porno video porno izle free porn sikiş izle türkçe porno porno

Tarihin İzleri 12.06.2019

12.06.2019 10:32

KAYMAKAM OLACAKTI



12 Haziran 1924…

Bir yıl daha dayanabilse, seneye kaymakam çıkacaktı. Ancak 'ince hastalığa' tutuldu. Yanına ders kitaplarını da aldı, sanatoryuma yattı. Burası düşündüğünden çok daha iyiydi. Özel hemşireler, zengin kahvaltı, balkondaki yatağından izlediği deniz manzarası, çam havası... İyileşme göstermeye başladığında kitaplarını aldı eline. Tek sorun, ağır hastalardan etkilenmesiydi. Ameliyata gidenlerden bazıları dönmemişti. Bir gün kitaplarını yırttı ve kendini sanatoryumun denize bakan dik kayalarından aşağı bıraktı. Yaşamı da yarım kaldı, kaymakam olma hayali de...

'İnce hastalığın' ölümcül olduğu dönemlerde genç bir öğrencinin trajik sonu, Heybeliada Sanatoryumu'nun en acı hikâyelerinden biri olarak anlatılıyor. Şu an dilden dile dolaşan ise sanatoryumun, kapanmasıyla son bulan 95 yıllık uzun hikâyesi...

1924'te Atatürk'ün emriyle Rumlara ait bina, 16 yataklı sanatoryuma dönüştürüldü. Dik yamaçlardan denize bakan, çam ağaçlarının çevrelediği sanatoryumun temiz havası, o dönemlerde, tüberküloz hastaları için en iyi tedaviydi. Ayrıca hastanedeki bakım, dillere destandı. Hastalara dört öğün yemek veriliyor, et, süt, bal menüden çıkarılmıyordu.

Sanatoryumun en önemli uygulamalarından biri, rehabilitasyon merkeziydi. İşinin ehli ustalar hastaları meslek sahibi yapıyordu. Ayakkabıcılık, çorapçılık, fotoğrafçılık, heykeltıraşlık, saatçilik, daktilo dersler arasındaydı. Sanatoryumun 50. yılında hazırlanan bir rapora göre, kurslara yaklaşık bin kişi katılmış, yarısı iş sahibi olmuştu. Ayakkabı ustası 72 yaşındaki Musa Yücek, "Öğrencilerimin hepsi meslek sahibi oldu, hatta bazılarının çok zengin olduğunu duydum" diyor.

İsmet İnönü, Rıfat Ilgaz, Ece Ayhan gibi ünlülerin de bir dönem kaldığı sanatoryum, Siyami Ersek başta olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı uzman yetiştirmişti. Ancak sanatoryumun kaderi son on yılda değişmeye başladı. Özellikle son üç yılda büyük çöküş yaşandı. Çalışanlarına göre, bakım yapılmadı, ödenek ayrılmadı. Göğüs cerrahisi konusunda adını duyurmasına karşın hastanede MR ve tomografi cihazı yoktu. Ve sonunda koca bir tarih, 30 Eylül'de kapılarını kapattı. Sağlık müdürlüğü, 'denizyoluyla ulaşımın zor olmasını, konaklama masrafının artışını, bütçe dengesinin bozulmasını' gerekçe gösterdi. Personel Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilirken, hastaların bir kısmı taburcu, bir kısmı sevk edildi. Geriye, çam ağaçlarının içinde tüm heybetiyle yükselen iki büyük bina ve bu binaların ne olacağına ilişkin çok sayıda soru işareti kaldı.

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle