kizilay escort

“HEM ÇOK ZOR HEMDE ÇOK ACILI GÜNLER YAŞIYORUZ”

05 Ekim 2016 10:50
“HEM ÇOK ZOR HEMDE ÇOK ACILI GÜNLER YAŞIYORUZ”

Çanakkale Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Saçıkara Ülke’de yaşanan siyasi ve terör olayları ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.

İl Başkanı Saçıkara yaptığı açıklamada “Ülke olarak gerçekten hem çok zor hem de çok acı günler yaşıyoruz. Ülke olarak, millet olarak tarihin en kanlı, en hain, en alçak saldırılarına hedef oluyoruz.  Daha bir acının yarasını saramadan, yeni bir acıyla, yeni bir saldırıyla, yeni bir şehit haberiyle sarsılıyoruz.  Her gün gencecik evlatlarımızı, hayatlarının baharında toprağa veriyoruz. 1 günde tam 11 vatan evladını şehit verdik. 10 da yaralımız var. Artık söylenecek ne var bilmiyoruz.  Acının tarifsiz, kelimelerin yetersiz kaldığı bir dönemdeyiz. Neredeyse şehit vermediğimiz gün yok. 1 şehit, 2 şehit, 3 şehit derken,  bir günde 11 şehidin verildiği günlere geldik. Ama bakıyoruz şehit haberleri artık hükümetin gündeminde, medyanın gündeminde Moodys’in not indirimi kadar yer almıyor. Aynı Moodys Türkiye’nin notunu arttırdığında, bunu destansı bir ekonomik zafer olarak sunanlar, maalesef aynı kurum Türkiye’nin notunu düşürdüğünde yeri göğü inletiyorlar. Oysa ekonomisini Wall Street bankerlerine göre dizayn edenlerin bundan şikâyet etmeye hakkı olamaz. Tıpkı, dış politikasını Pentagon’a göre dizayn edenlerin terörden şikâyet etmeye hakkı olamayacağı gibi.  Evet, 1 günde 11 şehit vermişiz ama Hükümet’in gündeminde şehitler değil, Moody’s var. Gazetelerin sayfalarında Moody’s manşet olurken, şehit haberleri kibrit kutusu kadar bile yer bulamıyor. İşte bizi en çok üzen şey de bu.  Yani teröre alıştırılmak. Yüreğimizi yakan şehit haberlerinin sıradanlaştırılması; sıradan, önemsiz, basit olaylar haline getirilmesi. Toplumun teröre alıştırılmasıdır. Terörün, televizyonlarda alelade istatistikî bir veri gibi alt yazılarla geçiştirilmesidir. Ama biz teröre alışmayacağız. Bu alçak teröre teslim olmayacağız. Türkiye’nin bir korku imparatorluğuna dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Aksi halde terörü “bölünme” takip eder. Ülkemin bölünmesi. Zaten Büyük Ortadoğu Projesi’nin asıl amacı da, bu değil mi?

Türkiye’yi bölmek, Büyük İsrail Devlet’ini kurmak değil mi?

Türkiye’de iktidar ve yandaş medya eliyle yürütülen bir algı yönetimi var.  Ekran başka, gerçek başka. Ekranlarda, BM salonlarında “Dünya 5’den Büyüktür” diye meydan okuyan bir lider var. Ama gerçekte ise tıkır tıkır işleyen bir proje var: Büyük Ortadoğu Projesi… Ekranlarda, “Terörün kökünü kazıyacağız” diyen bir iktidar var, ama gerçekte neredeyse Suriye’ye, Irak’a benzemeye, benzetilmeye başlayan bir Türkiye… Ekranlarda, Merkel’e meydan okuyan, Avrupa Birliği’ne rest çeken bir lider var. Ama gerçekte 72 tavizi gözünü kırpmadan veren, Kıbrıs’ı pazarlık masasına koyan bir Türkiye.  Ekranda, “Ekonomimiz sağlam” diye övünen bir iktidar var ama gerçekte dış borcu 750 milyar dolar ulaşmış bir Türkiye… Sayın Cumhurbaşkanı’na, tıpkı Başbakanlığı döneminde olduğu gibi bugün de eksik veya yanlış bilgi veriyorlar. Bu çelişkiler, büyük ölçüde eksik veya yanlış bilgilerden kaynaklanıyor. Türkiye bu çelişkilerle yönetilemez.  Gerçekleri görmek zorundayız.  Türkiye hem ekonomik, hem siyasi, hem de güvenlik açısından korkunç bir kuşatma ile karşı karşıyadır.  Bu kuşatmayı yarmanın, bu karanlık dönemi aşmanın tek çaresi birlik ve beraberliğimizdir. Milli Görüş ilkelerine, Saadet Partisi’nin prensiplerine sarılmaktır. Başka çare yoktur! Ama bakıyoruz böyle bir dönemde, milli iradenin yegâne tecelligahı olan Meclis devre dışı.  Ülke, kanun hükmünde kararnamelerle yönetiliyor. Bu kanun hükmünde kararnameler, Saadet Partisi’nin, Ak Parti’nin önerdiği Başkanlık Sistemine karşı çıkmasının ne kadar haklı olduğunu açık ve kesin olarak ortaya koymuştur.

Ne diyordu Saadet Partisi?

“Sizin önerdiğiniz Başkanlık Sistemi Meclis’i by-pass eder, Türkiye’yi despotizme götürür” diyordu. Çünkü başkan, Meclis’i by-pass edip, başkanlık kararnameleri çıkarabilecektir. İşte tam öyle bir dönemi yaşıyoruz. Bir tek kararname ile 57 bin memur işinden kovuldu. Yargılanma hakları bile ellerinden alındı. İnsanlarımız feryat ediyor. “Ben, darbeci değilim, ben suçsuzum” diyor. Kararnamede bizzat imzası bulunan Sayın Cumhurbaşkanımız bile “At izi, it izine karıştı” diyerek rahatsızlığını dile getiriyor.

Çünkü: Sekiz adet kanun hükmünde kararname çıkarıldı. Devlet yeniden yapılanıyor. Devlet yeniden yapılanırken Büyük Meclis, Gazi meclis nerede? Her gün şehit üstüne şehit gelirken 550 milletvekili ne yapıyor.  Büyük umutlar bağlanan Yenikapı Ruhu ne halde? Yazık ki 1.5 ayda buharlaşmış?  İktidar ve muhalefet arasında yine aynı kısır kavgalar, yine aynı içi boş polemikler… Kendi siyasi geleceğini, milletin geleceğinin önünde tutan aynı yoz siyasi anlayış… Bir kez daha altını çiziyorum. Ülkemizin şu an karşı karşıya bulunduğu en önemli sorun Moodys’in kredi notu değil, ülkenin bütünlüğü,  milletimizin geleceği ve evlatlarımızın can güvenliğidir. Annelerin derdi, bankerlerin ne düşündüğü değil, askere gönderdiği evladının eve dönüp dönemeyeceğidir.  Elbette biz Saadet Partisi olarak, daha önce söylediğimiz gibi, teröre karşı mücadelede bütün gücümüzle ülkemizin, devletimizin yanındayız. Ancak, olayları doğru okumak ve doğru çözüm yolları bulmak zorundayız.  Bunun yolu da, gerçeklerin üzerini örtmek değil, tam tersine cesurca üzerine gitmektir.  Artık pansuman tedbirlere değil, topyekûn bir yaklaşım değişikliğine ihtiyaç vardır. Terörden şikâyet etmek istemiyorsak, dış politikamızı, Londra’ya Washington’a göre ayarlamaktan, çareyi Amerika’da aramaktan vazgeçmeliyiz.  İç politikadan, dış politikaya, terörle mücadeleden, sınır güvenliğine kadar her alanda yeni bir vizyon oluşturmalıyız. Cenab-ı Allah ülkemizin, milletimizin bütün Müslümanların yardımcısı olsun.” İfadelerine yer verdi.  BURAK KAVAK

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler