istanbul escort, escort istanbul

istanbul eskort

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan escort sitesi adresinden ziyaret edebilirsiniz.
deneme bonusu veren siteler Bedava bahis

Bedava Bonus

Bonus Veren Siteler

Bedava Bonus

Bedava bonus için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..
deneme bonusu deneme bonusu veren siteler

Bedava Bahis

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..

ÖĞRETMENEVİNİN PEŞİNDEYİM

13 Mayıs 2016 14:19
ÖĞRETMENEVİNİN PEŞİNDEYİM

ÖĞRETMENEVİNİN PEŞİNDEYİM

 

 

 

 

 

Çoğu insan soruyor; Barbaros Mahallesi’nde her Pazar su kesilmelerinden bıktık usandık.

Geçen hafta da yaşanmış.

Belediye bu konuda kendini savunuyor ama insanlar da şu soruya cevap arıyor “Bütün arızalar Pazar gününe mi denk geliyor?”

Bu sorunun mantıklı bir açıklaması henüz yok.

Yapılır mı?

Bilemem.

ÖĞRETMENEVİNİN PEŞİNDEYİM

Çanakkale Belediyesi hala Ezine Çetmi Köyünden çıkamıyor mu ne. İlgili birim müdürleri topluca Ezine İlçesine mi gitti? Başkan yardımcıları da Çetmi’de mi?

Defalarca yazıp duruyoruz. Kordon Boyundaki Öğretmenevi inşaatı ne oldu diye soruyoruz? Gazeteler öğretmenlerin serzenişlerini taşıyor sayfalarına. Ne belediyeden yanıt var, ne de belediye meclisinde grubu bulunan siyasi partilerden.

Sanki herkes Gelibolu Yarımadası’na gelen ziyaretçileri ağırlıyor. Gördüğüm kadarıyla siyasi sorumluluklardan uzaklaşıp kendilerini ticari işlere adamışlar. Hiç kimsenin umuru değil.

Eğer ‘nasıl olsa yazılır, çizilir, sonra da unutulur’ gibi düşünce taşıyanlar varsa uyarayım; Öğretmenevi inşaatının peşini bırakmaya hiç niyetim yok. Temcit pilavı gibi her gün gündemde tutacağım. Ta ki, her birimizi tatmin edecek açıklama yapılana kadar.

Bu ısrarım, kamu malına sahip çıkılması içindir. Her ne kadar yer Hazine’ye ait olsa da oranın bir değer ve kamusal karşılığı var. Sadece öğretmenler için yapılacak sosyal tesis olarak bakmıyorum. Özel mülki alan olsa her ay en az 150-200 Bin TL kira getirecek değerde…

Yıllarca boş tutuldu depreme dayanıksız olduğu için.

Bir vicdan sahibi çıktı çürük binayı yıktı. Gerçi yıkım sırasında da bahaneler öne sürülüp sorun yaşandı ama sonunda inşaat yapılabilir hale getirildi.

Milli Eğitim-Özel İdare ile birlikte burayı yeniden işler hale getirmek istiyor. Amaç; hem öğretmenler sosyal imkânlardan yararlansın hem de mülkiyet değerini korusun.

Bombalanmış gibi aylardır öylece duruyor hafriyat sahası. Daha ne kadar devam edecek?

İnsanı çıldırtıyor böylesi kulak üstü yatar durumlar…

Çıkın şu Çetmi’den ey belediye.

Sizler, grubu bulunan siyasi partilerin meclis grup başkanvekilleri, atın üzerinizden bahar rehavetini.

Şehrimizde siyaset yapan siyasi parti yöneticileri; özel işlerden azıcık zaman ayırın memleket meselesi için…

Unutmayın, her birimizi hayata hazırlayan öğretmenler.

İçinde siyaset yapanı da var, geçmişini unutanı da…

Boş verin onları. Öğretmenlerimize saygı hepimizin borcu…

Öğretmenine saygı duyan herkes yüksek sesle şunu sorgulamalı;

Niye inşaat izni verilmiyor yada verilemiyor?

Bilmek hepimizin hakkı…

KATLİAM GİBİ KAZA

Şehitlik ziyaret turunda talihsiz kaza. Gece İstanbul Sancaktepe’den uğurlanan kadınlardan 11’i hayatını kaybetti. Gerçekten insanın boğazı düğümleniyor.

Gelibolu Yarımada’sına genç, yaşlı, öğrenci herkes özel kültür turlarıyla geliyor şehitlikleri görmek için fakat can güvenliği. İşte bu konuda maalesef hassasiyet oluşmadı. Önceki yıllarda öğrenci yaştaki çocukları da kaybettik.

Kazanın hemen ardından başlayan tartışmalar gündem oluşturulunca sıkı denetimler başlıyor, sonra her şey unutulup başa dönülüyor. Yine insanlarımızı kaybediyoruz.

Tur şirketlerini töhmet altında bırakma gibi bir amacı olamaz ancak son yıllarda şehitlik turları için çok özel titizlik gösterildiğini ve bu titizliğin sürdürülebilir olduğunu göremiyoruz.

Kazanın oluş sebebi hakkında fikrimiz yok. Az çok tahmin edebiliyoruz öncekilerden ders çıkararak.

Şehitlik ziyaretleri günü birlik yapılıyor. İnsanlar yorgun argın geliyor ve aynı şekilde geriye dönüyor.

Konaklama diye bir şey şok.

Takograf, çift şoför, araç bakımı zorunluluk tamam da 400 kilometre yol geliyor adam. Dönüşü ile birlikte 24 saat direksiyon sallayan insanların istirahatını düşünen var mı? Şehitlik yolları malum, otoban değil. Karayolunda araç kullanmaya benzemiyor.

Düşünebiliyor musunuz şoförlerin halini.

Çözüm ne?

Üç kuruş kar marjını düşünmeden, gerekirse maliyet artışını da üzerine koyup şehitlik turlarını mutlak konaklamalı hale dönüştürmek.

Yoksa daha çok insanımızı yitiririz.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler