istanbul escort

KENDİMİ TÜM DÜNYAYA TANITACAĞIM (01.05.2020)

Son Güncelleme : 01 Mayıs 2020 10:05
KENDİMİ TÜM DÜNYAYA TANITACAĞIM (01.05.2020)

Türkiye ikincisi Wushu sporcusu Hakan Özcan ile spor hayatını konuştuk.

Kleomarcus Spor Kulübünün başarılı sporcusu Hakan Özcan mücadele sporlarına başlangıcından bugünlere kadar geçen zamanı değerlendirdi. Özcan 2020 yılı başında Antalya’nın ev sahipliğini yaptığı Wushu Sanda ve Taolu şampiyonasında Wushu Sanda branşında +90 ağır siklette Türkiye ikincisi olma başarısını gösterdi.

Başarılı sporcu Avrupa şampiyonu ve Dünya ağır siklet şampiyonu olmak istediğini ifade etti.

SİZİ TANIYABİLİRMİYİZ

HAKAN ÖZCAN:  Merhaba ben Hakan Özcan. Çanakkale Vahit Tuna Anadolu Lisesinde 11. Sınıf öğrencisiyim. 17 yaşındayım. Yaklaşık 4 senedir Çanakkale’de yaşıyorum. Mart 2019’da Kleomarcus Spor Kulübü’ne başladım. Hâlâ da orda devam ediyorum.

MÜCADELE SPORLARINA NE ZAMAN BAŞLADINIZ

HAKAN ÖZCAN:  Yaklaşık 1 senedir bu sporla ilgileniyorum. Ama boksa olan merakım çocukluğuma dayanır. Başlamadan önce, evde internetten vuruş çeşitlerini öğrendim ve hazırlıklı bir giriş yaptım. Gerçek anlamda işin içine girmem 3 ayımı aldı. Bu süre içinde tekniğimi mükemmelleştirmeye çalıştım. Vuruşlarımı güçlendirmek ve yumruklardan kaçmayı öğrendim. Hâlâ da öğreniyorum.

SİZİ SPORA YÖNLENDİREN SEBEPLER VE KİŞİLER VARMI

HAKAN ÖZCAN: 10 yaşımdan itibaren  boks maçları izlerim. Gerçekten ilgimi çeker. Özellikle Rocky Balboa ve Yuri Boyka izlemek beni çok heveslendirdi. Fiziğimin ağır siklete uygun olması da bir o kadar şevk vericiydi. Çeşitli öfke kontrolü sorunlarımın boy göstermesiyle; kendimi yatıştırmak, sakinleşmek, hız ve çeviklik kazanmak, kendimi savunmayı öğrenmek ve özellikle fazla kilolarımdan kurtulmak için bu spora girmeye karar verdim. Arkadaşlarımın da tavsiyesiyle Kleomarcus Spor Kulübü’ne başladım.

İLK MÜSABAKANIZDA NE HİSSETTİNİZ

HAKAN ÖZCAN: İlk müsabakama çıkarken çok heyecanlıydım. Böyle olacağını bildiğim için kendimi önceden hazırladım. Maçtan önce rakibimle tanışmış ve kendime belirli taktikler belirlemiştim. Ringe doğru yürürken kalbim gümbür gümbür atıyordu. Bacaklarım titriyordu. Bunu geçirmek için yerimde zıplamaya başladım. Ayak hakimiyetimi kurmaya çalıştım ve başardım. Nefes kontrolümü sağladım. İlk 10 saniyede bütün heyecanım geçti ve tamamen maça odaklandım. Ne bir ses duyuyor ne de yediğim yumruklar canımı yakıyordu. Tam anlamıyla odaklanmış haldeydim. İlk raunt 40 saniye sürdü. İkinci raunt ta ise teknik nakavt ile kazandım. Hayatımın en güzel anlarından biriydi. Sevincimi tarif edemem.

ÇALIŞMA ORTAMLARINIZ UYGUNMU

HAKAN ÖZCAN: Yeterli seviyede değil, Çanakkale Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan destek beklemekteyiz. Elimizdeki imkanlarla birçok milli sporcu ve başarılı dövüşçü çıkarttık. İmkanlarımız arttığı taktirde Türkiye’de ses duyurabileceğimize eminim.

OKUL VE SPOR’UN BİR ARADA YÜRÜMESİ HAKKINDA DÜŞÜNCELERİNİZ

HAKAN ÖZCAN: Zor ama başarılamayacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yeterince azim ve istekle hem kendimizi geliştirebiliriz hem de okulumuza önem verebiliriz. Günde 2 saat antrenman eğer çok ağır yapmıyorsanız size zorluk vermez, yarar sağlar. Hem vücut dengesini, kondisyonunu ve dayanıklılığını arttırarak daha sağlıklı olmayı hem de kendimizi savunmayı öğreniyoruz. Özellikle hafif yorgunluk sayesinde uykudan tam olarak dinlenmiş şekilde kalkmak çok tatmin edici.

ÖRNEK ALDIĞINIZ SPORCU VEYA SPORCULAR VARMI

HAKAN ÖZCAN:  Bir ağır siklet olarak özellikle Muhammed Ali’ye karşı çok büyük bir sempati besliyorum.Odamda posterleri asılı. Maçlarından çeşitli kombinasyonlar çıkartıyorum. Müslüman olması da ayrı bir yakınlık duymamı sağlıyor tabii ki. Bunun yanında Anthony Joshua ve Vladimir Klitschko’ya da çok büyük saygım var. Bir gün onlar gibi efsaneler kitabına imzamı atmak istiyorum.

MÜCADELE SPORLARINA İLK BAŞLADIĞINIZDA NE GİBİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞTINIZ

HAKAN ÖZCAN: En büyük sıkıntı darbe almaya alışmakta. Yavaş yavaş başlayıp giderek sertleşen yumruk ve tekmelere alışmak uzun ve zorlu bir süreç. Adım adım tırmandıkça canım daha az acımaya başladı. Tam artık daha sert gelemez dediğim her seferde daha serti geldi. Ama her alışamam dediğim acıya alıştım. Ve bu yol boyunca basit yumrukla düşen birinden, kafama tekme yiyip düşmeyen birine dönüştüm. Geriye dönüp bakınca gerçekten tatmin olmuş hissediyorum. Bunun dışında yeterince devamlılığı korumak da bir problem olabiliyor. Benim gibi öğrenci arkadaşlarım okuldan çıkıp geliyor. Tüm günün yorgunluğu üzerine dövüşmek zor oluyor. Sınav haftalarında antrenmanları yeterince takip edemiyorum. İki hafta boyunca bokstan uzak kalmak bir süre sonra canımı sıkmaya başladı. Çünkü gün geçtikçe geliştiğini hissetmek çok güzel bir duygu. Ve bu duygudan ayrılmak çok can sıkıcı hale gelebiliyor.

MÜCADELE SPORLARI NASIL BİR DİSİPLİN GEREKTİRİYOR

HAKAN ÖZCAN:  Her şeyden önce cesaret ve özgüven gerektiriyor. Doğru teknik ile her müsabakanın kazanılabileceğine inanıyorum. Acıya karşı gelmek de aynı şekilde önem taşıyor. Maç esnasında kuralları bilmek ve ona göre davranmak gerekli. Hepsinden önemlisi ciddiyeti elden bırakmamak.

ANTRENMANLARINIZDAN BAHSEDERMİSİNİZ

HAKAN ÖZCAN: Koşu ve ısınmayla başlayan antrenmanlarımızda vuruşlarımızı güçlendirecek kombinasyonlar, rakipte açık bulmak için taktikler, etkili ve düzgün vurmak için teknikler öğreniyoruz. Farklı farklı öğrencilerle bire bir dövüşerek hem yeni tür darbelere karşı deneyim hem de daha farklı vuruşlar deneme şansı kazanıyoruz. Özellikle maçlar gelmeden bir iki ay önce özel bir maç grubuyla kendimizi en kötüsüne en iyi şekilde hazırlıyoruz. Gayet ağır olan bu antrenmanlarda çoğu zaman bire bir Mazlum Hocayla maçlar yaparak tecrübe ve dayanıklılık kazanıyoruz. Bunun yanında spanning maçları, kondisyon koşuları, interval ve crossfit ile kendimizi en iyi şekilde geliştirmeye çalışıyoruz.

MÜSABAKAYA ÇIKARKEN NASIL KONSANTRE OLUYORSUNUZ

HAKAN ÖZCAN: Bana kalırsa konsantrasyon, becerisi yüksek olan sporcuların başarılarının altında yatan gizli silah olmasına rağmen, pek göz önünde bulundurulmaz. Konsantrasyon, elimden gelenin en iyisini yapmak için kullandığım zihinsel becerilerden biri olmasına rağmen, özellikle antrenmanlarda zayıf bir performans sergilediğimde de en önemli mazeretimdir. Öte yandan konsantrasyon becerilerimi müsabaka içerisinde doğru zamanda kullanabildiğim sürece yüksek performans göstermemin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Bunu için maça çıkmadan önce sesli şekilde kendime telkinde bulunurum. Başaracağımı, kazanacağımı yüksek sesle tekrar tekrar söylerim. Kendimi buna şartlarım. Önceden ringi analiz eder, ne şekilde hareket edebileceğimin stratejisini kurarım. Rakiplerimi görür ve onlar üstünde neler yapabileceğimi düşünürüm. Motive edici müzikler dinlerim. Ve en önemlisi durup düşünürüm. Bunu kazanırsam neler olacağının hayalini kurarım ve bu hayali gerçekleştirmek için var gücümle çabalarım. Bir de ringe çıkmadan önce Mazlum hocamın motive edici konuşmasının dinlemek gibisi yok. İnsanı gerçekten heveslendiriyor.

MÜSABAKA SIRASINDA NELER HİSSEDİYORSUNUZ

HAKAN ÖZCAN: Kafamı tamamen rakibime odaklıyorum. Kalp atışımı düzene sokmaya çalışıyorum. Nabzımı ve nefes düzenimi kontrol etmeye çalışıyorum. Devam edemeyecek gibi olursam, her şeyin buna bağlı olduğunu ve bir raunt daha yapmam gerektiğine kendimi ikna ediyorum. Bağırıyorum. Her bağrışımda daha sert vuruyorum. Rakip düşene kadar arttırarak devam ediyorum. Maç bitene kadar durmuyorum. Sanki bir hipnoz halinde gibi oluyorsunuz. Başka hiçbir şey duyamaz göremez oluyorsunuz. Hakemi bile görmüyordum. Tamamen rakibimdeydi aklım. Heyecanım il 15 saniyede gittiği için tam odakla rakibime saldırıyorum. Makine gibi. Durmadan, yorulmadan. Ve maç bittiğinde hakemin sizin elinizi kaldırması o güne kadar çekilen bütün zorluklara değer.

MÜCADELE SPORCUSU OLMANIN ZORLUKLARI NELERDİR

HAKAN ÖZCAN: Spor yapmak bir hobiden daha çok bir yaşama biçimidir. Attığın adım senin karakterini yansıtır.Dövüş sporları ise işi biraz daha zorlaştırır. Her zaman güçlü kalmak zorundasındır. Psikolojin de dövüştükçe bedenin gibi güçlenir. Bu yüzden yediklerine ve içtiklerine herkesten daha çok dikkat etmen gerekir. Dengeli beslenmek, yaşam tarzının en önemli basamağıdır. Kimsenin yapamadığı en zor hareketleri denersin. Çünkü vücudunun her noktasını geliştirmen gerekir. Sırf dövüşçü olduğun için senin üzerinden güç gösterisi yapmaya çalışan kendini bilmezlerle uğraşmamaya çalışırsın. Boksörsün, dövüş sporlarıyla uğraşıyorsun diye sürekli kavga ettiğini sananlar olur. Bu sporu birilerini dövmek için değil gerçekten sevdiğin bir spor olduğu için yaptığını etrafındakilere anlatmaya çalışırsın. İnsanların ‘eğlenmesi’ için çıktıkları her maçta fiziksel olarak büyük bir fedakârlıkta bulunan boksörler büyük güçlüklere göğüs gerer. Dünyanın büyük bir çoğunluğu, bin bir zorlukla ringe çıkan iki insanın birbirini dövmesini eğlenmek için izliyor. Boksörlerin birçoğu kariyerleri sona erdikten sonra bir daha eskisi gibi olmuyor ve kalıcı sağlık problemiyle uğraşıyor. Tabi ki bu sorunlar tam olarak profesyonel olarak bu işi yapanların uğraşması gereken şeyler. Benim gibi genç sporcular bu tarz sıkıntılar çekmiyor. Sağlık problemleri çok seyrek görünüyor.

YAPTIĞINIZ SPOR’A AİLENİZİN BAKIŞ AÇISI NEDİR

HAKAN ÖZCAN: Başlarda desteklemediler hatta karşı çıktılar. Okulla beraber yürütemeyeceğimi düşündüler. Özellikle annem yaptığım ekstra antrenmanlar yüzünden eve geç gelmemi kınıyordu. Gözüm morarınca, burnum kanayınca çok üzülürdü. Ona bunun bir amacı uğruna olduğunu anlattım. İlk şampiyonama giderken bile bu şekildeydi. Antrenmanlarda yediğim her bir yumruğun bana ringde faydası olduğunu gördüklerinde sevindiler. Ağır siklette Türkiye derecesi yaptıktan sonra bu fikirleri değişti. Artık beni destekliyorlar, ailemin ve antrenörümün sonuna kadar arkamda olacaklarına olan inancım sonsuz.

BU SPORDA HEDEFLERİNİZ NELER

HAKAN ÖZCAN:  Başlarda kilo kaybetmek için başladığım bu sporda gün geçtikçe fikirlerim kariyere yöneldi. Kendimi Dünya’ya tanıtmak, ailemi ve antrenörümü gururlandırmak öncelikli hedefim. İlk olarak Avrupa şampiyonu olmak. Ardından Dünya Ağır Siklet Şampiyonu ünvanını almak. Ardından olimpiyatlarda ve farklı şampiyonlarda kendimi kanıtlamak. Bir gün adımı Muhammed Ali ve Mike Tyson ile aynı yerde görmek en büyük gayem. Biliyorum ki inanırsam ve çalışırsam kazanamayacağım şey yok.

 

 

 

 

Etiketler: kickboks çanakkale thakan

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler