porno video porno izle free porn sikiş izle türkçe porno porno

GİDER;‘’ÇANAKKALE’Yİ FERAH BİR ŞEHİR HALİNE GETİRECEĞİZ’’

08 Şubat 2019 08:24
GİDER;‘’ÇANAKKALE’Yİ FERAH BİR ŞEHİR HALİNE GETİRECEĞİZ’’

Ak Parti Çanakkale Belediye Başkan Adayı Ayhan Gider, Çanakkale gündemini değerlendirdi.

Çanakkale’yi daha ferah bir şehir halin getireceklerini ifade eden Gider; ‘’Biz adaylığımız açıklandığından bu yana sahadayız. Daha çok mutfak çalışıyoruz, STK ziyaretleri yapıyoruz.  Birebir propaganda 18’inden sonra başlıyor. Projelerimiz ve meclis üyelerimizle birlikte bir lansman yapacağız. Bizim bu dönem yaptığımız projelerin tamamı Çanakkale’yi daha ferah, daha yaşanabilir, yürüyerek ve bisikletle gezilebilir bir şehir haline getirmeye endekslidir. Çanakkale’nin çok fazla sorunu var ama öncelik birebir vatandaşa dokunan sorunlardır. ‘’dedi.

Ayhan Gider;’’Bizim hayatımız çok kısa aralar dışında hep kamu hizmetiyle geçti. Bugünde belediye başkan adayı olarak kamu ile birlikteyiz, milletimizin yanındayız. Çomü Çanakkale’nin çok büyük bir değeri bunu laf olsun diye söylemiyorum. Kurulduktan sonra gerek öğrenci sayısı gerekse eğitim kalitesi anlamında hızlı gelişebilen çok az üniversiten bir tanesi, bu bizi çok mutlu ediyor. Çanakkale’nin bu gibi marka değerlerinin artarak devam etmesi gerekiyor. Çomü radyoya bu benim ikinci gelişim, gerçekten çok profesyonel, burası amatör ruhla çalışan profesyonel bir işletme oldu. İnşallah yayınlarını daha da arttırarak sürdürecektir. Çanakkale’de çok dinlendiğini biliyorum, bu da beni ayrıca mutlu ediyor. ‘’

‘’AYHAN GİDER SOKAKTAKİ ADAMLARDAN BİRİDİR’’

‘’Önce Bülent Bey ve Ülgür Bey’den başlayalım. Bunlar o kadar ayı laflar ki Bülent Bey; Lapseki’de doğmuş, büyümüş, evi burada, ailesi burada, hayatı burada bir adam. Ülgür Başkan; Annesi Ezineli, babası Bayramiçli yani bu toprağın insanı garip olan belki şudur; Ülgür Başkan geçenlerde yarım saate yakın Türk olduğunu anlatmaya çalıştı. Velev ki olmasa ne olur? Biz politika yapıyoruz. İddiamız ne? Bu memlekete güzel hizmet etmek. Bu lafların tutmayacağı tek yer Çanakkale’dir. Bakın bu laflar olacaksa en karlı ben çıkarım. Ben burada doğdum, burada büyüdüm. Öğrenim hayatım dışında hep buradaydım ama 2000’li yıllarda bunların konuşulması bile komik, komik değil trajik. Böyle bir şey olmaz, burada 50 bin öğrenci var. Bunların tamamı Çanakkalelidir. Ben aynı zamanda iyi bir sosyal medya takipçisiyim, bakıyorum buradaki öğrenciler tatilde eziyet çekiyor. ‘Allah’a şükür Çanakkaleme döndüm’ diye tweet atan mı istersiniz, paylaşım yapan mı? Gelin karşıya gidelim. Kosova’dan da insan var, Yemen’den de insan var. Burada şehit olurken hepsi hemşerimiz  yaşamaya gelince, politika yapmaya gelin yok öyle mi? böyle bir şey olmaz. Bunların konuşulması bile gariptir. Biz kimiz? Bunu çok fazla anlattık. Ben Sinekli’de doğdum. Aslında Çanakkale’de ve Türkiye’nin her yerindeki ortalama bir insandan farkım yok. İlkokul’u, Ortaokulu köyde okudum. Oradan bizim dönemimizde çok önemli hissedilen, çok popüler olan yatılı okullara gittik. Çünkü o zaman devlet memuru olacağız, hayatımızı kurtaracağız diye düşünüyorduk. Ben Bursa’da 4 yıl Ziraat Meslek Lisesi okudum. Oradan Çukurova Üniversitesi’ne gittim. Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi bölümü okudum. Onu da çalışarak okudum, gündüzleri okula gittik akşamları nöbet tuttuk. Üniversitenin bitmesiyle birlikte hemen Çanakkale’ye döndüm. Benim diplomanın tarihi ile Çanakkale’ye tayin tarihi 1 gün ara iledir. Eceabat’ta İlçe Tarım Müdürü olarak 23 yaşında göreve başladım. Evlendim, daha sonra Çan’a gittim. Çanakkale’de Tarım İl Müdürlüğü Genel Sekreterliği, Milletvekilliği, Belediye Başkan Adaylığı. Neden bu detayları anlattım? Bunlar bana komik gelir aslında ama şunun için anlattım; Ayhan Gider kimdir? Denilince; Ayhan Gider sokaktaki adamlardan biridir. Bunun dışında bir kolej görmedim. Görme imkanım yoktu. Farklı mekanlarda bulunmadım. Sokaktaki adam neredeyse ben oradaydım. Beraber yaşadık, bugünde beraber yaşıyoruz. Milletvekilliği süresince de bu değişmedi. Milletvekilliğim bittiği gibi de Çanakkale’ye döndüm. Çanakkale sevdalısı, memleket sevdalısı bir adamız. ‘’

‘’EN ÇOK ŞEHİR MERKEZİNDE GÖREV ALDIM’’

‘’Benim hayatımda en uzun görev yaptığı yer Çanakkale Merkez’dir. Ben 2 yıl Tarım İl Müdürlüğü yaptım. Bunun dışında Çanakkale Merkez’de Özel İdare’deydim. Özel İdare’de biliyorsunuz sadece alt yapı hizmetleri kırsaldadır. Onun haricindeki kültür, sağlık, eğitim, spor bunlar il ve ilçe merkezlerinin tamamındadır. Yani bizim yaptığımız hizmetler sadece kırsal hizmetleri değildir. Gestaş şehir merkezinin hizmetidir, Organize Sanayi şehir merkezinin hizmetidir. Yaptığımız onca okul, onca sağlık tesisi ve bunun gibi birçok tesis şehir merkezinin işidir. Çanakkale hoş bir il, her yönüyle hoş bir ildir. Sadece coğrafyası güzel anlamında söylemiyorum. Çalışması keyifli bir yer, burada yaptığınız her işin karşılığını alırsınız. Kamu yöneticisi için karşılık nedir? Onun başarıya ulaşmasıdır, insanların yüzünün gülmesidir. Çanakkale insanı yapılan hiçbir hizmete sokak tabiriyle nankörlük etmez. Mutlu olduğunu size bildirmekten keyif alır. Şimdi sosyal medyadan mesaj atıyorlar, telefonla arıyorlar. ‘İyi ki vardın, iyi ki geldin’ diyorlar. Bunlar sizin yorgunluğunuzu alır. Burada ilk valilik ya da bürokratlık önemlidir. O ilk heyecan farklı bir şeydir.  Hepimiz için öyledir. Bunca yıl sonra geriye dönüp bakıyorum. 23 yaşında ilk Tarım İlçe Müdürü olduğum zaman şunu eksik yapmışım demiyorum. Muhakkak tecrübesizlikten dolayı bir şeyler vardır ama o zaman her şeyiyle gece, gündüz hayatınız işiniz oluyor. ‘’

‘’GÖREVİN BÜYÜĞÜ, KÜÇÜĞÜ OLMAZ’’

Kamu hizmeti yapanlar bilir. Bu insanlara laf olsun diye söyleniyor gibi gelebilir. ‘Görevin küçüğü, büyüğü olmaz’ veya ‘Görev beğenmemezlik olmaz’, ‘insan faydalı olmak istedikten sonra her görevde olur’ bunlar sanki klişe laflar gibi gelir ama samimi olarak söylüyorum; değildir. Benim hayatımda yapmadığım hiçbir görev yok. Ben ziraat teknisyenliği yaptım ama bu dönemde gece bekçiliği de yaptım. Mühendislik yaptım, ilçe müdürlüğü yaptım. Siz ne iş yapıyorsanız sizin için o hayatın en önemli işi oluyor. Ben o genç dönemlerimi hatırlıyorum; ben ilçe tarım müdürüyken ‘ ben ilçe tarım müdürüyüm ‘ diye düşünmüyordum. Bakan var, ilçe müdürü var, aradaki kademeler neden var? diye düşünüyordum. Konuyu o kadar ciddiye alıyordum. Genel sekreterlik yaptım, bileşenler çok farklılaştı. Vali var, siyasi partilerin teşkilatları var, iktidarıyla, muhalefetiyle milletvekilleri var, il genel meclisi var. Herkes var ama bundan keyif alıyorsan, bu kadar çok bileşenin olması hazzı arttırıyor diyebilirim. Çünkü çok bileşenle çok daha güzel işler ortaya koyabiliyorsunuz. İnsan sosyal bir canlıdır. İnsan, tek başına yaşayıp ben talimat verdim, birisi uygulasın üstten bakışıyla yaşadığında mutlu olabileceğine inanmam. En azından ben mutlu olmam. Herkes benim ağzıma bakıp da ne diyorsam yaparsa ben bundan müthiş huzursuz olurum. O kurumlar ve kurullar, insana ortak aklı arattıran kurumlardır. Eminim ki o kurumların bizim gelişmemizde de çok faydası olmuştur. Ben bir köy kahvesine gittiğim zaman anlatmak için gitmem. Anlaşmak için giderim. Benimde anlatacaklarım vardır, onunda anlatacakları vardır. Benim ondan alacaklarım vardır, onun benden alacakları vardır ve bunu otururken bilemezsin ancak kalkarken bilebilirsin. Yöneticilikte böyle yapıldığı zaman kıymetlidir. Dolayısıyla o dönemler çok güzel dönemlerdi yani çok yoğundu, belki özel hayatımız yoktu, belki çok yoruluyor gibi hissedebiliriz, uyku saatlerimiz düzenli değildir. Hepsini yeni kuruyorduk. Keyifli dönemlerdi, bugün bıraktığımız eserleri görünce mutlu oluyoruz, gurur duyuyoruz. ‘’

‘’İNSANLAR ÇÖZÜM NOKTALARI ARIYORLAR’’

‘’Burada yapacak iş çok merkez belediye ama yapacak işi birikmiş bir belediye. Biz çağrı merkezi kurduk. Onun lansmanını yapacağız. Burada 5 tane arkadaşımız bulunacak, whatsapp hattı olacak, gerek kişisel anlamda, gerekse Çanakkale Belediyesi’nin veya kamu kurumlarının hizmetleriyle ilgili taleplerde de benim çözebileceğimi düşündükleri kısımları halledeceğiz. Biz bunu kurarken şu iddia da değiliz; kamu kurumu işini yapacağız. Adaylık sürecinde gördük ki insanlar, rutinin dışında da çözüm noktaları arıyorlar. Bir yerde ne kadar uzun süre görev yapılırsa artık orada kadrolar kemikleşmeye başlar. Olaylara bakışlar donuklaşmaya başlar ve problemler sıradanlaşmaya başlar. Metal yorgunluğu sonuna kadar hissedilir. Biz sahadayız, geziyoruz. Bazı konular ilk duyduğumuzda çok küçük konu gibi geliyor ama içine girdiğiniz zaman bakıyorsunuz ki felsefesi çok kötü. Biz küçük sanayi sitesini ziyarete gidiyorduk. Dediler ki; buraya da uğrar mısınız? Bir amcamız dedi ki; bizim çeşmemiz akmıyor. Nedir amca? Dedim. ‘Tatlı su çeşmemiz akmıyor, biz gittik belediye bize dedi ki evdeki musluk akıyor mu? Akıyor tamam o zaman biz çeşmeyle ilgilenmeyiz. Derneği yok mu o yapsın.’ Bu bakış çok kötü, çeşme akar, akmaz bunlar kolay işler ama bir dert anlatmak için, bir ihtiyaç anlatmak için bir kuruma gidiyorsanız ve o kurum ‘orası bizi ilgilendirmez’ diyorsa bu bir bakış açısıdır. Bu vatandaş eksenli çalışmayan bir bakış açısıdır. Bizim itiraz ettiğimiz çeşme değil, budur. Biz ilgili yerlere bildirdik dedik ki; bu madem dernek işi, madem belediye bu şekilde bakıyor. Çok mutlu oldum 1 gün sonra belediye hemen gitti. Çok kısa bir süre önce bizim işimiz değil diyen belediye gitti onlarda bizimle birlikte borunun yerini aradı. Şimdi su akıyor. Akmasının ötesinde mevcut belediye yönetimine şunu anlatmış oldu diye düşünüyorum; bu çeşmeyi tamir etmek herkesin görevidir.’’

‘’TROİA YILI DEVAM EDECEK’’

‘’2018 Troia Yılı çok güzel geçti. Biz EMİTT Fuarı’nın ilk günü turizmcilerimizle İstanbul’da bir toplantı yaptık. Çok verimli bir toplantıydı. Turizm sektörünün hem sorunlarını dinledik hem de 2018 yılı ile ilgili bir değerlendirme yaptık. 2018 Troia Yılı bize ilk geldiği zaman talep olarak. Biz o zaman Bülent Bey’le birlikte milletvekiliyiz. Bakan Bey’e götürdük ve bakanlığın tavrı; bunu 5 yıl önceden belirlemek lazım, uluslar arası fuarlara hazırlamak lazım’ dedi ama sonra bir an öncede bunun olması lazım dediler. Bizim gibi memleketlerde ötelenen işler genelde kalır. Bunu ötelemeyelim dedik. 2018 yılını da Troia Yılı ilan ettirdik. Bu vesileyle de Troia Müzesi’de çözülmüş oldu. O da hizmete girdi. Turizmcilerden aldığımız rakamlara göre de turizme çok büyük katkı sağladı. Bu sadece 2018 ile sınırlı bir şey değil bu devam edecek. Troia dünya da insanların ismini bildiği 5 yerden bir tanesi, bu çok güzel bir şey ama acı bir şey var. 5 yerden bir tanesi olmasına rağmen buranın Çanakkale’de veya Türkiye’de olduğunu insanlar bilmiyorlar. Yani İlyada Destanı çok önemli bir destan, insanlar bunu okuyor, biliyor ama bunun Çanakkale’de olduğunu bilmiyor. Biz Troia Yılı vesilesiyle İnşallah bunu dünyaya tanıtacağız. Biliyorsunuz Anadolu Ateşi’de Troia’yı oynuyor. Dünyanın dört bir yanında oynuyorlar. Onları da ben çok önemsiyorum. Ankara ve İstanbul’da 2018 Troia Yılı nedeniyle oyunlar sahnelediler. Biz her kanalı kullanarak Troia’yı dünyaya tanıtmak zorundayız ve Çanakkale’ye zengin turist çekmek zorundayız. Çanakkale’ye gelen turistlerin bıraktığı para miktarını arttırmak zorundayız. Dolayısıyla Çanakkale ekonomisi turizmden hak ettiği payı almalı, bunun içinde çalışmalarımız devam ediyor. ‘’

‘’KÜLTÜR TURİZMİNŞ GELİŞTİRECEĞİZ’’

‘’Turizm ve eğitim Çanakkale Merkez’in önüne koyduğu iki tane vizyon bu dur. Çomü öğrenci sayısını arttırmalı, bölümlerini arttırmalı daha tercih edilen bölümler açmalı bu hızlı bir şekilde devam etmelidir. Şu anda zaten yapıyorlar bu daha hızlı bir şekilde devam etmelidir. Bunu daha önce de söylemiştim bizim en az 2 tane de vakıf üniversitemiz olmalıdır. Çanakkale Türkiye’nin her yerinde bir üniversite şehri olarak konuşulmalıdır. Turizm anlamında da kültür turizmi Çanakkale’nin bütünü için çok elverişli bir turizm yöntemidir. Bunun içinde bağlantıları kurarak, sağlamlayarak Çanakkale’yi çok ciddi bir destinasyon haline getirmek zorundayız ve bunu yapacağız. Belediyeyi aldıktan sonra bunu daha iyi adımlarla yapacağız. ‘’

‘’VATANDAŞTAN YETKİYİ ALDIĞIMIZDA HIZLI BİR ŞEKİLDE BAŞARACAĞIZ’’

‘’Biz adaylığımız açıklandığından bu yana sahadayız. Daha çok mutfak çalışıyoruz, STK ziyaretleri yapıyoruz.  Birebir propaganda 18’inden sonra başlıyor. Projelerimiz ve meclis üyelerimizle birlikte bir lansman yapacağız. Bizim bu dönem yaptığımız projelerin tamamı Çanakkale’yi daha ferah, daha yaşanabilir, yürüyerek ve bisikletle gezilebilir bir şehir haline getirmeye endekslidir. Çanakkale’nin çok fazla sorunu var ama öncelik birebir vatandaşa dokunan sorunlardır. 130 bin nüfuslu yerde trafik tıkanmaz. Trafik tıkandığı zamanda bunun çözümü olarak ‘millet araba park etmeyi bilmiyor’ diyemezsiniz. Bu üstten bakışçı bir yaklaşımdır, bu doğru bir yaklaşım değildir. Yönetime talip olan onun çözümünü bulacak, öncelikle trafiği çözecek, otopark sorunu çözecek. Biz Çanakkale’yi yürüyerek gezilebilir bir şehir haline getireceğiz. Kültür şehri haline getireceğiz. İnsanların refahı için yapacağımız değil temizleyeceğimiz binalarımız var. İnşallah bunu 31 Mart’ta vatandaştan yetkiyi aldığımızda çok hızlı bir şekilde başlayıp, başaracağız.’’ GÜLGÜN ÇETİN

 

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Çimen Edren

08 Şubat 2019 10:39
Acil olarak raylı sisteme geçilmeli..

SAĞLIKCI

08 Şubat 2019 10:34
ÖNCELİK SAĞLIK TEŞKİLATININ SORUNUNU ÇÖZÜN Kİ MİLLETİN SAĞLIĞI ÇÖZÜLSÜN.HER ÇALIŞANIN HEMEN HEMEN TAMAMI İDARİ KESİMDEN MÜZDARİP,SAYGILAR.

Son Eklenenler