Yazıyorum10.02.2020

Son Güncelleme : 10.02.2020 08:02

BOYKOT BAHANE SANSÜR ŞAHANE



CHP’de kurultay ve delege seçimleri öncesinde parti içindeki klik ve hizipler arasında muhalefet kazanının içten içe kaynadığı, sıkıntılar nedeniyle kaynayan kazanın patlamak üzere olduğu bilinen bir gerçek.

 

Bunun yanında,  Millet İttifakının karmaşık, ittifaktaki uç partiler arasındaki hassas denge yapısı nedeniyle ittifak ve parti içinde kopmaların olmaması, sıkıntıların yaşanmaması, tartışmaların kamuoyuna sızmaması için itina ile büyük gayret gösterilmesi gerekiyor ki bu konuda apayrı bir muamma.

 

Bunun için CHP Yönetimi herhangi bir aksiliğin olmaması için bir dizi tedbir alıyor, düzenlemeler yapıyor. Parti içinde demokratik olmadığı için eleştirilere sebep olan, TV’lerdeki canlı yayınlara CHP adına çıkacak veya telefon ile bağlanacak olan katılımcılar ve milletvekilleri için genel merkezden izin alma mecburiyeti getirilmesi, parti içinde tartışma yaratmış durumda. Aynı zamanda TV’lerde yapılan açık oturum ve tartışma programlarına CHP adına bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sınırlı sayıda katılımcı ile temsil edilmesi de birçok sıkıntıyı beraberinde getirdiği gözlerden kaçmıyor.

 

TV’deki tartışma programlarının tamamına CHP adına katılan Barış Yarkadaş, yoğunluk ve yorgunluk nedeniyle sorular karşısında sinirlenmeye ve doyurucu cevap verememeye başlaması, son olarak da İmamoğlu’nun Erzurum tatilinin yanlış olduğunu ifade etmesi bardağı taşıran son damla oldu.

 

CHP, TV’lerdeki canlı yayın açığını kapatmak için ister istemez birçok çözüm arayışına girdi. Bunun içinde profesyonel sosyal medya uzmanlarınca yönetilen birçok sosyal medya hesapları açıldı.

 

Ancak sosyal medya çalışmalarında yayınlanan haberlerin yalanlanması nedeniyle bu sitelerin inandırıcılığını kaybetmesi, farklı gruptaki katılımcıların etkili muhalefet yapması, paylaşım yapan ve cevap veren katılımcılara küfürlü, seviyesiz, saçma sapan cevaplar verilmesi nedeniyle bu konuda da sıkıntılar yaşanmaya başlaması ayrı bir sorun oluşturdu.

 

 

Bu ve buna benzer sıkıntılara çözüm arayan CHP hiç beklenmedik bir şekilde ve mantıklı ve kabul edilebilir gerekçe göstermeden,  CNN Türk’e boykot etme kararı aldı.

 

Beklenmedik bu boykot kararı hem sürpriz hem de çok ilginçti. Çünkü CNN; ABD ve Kanada'daki birçok kablo yayın sağlayıcıdan erişilebilir, Cable News Network (CNN), Ted Turner tarafından 1980 yılında kurulan Amerikalı haber kanalı, kuruluşundan günümüze kadar, ABD'de 24 saat haber yayını yapan ve yalnızca haber yayınlayan siyaset ile pek işi gücü olmayan kanaldı. CNN Türk’te Demirören Gruba bağlı faaliyet gösteren, mümkün mertebe olaylara tarafsız, siyaseten uzak, CHP’ye daha sempati ve sevecen yaklaşan görünümü sergileyen bir kanal, olmasına rağmen CHP tarafından en son boykot edilmesi,  CNN Türk olması gerekirken neden bu kanala boykot uygulandığının net, mantıklı cevabının aranması ve bulunması gerekir.

 

 

Çünkü CNN Türk’e CHP tarafından boykot uygulanacağının söylenmesi üzerine CNN yetkilileri hemen CHP Genel Merkezine gidip, böyle bir kararın alınmaması için ricacı oldular. Bu görüşmelerin içeriği hakkında kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadı.

 

Yapılan bu görüşmelerden sonuç alınamayınca da Tuncay Özkan tarafından :  “3 Şubat 2020 tarihinde yapılan toplantıda partililerimize tuzak kurma, gerçekleri çarpıtma nedeniyle CHP’lilerin CNN Türk kanalında yapılan programlara katılmaması kararı alınmıştır. CHP’li hiç kimse CNN Türk kanalına çıkmayacaktır. Bu kanalın zararlarından korunmak için yurttaşlarımıza CNN Türk’ü izlememelerini tavsiye ediyoruz.” Gerekçesi ile CHP tarafından CNN Türk’e karşı boykot başlatıldı.

 

CHP’nin neden böyle bir karar aldığını merak ettiğim için Google Amca’ya sordum. Ama Google Amcamız da CHP’nin neden böyle bir karar aldığını bilmiyordu.  CNN Türk’ün CHP tarafından boykot edilmesine sebep olabilecek herhangi bir sabıka kaydı yoktu ve rastlanılmamıştı.

 

Peki, o zaman ne oldu da CHP, CNN Türk ile ilgili böyle bir karar alma gereği duydu? CHP Genel Merkezinde CNN Türk Yetkilileri ile ne görüşüldü ve ne konuşuldu ki anlaşılamadı, CNN Türk’e boykot edildi.

 

 

Boykot görüşmesi ile ilgili her iki taraftan da bu sorulara cevap olabilecek herhangi bir açıklama gelmediği için, “Şeytan ayrıntıda gizli” olduğu için boykotun sebebini bulabilmek adına insanın aklına çeşit çeşit sorular geliyor.

 

CHP ve CNN Türk arasında, geçmişe dönük boykot kararı alınmasını gerektirecek kadar aralarında büyük bir kan davası yok ise, o zaman ilerleyen zamanlarda meydana gelecek bir tehlikeyi bertaraf etmek için böyle tedbiren böyle bir karar alındığı ihtimali ağırlık kazanıyor.

 

Tamda burada,  Ekrem İmamoğlu’nun CNN Türk’te 12 Şubat’ta Ahmet Hakan ile yapacağı daha önce planlanmış, ilan edilmiş Tarafsız Bölge programını CHP parti kararı gereği katılmayacağı açıklaması geliyor ki,  bence meselenin püf noktası burada…

 

Acaba, İmamoğlu, bu programa katılmak için Genel Merkezden izin mi almadı?

Tarafsız Bölge programında Ahmet Hakan’dan sorulacak sorular mı istendi. ?

İBB Genel Sekreter Yardımcısı İtfaiyeci Teyze diye ünlenen skandalın, SP seçmenini ürkütmemek için gündemden çıkarılması mı istendi?

 

Gibi ucu açık ve cevap bekleyen birçok soru…

 

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle