istanbul escort, escort istanbul

istanbul eskort

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan escort sitesi adresinden ziyaret edebilirsiniz.
deneme bonusu veren siteler Bedava bahis

Bedava Bonus

Bonus Veren Siteler

Bedava Bonus

Bedava bonus için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..
deneme bonusu deneme bonusu veren siteler

Bedava Bahis

deneme bonusu veren siteler

deneme bonusu

deneme bonusu için sitemizi ziyaret edebilirsiniz..

‘’KALİFİYE ELEMAN ŞEHİR DIŞINA GİDİYOR’’

Son Güncelleme : 10 Şubat 2019 08:02
‘’KALİFİYE ELEMAN ŞEHİR DIŞINA GİDİYOR’’

Çanakkale 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlere hazırlanıyor. Halk adaylardan ne bekliyor? Ne istiyor? Çanakkale’de yaşamını sürdüren Ziraat Mühendisliği Bölümü mezunu Cihan Balaban beklentilerini anlattı.

Ziraat alanında kalifiye elemanın şehir dışında çalışmak zorunda kaldığını belirten Balaban; ‘’ Çanakkale’de ziraat oldukça önemli bir konu olmasına rağmen iş imkanı yaratılamıyor. Ben seçilecek olan başkanlardan mezun olup, kendi memleketinde yaşayan gençlere iş imkanı sağlamalarıdır. Ben Çanakkale’yi bırakıp başka şehirlerde çalışmak istemiyorum ama buna mecbur tutuluyoruz. Çanakkale’ye sadece turizm açısından kaynağı var gibi bakılıyor ama bu şehrin en önemli kaynağı tarımdır. Tarımsal kalkınmada Çanakkale ön planda bir şehir Umurbey, Kösedere, Bayramiç, Ayvacık tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşim yerleri, buralarda tarım ve hayvancılığa destek arttırılıp, bizim gibi kalifiye gençlerin buralara yönlendirilmesi gerekiyor.’’dedi.

Cihan Balaban; ‘’Çanakkale doğası gereği bir tatil beldesi, bence Çanakkale’yi sadece Çanakkale Merkez olarak değerlendirmemek gerekiyor. Çok değerli ilçeler bulunuyor. Ben Biga’da yaşıyorum, Çanakkale Merkez’de de eğitimimi tamamladım. Çanakkale benim için çok değerli bir şehir ama burada iş imkanı bulunmuyor. Bu özellikle ziraat mühendisleri için çok zor. Çanakkale’de ziraat oldukça önemli bir konu olmasına rağmen iş imkanı yaratılamıyor. Ben seçilecek olan başkanlardan mezun olup, kendi memleketinde yaşayan gençlere iş imkanı sağlamalarıdır. Ben Çanakkale’yi bırakıp başka şehirlerde çalışmak istemiyorum ama buna mecbur tutuluyoruz. Çanakkale’ye sadece turizm açısından kaynağı var gibi bakılıyor ama bu şehrin en önemli kaynağı tarımdır. Tarımsal kalkınmada Çanakkale ön planda bir şehir Umurbey, Kösedere, Bayramiç, Ayvacık tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşim yerleri, buralarda tarım ve hayvancılığa destek arttırılıp, bizim gibi kalifiye gençlerin buralara yönlendirilmesi gerekiyor.  Üreticinin durumu ortada, çiftçiler borç batağı içinde yüzüyorlar. Yeterince destek yapılmıyor. Bir ülkenin gelişimi için en önemli şey üretimdir. Üretmeyen toplumlar, sömürülmeye mahkumdur. Çanakkale yıllarca üretimiyle ve tanınmış ürünleriyle ülkemizin her yerinde biliniyor. Bu bilinirliğin tarım arazileri yerine yapılan binalarla değişmesini istemeyeceklerini düşünüyorum. Şehir büyüyor, nüfus artıyor olabilir ama bu gelişme sadece betonla olmak zorunda değildir. Çiftçilerimize destek verilerek, üretimle birlikte gelişmek daha yararlı olacaktır.’’

‘’TÜKETİM TOPLUMU HALİNE GELDİK’’

‘’Gelecek yıllarda gelişen teknolojiyle üretim daha da kolaylaşacaktır. Üretimi çoğaltmak bizlerin ellerinde, gelişen toplumlarda üretim her zaman planda oluyor. Bizde gelişen bir Türkiye’de yaşıyorsak tüketmekten çok üretmeye öncelik vermeliyiz. Şu anda tüketim toplumu olarak yaşıyoruz. Bunun en büyük etkisini de pazarda, marketlerdeki fiyatlarda görebiliyoruz. Ürünler dışarıdan geldiği için tahmin edilemeyen fiyatlarda satın almak zorunda kalıyoruz. Önceden kendi ürettiğimiz ürünleri çok uygun fiyatlara satın alıyorduk ve üretici de emeğinin karşılığını alıyordu. Şimdi durum çok farklı fiyatlar çok fahiş olsa da üretici emeğinin karşılığını alamıyor ve üretmekten vazgeçmek zorunda kalıyor. Üretim teşvikleriyle bunun üstesinden gelebiliriz. Üniversitemizin Ziraat Fakültesi alanında uzman hocalardan oluşuyor. Üretim konusunda üniversiteden destek alınabilir. Burada yaşayan genç nüfusa eğitim verebilirler, üretimle ilgili konferans verebilirler. Teknoloji toplumu hazıra alıştırmış durumda elimizdeki telefonlarla her şeyi yapabiliyoruz ama bu bize katkı olarak geri dönmüyor. Sadece onları üreten ülkelere katkı sağlamış oluyoruz. İnsanlar telefonlardan çiftçilik oyunları oynuyorlar. Bu çok trajik bir durum, onun yerine böyle verimli bir coğrafya da gerçekten çiftçilik yapabilirler. Teknolojiyi doğru kullanmak gerekiyor. Şu an da İstanbul’lular Çanakkale’de dünyanın arazilerini aldılar. Köylerde  bile artık köylülerin arazileri bitmiş, köylüler hiçbir iş yapmıyorlar, kahvede akşama kadar oturuyorlar, çay içiyorlar, sattıkları arazilerin paralarını yiyorlar ama bunu yaşlılarımız bize anlattılar. Onlar; ‘40 yıl önce 30 yıl önce satanları da gördük daha sonraları da o arazisini sattığı İstanbul’lu zenginlerin kapılarında bekçilik yapıyorlar’ diyorlar.’’

‘’PLANLI BÜYÜME PROGRAMI YAPILMALI’’

‘’Büyüme planlı, sağlıklı ve dengeli olursa önem arz eder ama buna hazırlıklı bir şehir olmak gerekiyor. Yönetim ve halk olarak böyle bir hazırlık olduğunu düşünmüyorum. Bu hazırlıklar neler olabilir diye soracak olursanız? Eğitim alanında, okul alanları için ayrılan yerlerin şuan da neresi olduğunu halktan birisi olarak ben bilmiyorum ama işin kötü tarafı yöneticilere soruyoruz onlarda bilmiyorlar. Bir de büyüyen-gelişen, planlanan yerlerde okul alanı, sportif faaliyet ve etkinlik alanlarının olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu da çarpık kentleşmeyi getirecektir. Çarpık kentleşme de önümüzde İstanbul, Ankara gibi örnekler var. Buralardaki çarpık kentleşmenin ülkemize ne kadar zarar getirdiğini hepimiz biliyoruz. Yani gecekondulaşmanın, bunların tekrar yıkılarak yerine yeni binalar yapılırken ne kadar çirkin görüntüler oluşturduğunu hepimiz gözlemledik. Dolayısıyla büyüme konusunda planlı bir çalışma göremiyorum. Biz halk, dernekler, sivil toplum kuruluşları olarak beş yıllık büyüme planını, ölçekler anlamında ya da yazılı olarak bilmiyoruz. Bilenin olduğunu da düşünmüyorum. Yerel seçimler yaklaştığı için projeler söyleniyor ama önceki yerel seçimlerde de projeler vardır. Hayata geçen proje sayısı bence maksimum 3‘tür. Umarım bu dönemde yanılırız.’’ CANER KÜPELİ

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler