''İnsanlar MHP'ye sigorta gözüyle bakar''

17 Haziran 2018 16:20
''İnsanlar MHP'ye sigorta gözüyle bakar''

Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale Milletvekili Adayı Necip Fazıl Bayram, Çanakkale’de kendilerine yoğun bir ilgi olduğunu ifade etti. Saha ile rakamsal değerler arasında farklar olduğunu söyleyen Bayram, seçimin son gününe kadar çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti.

’EN BÜYÜK AVANTAJIMIZ GENÇ EKİBİMİZ’’

Milliyetçi Hareket Partisi Çanakkale Milletvekili Adayı Necip Fazıl Bayram, Çanakkale’de kendilerine yoğun bir ilgi olduğunu ifade etti. Saha ile rakamsal değerler arasında farklar olduğunu söyleyen Bayram, seçimin son gününe kadar çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Bayram;

  ''Biz genç bir siyasetçiyiz. Bir şeylere rakamsal değerlerle bakıp yorumlamak ile sahaya gidip çalışmak arasında büyük bir fark var. Milliyetçi Hareket Partisine Çanakkale'de büyük bir ilgi var. Bir bakıyorsunuz yerel seçimlerde %600 seviyelerine gelebiliyor. Bir önceki genel seçimlerde 5 bin oyla 22 bin potansiyel seviyesine gelebiliyor. Çanakkale'nin mevcut durumunda da CHP seçmeni, AKP seçmenin de MHP'nin mevcut politikalarıyla ayrışan hiç bir pozisyonu yok. MHP'ye her halükarda oy verebilir. MHP'nin her geçen gün üzerine koyarak gittiğini görüyoruz.Sahada ki en büyük avantajlarımızdan birisi de genç bir ekibimizin olması. İnsanlara siyasi argümanları anlatmaktan ziyade yüz profili olarak genç bir adaya ciddi bir destek gösteriyor insanlar. ''dedi.

 ‘’Çanakkale’de birçok alanda yöneticilik görevi yaptım’’

 ''1986’da Çan, Küçükpaşa köyünde doğdum. İlkokulu , Köy okulu ile Çan ilçesinde, Lise öğrenimini ise Çanakkale’de tamamladım. Üniversite öğrenimimi Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakütesi’nde burslu olarak dereceyle tamamlayıp, 2002-2018 yılları arasında ülkü ocaklarında, 2014-2018 yılları arasında MHP Yönetimlerinde görev aldım. Evli ve 2 çocuk babasıyım. Çanakkale Barosu’na bağlı kendi hukuk büromda çalışıyorum. Daha önce Çanakkale Güç Birliği Platformu Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Küçükpaşa Köyü Futbol Takımı Sorumlu Başkanı, Galatasaray Derneği Disiplin Kurulu Üyeliği, Kamu Yararına Çalışan Polis Emeklileri Derneği Fahri Üyeliği, Çanakkale Boğaz Gücü Mastırlar Futbol Takımı Teknik direktörlüğü ve başkanlığı, Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği ve Hukuk danışmanlığı, Türkav Çanakkale İl Temsilciliği Hukuk danışmanlığı, Çanakkale Barosu Yönetim Kurulu Üyeliği, Gençlik Meclisi ve CMK Sorumlu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım.''

‘’Önce Ülkem ve Milletim’’

Milliyetçi Hareket Partisi, genel kuruluş gayesi ve siyaseti yürütüş şekli, partimize girerken de gördüğünüz üzere ‘’Önce ülkem ve milletim’’ anlayışı, daha sonra partim ve ben inancı vardır. Milliyetçi Hareket Partisi cumhuriyetin genel kuramları çerçevesinde, genel ilkeleri çerçevesinde her zaman devletin genel politikalarını, devletin beka politikasını, milletin istikbaliyatına bakarak politikalarını sürdürür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin hiçbir dönemi yoktur ki milletine sahte propagandalarla gitsin. Ya da devletin içerisinde insanlara teahhül edemeyecekleri ya da hayali politikalar ya da projeler üretsin. Milliyetçi Hareket Partisi’nde böyle bir hareket yapısı, böyle bir angajman yoktur. Bütün politikalarını milli beka üzerine tahsis eder. Bu neden böyledir? Dünya’ya hakim olmuş bir milletin tebessümü olan biz en son soy nesli olarak üzerimizde yapılan operasyonların bu ülkenin tam bir kudrete haiz oluncaya kadar ki hep devam edeceği varsayımından hareketledir. Osmanlı Devleti’nin son dönemi, cumhuriyet döneminin başlangıçları, daha sonra gelen galibe dönemleri, darbe dönemleri, kriz dönemleri bunun göstergesidir. Milleti ayağa kaldırmama, devletin gerçek şuurunu ve bilincini uyandırmama üzerine sürekli dışarıdan manipülasyona uğratılmış, sürekli saldırılara maruz bırakılmış bir devlet konjektürü var.

‘’Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi içerisinde kamuflajını farklı giyinenler var’’

Ulu Önderimizden itibaren, Başbuğumuzun verdiği mücadeleden itibaren ki bizlerin onlardan almış olduğu inanç ve tahakkümler doğrultusunda bu böyle devam etmektedir. Bugün gelinen süreçte de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi içerisinde kamuflajını farklı giyinenler, kalemini farklı mürekkebe bulandıranlar, beyinlerinin arka loblarına farklı düşünceler sokanlar aynı gürühatı maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içerisinde barındırmaktalar. Yine dışarıda da sınırlarımızda da ‘Arap Baharı’ denilen ya da ‘BOP Projesi’ denilen süreçte de Türkiye Devleti’nin hep bir baskı altında bırakılması söz konusudur. Şimdi mevcut ittifak çerçevesinde Milliyetçi Hareket Partisi ile objektif değerlendirmek gerekirse Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bütün bileşenleri aynıdır, aynı görüştedir diyemezsiniz. Bir mahallede yaşadığınızda bütün komşuluk ilişkileri yada bütün ailenin içerisi, bütün ev aynı değildir ama şimdi mahalle yanarken bir komşunun kalkıp birinin evine bahane bulması, kalkıp yan komşunun çocuğunun, saçına, gözüne dikkat etmesi o mahalleyi kurtarmaz. Türkiye son dönemde çok ciddi bir ateş çemberinin içerisine girdi. Milliyetçi Hareket Partisi’de kendi siyasi istikbali ya da bir münakaşa politikasından ziyade milli bir politika gütme gayesi tuttu. Bu süreçte de daha milli daha yerli politikaya dönen daha milli çizgilerde politika gütmek isteyen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin politikalarını, dış mihrakların politikalarından ziyade ‘Önce ülkem ve milletim’ anlayışının düsturuyla destek verdi. Mevcut ittifakta bu bağlamda kuruldu. Bizim mevcut çizgilerimizde, politikalarımızda, düşüncelerimizde, ideallerimizde hiçbir değişiklik olmadı. Biz çizgilerimizde hala, sattı mahallimizde yerimizi, müdafaamızı koruyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi son dönemlerde ki 15 Temmuz’dan sonraki süreçte haklılığımız ortaya kondu. Genel başkanımız 2009 yılında meclis kürsüsünde çok acil, ivedi olarak ‘Fetö’ terör örgütü yapılanmasının Türkiye’nin belli sinir merkezlerinde sirayet ettiğini, hem bürokratik olarak, hem diplomatik olarak, hem siyaseten nüfus ettiğini çok acil önlemler gerektiğini, milli güvenlik kurulunda alınan kararların çok acil yaptırımsal harekete dönüşmesi gerektiğini vurguladı, defalarca dile getirdi. O dönemler tabii kimse bunu dikkate almadı. Akabinde hep tekrar-ı mükerrer olarak söylemlerini devam ettirdi, ısrarla devam ettirdi. 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin ekonomi, tarım, sosyal, bürokratik, adalet politikaları hali hazırda seçim vaatlerimizde gördüğünüz üzere farklılıklarını korumakta ve devletimize, milletin refah seviyesine bir adım seviye arttıracak düzeyde de  farklılıklar göstermektedir. Çünkü biz önce ülkem ve milletim diyoruz. Milli politikalarla, milletin yararına neler gerekiyorsa, bunları da seçim taahhütümüzün içerisine koymuş durumdayız. İttifakta bu bağlamda şuan devam ediyor. Seçimlerden sonra genel merkezimiz nasıl takdir eder, mevcut ittifakın ruhuna hareket hali hazırda, mevcut partilerle sürdürülür mü bunu da süreç gösterecektir.

‘’MHP İLE TANIŞMAM TESADÜFİ OLMADI’’

Bizim Milliyetçi Hareket Partisi’yle tanışmamız hiç tesadüfi olmadı. Biz doğduk, ülkücü ve milliyetçi camia diye tabir ettiğimiz Milliyetçi Hareket Partisi’nin içerisinde doğmuş olduk. Rahmetli babam, köyde ilk hareketin duayenlerinden biri hatta ilk başlangıcını yapanlardan, ilk oy verenlerden, tek oy çıkaranlardan. Süreç içerisinde Milliyetçi Hareket Partisi politikalarını özümsemiş, kabul etmiş, köyüne anlatmış, zaman gelmiş Milliyetçi Hareket Partisi’ni birinci parti olarak çıkaracak düzeye getirmiş, o derece Milliyetçi Hareket Partisi’nin ülkücülük inancına hakim, o şuura sahip, bizde böyle bir ailede yetiştik. Haliyle doğal olarak çevremizde bu şekildeydi. Babam aktif olarak siyasette hep bulundu. Kendisi ticaretle uğraşıyordu, ocaklar düzeyinde de bulunmuştu. Ben kendim aslen Çanlıyım, Çan’da ocaklarda görev yaparken daha sonra ilçe başkanlıklarına daha sonra il başkanlıklarından görev almış. Tabi bizim öğrencilik hayatımızda bir siyaset yapmamız mümkün olmadığı için ki bizde eğer ki göz bebeğimiz olarak değerlendirdiğimiz özellikle Milliyetçi Harekete en yakın camia olarak gördüğümüz ülkü ocaklarını da bir başlangıç olarak kabul edecek olursak, orta okul yılları itibariyle, ocağa gelip gitmeyle, orada çay içerek, seminerler dinleyerek, lise de ya da üniversitede belirli kademelerde görev alarak o ideolojiyi benimsemeye başladık. Üniversite eğitimimiz bitti, askerlik eğitimimizi tamamladık. Ben kendim serbest meslek avukatlığı yaptığım için avukatlık süreciyle beraber, şuan ki mevcut İl Başkanımız Hakan Pınar Bey ile beraber merkez ilçe başkan yardımcılığıyla aktif siyasete başladım. Merkez İlçe’de Hukuk Siyasi İşler Başkanlığı yaptım. Daha sonra genel merkezimiz takdir etti, bir sadakat ve sabır testinden geçirdi ve hali hazırda mevcut Hakan Pınar Başkan Bey ile beraber İl Başkanlığında görev aldık. İl Başkan Yardımcısı olarak devam ediyorum. Milletvekili adaylığıyla beraber bu görevlerimizden istifa etmiş olsakta yine camianın içerisinde aktif siyasete devam ediyoruz. Daha 30 yaşındayız siyasete hemen o boşluğu bulmayla beraber, sağ olsun Hakan Başkanımızın vesilesiyle aktif olarak girdik.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İL BAŞKANI HAKAN PINAR;

‘’12 Temmuz 2014’te Merkez İlçe Başkanlığına yazılırken biz bir hedef koymuştuk; Çanakkale’nin önümüzdeki 10 yılını inşa edelim. Öyle bir kadroyla çıkalım ki, Çanakkale’de siyaset günü birlik yapıldığı için  kendi partim adına söylüyorum, yönetimler gelmiş, yönetimler gitmiş, projeler, yapılmak istenen işler, hedefler askıda kalmış. Göreve gelen arkadaşlarımız hep günü kurtarma peşinde olmuşlar ama biz planlamayı yaparken, önümüzdeki 10 yılı nasıl inşa ederiz? Nasıl bir kadroyla hareketi önce sokakta, siyaset kurumunda ve bürokraside  itibarlı hale getirebiliriz? Çünkü o dönemde yerel yönetimde ciddi bir kan kaybı  yaşanmıştı. Milliyetçi Hareket Partisi hiç olmadığı kadar oy düşüşü yaşamıştı. Belediye başkan adayımız 5 bin civarında oy almıştı. Normalde Milliyetçi Hareket Partisi’nin 15 bin stabil oyu var. Bu iyi bir çalışmayla 20 binin üzerine çıkıyor, 7 Haziranda bunun örneğini yaşadık. Merkez İlçe Başkanlığımız döneminde 21 bin 163 oy alındı. Biraz kadrolar akamete uğrarsa, zayıf bir çalışma olursa bu 17 binlere 18 binlere düşüyordu. Bunun düşebileceği maksimum seviyede bize göre 15 bindir. Çünkü gerek Çanakkale’nin, Çanakkale Merkez’de yaşayanların ruh iklimi, gerek Şehitler Diyarı’nın hassasiyeti ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne duyulan güven, sevgi ve muhabbet 15 bin seviyelerinde diye değerlendiriyoruz. Diğer seçim ortalamalarına baktığımızda da buna yakın rakamları görüyoruz. Az önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemin 10 yılını nasıl inşa ederiz, bizim dönemimiz ve bizden sonrası için ve göreve geldiğimiz zaman kadronun içerisinde Necip kardeşim de vardı. Sonra Evren kardeşimde bu kadronun içerisine eklendi. Ardından güzel bir cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık. Biliyorsunuz o zaman Ekmeleddin Bey Cumhuriyet Halk Partisi’yle ortaklaşa çıkarttığımız çatı adayımızdı. Hatta Cumhuriyet Halk Partisi’nin teklifi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi’nin aynı şimdiki gibi aday çıkartmayarak Cumhuriyet Halk Partisi adayını desteklemesiyle cumhurbaşkanlığı seçiminde Çanakkale’de yüzde 65.40 gibi çok güzel Çanakkale’ye, Milliyetçi Hareket Partisi’ne verilen görevi yerine getirme açısından güzel bir oy almıştık. Ben bunu gururla söylüyorum, çünkü o dönem cumhurbaşkanlığı adına sahada yaptığımız çalışmalarda, Cumhuriyet Halk Partisi bile birçok köye bizden sonra gelmişti. Çanakkale Merkez’de ayak basmadığımız, buna dağ köyleri de dahil 59 köye yani mezra mahiyetinde yada köylerin mahalleleri mahiyetinde olan Bodurlar, Osmanlar gibi hane sayısı, köyde yaşayan sayısı az olmasına rağmen biz her yere ulaşıp liderimizin talimatları, partimizin aldığı kararlar noktasında güzel bir çalışma ortaya koyduk. Tabi bizim göreve geldiğimiz 12 Temmuz 2014’ten bu yana dürüst konuşmak gerekirse şöyle ‘oh’ dediğimiz rahat geçirdiğimiz hiçbir dönem olmadı. Cumhurbaşkanlığı bitti, bu defa ilçe kongreleri başladı, onlar bitti malumunuz il kongresi, il kongresi nihayete erdi, çok kısa bir süre sonra bu sefer 7 Haziran Seçimleri, yine hepimizin malumu hükümet oluşturacak bir meclis aritmatiği çıkmadığı için tekrarlanan 1 Kasım Seçimleri bu sırada tatsız bir hadise yaşadık. Görevden alınma hadisesi oldu. Şubat’ta Milliyetçi Hareket Partisi üzerine başlatılan kampanyalar, itibarsızlaştırma üzerine, yürütülen kampanyalar kapsamında sıkıntılı bir sürece evrildiği bir dönemde il başkanlığı görevi teblih edildi. Tabi o dönemde çok sıkıntılı süreçler oldu. Devamında kongre süreçleri, derken liderimizin ‘’2019’a Türkiye’nin tahammülü yoktur. Ciddi anlamda, uluslar arası terör örgütleri iş birliğiyle Türkiye’ye açılmış bir savaş vardır. ‘’ ki bunu çok yönlü yaşıyoruz. Kültür-sanat, finans, Nato’da içinde yer aldığımız birçok projeden Türkiye tahliye edilmeye çalışılıyor. Türkiye bölgesinde güçlendikçe 2023 Büyük Türkiyesi’ne doğru adım adım ilerledikçe, çok uluslu şirketler ve devletler Türkiye üzerinde ciddi manada bir oyun ve operasyon serisini sahneye koydular. Bunu gören sayın genel başkanımız 17 Nisan tarihli grup toplantısında erken seçimin Türkiye için bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Ertesi gün sayın cumhurbaşkanının daveti üzerine yapılan görüşmede cumhurbaşkanının ertesi gün saat 15.30’da yaptığı açıklamada seçimlerin 24 Haziran’a alınmasının uygun olacağı takdiri oldu. Bu kapsamda dinlenmeden çalışma serisi 24 Haziran içinde devam etti. O gün tüm teşkilatlarıma verdiğim talimat,  24 Hazirana kadar bize uyku haram, sağda elimizden geldiği kadar gayret göstererek Çanakkale’ye yakışan bir sonuçla en az 1 kardeşimizi meclise gönderme noktasında elimizden geleni yapılması gerektiği yapılacağı yönünde ifadelerimiz oldu. Ardından aday belirleme süreci başladı. Birbirinden kıymetli 8 aday adayımız vardı ama Çanakkale’nin meclise gönderebileceği milletvekili sayısı nüfusuyla orantılı olarak 4 olacağı için biz o 8 kıymetli arkadaşımızın içerisinden başta Evren Yalçın Bey olmak üzere, Necip Fazıl Bayram, Aliye Ertopçu, Arda Bozkurt üzerinde mütabakat sağladık. Bu mütabakat şahsi isteğimle oluşmadı,  bunu vurgulamak istiyorum. Öncelikle arkadaşlarımızın ilçelerde yaptıkları ziyaretler, ilçe başkanlarımız, yönetim kurullarımızın değerlendirmeleriyle, sokaktaki, sahadaki vatandaşlarımızın arkadaşlarımız üzerindeki değerlendirmeleri yani vücut dili, ses tonu, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ülkü ve ilkelerini içselleştirmesi, halka aktarımı ve yine bizim malumunuz Milliyetçi Hareket Partisi’yle ismi özdeşleşmiş sivil insiyatiflerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız var. Her birinden arkadaşlarımız için görüş sormak, değerlendirmelerini almak suretiyle kabataslak oluşan 4’lü kombinasyon ortaya çıktı. Tabi bunun sıralamasının belirlenmesinde il yönetimimizin ve benim tesirim oldu ama sonuçta genel kanaat oluşan bu 4 arkadaşımızın arasında sıralamayı belirleme noktasında olmuştur. Onun ötesinde bu 8 kıymetli arkadaşımızdan bu 4’ü olsun diyen biz değildik. Bu ortaya kendiliğinden çıktı.  Öngörülerimiz, tahminlerimiz oldu. Bu tahminlerle beraber nasıl bir liste oluşturursak Çanakkale’deki rüzgarı lehimize çeviririz, sahada, siyaset kurumunda, bürokraside, en iyi karşılığı bulacak sivil toplum örgütlerimiz ve siyasi paydaşlarımızla eş güdüm içerisinde çalışacak en iyi kadroyu nasıl oluşturmamız gerektiği noktasında oluşan istişari görüşmeler neticesinde böyle bir tablo ortaya çıktı. Gerçekten güzel bir iş yapmışız, arkadaşlarımızı gururla takip ediyoruz. Zaman zaman seçim çalışmalarında bizde yanlarında yer alıyoruz ama malumunuz il başkanlığı makamı bir maestrodur. Asıl çalışacak olanlar ilçe teşkilatlarımızdır. Ben vesilenizle kendilerine sms veya yüzlerine teşekkürlerimi ilettim bir de buradan iletiyorum. Hakikaten gurur duyduğumuz bir tablo ortaya çıktı. Gerek adaylarımızın çalışması ve performansı, gerek ilçe teşkilatlarımızın başkanlığımız nezdinde ilçe başkanlığı ve teşkilatlarımızın, ilçelerimizdeki kanaat önderlerimizin, geçmişte partiye hizmet etmiş, emeği geçmiş büyüklerimizin olağanüstü performansını büyük bir mutluluk ve gururla izliyorum. Karar açıklandıktan ve aday adaylığı süreci başladıktan bu yana tüm arkadaşlarıma hiçbir aday adayı sürecinde partimize başvuranlar dahil hiçbir arkadaşımı ayırmadan olağanüstü gayreti, şevk ve heyecanlı çalışmaları içinde bir kez daha teşekkür ediyorum. İnşallah bunun karşılığı değerli Çanakkalelilerin de katkılarıyla göreceğiz. En az 1 arkadaşımızı ki benim gönlümden Necip kardeşimin de meclise gitmesi geçiyor. ‘’

''SEÇMENİN GÖNLÜNÜN BİR YERİNDE VEYA AİLESİNİN BİR KISMINDA MHP VAR''

''Her geçen gün üzerine koyarak gittiğimizi düşünüyorum. Yani az önce ifade ettiğimiz gibi ittifak bloğunda oy kullanabilme ilkesi. Kökleşmiş Ak parti seçmeninde 16 yıldır kullanmış olduğunu bir mühür refleksi var. Adam belki 10 seçimdir aynı yere oy basıyor. Aslında gönlünün bir yerinde veya ailesinin bir kısmında MHP'ye oy vermişlik var. Böylelikle her zaman ikinci parti alternatifine sahibiz ama tek bir oy kullanabilmeleri hakkından dolayı daha önceleri hep buraya yönelinmiş ama yeni sahneye çıkıldığında MHP'nin de bir alternatifi olduğu ifade edildiğinde insanların orada yüzünde ki tebessümü ve MHP'ye verebileceği oyunun geçerlilik hali büyük bir heyecanla karşılanıyor. Bir çok yerde oyumuzun geçersiz olmayacağından emin misiniz diye broşürlerle geziyor. İnsanlar ciddi anlamda eğilim sağlamak istiyor. Sahada da ciddi manada iyi çalışıyoruz. Bu çalışmada resmi kesinleşme süresinden değil. Bizim aday adaylığımız sürecinden itibaren sahaya 8 aday adayıyla indik. O günden itibaren çarşı esnafı, pazar esnafı, STK'lar, toplumun önde gelen kanaat önderlerini gezdik. Daha öncesinde siyaset yapmış, şehrin tanımış olduğu simaları gezdik. En azından insanlara ismimizi yüzümüzü göstermiş olduk. ''

''YAŞ ORTALAMASININ ÇOK ALTINDAYIZ''

''Ciddi anlamda Türkiye Cumhuriyet Milletvekili adaylarının yaş ortalamasının çok altındayız. Kadın bir adayımızda var ve bununda avantajları var. Sahada şuan ciddi bir teveccüh görüyoruz ama sandığa da yansımasını umut ediyoruz. ''

''İNSANLAR HER ZAMAN MHP'YE SİGORTA GÖZÜYLE BAKAR''

''Sürpriz beklemiyoruz diye bir şey söz konusu olamaz. Bundan önceki dönemlerde de bekliyordunuz. Milliyetçi Hareket Partisinin genel konjektörü sigortadır. İnsanlar her zaman MHP'ye sigorta gözüyle bakar. %10-15 bandından değerlendirecek olursak her yerde çok büyük sevgi seliyle karşılaşıyoruz. Bunun heyecanını her zaman hissettiğimiz için doğal olarak da bizlere bu yansıyor. 10 kişinde 5'inden sürekli tepki alıyor olsak, devamlı bir muhalefetle karşılaşıyor olsak bu heyecanı kendinizde hissedemezsiniz. Gittiğiniz her yerde taktik görüyorsanız bir heyecana kapılmamak mümkün olmuyor.''

''HAFTAYA SEÇİM YAPACAĞIZ DA DESELER BİZİ ZOR DURUMDA BIRAKMAZ''

''Milliyetçi Hareket Partisi zaten teşkilatlı bir parti. Erken seçimde deseler, haftaya seçim yapacağız da deseler bizi zor durumda bırakmaz. Bizim teşkilatlarımız her zaman hazırdır ve ne yapacağını bilir. Hemen harekete geçebilir. Sadece parti teşkilatları olarakta değil bize teveccüh etmiş olan mevcut ocak teşkilatları, sendikaları da böyledir. Sahaya anında çıkar. Her türlü konuya hazır ve nazırdır.''  

''MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİNE ÇANAKKALE'DE BÜYÜK BİR İLGİ VAR''

''Biz genç bir siyasetçiyiz. Bir şeylere rakamsal değerlerle bakıp yorumlamak ile sahaya gidip çalışmak arasında büyük bir fark var. Milliyetçi Hareket Partisine Çanakkale'de büyük bir ilgi var. Bir bakıyorsunuz yerel seçimlerde %600 seviyelerine gelebiliyor. Bir önceki genel seçimlerde 5 bin oyla 22 bin potansiyel seviyesine gelebiliyor. Çanakkale'nin mevcut durumunda da CHP seçmeni, AKP seçmenin de MHP'nin mevcut politikalarıyla ayrışan hiç bir pozisyonu yok. MHP'ye her halükarda oy verebilir. MHP'nin her geçen gün üzerine koyarak gittiğini görüyoruz.Sahada ki en büyük avantajlarımızdan birisi de genç bir ekibimizin olması. İnsanlara siyasi argümanları anlatmaktan ziyade yüz profili olarak genç bir adaya ciddi bir destek gösteriyor insanlar. ''

''ÇANAKKALE'NİN MEVCUT TURİZMİNİ KESİNLİKLE YETERLİ GÖRMÜYORUM''

''Esnaflıktan gelme bir kişiliğim. Köy doğumluyum. Babam hayvancılık ve tarımla uğraştı ve daha sonra 25 sene Çanakkale'de esnaflık yapmış biri. Bende hali hazırda 7-8 yıllık bir avukatım. Turizmde olaya her zaman rakamsal değerlerden yada yapısal değerlerden ziyade hareketsel bir yapıya dönüştürmek gerektiğini düşünmekteyim. Çanakkale eşsiz bir tarih turizmine sahip. Hem yakın tarih hem de uzak tarihe etki etmiş bir kent. 2018 Troia yılı diye ilan etmiş olduğumuz eski medeniyetler coğrafyasına rehberlik ediyoruz ya da dünya tarihinin görmüş olduğu en büyük direnişlerden biri olan Şehirler Diyarının tarih turizmi dikkate alınabilir. Çanakkale sadece merkezi olarakta değil, mevcut yarımadadan tutun ilçelerinin tamamıyla bu dokuya sahip olmasına rağmen  ciddi manada bunu kullanabiliyor muyuz? diye değerlendirecek olursak: Hayır. Kesinlikle iyi kullanılamıyor. Yani turizminiz var dediğinizde karşılığı sadece ayak bastı değildir. Rakamsal değerden ki kastım bu. Çanakkale'ye 10 milyon turist gelmiş ve bu bizim başarısızlığımızdır. Çanakkale'ye 10 milyon turist geliyorsa ve biz ciddi manada esnafımıza bunun kazanımını sağlayamıyorsak, şehre bir canlılık katamıyorsak ya da turizminin gelişmesine yönelik yeni projeler üretemiyorsak, biz stabil turizmi rakamsal değerlerde koruyoruz demektir. Bunun hareketsel bir mekanizmaya dönüştürülmesi kanaatindeyim. Tabi buna yönelik olarakta projeler sunmak gerekiyor. Şuan bizim talip olduğumuz mevkii milletvekilliği adaylığı. Yani genel seçimlere yönelik. Biz parlamento da görev yapacağız. Yeni hükümetsel sisteme göre de mecliste görev yapacak vekiller daha önceki sistemde ki milletvekillerinden daha farklı bir konumda olacak. Yani yasamayı yürütme ilkesine sahip olmuş olacaklar. Bu projeleri geliştirme ilkesi de biraz daha yerel yatırımlarla alakalı olan bir şey. Şuan itibariyle Çanakkale'nin mevcut turizmini kesinlikle yeterli görmüyorum''

''MHP MEVCUT GENÇLERİN SİSTEM İÇERİSİNDE DAHA FAZLA SORUMLULUK ALMASINI, DAHA FAZLA ÇITAYI YÜKSELTMESİ VE BİREYSEL GELİŞİMLERİNİN DAHA ÜST SEVİYEYE ÇIKARTILMASINI ÖN GÖRÜYOR''

''Çanakkale eğitim ve kültür seviyesi yüksek bir şehir. Bunu Çanakkale'nin mevcut gelişmişliğine göre üst seviyede mi diye sorarsanız bence kesinlikle yine değil. Çanakkale'de üniversitemiz var ve öğrenci nüfus sayısı gelişmiş. Yine hakeza eş değerde üretilememiş bir iş sahası kısıtlılığımız var ya da mevcut ilçelerimizde yüksek okul açmışız ama gelişmişliği sağlayamıyoruz. Sadece öğrencinin nüfus sayısının arttırılması konusunda sağlanıyor. İş sahasının gelişmesi ya da potansiyel iş sahasının açılması konusunda sağlayabildiğimiz söylenemez. Yani Biga ölçeğine uygun, orada mevcut fabrikalara yönelik bölümler var mı üniversitemizde? Yok. Çan'da yakın bölümler kurmuşuz ama daha geliştirilmesi ya da doğrudan bir eğitim var mı ? yok. Yenice coğrafyasına nüfus eden ve o coğrafyaya doğrudan istihdam sağlayabilecek eğitimsel bir okul varmı ? bu da yok. Milliyetçi hareket partisinin bu bağlamda seçim taahhütlerinin arasında yüksek öğrenimin, lisansa dönüştürülmesine ve sınavsız lisansa geçişine yönelik olarak bir seçim taahhüdü var. MHP mevcut gençlerin sistem içerisinde daha fazla sorumluluk almasını, daha fazla çıtayı yükseltmesi ve bireysel gelişimlerinin daha üst seviyeye çıkartılmasını ön görüyor.''

''BİZİM ÇOK CİDDİ SEÇİM TAAHHÜTLERİMİZ VAR''

''Sürecin kısalığı olarak teşkilatsal hareket olarak bir problem yok ama teorik olarak bir problem var. Bizim çok ciddi seçim taahhütlerimiz var. Esnafa, gençlere, köylüye yönelik olarak. Diğer partilerle mukayese edildiğinde Milliyetçi Hareket Partisinin sahada tamamen konuşmaya yönelik vaatleri var. Üniversite sistemini ortadan kaldıralım. Üniversiteler de kredi aldığında mevcut kredilerin okul bittikten sonra doğrudan talep edilmemesi, icraya konulmaması, iş buluncaya kadar ailesinde sosyal güvencesinden sigortasından yararlanacak olması gibi. Askere giden kişilerin askerlik primlerinin hiç bir şekilde borç olarak yapılandırılmaması veya esnafına kredi faizlerinin ortadan kaldırılması. İleriye dönelik borçlanma fırsatının yaratılması. 0 faizlerde kredi verilmesi. Daha önceden esnaflık geçmişi olanların her hangi bir proje sunmadan kredi imkanı sağlanıyor olması. Yakıttan ÖTV ve KDV alınmaması. Köylerde elektrik ve su faturalarında sadece tüketim bedelinin alınması gibi. Yine köylünün sıfır faizlerle krediyle desteklemeye tabii tutulması. Mazotundan hiç bir şekilde ÖTV ve KDV alınmayacak olması. Sürecin kısa olması da bütün taahhütlerin açıklanması açısından bir kısıtlamaya yol açıyor. Bunlar daha rahat daha geniş bir dille anlatılıyor olsa çok ciddi bir söyleme ve çok ciddi bir propagandaya dönüşmüş olacak. Yine seçim çalışmalarımızdan bir tanesinde şoför ve otomobilciler federasyonuna ve odalarına gittik. Orada bir çok emektarla yapmış olduğumuz görüşmelerde onlarında kanunsal değişikliklerinde ve yönetmeliklerinde çok ciddi problemler yaşadığını biliyoruz. Bugün taksiciler çok ciddi siyasal bir konsolosluk elçilik pozisyonundalar. Bunlara yönelik olarak MHP'nin çok ciddi politikaları var.''

 

Doğancan Ustabaş

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler