eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

Gemilerin kaderi (09.02.2021)

Son Güncelleme : 09 Şubat 2021 08:02
Gemilerin kaderi (09.02.2021)

Çanakkale Boğazı’nın binlerce yelkenliye, gemiye, denizaltına ev sahipliği yapan mavi sularının gizemli perdesi aralanıyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay’ın yazdığı 'Boğazın Mavi Sularında' kitabı Mart ayında yayınlanacak. Kaleninsesi Gazetesi’ne kitap hakkında bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Mithat Atabay, havacılık ve denizcilik konularında çeşitli kitapları bulunuyor. Atabay, çalışmalarına dair, “Bu durum bir taraftan da egemenlik kavgalarına sebebiyet verirken aynı zamanda da savaşmadan bu alanı ortak kullanılması düşüncesini de doğuruyor. Bu nedenlerle mavi sularında hem tarihte yaşanan savaşların eseri, hem yaşamın güzellikleri, hem de geleceğin umutlarını içerin bir kitap bu” dedi. Çalışmalarının hazırlık aşamasına dair, “Araştırmalarımı yaparken çok yönlü olarak bakıyorum konuya. Ayrıca bu araştırmaları yaparken farklı konulara rastlamışsam onları da biriktiriyorum. Zaman zaman da onlarla ilgili kısa kısa makaleler, fıkralar yazıyorum. Bir süre geçtikten sonra o konularla ilgili olumlu bir yön varsa derinlemesine çalışıyorum. Eş zamanlı dört beş konuyu çalışıyorum” ifadelerine yer verdi.

“SAVAŞTAN BAŞLAYIP BOĞAZ GÜZELLİKLERİNİ GÖRÜYORUZ”

Atabay, 'Boğazın Mavi Sularında' isimli kitabına dair, “Çalışmada Çanakkale'de bulunduğumuz için başladım. Çanakkale'nin uluslararası niteliği var ve bu anlamda çok önemli. Savaşlar olmuş. Ama aynı zamanda buranın doğal güzellikleri, ormanları, madenleri, hayvansal ürünleri var. Limanı, iskelesi, tersanesi var. Bunlar hem savaşa neden olmuş hem de aynı zamanda halkları bir araya getirmiş. Çok kültürlü bir yapıya sahip olmuş. Hem savaşın izlerini görüyoruz hem savaşın güzelliklerini görüyoruz, hem de gelecekle ilgili planları da görebiliyoruz. Bu nedenle kitapta çok önemli bir çalışma yer alıyor. Farklı farklı alanlar var. Önce savaştan başlıyoruz sonra boğazın diğer özelliklerini görmeye başlıyoruz. Kişileri, buradan geçen ünlü olayları, unutulmayan olayları, günlük hayatımızda her gün günlük hayatımızda olan unsurları, görüyoruz” diye konuştu.

BOĞAZI FARKLI BAKIŞ AÇISIYLA SUNACAK

Atabay sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Hem tarih kitabı hem de sıkılmadan popüler bir şekilde okuyabileceğiniz kaynaklara dayalı hazırlanmış bir çalışma. Özellikle Çanakkale'de yaşayan insanlar için boğaza farklı şekilde bakmak gerektiğini sadece coğrafya olmadığını aslında hayatların orada her gün akıp gittiğini, yaşamın çok renkli olduğunu ama bunun farkında olmadığımızı, ancak birileri söylerse o zaman haberimiz olduğunun vurgusunu yapıyoruz. Yaşam aslında bütün hızıyla boğazlarda devam ediyor. Ama denizin kenarında otururken fark ediyor muyuz, etmiyor muyuz? Buna daha farklı gözle bakmayı sağlayacak.”

“KİTAP GELECEĞİN UMUTLARI İÇERİYOR”

Atabay, “Çalışmamız açısından baktığımızda ulusal ve uluslararası boğazlar hiçbir zaman önemini kaybetmiyor. Egemenlik mücadelesi bugünde devam ediyor. Bir yandan da boğazların egemenliği kimin elindeyse aynı zamanda çok avantajlı ve iyi planlamalar yaptığı zaman gerek ülke ekonomisine gerekse dünya barışına çok önemli katkılar sağlayacağını bu okuduğumuz metinlerde göreceğiz. Özellikle Sanayi Devrimi sonrasında deniz ulaşımının hem daha hızlı hem de daha büyük deniz araçlarıyla yapılmasına olanak vermesi cazibeyi arttırıyor. Bu durum bir taraftan da egemenlik kavgalarına sebebiyet verirken aynı zamanda da savaşmadan bu alanı ortak kullanılması düşüncesini de doğuruyor. Bu nedenlerle mavi sularında hem tarihte yaşanan savaşların eseri, hem yaşamın güzellikleri, hem de geleceğin umutlarını içeren bir kitap bu” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN GİRİŞ KAPISI”

“Çanakkale bir taraftan da dünyanın Türkiye'ye giriş kapısı. Kuzey-güney doğrultusunda gerek doğu-batı doğrultusunda karadan da denizinden de aynı özelliği var” diye belirten Atabay “Osmanlı Dönemi’nde 19. yüzyılda yurt dışından gelen üst düzey yöneticiler, sultanlar, başbakanlar Çanakkale'de devlet töreniyle karşılanırdı. Sonra İstanbul’a refakat edilerek deniz yoluyla götürülürdü. Ya da  İstanbul'dan uğurlanırken Çanakkale'ye kadar getirilir, eşlik edilir ve Ege Denizi'ne kadar refakat edilirdi. Bu bir gelenekti. Cumhuriyet döneminde de devam etti. Bu çalışma da örnekleri var” ifadelerini kullandı.

“FARKLI FARKLI DENİZ KAZASI VAR”

Çanakkale Boğazı’nda çok fazla kazaların olduğunu hatırlatan Atabay, “Farklı farklı kazalar oldu. Bu kazaların farklı özellikleri var. Mesela iç savaşlar nedeniyle olan kazalar var. Örneğin İspanya İç Savaşı 1936'da İspanya'nın denizci bir devlet olması nedeniyle muhaliflerle iktidarı ele geçirmek isteyenler arasında Çanakkale önlerinde gemilerini torpilleyen, batıran mücadeleler yaşanmış. O gemilerle ilgili nasıl batırıldığına dair olaylar var. 2. Dünya Savaşı sırasında Alman ve İtalyan denizaltıları aracılığıyla batırılanlar birde bizim normal günlük hayatımızdaki yolcu gemilerinin batmasıyla ilgili deniz kazaları. Bu mavi sulardaki deniz kazalarına kitapta yer verdik” dedi.

“BOĞAZ KÖPRÜSÜ’NÜN SERÜVENİ”

Kitabında 1915 Çanakkale Köprüsü’ne de değinen Atabay, “Bizim en önemli özelliğimiz boğazlardan geçişi hep aslında es geçiyoruz. Kabotaj hakkı Çanakkale açısından oldukça önemli. Artık kendi hukukumuza göre kontrol edebiliyoruz. Bu nasıl oldu? Buradaki tarihsel gelişme nasıl oldu? Bu çerçevede boğazlardan, denizlerden geçişi hukuksal statüsünü anlatıyorum. 1926'da kabul edildi ama boğaz güvenliği 1936 yılında tamamen Türkiye'nin eline geçti. Çanakkale'de bir sokak var mesela. Boğazlar Komisyonu 1923'de kurulmuştu. O komisyonun Çanakkale ve İstanbul'da şubesi vardı. ‘Komisyon Sokak’ var Çanakkale'de. Boğazlardan geçiş ile ilgili kurallar oradan idare ediliyordu. Nasıl yapıldığına dair hikayesi yer alıyor kitabımızda. Tarih boyunca sadece denizlerden geçiş için mücadele etmedik aynı zamanda karadan karaya geçmek için de çok projeler yapıldı, denemeleri oldu. Şimdi de Çanakkale 1915 köprüsü yapılıyor artık. Bunlarla ilgili tarihten bu projeye kadar geçen zaman diliminde ‘Boğazlar Ve Boğazlardan Geçiş’ başlığıyla karadan karaya Anadolu Yakası'ndan Rumeli Yakası'na boğaz köprüsü serüven var” diye konuştu.

YAVUZ NEDEN DENİZ MÜZE OLMADI?

‘Mavi Sulardaki Gemilerin Kaderleri’ bölümüne dair Atabay, “En çok konuşlan konu Yavuz neden müze gemi olamadı. Bunun neden yapılamadığına dair ilginç bir bölüm. Çünkü devletin Milli Güvenlik Kurulu'nda görüşülüyor ve onların kararı var. Bu Deniz Kuvvetleriyle ilgili, ülkenin kaynaklarıyla ilgili bir durum. Kocaman bir gemiyi müze olarak kullanılmak istenirse maliyet hesabı yapılması lazım. Dünyada da hiç bir büyük gemi müze olarak kullanılmamıştır. Ya retrikası yapılmıştır ya da daha küçük gemiler müze olarak kullanılmıştır. Bu anlamda Milli Güvenlik Kurulu’nun karar ve tartışmalarına yer verdim” dedi.

ÇANAKKALE BOĞAZI VE GEMİLERE DAİR HER ŞEY

Kitabın geneline dair Atabay, “Bu kitapta boğazın suları, çerçevesinde neyi merak ediyorsak o konular var. Mücadeleler, savaşlar, gemiler. Yaşamlar kişiler hatıralar bölümü var. Önemli büyük denizciler, Atatürk'ün acar motorunu neden sevdiğine dair bilgiler var. Dumlupınar ve Çanakkale denizaltısı iki kız kardeşler diye iki farklı kaderlerini anlattık. Boğazdaki asil misafirler kısmında çok önce gelen şahsiyetlerin boğazdan geçişleri ve boğaz konusundaki görüşlerine yer verdik. Sadun Boro dünya turu yaptıktan sonra Çanakkale de devlet töreniyle karşılanmasını, Atlantik’i geçen bir yelkenin Çanakkale’de karşılanışı ve neden önemli olduğunu işledik” ifadelerini kullandı.

Damla YELTEKİN

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (1)

Yorum Ekle

Celal Öcal

09 Şubat 2021 09:55
Bu değerli çalışmanız için sizi kutluyorum Mithat Bey Selamlar Saygılar.

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa