SONUNDA KABULLENDİ

29 Ekim 2016 11:12
SONUNDA KABULLENDİ

BORSAYA SESLENİYORUM

Cumhuriyet; aziz Türk Milletinin ortak eseridir. Cumhuriyetin sahibi ;Türkiye Cumhuriyeti’nin her bir ferdidir. Bu düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Cumhuriyetimizin kuruluş mücadelesini veren, kuruluştan bu yana Cumhuriyeti yüceltmek için gayret gösterenleri minnet ve şükranla andığımı belirterek Cumhuriyet’in 93. Yıldönümü kutlu olsun…

SONUNDA KABULLENDİ

Ak Parti iktidarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onunla birlikte özellikle Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın lobi faaliyetlerinde etkin kulis yaparak destek vermesi, Başbakan Binali Yıldırım’ın Ulaşım Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı döneminde kafa yorması, uğraşı, Çanakkale’ye Boğaz Köprüsü kurulmasında rol oynayan anahtar isimler olduğunu unutmamak lazım.

Ne zaman tartışılsa, muhalefetin kilitlediği Çanakkale Boğaz Köprüsü proje yatırımını anahtar olarak açacak güçlü siyasi irade bulamıyorduk. Siyasi muhaliflere bir de STK ve çevre örgütleri eklendiği için  hiçbir siyasetçi köprü için uğraşmayı, derdini Ankara’ya anlatıp ikna etmeye yanaşmıyordu ve iktidar olmaya rağmen muktedir eksikliği yaşanıyordu.

Bu kentin en önemli ve en güçlü sivil toplum örgütü olması gereken Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası 18 Mart kutlamalarından bir sonraki 18 Mart törenine kadar hep dosya vermenin ötesine geçemedi. Ak Parti iktidar partisi olmasına rağmen kamuoyunda yeterli ve etkin sivil toplum örgütlenmesi içine girmediğinden muhalefet daha etkin hale geldi, muhalifler ‘köprü’ dendiğinde hemen ayağa kalkıp “ Vay çevre talanı yaratılacak. Peşkeş çekilecek. Boğaz Köprüsünde ancak ipe serili çamaşır kurutulur” gibi gürültüler çıkarıp bir de kara mizah tarzı ortaya konunca hem kafalar çelindi, hem de muktedir olamayanların gözü korktu.

Şimdi herkes kabul ediyor ki; Bülent Turan Çanakkale’den aday olunca her şey baştan sona değişti. Hem iktidar, hem de muktedir olunabildiğini görmeye başladı. Zaten CHP bunu başından fark ettiği için gerek belediye başkanı gerekse kurumsal olarak Bülent Turan’a ‘yabancı’ yaftası yapıştırmaya çalışmadı mı? Hatırlayın o günleri…

O günlerdeki CHP, kurumsal olmasa da vekili aracılığı ile yine aynı siyaset tarzını sürdürürken Turan karşısında en büyük muhalif olan, köprü karşıtlarına destek veren, Çanakkale Kordon Boyun’da bez afişli propagandalara imkan tanıyan CHP’li Belediye Başkanı, sonunda ‘pes’ etti ve köprü gerçeğini kabul etme durumunda kaldı.

Şimdi kalkmış Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde oda başkanlarına öğütler veriyor. Diyor ki; köprü geliyor. Köprü, ulaşım pratiği getireceği için insanlar Çanakkale’ye daha çok gelmeyi tercih edebilir. Bunun için esnafımız da bu yoğunluğa hazırlıklı olmalı.”

Demek ki sonunda Ülgür Gökhan da kabullenmiş 1915 Çanakkale Boğaz Köprüsünü.Sözlerinden bunu

anlıyoruz. Daha düne kadar ‘karşıyım karşı’ diyen Gökhan’ın bu manevrası aslında köprü üzerinden oy devşirmeye yönelik. Sahiplenme algısı yaratarak geçmişi silme, geleceği ipotekleme…

Köprünün önünde yıllardır engel olanların şimdi kalkıp sahiplenmesi iktidar açısından kıskanılacak bir durum değil çünkü her türlü engellere, kalkışmalara, ortalığı toz dumana katmalara rağmen Yavuz Sultan Köprüsü, Marmaray gibi daha birçok devasa yatırımları kazandırıp başarıyla üstesinden geldiği için Çanakkale’ye kurulacak boğaz köprüsü Ak Parti iktidarı açısından sıradan bir iş…

Yerel denge unsurunun en önemli parçası yerel siyasetin, muktedir kararlığını gösteren Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan “Çanakkale 1915 Köprüsü’nün” mimarıdır. Muhalif çıkışlara resti çekerek “hodri meydan” diyen başka bir babayiğit çıktı mı Çanakkale’de? Siyasi geleceği etkileme gibi dünyevi bir kaygı duydu mu 1.5 yıllık milletvekilliği görevinde?

Dik duruşu, kararlılığı,çalışkanlığı,eşrafını etkileyici becerisiyle parti içersinde, hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirini, güvenini kazanmış Bülent Turan, hepimize ‘Çanakkaleliliğin’, sözde  değil özde yaşamak gerektiğini öğretti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Anafartalar Kahramanı’ olarak doğduğu topraklara sahip çıkma sade sloganlarla olmuyor. Eski çorbayı ısıtıp, ısıtıp yeme huylarından vazgeçmeyenler artık şu gerçeği aklın bir köşesine yerleştirmeliler;  Mustafa Kemal’i anlama ve Cumhuriyet’i taçlandırma, Çanakkale Boğaz Köprüsü gibi eserler kazandırmaktır.

Cumhuriyetin 93. Yıldönümünde temel heyecanının doruğa çıktığı Çanakkale, inşallah Cumhuriyetin 100. Yıldönümünde birkez daha çifte bayram yaşayacak. 2023 Ekim’indeki bayramı sadece Çanakkale değil Türkiye olarak anayurdun dört bir yanında yaşayacağız. Çanakkale 1915 Boğaz Köprüsünün açılış kurdelesini birlikte keseceğiz.

Ak Parti ve Bülent Turan muhalifleri yeter ki, boğaz köprüsü örneğindeki gibi gölge etmesinler yeter.

Bu şehir ihya olur ihya…

BORSAYA SESLENİYORUM

Bayramiç Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan tek başına mücadele veriyor. Verdiği zorlu mücadelenin nedeni de; hem üreticinin ürünü para etsin, hem Çanakkale markası Avrupa pazarlarında yer alsın, hem turizmin olmazsa olması tanınırlık anlamında Çanakkale’nin tanıtımına katkı olsun.

Pehlivan, Bayramiç Beyazı ürününe Avrupa Birliği Coğrafi İşaret tescili alabilmek için uğraş veriyor. Bu tescil Türkiye’de sadece Gaziantep baklavasında var, diğer ürünlerde yok. Çanakkale domatesi, şeftali, kiraz, Ezine peyniri, bunlar sadece yerli tescile sahip Avrupa pazarlarına girme şansı hiç yok.

Turistik seyahatlere dönüşen fuardan fuara gezip dolaşan, belli ekiple ye iç seyahat, şöhretlerle anı fotoğrafları paylaşımı hep bunlar Çanakkale Ticaret Borsasının kasasından karşılanırken  Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan, tek başına ve kimseden tek kuruş sponsorluk almadan Avrupa’ya açılacak tescilin peşinde.

El insaf yahu..

Bu memleketin en güzel tanıtımını yapacak, tanıtırken de üreticiye para kazandıracak, turist getirip ülkeye döviz sağlayacak Bayramiç Beyazı AB Coğrafi İşaret Tescili’nin Antalya’daki fuar kadar değeri yok mu arkadaş?

Adı üzerinde Borsa. Üretici ile tüketimi sağlayan tüccar arasında köprü olması gereken ancak üretim desteği olması gereken Çanakkale Ticaret Borsası işlevini ne kadar yerine getiriyor? Sorumluluk alanı olarak Çanakkale’deki üreticilere ne katıyor?

Yapmayın, etmeyin beyler…

Bu memleketin üreticisi yoksa sizler de yoksunuz. Bu şehrin üreticisi ürettiğinin karşılığını alamıyorsa bilinmeli ki, pazarlama işi de yok. Yıllardır gezip tozmaya doymadınız mı fuarlarda? Ne kattınız?

Toplantılar, fuarlar, eğitim çalışması adı altında giderler. Peki sonuç ne?

Çanakkale’nin Avrupa’ya marka tescili yapılmış tek bir ürünü için ne yaptınız bugüne kadar?

Boş işlerle uğraşmayı bırakın, bari İsmail Pehlivan gibi kendini üreticiye adamış insanları destekleyen bir çalışmanın, çabanın, hassasiyetin, ilkenin  peşinde koşturun.

 

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler