istanbul escort

Okyay; “Kale Grubu değerler üzerine inşa edildi” (22.05.2020)

Son Güncelleme : 22 Mayıs 2020 14:05
Okyay; “Kale Grubu değerler üzerine inşa edildi” (22.05.2020)

Kale Grubu’nun Kurucusu ve Onursal Başkanı merhum İbrahim Bodur, vefatının dördüncü yılında bir dizi programla anıldı. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay; "Babamın kurduğu Kale Grubu bugün 63. yılını geride bıraktı. Grubun en büyük özelliği bence değerler üzerine inşa edilmiş olması” dedi.

Kale Grubu’nun Kurucusu ve Onursal Başkanı merhum İbrahim Bodur, vefatının dördüncü yılında bir dizi programla anıldı. "Bir Ömürden Fazlası" temasıyla Kale Grubu-Fast Company işbirliğinde duyarlı ve sorumlu liderlik ve değerler üzerinden Türkiye’nin gelecek perspektifinin konuşulduğu bir webinar (internet semineri) düzenlendi. Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve Fast Company Yayın Direktörü Rauf Ateş’in ev sahipliğinde, Fazıl Oral moderatörlüğün de yapılan webinarda Psikolog Yazar Acar Baltaş, TOBB ETÜ Rektörü Prof. Dr. Güven Sak ve Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen konuşmacı olarak yer aldı. Düzenlenen programda konuşan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay;  “Babamın kurduğu Kale grubu bugün 63. yılını kutluyor, geride bıraktık. Grubun en büyük özelliği bence değerler üzerine inşa edilmiş olması. Babamı, vefatının 4. senesinde anarken onu öngörü, cesaret, mücadele, yenilikçilik ve güven gibi değerler üzerinden anmayı istedik. Çünkü bu özellikleri onda gördük, ben bunu şahsen bir evlat olarak izledim ve bugün de aslında bu zorlu meydan okumada bu değerlerin bu özelliklerin kişiye çok lazım olduğunu düşündüm. Dolayısıyla bunları bir kez daha hatırlayalım istedik. Kendisi köy okulunda okuyup Balıkesir ortaokulunu bitirip oradan öğretmeni tarafından keşfedilip Robert koleji oradan sonra da Amerika’da kısa bir bilgi, görgü arttırma seyahati de var ama çok erken yaşta 21-22 yaşında sanayici olmayı, girişimci olmayı aklına koymuş ve aslında meşakkatli bir yolu seçmiş bir kişi. Babamdan ben hep şunu duydum, ticaretin bireyleri, sanayinin ise toplumları zenginleştirdiğine inanırdı. O yüzden de sanayinin bu ülke için temel unsur olduğunu ve bunun üzerinden gidilmesi gerektiğini söyledi. Bize hiçbir zaman kolaya tebessüm etmeyin, derdi zoru seçeceksiniz, zorun peşinden gideceksiniz, onun hem keyfi başka hem de açıkçası bu ülke için lazım olan budur derdi.” ifadelerini kullandı.

“Babam deyince benim aklıma hep güven ve insana verdiği değer geliyor”

Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay sözlerinin devamında; “Onun zamanı farklıydı, tabi ülke çok daha fakirdi, olmayan şeyler vardı. Onları üretmek o jenerasyon için özel sektörün temelini oluşturan, olmayanı üretmek bir meseleydi. Bunu yaparken İbrahim beyi hep ben insan tarafıyla hatırlıyorum, etrafına hep insanları topladı. Şirketi kurarken parasızlıkta veya sermaye birikimi olmadığı zaman hep ona güvenen insanlarla yola çıkmış. Dolayısıyla babam deyince benim aklıma hep güven ve insana verdiği değer ilk olarak aklıma ve gözümün önüne hep o resimler geliyor. Yani ben şunu gördüm gerçekten bir liderin ait olduğu topluma, topluluğa bir anlam duygusu vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ancak o zaman o topluluğu harekete geçirmek mümkün.” ifadelerini kullandı.

“Hep ülkeye ne katarım diye düşünürdü”

Merhum Hacı İbrahim Bodur’un hep ülkeye ne katacağını düşündüğünü dile getiren Zeynep Bodur Okyay; “Bugün bizim Çanakkale Seramiğin birçok sermaye deri var, zorluk zamanında elde edilen. Bunlara o güveni vermiş ve onlarla beraber yürümüş bir insandır. Yeniliğe çok meraklı bir insandı, her sene yeni bir fabrika açmak, yeni bir temel atmakla uğraşırdı. Babam çok fazla ritüeli olan bir insandı, mesela kuruluş yıl dönümümüz 27 Temmuz’un gününü asla değiştirmezdi. Bu bizim bayramımız, köye sanayi getirmenin bayramı biz burada ev sahibiyiz. Ne bu organizasyonu dışarıda yapacaksınız nede bunun gününü değiştireceksiniz. Burada halkla, siyasetçiyle, sanayiciyle, tedarikçiyle insanlar birleşiyor. Asla değiştirmezdi, hayatında da ritüellere çok bağlı bir insandı, asla bencil bir yaklaşımla yola çıkmadı. Hep ülkeye ne katarım diye düşünürdü.” dedi.

“Babam bana kendi yolunu kendin bul derdi”

"Bizim çok çatışan fikirlerimiz oldu. Zaman zaman çok farklı noktalarda durduğumuz anlar oldu. Ben hep ona karşı kendimi ispat etmek, kendi hayallerimin peşinde gitme arzusu vardı. Onda beni koruma arzusu ön plandaydı. Ayni zamanda çıtayı yukarıya çekme, benim sınırlarımı zorlama gayreti içindeydi. O yüzden de hep çatışırdık” diyen Zeynep Bodur Okyay; “Bazen ben korktuğumdan, bazen o ileri gidip beni çektiğinden dolayı hayatımda lise seçimi, üniversite seçimi gibi kararlarım, yurt dışına gitmemde, babam hep ne lüzum var, senin burada öğreneceğin çok mu şey var, izleyerek de yapabilirsin derdi. Kendi yolunu kendin bul diye söylerdi. Çünkü ona hiç yol gösteren olmamış, kendi yolunu kendi bulmuş. Ben de hep mentorluk bekliyordum ama hiçbir şeyi kolay vermedi. Yani bizim bildiğimiz manada mentorluğu görmedim ondan hiç ama simdi vefatından sonra görüyorum ki en büyük şey rol model olmak. Siz yasarsanız çocuk nerede ne görüyorsa onu yapıyor. O zaman da ben hep kendi bildiğimi okudum. Bazen babamın çevresindeki sanayicilerden rica ettim, onu ikna ettiler. Bununla bile babamın benim kendi doğrularımı bulmam için beni mücadeleye teşvik ettiğini şimdi anlıyorum” şeklinde konuştu.

“Babam az insana nasip olan bir sevgi seliyle uğurlandı”

Zeynep Bodur Okyay sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Hayatımdaki en anlamlı dersi babamı toprağa verdiğim gün aldım. Çünkü bu topraklarda az insana nasip olan bir sevgi seliyle uğurlandığını gördüm. İşte o zaman dedim ki bak Zeynep, iz bırakmanın ne olduğunu şimdi görüyorsun. Dedim ki hayata dokunmanın ödülünü giderken, uğurlanırken görüyorsun. Dolayısıyla o gün benim hayatim değişti. Bir birey olarak şirket veya ülkeye, kendimize gelecek tayin ederken ne sormalıyız, neyi öngörmeliyiz, hangi zorluklarla mücadele ederken hangi cesur adımları atmalıyım, neyi farklı yapmalıyım ve yeni yapmalıyım diye daha sık düşünür oldum. Bu sohbet toplantılarını da bu bağlam üzerine oturtmayı bu yüzden arzu ettim. Geçmişe takılmak değil de geleceğe de ışık tutmak lazım ama bizim için iyi bir rehber olduğunu düşünüyorum."

“Bir sonraki nesil bir öncekinden daha iyi olmak zorundaki gelişme olsun”

Programı izleyenlerin “Çatışmadan pekişme olmuyor, bu çatışmayı nasıl daha anlamlı kılabiliriz” sorusu üzerine konuşan Zeynep Bodur Okyay; “Bu çatışma beni hep zorlamıştır. Yani hani üzüyor muyum diye bide geleneksel bir aileden geldiğimiz için acaba kusur mu işliyorum gibi ama bunun faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hem vicdanı besliyorsunuz hem de bir yandan da şartlara karşı kendinizi daha zorlayarak sınırlarınızı kendi kendinize keşfetme imkânınız oluyor. Bu aslında gelişmeyi de teşvik ediyor. Yani bir sonraki nesil bir öncekinden daha iyi olmak zorundaki gelişme tekâmül olsun. O yüzden bunun sağlıklı bir şey olduğunu düşünüyorum ve de doğru bir şey olduğunu düşünüyorum.” dedi.

“Bu sorun beni de uyutmuyor”

“Sosyal sorumluluk dengesini nasıl başarıyorsunuz” sorusuna da cevap veren Zeynep Bodur Okyay; “Bu en büyük sorun, beni de uyutmayan sorun bu. Babam bana hep gönlüm ile aklım arasında gidip geliyorum derdi bana. Bunu babamdan çok duydum. Hele son zamanlarda çok duydum, ekonomik kriz zamanlarında hep bunu söyledi. Dolayısıyla bu zor bir şey, yani aslında bir misyonu olması gerekir diye düşünüyorum, bir amacı bir davası olması gerekir diye düşünüyorum. Bu şekilde insanlar maksimum daha fazla fayda üretebiliyorlar ve ait hissedebiliyorlar. Bunu tabi bir kenara koymak kolay değil, bide aile sıfatını eklediğiniz zaman bu iş iki kat zorlaşıyor. O yüzden yapmak zorunda olduklarınızla tutunduğunuz değerler arasında bazen gidip geliyorsunuz. Bu biraz denge meselesi, nerede duracağınızı kestirme meselesi. Ben hep kendimden vermeyi tercih ettim şu ana kadar, gelecek ne gösterecek bilmiyorum.” diye konuştu.

“Tadına doyum olmayan bir sohbet oldu”

Programın kapanış konuşmasında ise Zeynep Bodur Okyay; “Bu sohbetin başlığına bir ömürden fazlası başlığını koymuştuk. Gerçekten dolu dolu bir ömürden fazlasını konuşabildik, çünkü burada bugün söz alan herkes içeriği doldurdular. Tadına doyum olmayan bir sohbet oldu. İbrahim beyin değerleri doğrultusunda nasıl ilerleyebileceğimizi inşallah bundan sonra bu şekilde ilerlemeyi bende ümit ediyorum. Hayat ne getirecek ne götürecek bunu bilmiyoruz ama öngörü yapmanın gerçekten zor olduğu, kesin kelimeler ile konuşamayacağımız bir dönem ama öngörünün öncesinde iç görü var ve iç görü önemli bir şey. O yüzden hepimize iç görü dolu ve doğru kararlar ile ilerleyebileceğimiz bir dönem diliyorum, hepimizin Allah yardımcısı olsun. Benim babamla birlikte burada hayatta olmayan, bu toplantıya katılan herkesin geçmişlerine de ben rahmet diliyorum bu Ramazan gününde. Buradan herkesin bayramını kutluyorum, inşallah güzel bayramlar ferah günlere doğru evrilelim hep beraber.” ifadelerini kullandı.

Enishan Keskin

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler