eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

KİLİSE TARTIŞMASI (07.02.2021)

07 Şubat 2021 12:29
KİLİSE TARTIŞMASI (07.02.2021)

Daha önce kültür merkezi olarak da kullanılan ve halen Çanakkale Onsekizmart Üniversitesine tahsisli bulunan eski ermeni kilisesi iç duvarındaki tahribat tartışma yarattı.

Tarihi mekan ile ilgili ortaya bir teklif atan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan belediye olarak yapıya daha iyi bakacaklarını öne sürerek binaya talip olmuştu.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Eski Ermeni Kilisesi duvarının tahrip edildiğini Meclis gündemine taşıdı ve tepki gösterdi. Gökhan, şubat meclisinde gündem dışı konuşmasında binaya iyi bakılmadığını ima ederek sert eleştirilerde bulunmuştu.

Eski kiliseden sorumlu Tasavvuf Topluluğu Akademik Danışmanı Halit Kuşku ise Başkan Gökhan’ın iddialarına farklı detaylar ile cevap verdi. Kaleninsesi’nin konu ile ilgili sorularını yanıtlayan Kuşlu “Çivi bile çakmadık. Üniversitenin basit onarımlarına Anıtlar Kurulu izinleri verdiği sürece biz çevresini, sağını solunu taşını toprağını toparlamaya çalışıyoruz” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Şubat ayı meclis toplantısında, eski Ermeni kilisesini gündeme taşımıştı. Eski Ermeni Kilise’si Arkeoloji Müzesi, Namık Kemal Tiyatro Salonu ve Etnografya Müzesi olarak uzun yıllar hizmet vermeye devam etmişti. Gökhan, 2005 yılında üniversiteye tahsis edilen ve 8 senedir Tasavvuf Topluluğunun Kültür ve Sanat Merkezi olarak kullandığı yapının tahrip edilmesini meclis gündemine taşımıştı.  Gökhan, “Bu cihazları yerleştirmek için yıkıyorlar. Sonra yıkıldı diye söylüyorlar. Nasıl yıkılır bu? Hiç inandırıcı değil. Bir kez daha ihtarda bulunmuş olayım. Bunu yıkanlarla ilgili gerekli işlemler yapılmalı diye düşünüyorum” diye tepki göstermişti. “Geldiğimiz noktada öteki binalar metruk vaziyette. İçinde kimin olduğu belli değil. Bir kilisenin arkasını bile koruyamıyorlar” diye vurgulayan Gökhan, “Korfmann Kütüphanesini yaptıktan sonra ‘Burayı da bize verin, biz yapıyoruz. Bu bölgeyi kültür alanı yapalım’ dedik. Vermediler” diye belirten Başkan Gökhan, “Kütüphaneyi de üniversitenin kullanımına verdik. Arkeoloji kütüphanesi olduğu için çok değerli, üniversite daha iyi bakar, daha iyi yararlanır diye düşündük. Maalesef bugüne kadar hiçbir şey yapmadılar. Dolayısıyla bu alanlarımızı korumak için mücadele ediyoruz, gayret gösteriyoruz. Maalesef ilgililer koskoca bilim merkezlerine tahsis edilen kurumlar, bunlarla ilgili hiçbir işlem ve eylem yapmıyor” demişti.

 Kaleninsesi Gazetesi olarak, konuyla ilgili Eski Ermeni Kilisesi ile Tasavvuf Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Halit Kuşku ile yaptığımız röportajın detaylarını değerli Çanakkaleli okuyucularımızla paylaşıyoruz:

 “BÜTÜN İNSANLAR FAYDALANIYOR”

Eski Ermeni Kilisesi binasını ne zamandır kullanıyorsunuz?

Eski kilise binası gününüzde “Mevlana Kültür ve Sanat Evi”olarak hizmet vermektedir. “Ne olursan ol gel.” düşüncesi tüm düşünce, felsefelere uygun düştüğü için, ırkı, dini, rengi ne olursa olsun tüm insanlara bu şekilde rahat ulaşabiliyor.

Yaklaşık 8 senedir bu tarihi ve kültürel yapıyı aktif halde tutuyoruz. Bütün bakım ve onarımı gerekli izinler kapsamında icra ediyoruz. Her köşesini tepeden tırnağa, tüm temizlik kurallarına de riayet ederek bakımını yapıyoruz. Binamızın içi dışı pırıl pırıldır. Günümüzde tüm Çanakkale halkına hem sosyal hem kültürel manada hizmet vermektedir. Bütün insanlar buradan faydalanmaktadır. Dini bir kimliği yoktur, dini bir ibadethane değil de kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Devletimizin çizmiş olduğu kurallar çerçevesinde öğrenci ve vatandaşlarımıza hizmet vermektedir.

“SİYASET MALZEMESİ YAPILMAMASI RİCAMIZIDIR”

Ne tür etkinlikler yapıyorsunuz?

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tasavvuf Topluluğuyuz. Yaklaşık 3 bin öğrenci üyemiz var. Halktan vatandaşları hiç saymıyoruz. Aktif bir topluluğuz. İnsanların gönüllerine dokunmak istiyoruz. Cebimizde paramız olursa her gün 500 kişiye çorba dağıtıyoruz. Biterse çorba dağıtımını bitiyoruz. Oldukça tekrar dağıtıyoruz. İhtiyacı olanın ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Bu ihtiyaçlar sadece maddi ihtiyaçlar değildir. Psikolojik bir sıkıntısı olana da bir tebessüm hediye ettiğinizde dünyası değişiyor. İnsanlığı hatırlıyor. Burası gönül merkezi, sevgi merkezi. Siyasetten uzağız. İnsan için varız. Bizi siyaset malzemesi yapmamaları için büyüklerimizden ricada bulunuyoruz. Burası her partiden, her sosyal ve kültürel oluşumdan, her dinden, her ırktan her vatandaşımıza açıktır. Turistlerimiz dahi buraya geliyor, huzur bulduğunu söylüyor. Kediler ve kuşlar aynı kaptan birbirine zarar vermeden su içiyor. Çanakkale’nin en güzel gül bahçesini oluşturduk. 80 farklı gül ağacı bulunuyor. Herkes buraya gelip buranın manevi tadına varabilir. Gül bahçesinde gezebilir. Fotoğraf çekebilir. Bu imkanlardan yararlananıp, buradaki kültürel etkinliklere katılabilir.

“BİR TAS ÇORBA ÇIKAR”

Konum olarak farklı kültürlerin tam ortasında. Hem mimari açıdan hem sosyolojik açıdan. Nasıl tanımlıyorsunuz?

Müslümanlar Hz. İsa’yı peygamber kabul ederler ve reddetmezler. Saygılıdır. O kültüre de saygılıdır. Biz o binaya da o kültüre de saygı duyuyoruz. Ayırmıyoruz. Mekanı camii olarak kullanmıyoruz. Hristiyanıda, Musevi’si de Ateist’i de gelir. Hangi düşünceye fikre mensupsa gelip buraya bakıp etkinliklere katılabilir. Dini bir kimlik yok. Hz. Mevlana’nın öğretisi ‘Ne olursan ol gel’. İster sarhoş ol, ister berduş ol sana burada bir tas çorba çıkar.

“BİZ AİLEYİZ”

Peki mahalleli için ne diyebilirsiniz? Sizi kabul ettiler mi?

Artık farkederseniz biziz diyoruz. Mahalle demiyoruz. Kültürel olarak biz onları kendi ailemiz olarak kabul ettik. Mahalleden biri demiyoruz, artık aileyiz. Burayı biraz da onlara tahsis ettik. Onlarda bizi aileden kabul ettiler. Rahat rahat kültürel etkinliklere katılıyorlar. Klarnetini, neyini, bendirini, müzik enstrümanlarını alıp içeride prova yapabiliyorlar. Buranın bahçesinden bir yabancı geçip gül koparırken çocuklar uyarıyor. 'Koparma bizim güllerimizi' diye uyarıyor. Demek ki insanlar burayı ev olarak kabul etmiş. Hedefimiz insan. Siyasetten uzak, ticaretten uzak amacımız gönlüllere dokunmaktır. Her partiden her düşünceden, her fikirden ve her kimlikten insanlara açıktır.

“YAPICI NOKTADAYIZ”

Eski Ermeni Kilisesi eski bir yapı. Nasıl kullanıyorsunuz? Tamir gerektiriyor mu?

Kurumumuzun onarımlarına Çanakkale Kültür Varliklarini Koruma Bolge Kurulu Müdürlüğünün verdiği izinler çerçevesinde devam ediyoruz. Kurumumuz yıllardır bina ve bakımı için çok büyük özverilerde bulunmuştur. Bugün bu yapı sağlık ile ayakta ise bunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nin çok büyük fedakarlıkları bulunmaktadır. Çalışanlar olarak çevresini, sağını solunu taşını toprağını temizliğini itina ile yapıyoruz. Biz yapıcı noktada bulunuyoruz. Yıkıcı değil. Biz buraya bakım yapmasaydık burası da sıkıntılı bir hale gelirdi. Kiremitlerine, demirlerine, boyalarına, güllerine, bahçesine kadar bakımlı binadır.

“ALDIĞIMIZDA KÖTÜ DURUMDAYDI”

Size tahsis edildiğinde binanın durumu nasıldı?

Çok kötü durumdaydı. Her taraf yıkık döküktü. Terk edilmişti. Her tarafı sinekler, fareler basmıştı. Kimse bu binaya sahip çıkmıyor, bakımı ağır olduğundan üstünden atmaya çalışıyordu. Her taraf yağlı boyaydı. Bütün ahşaplar beyaz yağlı boyaydı. Günlerce gecelerce kazıdık. Tırnaklarımızın içi iltihap oldu. Bahçeleri çöp dağları halinde idi. Yan evlerin kanalizasyon giderleri bahçemize akıyordu. Çok emek harcandı. Emek harcanıp güzelleştiği için göze çarpmaya başladı. Burası 10-20 sene önce de vardı. Hiç duyuyor muydunuz? Şimdi duyuyorsunuz çünkü insanlara ve gönüllere dokunuyor. Temizliği ile dikkat çekiyor.

 “BİZİM BÖYLE BİR YETKİMİZ YOK”

Son günlerde Çanakkale’de gündem olan yapının yıkılan bölümüne dair bilgi verebilir misiniz?

Bilindiği üzere son zamanlarda Gökçeada ve İzmir depremleri gibi üzücü felaketler yaşadık. Toplumca hepimize geçmiş olsun. Konusu geçen alan son yıllarda devletinizin istimlak ettiği alanlardır. Yani önceki yıllarda bakımı kurumlarımız tarafından yapılmıyordu. Bölgede yaşayan roman vatandaşların evi olarak kullanılıyordu yani özel mülktü. Devletimizin bakımı o bölgeye münhasır değildi. Kentimizden çoğu kimse gelip biz bu evlerde büyüdük dediğine şahit olduk. Evlerin için de büyümüşler. Tabiki yapılar zamanla yıpratılmıştır. Bakımsızlıktan zamanla bu evler yıkıldı, yoruldu. Kurumumuz aldığında yapılar kullanılamaz durumda idi. Duvarlar ayakta duruyor ama 5 santim 10 santim kaydılar. Tarihi yapı olduğu için müsade olmadan müdahale edilemez. En son depremlerle  birlikte öne doğru yatıp yıkıldı. Yapıların başka yerleri de çatladı. Hala da tehlikesi bulunmaktadır. Bizim buraya müdahale bir yetkimiz yoktur. Bunun için gerekli projelerin hazırlanıp, resmi makamlar onaylayıp buraya ödenek ayrılıp bu yapıların yapılması gerekiyor.

“YAPIYA ÇİVİ BİLE ÇAKMADIK”

Klima parçası bu yıkılan bölümde mi?

Klima parçası olan bölgede yapıya her hangi bir zarar, müdahale yok. Yıkılan duvar eskiden ev olarak kullanılmıştır. Ev olduğu için gerek fayans döşeme, gerek farklı sebepler ile zemin ve iç yapıya zarar verilmiştir. Bugün kü duruma sebep teşkil etmiştir. İstimlak sonucu terk edildikten sonra dokunulmamıştır. Klima için yapıya çivi dahi çakılmamış. Onlar yerde üst üste duran iki tane klima ayağı. Bir kimse gelse, eliyle bile oynatabilir. Yerde çivisi bile yok. Binayla herhangi bir ilgisi yok. Yıllar önce burayı ev olarak kullananların ördüğü bir duvar var. Onun önünde klimalar var. Kurumumuzun müdahalesi yok. Onlarca güzellik varken konu bu mu?  Var olmayan bir konu üzerinden var olan yüzlerce güzelliği neden örtüyoruz ve görmüyoruz. Bu insanlığı ve bizleri üzmez mi? Biz siyaset malzemesi değiliz. Bizim üzerimizden siyaset yapılmamasını rica ediyoruz. Her parti, her düşünce buraya gelip buradan yararlanabilir. Teknik konular ile ilgili kurumlar arası yazışmalar devam etmektedir. Yapı sahipsiz değildir. En güzel şekilde Çanakkale ve bölge halkına en iyi şekilde yardımcı olmakta, gönüllere dokunmaktadır. Tüm ilgili kurum ve personellerine çalışmalarından desteklerinden ötürü teşekkür ederiz.

Damla YELTEKİN

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa