‘’SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ’DE VAR’’

Son Güncelleme : 01 Aralık 2018 16:12
‘’SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ’DE VAR’’

Kepez’de esnaflık yapan Necat Dayanç Kepez’in durumunu değerlendirdi. Kepez’de çok fazla sorun olduğunu ama doğru analizle bunların çözüme kavuşabileceğini ifade eden Dayanç; ‘’Ben 1 buçuk yıldır burada esnaflık yapmaya çalışıyorum. 60 metre aşağıda araçların daha değişik bir şekilde park edilmesini sağlayacak otopark yapılıyor. Demek ki yapılabiliyor. Peki bunu seçimin son 3 ayına girerken veya 4 ayına girerken neden yapıyorsunuz? Bunu neden 1 yıl önce yapmadınız?’’dedi

‘’Ben İstanbul’da yaşıyorken sağlık problemlerinden dolayı Çanakkale’ye geldim. Çünkü memleketim burası, 3 buçuk yıldır Kepez’deyim. Çanakkale’nin nefes alamama yoğunluğundan dolayı Kepez daha aydınlık, daha açıklık bir alan düşüncesinden dolayı Kepez’e geldim. Eski Kepez’in haricindeki yerleşimleri güzel ama eski Kepez’in, tek katlı evlerin yıkılıp daracık sokaklara, ikişer veya üçer katlı binaların yapılması ve bu inşaatlar devam ederken yolların, sokakların büyüyememesi, araç sayılarının çokluğu tabii ki bugün sıkıntı olmakla beraber yarın, öbür gün bu sıkıntıların daha da artacağına eminim. Çünkü burada alt yapının her zaman olduğu gibi düşünülmeden yapıldığını, üst yapısının da aynı şekilde olduğunu düşünüyorum. Yani bu yapılan veya müsaade edilen binaların daire sayısının çokluğu, daire sayısının içindeki şahısların bir veya birden fazla araçlarının olduğunu düşünecek olursak şuan da Kepez’in içinde otomobil park etme sıkıntısı var. Bu sıkıntı ilerleyen zamanlarda daha da büyüyecektir. ‘’

‘’KEPEZ NÜFUS ARTIŞINA HAZIR DEĞİL’’

‘’İlerleyen zamanlarda Kepez’in nüfusunun 50-60 binlere dayanacağı söyleniyor ama bence Kepez bu nüfus artışını kaldıramaz. Çünkü, evet belediye hizmet veriyor ama ben yeterli sayıda alt yapı yeterliliği olduğuna inanmıyorum. Bugünkü bütün belediyelerde bu var ki ortak bir sorundur. Bu sistemdeki, yapıdaki belediyelerle bundan daha fazla yol kat edilebileceğine açıkçası inanmıyorum. Yani bu zihniyetin haricinde bir yenilik olması gerektiğine inanıyorum. Bugün benim dükkanımın önünde bir su gideri var, yandaki bina yapılırken mevcut olan gider iptal ediliyor. Yağmur yağdığında ben burada tahtalarla, kalaslarla sokağa inmek zorunda kalıyorum. Yağmur kesildiğinde mevcut olan giderden toprağın emmesiyle beraber olan su gidiyor. Bu yağmurun günlerce devam ettiğini düşünecek olursak, ben sandalla mı gidip geleceğim? Acı ama gerçek şu mevcut olan belediye başkanlarımız gerek Çanakkale, gerek Kepez her ne kadar bu şehrin çocuklarıysa da veya gelecek olan belediye başkanları, hizmet verecek olan arkadaşlar bu şehrin çocuklarıysa da bu şekilde verilen hizmeti ben hiçbir zaman hizmet olarak görmüyorum. Bana, dediğim gibi çocuk parkı yapıyorsunuz tamam ihtiyaç varsa bizde katkı da bulunalım ama çocuk parklarında oynayacak çocuk sayın yoksa bu kadar çocuk parkına da bence ihtiyaç yok. Yani hizmet anlayışı bu değildir.’’

‘’KATLI PAZAR YERİNİ İLK DEFA GÖRÜYORUM’’

Kepez’e bir Pazar yeri yapıldı. Allah aşkına soruyorum; Türkiye’nin hangi vilayetinde, üstü kapalı pazardan bahsetmiyorum. Otopark değil burası katlı pazardan bahsediyorum. Pazar nedir? İnsanların alabilecekleri şeylerin fiyatsal olarak en düşük olduğu yerlerdir. Direk üreticiden tüketiciye aktarılır. Özellikle Kepez gibi beldelerde veya böyle tarımsal uğraşların olduğu yerlerde insanların ürünleri nihayi tüketiciye ulaştırabileceği yerlerdir. Köylü ürettiği ürünü alır, gelir Pazar yerinde satar ama sen 65-70 yaşındaki bir insana 3.kat’a çık da oradan fistan al, çorap al, öteberi al deme lüksüne sahip değilsin. Evet asansör var ama asansör bir çalışıyor, iki çalışmıyor. Çünkü bu kadar insana da asansör ne yapsın? Dertler çok, yapılan bir iş var bence gereksizdir. Yani dediğim gibi bu tür yatırımlardan önce yapılması gereken çok daha farklı şeyler olacak. Öncelikle Kepez’in eski köyün olduğu yerdeki inşaatı yaparken evet 3 metre önden 2 metre arkadan çekiyorsun ama otoparkına çözüm bulmadığın müddetçe, otopark genelde Türkiye’nin büyük bir sorunu yani bu sadece Kepez için geçerli değil ama yarın öbür gün kimse de kalkıpta, ‘’benim yerim yok, ben bunu bu kadar yapabiliyorum’’ deme lüksüne de sahip değil. Benim 5 blok aşağımda oturan komşumun akşam gelip, arabasını günlerce benim dükkanımın önünde bırakması çok hoş bir şey değil.

 

‘’İSTEYİNCE YAPILABİLİYOR’’

‘’Ben 1 buçuk yıldır burada esnaflık yapmaya çalışıyorum. 60 metre aşağıda araçların daha değişik bir şekilde park edilmesini sağlayacak otopark yapılıyor. Demek ki yapılabiliyor. Peki bunu seçimin son 3 ayına girerken veya 4 ayına girerken neden yapıyorsunuz? Bunu neden 1 yıl önce yapmadınız? Mevsim itibariyle Kasım ayındayız. Yarın, öbür gün yağışlar başlayacak. Haklı olarak orada çalışacak olan arkadaş ‘’ben yağmurda çalışamam’’ diyecek. Başladığınız iş ötelenecek, bir başka tarihe kalacak. Bu işler neden kış aylarında oluyor da yaz aylarında veya yağışsız havalara denk gelecek günlerde yapılmıyor. Tabii bu Allah’ın bileceği iş, yağmurun ne zaman yağacağı, ne zaman yağmayacağını kimse bilemez ama artık teknoloji o kadar ilerledi ki artık 5 günlük raporlar alınabiliyor. Bu tahminlerde doğru çıkıyor. Yüzdeye vurduğunuz zaman çoğu doğru çıkıyor. Bilmiyorum, o kadar çok sıkıntı var ama bu belediyeyle bu sıkıntıların aşılacağını, bu belediyenin bu sıkıntıların üstesinden gelebileceğine inanmıyorum.’’

‘’HER ŞEY GEÇMİŞTE YAPILMIŞ’’

‘’Her ne kadar benim tanımadığım, Kepez’de ikamet etmediğim dönemdeki belediye başkanı isim olarakta tanımıyorum ama burada yaşayan arkadaşlar ve kişilerin anlattığına göre daha önceki başkan Çanakkale’deki birçok devlet dairesinin Kepez’e gelmesine ön ayak olmuş. Kepez’de bildiğim kadarıyla bir tane banka şubemiz var ve bütün bankaların atmleri var. Yok diyemeyiz ama atm bana ne kadar hizmet veriyor, ben atm den ne kadar faydalanabiliyorum. Örnek veriyorum ben atmye gittiğim zaman çalıştığım bankanın atmsi arızalı olabiliyor. Dolayısıyla ben buradan Çanakkale’ye gitmek durumunda kalıyorum. Kepez çok şeye aç ve bütün her şey işte 2 hastanenin burada olması veya Kepez sınırlarında olması, sosyal güvenliğin burada olması, diyaliz merkezinin bu tarafta olması buradaki taleplerin çoğunu karşılıyor. Bu aç ne kadar doyurulabilir? Onu da zamanla göreceğiz. Günümüz zihniyeti gelirse bu taleplerin hiçbiri gerçekleşmeyecek. Çünkü somut olarak, elle tutulur hiçbir şey yok. Acı ama olma şansı da yok. Parkla, bahçeyle bu işler olmuyor. Gönül ister çoğu şeyi yapsalar da bende desem ki ‘ ben bugüne kadar bu adamlara neden oy vermedim?’ Dönüyorum, geçmişe bakıyorum. Ben bu adamlara oy vermemekle çok doğru karar verdiğime inanıyorum. Yasağın  yasağını uygulamaya çalışıyorlar. Böyle bir şey yok. Sen yerelsin, genel değilsin. ‘’

‘’BELEDİYE VATANDAŞI ATM GİBİ GÖRMEMELİ’’

‘’Bu bir ekip çalışması olacaktır. Öncelikle ben bugün Çanakkale Merkez’e indim. Evimde içeceğim, çayımı demleyeceğim suyu Çanakkale’den temin ettim. Soru şu olabilir; ‘’Kepez’de içme suyu mu yok? Çeşmeden su mu akmıyor?’’ Hayır akıyor. Benim çeşmeden tencerenin içine, ütünün içine, çamaşır makinesinin içine koyduğum sudan dolayı benim ürünlerim tahribat görüyorsa bu benim ayıbım değildir. Bu belediyenin ayıbıdır. Demek ki şebekeye verilen su kullanıma müsait bir su değil. Dediğim gibi belediye olayı, ekip olayıdır. Çünkü yöresel, bölgesel açıkları kapatmaktır. Bence bugün olan kişi bunları sağlıklı olarak analiz etmiyor veya yanlış bilgiler aktarılıyor ki bana göre eksik şeyler yapılıyor. Bir başkasına göre yeterli olabilir. Çünkü insanları mutlu etmek zordur.  Biz yeri geliyor 4 kişilik ailemizi bile mutlu edemiyoruz. 30 bin insanı da mutlu etmek zordur. Gelecek olan belediyenin ekip olarak açıkları bizden daha iyi göreceğine eminim. Su, alt yapı, üst yapı, birlik, beraberlik. Mesela artık hiçbir yerde yukarıdan giden kablo görüntüsü yok ama Kepez’de hala bu çirkinlik maalesef var. İnternet alt yapısıyla ilgili bir eksiklik var. Bunlar belediyenin ortaklaşa diğer resmi kurumlarla çözebileceği işlerdir. Bunlar içinde atılım yapılması gerekiyor, talep edilmesi gerekiyor. Gelecek olan belediyenin ekibi sağlamsa çözülemeyecek, yapılamayacak hiçbir şey yok. Geldiğimiz günden beri Çanakkale her yeri denizlerle kaplı, her tarafımızda deniz var. Bir de Kepez’de bulunan halk plajımız var. Bu halk plajının mavi bayraklı olduğunu görüyorum. Tabii ki benim öyle bir imkanım yok, suyun analizini yapamıyorum. 200-300 metre ötede özel bir firmaya ait bir arıtma tesisi bulunuyor. Buradan arıtılan su ne kadarı denize gidiyor, ne kadar temizleniyor? O tesisin orada olmasının doğaya ne kadar faydası var? ne kadar zararı var? Bence bu konu tartışmaya açıktır. Bunu belediye zabıtasıyla, park ve bahçelerle yani belediyenin birçok koluyla çözebiliriz. Yani belediye abonelik parası alan, ruhsat parası alan beni atm gibi görmeyip, öncelikle benim işime çözüm üretebilecek bir kurum olmalıdır. Tamam her şeyi yapsınlar demiyorum ama ben o kadar harcama yapıyorsam en azından dükkanımın önüne geldiğimde park yeri bulmam lazım. Ben buradan uzun atlamayla karşıya geçmemeliyim. Bana gelecek olan insan şikayetini uzaktan anlatmaması lazım. Benim ticaret hanem ne kadar açık kalırsa bende o kadar ekmek parası kazanacağım.’’ CANER KÜPELİ

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler