farklı kazanımlar elde edilmesi de hedefleniyor. 14-21-28 Şubat 2021 tarihlerinde gerçekleşecek olan atölyelere; her pazar saat 11.00'de 5-6 yaş grubu, 14.00'te 7-8 yaş grubu ve 16.00'da 9-12 yaş grubu katılacak. Program başvurularında önceliğin devlet okulu öğrencilerine tanınacak. ‘Çocuklar İçin Çevrimiçi Felsefe Atölyesi’ yürütücüsü Hülya Poyraz, eğitim hakkında Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamada bulundu. Poyraz, “Çocuklara hem kendi görüşleri hem de diğer katılımcıların görüşleri üzerine düşünmelerini teşvik ederek bir sorunun tek bir doğru cevabı olmadığını görmelerini sağlamış oluyoruz. Atölyeyi başta şaşkınlıkla karşılıyorlar, çünkü fikirlerini ifade ettiklerinde yanlış ya da doğru olarak geribildirim vermiyoruz. Hata yapmak kaygıları olmuyor ve en çok da bunu seviyorlar. Çünkü onları yargılayan ya da eleştiren yok. Sen yanlış söyledin demiyoruz” dedi.

TÜRKİYE’DE İLK UYGULAYAN NURAN DİREK

Çocuklar İçin Felsefe Eğitmeni Hülya Poyraz, çocukların yaptığı eğitimlerden sonra büyük kazanımlar elde ettiğini vurguladı. Poyraz, “Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi'ni 2018 yılında uluslararası akreditasyıon kurumu olan Pearson Assured 'a akredite olan P4C Türkiye 'den aldım. 2019 yılında da Maltepe Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nden Maltepe Üniversitesi onaylı ‘Çocuklar için Felsefe Eğitmen Eğitimi Sertifika Programı’nı tamamladım. Bu programda Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ve Nuran Direk gibi alanda önemli isimlerden eğitim alma fırsatı yakaladım. Nuran Direk hocamız Türkiye’ de 1992 yılında Çocuklar için felsefe eğitimlerini ilk düzenleyen kişidir. Nuran Direk'in Pan Yayıncılıktan 'Çocuklarla Felsefe', 'Filozof Çocuk', 'Gençlerle Felsefe' gibi önemli kitapları da bulunmaktadır. Halen Maltepe Üniversitesi Felsefi Danışmanlık Tezli Yüksek Lisans programında tez aşamasında olup eğitim ve araştırmalarıma devam ediyorum. 2020 yılında “Düşünceli İşler “ adıyla kurumsal olarak hem yetişkinlerle hem çocuklarla atölye ve eğitimler düzenlemeye de devam ediyorum” dedi.

ÇOCUKLARA UYGULAMALI FELSEFE PENCERESİ

Poyraz, çocuklar için felsefe ve akademik felsefenin farklı olduğunu vurgulayarak, “İki şekilde düşünebiliriz. Bir tanesi kuramsal felsefe dediğimiz, felsefe tarihi üzerine yapılan çalışmalar. Orada filozoflar ve onların düşünceleri üzerine çalışıyoruz. Diğer tarafta da yaşam için felsefe tarafı var. Buna da uygulamalı felsefe diyebiliriz. Gündelik yaşamda konular, problem felsefesi dediğimiz alanı kapsıyor. O da aslında felsefe yapmak olarak tanımladığımız bölümü. Felsefe yapmaktan kastımız, filozoflarında düşündüğü felsefenin ana problemleri var” diye belirtti.

FELSEFE SORU SORUYOR

Poyraz, “Çocuklar için felsefe, çocuklara felsefe tarihi, filozofların yaşamlarını ya da öğretilerini öğrettiğimiz bir eğitim değil, Biz problem felsefesi dediğimiz alanda çalışıyoruz ve çocuklarla felsefenin 3 temel alt dalının soruları olan sorular üzerinden sorgulamalar yaparak ilerliyoruz. Bu sorular filozoflarında sorduğu ‘Nasıl yaşamalıyız? Neyi bilebiliriz? Ben neden varım? Ben kimim?’ gibi soruların yanında olguları kavramsallaştırarak bu kavramların anlamlarının onlar için açık hale gelmesine çalışıyoruz ‘Arkadaşlık nedir? İyi nedir? Sevgi Nedir? , Özgürlük nedir?’ gibi soruları örnek olarak verebilirim” dedi.

ÇOCUK FELSEFESİ ANAOKULLARA İNİYOR

Poyraz, çocuklarla felsefenin Amerika’da ilk adımlarını attığını kaydederek, “Çocuklarla felsefe yaparken biz onların 4 tane düşünme becerisinin gelişimi üzerine çalışıyoruz. P4C’nin açılımı Philosophy for Children/Community, ayrıca 4C Critical, Creative, Collobrative ve Caring olan, Eleştirel, Yaratıcı, İşbirlikçi ve özenli düşünme becerilerini ifade ediyor. Bu yöntem 1960 yılların sonunda   Matthew Lipman tarafından geliştirilmiş bir pedagojidir. Matthew Lipman aslında bir felsefe profesörü. Üniversitedeki öğrencileriyle ders yaparken onların aslında kendilerini doğru ifade edemediğini, düşüncelerini temellendiremediklerini fark ediyor. Bu özellik kazanma konusunda üniversitenin geç olduğunu düşünüyor. Önce ilkokul 5inci sınıflarla yapıyor bu çalışmayı. Sonra 5inci sınıfın bile geç olabileceğini düşünüp anaokullarına kadar iniyor” diye belirtti.

ÇEMBERİN NEDENİ HİYERARŞİ OLMAMASI

Çocuklar için felsefe eğitimine dair bilgi veren Poyraz, “Kolaylaştırıcı ve katılımcılar bir çember etrafında toplanıyor. Kolaylaştırıcı bir öğretmen değil. Tabi pandemi de online yapıyoruz ama çember olmasının amacı hiyerarşi olmaması. Kolaylaştırıcı dahil herkesin orada eşit pozisyonda bulunuyor. Yukardan aşağı bilgi transferi söz konusu değil. Kolaylaştırıcı hiçbir şekilde düşüncelerini açıklamıyor. Çocukların düşüncelerini eleştirmiyor sadece uygun tartışma ortamının sağlandığından emin oluyor ve sorularla çocukların soruşturmada derinleşebilmeleri için onlar destekliyor” diye konuştu.

“UYARAN SORU BARINDIRMALI”
Eğitim için bir uyaran belirlediklerini kaydeden Poyraz, “Uyaran, hikaye, resim, şiir, karikatür ya da şarkı ya da herhangi bir şey olabilir. Genellikle çocuk edebiyatını tercih ediyorum. Önemli olan felsefi bir sorun ya da soru barındırıyor olması. Ayrıca çocuklar gündelik yaşam deneyimlerinden de uyaran getirebilirler. Karşılaştıkları bir açmaz ya da ikilem olabilir bu uyaran. Ahlaki olarak bir açmaza girerler ise o konuyu getirebilirler. Diyelim ki uyaran hikaye, kolaylaştırıcı hikayeyi anlatıyor. Hikayeyi açmazın olduğu yerde kesiyoruz. Bir başlangıç sorusu soruyoruz hikayeyle ilgili. Bunun sebebi de tekil olandan ya da somut olandan tümele ya da soyut olana doğru tartışmaya götürebilmek. Yani konuyu felsefi soruna doğru çekebilmek” diye belirtti.

“ÇOCUKLARIN SORULARINDAN YENİ SORULAR TÜRETİYORUZ”

Çocukların hikayeyi anladıklarından emin olduktan sonra konu üzerinde tartışmaların başladığını belirten Poyraz, “Öncelikle Başlangıç sorusu üzerinden herkes fikirlerini söylüyor. Sonrasında çocuklara, ‘Ayşe …….. dedi. Ayşe’ye katılıyor musunuz, katılmıyor musunuz? Neden?’ şeklinde sorular yöneltiyoruz. Uygulama, soru sor, dur ve çocuk konuşsun, sonra tekrar sor şeklinde değil. O zaman soruşturma tıkanıyor zaten. Soru sorduktan sonra onların fikirleri üzerinden yeni sorular üretiyoruz. Hikayenin özünde yer alan ana kavrama geldiklerinde artık kavramı soruşturmaya geçiyoruz. Yaptığımız çalışmayı felsefi yapan da bu. Böylece olguları kavramsallaştırır ve kavramlar üzerinden konuşuyoruz” dedi.

PAYLAŞMAK NEDEN GÜZEL?

Poyraz, “İkinci önemli noktamız ise genellemeler. Hepimiz genellemelerle düşünmeye açığız. Bu genellemelerin, bu genel tanımlamalarımızın her durum için geçerli olup olmadığını sorguluyoruz. ‘Her durumda geçerli mi? Örneğin ‘Paylaşmak güzeldir’ dedi bir katılımcı. Her zaman paylaşmalı mıyız? Bizim için çok önemli olan bir nesneyi arkadaşımızla paylaşmalı mıyız?’ gibi sorular ortaya çıkıyor. Paylaşmanın neden güzel olduğu üzerinden, paylaşmanın ne olduğu üzerinden soruşturma devam ediyor. Felsefi olan tarafı bu. Kitap okuma etkinliklerinden, çocuklarla sohbet etme etkinliklerinden ayıran şey bu” diye belirtti.

“ÇOCUKLARIN DÜŞÜNME BECERİLERİ GELİŞİYOR”

Çocuklar için felsefe eğitiminin 4 düşünme becerisini kapsadığını vurgulayan Poyraz, “P4C Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iş birlikçi düşünme ve özenli düşünmeyi kapsar. Birbirlerinin görüşleri üzerine, fikirleri üzerine düşünüyorlar. Eleştirel düşünme sayesinde farklı bakış açılarıyla bakabiliyorlar.

‘Nasıl ?’ sorusu ile beraber, fikirlerini temellendirmek için verdikleri örneklerle yaratıcı düşünme becerileri gelişiyor. Parmak kaldırıp önce ben cevaplamalıyım düşüncesinin aksine  söylemek istediği üzerine düşünüyor, aklına gelen fikirleri düşünüyor, arkadaşının düşüncesi üzerine düşünüyor, bu da özenli düşünmeyi geliştiriyor. Birbirlerinin söz hakkına müdahale etmiyorlar, az konuşan çocuklara öncelik tanıyorlar. Birbirlerine sorular yöneltiyorlar. Birlikte karar alma etkinliklerinde de işbirlikçi düşünmeleri gelişiyor” dedi.

ÇOCUKLARIN IQ’LARI ARTIYOR

P4C eğitiminin kazanımlarına dair Poyraz, “Kazanımları olduğuna dair hem Türkiye'de hem de uluslararası platformlarda tezler var. Çocukların IQ’larının puanları 6 oranında arttırdığı kanıtlanmış. Özelikle dezavantajlı çocuklarda bunu çok daha net görüyorsunuz. Maltepe Üniversite'sinin Sokakta Yaşayan ve Çalışan Çocuklar Merkezi kapsamında 8 aydır çalışıyorum. Geri dönüşler almaya başladım. Önceden soru üretmekte zorlanıyorlardı, artık soru üretmeye başladılar” diye konuştu. 

BİR SORUNUN TEK DOĞRUSU YOK
Poyraz, yaşadığı bir olay için, “Katılımcı çocuklardan biri annesine, 'Ben söylüyorum ama doğru mu söylediğime yanlış mı söylediğime dair öğretenim bir şey demiyor' demiş. Tam da bu aslında yapmak istediğimiz şey. Benim kafam karıştı diyorlar. Bunu kötü bir şey olarak algılıyorlar. Ama kafasını karıştırarak bir sorunun tek bir doğru cevabı olmadığını görmelerini sağlamış oluyoruz. Kendi değerlerini ancak başkalarıyla kıyaslayarak kavrayabiliyorlar. İlk sen bildin desem kendi değerini bilecek. İnsanın değeri kendisindedir. Başkalarına göre aldıkları pozisyonlarda değil. Başta şaşkınlıkla karşılıyorlar ama sonra seviyorlar. Çünkü onları yargılayan ya da eleştiren yok. Sen yanlış söyledin demiyoruz” diye anlattı.

Damla YELTEKİN

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa