istanbul escort

Küçükkuyu’da ses getiren marka 12.01.2020

Son Güncelleme : 13 Ocak 2020 08:01
Küçükkuyu’da ses getiren marka   12.01.2020

Kuzeyege Zeytincilik

Küçükkuyu beldesinde hizmet veren Kuzeyege Zeytincilik işletmesi, zeytinyağı ve zeytinyağlı ürünleriyle vatandaşların dikkatini çekiyor.

2005 yılında Çanakkale’nin Küçükkuyu beldesinde zeytinyağı markasıyla ses getiren Kuzey Ege Zeytinciliğin sahibi Hüseyin Çalışkan, Kaleninsesi Gazetesine verdiği röportajda sahte yağlar ile orijinal yağlar arasındaki farkındalığı nasıl çözebileceğimizi, zeytinyağı sabununu alırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini ve Çanakkale’de daha fazla zeytin ağacı dikiminin ekonomiye nasıl katkı sağlayacağına değindi. Ayrıca firmanın internet üzerinden de birçok sitede satışları yapılıyor. Özenle ekilen ve seçilen zeytinlerden yapılan zeytinyağ ve zeytinyağlı ürünleri ile dışarıdan gelen misafirlere de isminden söz ettiren bir işletme.

“Sahte yağlar piyasayı bozuyor”

Zeytinlerin üzerinde fazlasıyla oynama yapıldığını ve bunun damak tadıyla anlaşılmasının pek mümkün olmadığını söyleyen Çalışkan, “İşletmemiz 2005 yılında faaliyete geçti. Ailemiz daha öncede zeytincilikle uğraşıyordu. Dedem de Küçükkuyuda zeytincilikle ilgilendi. Babam uzun yıllar TARİŞ müdürlüğü yaptı. O yüzden bizde dededen ve babadan meslek olan zeytin işini devam ettirdik.  Zeytin üzerinde oynandığı çok söyleniyor. Ancak şöyle bir durum var bunun damak tadıyla anlaşılması kolay değil. Laboratuvarda incelenip bunun kanısına varılıyor. O yüzden zeytinyağında hile olmaması için tarım teşkilatları inceleme yaptıktan sonra sahte yağlar çıkartılabiliyor. Bu sahte yağlar piyasayı bozuyor diyebilirim. Artı olarak en önemlisi de insan sağlığını bozmasıdır” dedi.

“Küçükkuyu ve körfez zeytinyağları dünyada ikinci sıradadır”

Yağlık zeytinde Türkiye’de iddialı olduğunu da kaydeden Çalışkan,“Zeytinyağlarımız körfezdir. Genelde bizim siyah zeytinimizi yemek cinsi yapıyoruz. Ancak çekirdeği iri olduğu içinde genellikle yağlık zeytinimiz daha da iyidir. Küçükkuyu ve körfez zeytinyağları dünyada ikinci sıradadır. Bizim zeytinyağlarımız kaz dağlarının eteklerinde yetişiyor. Bu yüzden biz yağlık zeytinde Türkiye’de iddialıyız. Tüketicinin zeytinyağını bildiği yerden alması en iyisidir. Çünkü zeytinyağının orijinal olup olmadığını tüketicinin anlaması kolay değildir. Zeytinyağını aldığı firmayı takip edebilmesi çok önemli. Firmanın sürekliliğinin olması gerekiyor. Etiketsiz ve pazarı olmayan yerlerden almaması gerekiyor. Pazarda satılan yağlarda bazen sıkıntı doğabiliyor” şeklinde konuştu.

Turistlerden zeytinyağına talep çok

Turizm de ne kadar büyük hamleler atılırsa bunun bir o kadar iyi olacağını da belirten işletme sahibi Hüseyin Çalışkan, “Bizden genellikle kendi yerli halkımız değil dışarıdan gelen misafirler zeytinyağı alıyorlar. Çünkü az bir parçada olsa herkesin zeytinliği olduğu için genellikle biz buraya hitap etmiyoruz. Genelde turist bekliyoruz. Dışarıdan gelen misafirleri bekliyoruz. Mağazamızın karayolu üzerinde olması da bizim için artı bir avantaj. Genelde herkes sosyal medyadan en iyi ürünü nereden alabilirim diye araştırıyorlar. Yol üzerinden geçerken de mağazamıza uğrayıp ürünlerimizden alıyorlar.Turizm de ne kadar büyük hamleler atabilirsek bu bizim için iyi olur. Ayrıca gümrüğün gelmesi de bize daha başka bir hava kattı. Yabancı turistler gelmeye başladı. Yabancı turistler gelince para gelmeye başladı. Açıkcası dolar euro gibi paralar geliyor. Buda bizi iyi yönde etkiliyor” diye konuştu.

“Zeytinyağı oldukça değerli bir yağdır”

Günümüzde yemek yeme kültürünün zayıflamasından dolayı zeytinyağının gerektiği değeri bulmadığını da sözlerine ekleyen Çalışkan,  “Bizim internet ortamında da satışımız var. Kuzeyegezeytincilik.com sitesi üzerinden müşterilerimiz dilediği gibi sipariş verebiliyorlar. Ayrıca bazı bilinen internet sitelerinde de ürün satışımız oluyor. Zeytinyağı oldukça değerli bir yağdır. Ancak günümüzde yemek yeme kültürü zayıfladığı için zeytinyağı gerektiği değeri bulmuyor. Ülkemizde artık fastfood ve dışarıda yeme kültürü oluşuyor. Satabileceğimiz yerler genellikle restoranlar ve evinde yemek yapan sağlığına önem veren daha bilinçli tüketiciler oluyor” dedi.

“Yeşil olan sabunlarda kimyasal var”

Zeytinyağı sabunu alırken yeşil değil aksine beyaz renkte olması gerektiğini vurgulayan Hüseyin Çalışkan, “Zeytinyağından önce önemli olan aslında sabundur diyebilirim. Çünkü insanlar bunu vücuduna sürüyorlar. Birebir temas ediyor. Günümüz de kanserojen şeyleri harekete geçirenlerin arasında sabunlar da yer aldığı için bu yüzden buna dikkat etmek çok önemlidir. Sadece zeytinyağı ve baz olarak bazen meşe külü kaynatılıyor bazen de kostik kullanıyor. Bunun oranı çok önemli. Zeytinyağı sabunu alırkende genellikle renklendirici ve içerisinde atık yağının olmamasına dikkat etmemiz gerekiyor. Zaten zeytinyağı sabunu yeşil olmaz. Beyaz olur. Yeşil olan sabunlarda kimyasal boya kullanıyor. Bize her ay İlçe Tarımdan gelinerek numune alınıyor. Etiket ve normal kontrollerimiz yapılıyor. Sabunundan ve yağından tüm kontrollerimiz eksiksiz yapılıyor. Ürünlerimiz kontrolden geçtikten sonrada satışa sunarız. Zeytinyağı ve sabun dışında zeytin reçeli zeytin kahvesi de satıyoruz.Öncelikle şunu söylemek istiyorum. 75 TL’ye zeytinyağı olmaz. Bunu her yerde dillendiriyoruz. Bu bizim tek sıkıntımız. Çünkü alım fiyatlarımız belli” diye konuştu.

“Zeytin ve turizmi beraber yapmamız gerekiyor”

Çanakkale’nin zeytin ekimi yönünden eksik kaldığını ve diğer bölgelerin daha fazla ekim yaptığını dile getiren İşletme sahibi Çalışkan şu şekilde konuştu; “Yöremizde zeytin ağacı dikiminin fazlalaştırılması gerekiyor. Bunu tarım ve valilikler aracılığıyla yapılması gerekiyor. Bu yıl Çanakkale’de beş milyon zeytin ağacı var. 512 binde yeni ekim var. Zeytin bir ekonomidir. Zeytin ağacımız çok az kaldı. Mesela Kilis’te dört milyon ağaç var. 700 bin daha ekilmiş. Manisa’da 19 milyon ağaç var. Yeni ekim üç milyon. İzmir’de 16 milyon ağaç var. Yeni ekilen ağaç sayısı 4 milyon. Yani bizim yeni ekime ihtiyacımız var. Nasıl olabilir. Bizde boş maliye arazileri çok var. Buralara zeytin ekilebilir. Çam ağacı yerine zeytin ağacı dikilebilir. Çünkü çam ağacının bize ekonomik bir katkısı yok. Zeytin ekimi yönünden gerçekten çok eksik kaldık. Diğer bölgelerde bizim zeytin ağacımız kadar zeytin ekiliyor. Biz zeytinci memleketiz. Zeytin ağacı dikiminin olması ekonomi yönünden getirilere sebep olur. Biz zeytin ve turizmi beraber yapmak zorundayız. Biz toprak ve iklim bakımından ikinci geliyoruz. Gerçekten bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Yeni zeytin fidanları toprağa bırakırsak bizim için daha da farklı olacaktır. Çanakkale’de bu şekilde bölgesel bir proje olursa çok güzel olur. Mesela Kilis zeytinyağı kendi markasıyla ilk defa Kanada’ya ihraç edilmiş. Biz yöre olarak onlardan daha önce bu işe başladık. Bizim kendi zeytinyağımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Zeytinin ana vatanı Kilis diyorlar. Ancak zeytinin ana vatanı burasıdır.” BURCU YILDIZ

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler