O GÜN BUGÜN 13.06.2018

13.06.2018 10:08

13 Haziran 1891…



 İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyarete açıldı…

 

1887–1888 yıllarında, dönemin en önemli keşfi olarak kabul edilen Sidon (Sayda, Lübnan) Kral Nekropolü Kazıları'ndan İstanbul'a getirilen İskender Lahdi ve Tabnit Lahdi gibi önemli eserlerin sergilenebileceği bir müze binasına ihtiyaç duyulmuştur.

Bunun üzerine arkeolog, ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey önderliğinde ve Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) adıyla kurulan Arkeoloji Müzesi 13 Haziran 1891 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen yapıya daha sonra 1903 ve 1907 yıllarında sol ve sağ kanadın eklenmesi ile bugünkü Ana Müze Binası oluşmuştur.

Osmanlı Devleti’nden miras kalmış olan bu müze binalarının önemi ilk müzecilik çalışmalarını bünyesinde toplamasından gelmektedir. Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren tarihi eserlerin toplandığını görmekteyiz. O dönemde sistemli bir şekilde yürütülmeyen bu kurum, 1869 yılında Müze-i Hümayun yani İmparatorluk Müzesi kurulduktan sonra düzenli bir şekilde yürütülmeye başlanmıştır. Bu müze İstanbul Arkeoloji müzesinin temellerini oluşturmaktır. İlk görülen eserler Aya İrini kilisesinden toplanmış olan tarihi parçalardır. Müze bir dönem kaldırılmıştır lakin 1872 yılında yeniden hayata kazandırılması hedeflenmiştir. Yalnız yetersiz olabileceği düşüncesi ise yeni bir mekan düşünülmüş ve Fatih Sultan Mehmet Döneminde yapılmış olan Çinili Köşk müzeye dönüştürülmüştür. 1880 yılında restore edilerek halka açılan müze bugün de hala İstanbul Arkeoloji Müzesine bağlı kalarak varlığını sürdürmektedir. 1881 yılında Osman Hamdi Bey’in müzeye müdür olarak atanması sonucunda Türk müzeciliğinin seyri değişmiştir. Aynı zamanda arkeoloji çalışmalarında bulunan Osman Hamdi Bey, buluntuları bu müzede toplayarak koleksiyonu genişletmiştir. İskender Lahti başta olmak üzere çok sayıda lahit müzenin en kıymetli parçalarındandır. Çinili Köşk mimari tarihi en erken olanıdır. Sonradan yapılan iki bina köşkün çevresine konumlandırılmıştır. Bu binalardan biri Osmanlı Devletinin ilk Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa ettiği ve sonradan Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenmiştir. 1883 yılında ise bu müze Osman Hamdi Bey tarafından Sanay-i Nefise Mektebi olarak inşa ettirmiştir. Bu binanın ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik binanın mimarı Alexander Vallaury’dir. 1917 yılında mektep olan bu bina müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiştir. Halil Ethem Bey binanın yeniden Eski Şark Eserleri Müzesi olarak kullanılması için düzenlemelerde bulunmuştur. 2000 yılına gelinceye kadar pek çok bakım ve onarımlar geçiren müze, bu yıldan sonra bugün ki halini almıştır. Arkeoloji Müzesi ise dünyada müze binası olarak inşa edilmiş nadir yapılardan biri olma özelliğini taşımaktadır. Neo-Klasik mimarinin en güzel örneklerindendir.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle