İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ŞARBON HASTALIĞINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Son Güncelleme : 15 Eylül 2018 13:09
İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ŞARBON HASTALIĞINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Şarbon hastalığına ilişkin açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ; “Son günlerde kamuoyunu meşgul eden Şarbon hastalığı ile ilgili olarak gerek tüketicilerin gerekse hayvancılık yapan yetiştiricilerimizin konu ile ilgili olarak aydınlatılması amacı ile şarbon hastalığı ve İl Müdürlüğümüzün bu konudaki çalışmaları konusunda bilgi vermek ihtiyacı doğmuştur.”dedi.

İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“Şarbon hastalığı esas olarak ot ile beslenen hayvanların hastalığı olmakla birlikte insanlara da bulaşabilen bakteriyel bir hastalıktır. Şarbon genel olarak ülkemizde ilkbahar- yaz aylarında hayvanlarda zaman zaman görülebilen bir hastalıktır.”

 

“ÇANAKKALE’DE EN SON 2012 YILINDA GÖRÜLDÜ”

 

Şarbon hastalığının 5996 sayılı kanun gereği ihbarı mecburi bir hastalık olup, şüpheli vaka görüldüğünde İl ve İlçe Müdürlüklerine başvurulması gerektiğinin altını çizen  İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ  şöyle devam etti; “Şarbon hastalığı İlimizde en son 2012 yılında görülmüştür. Hastalık çıkan yerlerde hastalığın tekrarını önlemek amacıyla İl/İlçe Müdürlüklerimizce tüm hayvanlara 5 yıl boyunca koruyucu aşılama yapılır. Şarbon Hastalığı çok tehlikeli bir hastalık olmakla beraber belli kurallara uyulduğunda insanlara bulaşması çok zordur. Yetiştiricilerimiz sebebi belli olmadan ölen hiçbir hayvanı kesip içini açmamalı, akan vücut sıvılarına ve kanına dokunmamaları, toprağa dökmemeleri ve anında İl / İlçe Müdürlüklerine haber vermeleri gerekmektedir. Tüketiciler ise sadece İl/İlçe Müdürlüklerimizce onaylı ve kayıtlı yerlerde üretilen ve satılan gıdaları tüketmelidir. Özellikle kaynağı belli olmayan hayvansal gıdalar kesinlikle tüketilmemelidir. İlimizde, İl Müdürlüğümüzden onay almış 8 adet mezbaha bulunmaktadır. Türkiye'nin her onaylı mezbahasında olduğu gibi bu mezbahalarda da, İl/İlçe Müdürlüklerimizce görevlendirilmiş Resmi Veteriner Hekimlerimiz bulunmaktadır. Kesilecek hayvanlar Resmi Veteriner Hekim tarafından kesim öncesi ve sonrası muayeneye tabi tutulurlar.  İlimiz mezbahalarında bu güne kadar hiçbir şarbonlu hayvana rastlanmamıştır. Ancak kaçak olarak üretilen, kesilen, satılan hayvansal ve diğer gıda ürünleri sadece Şarbon Hastalığı yönünden değil hijyen ve diğer hastalıklar açısından da büyük riskler taşır. Bu nedenle tüketicilerimiz ihtiyaçlarını karşılarken İl/İlçe Müdürlüklerimizin kontrolü altındaki işletme ve tesislerde yetiştirilen, kesilen, üretilen ve satılan hayvansal ve diğer gıdaları güvenle tüketebilirler.”

 

 

ŞARBON HASTALIĞI NEDİR?

Bakteriyel bir hastalık olan şarbon, ot yiyen hayvanlardan insanlara temas yolu ile geçen ve kimi zaman ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır. Şarbon hastalığının mikrobu Bacillus antracis denen bir bakteridir. Toprakta ve meralarda bulunabilen bu bakteri temas durumunda bulaşabileceği gibi solunum yolu ile bulaşması durumunda oldukça tehlikelidir. Bunu önlemek için bir aşı geliştirilmiştir. Bu aşının % 90’ın üzerinde koruyucu olduğu tahmin edilmektedir. Şarbonun ortaya çıkış şekli tam olarak bilinmese de laboratuvar ortamında oluşturulduğu ve biyolojik silah olarak kullanıldıkları düşünülmektedir.

 

ŞARBON BELİRTİLERİ

İnsanlarda akciğer, deri ve sindirim sistemi şarbonu olmak üzere 3 tip şarbon hastalığı vardır. İnsanlar ve hayvanlardaki belirtiler benzerdir. Akciğer şarbonunda; solunum yoluyla alınan mikrop, akciğerlere yerleşir. Burada yara oluşur ve nefes almada problemler ortaya çıkar. Bakteri vücuda girdikten sonra, bir hafta içerisinde belirtiler görülür. Başta soğuk algınlığı gibi görünür. Birkaç gün sonra ateş iyice yükselir. Lenf bezleri şişer ve nefes almada zorluk görülür. Hastada şok ve koma gelişebilir. Akciğer şarbonuna yakalanan kişiler, erken tedavi edilmediği takdirde ölüm kaçınılmazdır. Deri şarbonu; hayvanlardaki bakterilerin deriyle temas etmesi sonucu ortaya çıkan ve en çok görülen şarbon tipidir. Deride bir yara varsa mikrop, vücuda girer. Deride yaralar meydana getirir. Birkaç gün içinde bu yaranın ortasında 1 ila 3 cm çapında siyahlık oluşur. Buna kara çıban ya da çoban çıbanı da denir. Bu yara ağrısızdır. Etrafı tahta gibi sert ve şiştir. Ateş yükselir, bulantı ve kusma görülür. Tedavi edilmezse hastalık ilerler ve ölümle sonuçlanabilir. Sindirim sistemi şarbonu; şarbonlu hayvanların etlerinin yenmesiyle ortaya çıkar. Etlerin iyi pişmemiş olması ya da çiğ tüketilmesi, önemli bir faktördür. En çok öldüren şarbon tipidir. Çünkü sindirim sisteminde kanamalara yol açar. Kan kusma ve kanlı dışkı görülür. Hastalık çok hızlı ve ağır seyreder. Hasta kısa sürede şoka girer, erken tedavi edilse dahi hastaların çoğunu kurtarmak mümkün olmaz.

ŞARBON HASTALIĞI NASIL BULAŞIR?

Şarbonun bulaşma yolları çeşitlidir. Şarbonlu hayvanlarla doğrudan temas ya da dolaylı olarak temas etmek, Bu hayvanların etinin yenilmesi, hayvanın kesilmesi sırasında temas edilmesi, Sanayi ürünlerinde kullanılan hayvan yünleri, derileri ve kılları, – Hastalığın görüldüğü ülkeden hayvan ve hayvan ürünlerini almak, Ayrıca laboratuvar çalışmaları sonucu dikkat edilmezse, şarbon mikrobu bulaşabilir.

 

ŞARBON HASTALIĞI TEDAVİSİ

Şarbon hastalığı erken dönemde teşhis edilirse tedavi ile iyileşme şansı vardır. Yöntem ise antibiyotik tedavisidir. Akciğer şarbonu olan hastalarda yüksek dozlarda antibiyotik verilir. Antibiyotik tedavi süresi de yapılan testler sonucu bakterinin hala vücutta olup olmadığına bağlıdır. Deri şarbonu olan hastalarda ise, yaraların olduğu deri bölgesine pansuman yapılır. Cerrahi operasyona gerek yoktur. Ayrıca şarbon insandan insana bulaşmadığından hastanın yakınlarına herhangi bir tedavi uygulanmasına gerek yoktur. EZGİ KOSTAK

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler