eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

ENVER YOLCU’YLA SANAT SÖYLEŞİSİ (07.01.2021)

Son Güncelleme : 07 Ocak 2021 09:01
ENVER YOLCU’YLA SANAT SÖYLEŞİSİ (07.01.2021)

ÇOMÜ Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi. Enver Yolcu, Damla Yeltekin’in hazırlayıp sunduğu ve kaleninsesi.web.tv adresinde canlı olarak yayınlanan ‘Not Defteri’ isimli programa konuk oldu. Yolcu, günümüzde pandeminin resim sanatı üzerine etkileri ve nasıl sanatın teması haline geldiği, sanat eğitimi üzerine düşünce ve bilgilerini aktardı.

Damla Yeltekin'in hazırlayıp sunduğu 'Not Defteri' programının bu hafta ki konuğu ÇOMÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Enver Yolcu oldu. Yolcu, ÇOMÜ’nün en eski akademisyenlerinden.

Yolcu, 1983 yılından beri Trakya Üniversitesi altında resim öğretmenliği yaptığını vurgulayarak, “1992 yılında ÇOMÜ. Resim öğretmenliği yüksek okulunda göreve başlamıştım. Yani üniversitenin en eski öğretim üyelerinden biriyim” dedi. “2001 yılında Doktor Öğretim Üyesi olarak o zamanki adıyla Yardımcı Doçent olarak kadroya atandım. Uzun yıllar Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitim Bölüm Başkanlığı yaptım. Sosyal Bilimler Yüksek Okulu Müdürlüğü yapıyorum” dedi.

‘ATATÜRK VE EDİRNE’

“23 karma sergi yaptım” diyen Yolcu; “Karma sergiye katılmak daha kolay oluyor. Bu işin eğitim bilimi tarafında ağırlıklı olarak çalışıyorum. Bir tarafım sanatçı olsa da diğer tarafımız eğitim fakültesi içinde sanat eğitimiyle ilgili. Sanat eğitimi pedagojisi çalışıyorum. İkisini birlikte yürütürken, sanata zaman ayırmak biraz daha zor olabiliyor” şeklinde konuştu.

‘Atatürk and Edirne’ adlı Uluslararası Davetli Çevrim İçi Karma Sergisi’nde eseri bulunan Yolcu, “Pandemi nedeniyle sanat dünyasında çevrimiçi uygulamalar kullanılmaya başlandı. Bizim sergimizde yayınlanma süresi doldu. Atatürk’ün Edirne’ye gelişiyle nedeniyle düzenlenmişti. Trakya Üniversitesi Doç. Dr. Aylin Gürbüz küratörlüğünde Trakya Üniversitesi’nin desteğiyle düzenlendi. Benim de bir eserim yer aldı. Konu sınırlaması olmamakla birlikte tema olarak Atatürk’ün Edirne’ye gelmiş olmasından yola çıkarak Atatürk ve Edirne başlıklı uluslararası bir sergiydi. 85 katılımcının büyük bir kısmı uluslararası düzeydeydi” ifadelerini kullandı.

‘SANAT PANDEMİYE HIZLI CEVAP VERDİ’

Yolcu, covid-19 pandemisi nedeniyle yeni normal diye bir kavramın ortaya çıktığını kaydederek, “Pandemi bizi normal hayatımızdan başka bir yaşama yönlendirdi. Elbetteki sanatta etkilendi. Sanat eserinin izleyiciyle doğrudan buluşması beklenir. Eserin karşısında olmak, yakından hissetmek, sanatçısıyla yan yana bulunmak, diğer izleyicilerle birlikte görüş alışverişinde bulunmak gibi ortamlar sanatsal etkinliğin parçasıdır. Bir eseri sadece görmenin ötesinde algılama ve içselleştirmek olarak düşünürsek, bu ortamlarda bulunmak gerekir. Şartlar zorluyorsa, şartlar altında en uygun olanı yapmaya çalışıyorsunuz. Sanat da bu konuda hızlı bir cevap verdi” sözlerini kullandı.

‘SANAT PANDEMİ ETKİSİNİ ÜZERİNDEN ATTI’

Yolcu, “Sanat ve insanı karşılaştırmak gerekiyor. Gerçek ortamda olamıyorsa dijital ortamlarda yapılacaktı. Önceden de sanal müzeler ve galeri gezebiliyordunuz. Ancak bu tercih meselesi. Bu gün zorunlu olarak kullanmak zorundasınız. Sanata destek veren müzeler ve sanatçılar bu konuda çaba göstermeye başladılar. Sanat dünyası pandemiden etkilenmedi demiyoruz ama üzerinden bu etkiyi kısa sürede atmayı başarabildi. Sanatçı akademisyenlerimizin bu konudaki çabalarını görüyoruz. Sanatçı ve küratörler ciddi çalışmalar yapmaya başladı” dedi.

‘SANATIN TEMASI PANDEMİ’

Yolcu, covid-19 pandemisinin sanatın konusu olduğunu vurgulayarak, “Bu daha önemsenmesi gereken bir konu. Pandemi sanatın teması haline geldi. Görsel kültür kapsamı içinde değerlendirilebilecek bir görünümde, pandemiyi konu alan birçok sokak resimleri görmeyi başlandı. Kısıtlı da olsa sokaklarda dolaştığımız dönemlerde görünürlüğü sağlayabildiler, sosyal medyada yaygınlaştırdılar” dedi.

MONA LİSA #EVDEKAL DEDİ

Yolcu, “Bazı sanat eserlerinin #evdekalhashtagine uygun bir tarzda yeniden manipüle edildi. İlk manipüle olan Mona Lisa tablodan çıkartıldı ve arka tarafta sadece doğa kaldı. EdvardMunch'ın Çığlık eseri manipüle edildi. Köprü üzerinde korkuyla birlikte çığlık atan iki figür vardı. O figürler tablodan kaldırılarak evde kal mesajı verdiler. Evde kal hashtagi bu resimlerde yer alan figürlerin eve gönderilmesi mesajını taşıdı” ifadelerine yer verdi.

 DERS SAATLERİ YETERLİ DEĞİL

Yolcu, görsel sanatlar derslerinin haftalık ders planında yeterli yer bulamadığına dikkat çekerek, “Tüm dersler içerisindeki kredilerden kesilmesi düşünülen dersler hep görsel sanat dersleri, müzik ya da beden eğitim dersleri olmuştur. Bu bizim yaramız. Bu derslerin haftada bir saat olması aslında hiçbir şey yapamıyor olmayı olumlamak gibi olur. Hazırlık yapmak ve çalışmayı tamamlamak, dersin bitiminde malzemeleri toplamak yeterli değil. Çaresiz de değiliz. Saati arttırdığımızda kalite artar mı? Garantisi yok. Ama böyle bir şansı elde edebiliriz. Niceliğin artması niteliğin artmasının garantisi değildir. Bir adımıdır” dedi. Görsel sanatlar derslerinin en azından hafta da 2 ders saatine çıkartılması gerektiğine dikkat çeken Yolcu, “Sanatçı gibi ürün vermesini istediğimiz öğrenciye de süre vermemiz gerekir. Sanatçı gibi düşünme, çalışma, ortamı vermiyoruz. Sistemimizde ve yöntemimizde bazı değişiklikler yapmalıyız. Görsel sanatlar eğitimi dediğimizde sadece uygulamalı çalışmalar gelmemeli. Bu işin içinde sanat tarihi, sanat eleştirisi ve estetik dediğimiz konularını sanattan alan başka alanlar da var. Görsel sanat kültürü diye adlandırabileceğimiz, sanat disiplinleri dersin kapsamı içerisinde yer almalı, diğer taraftan da öğrencinin sanat yönünü ortaya koyabilme çabası göstermeli” dedi.

‘SANAT ÜRÜN VEREN ALAN OLARAK ALGILANIYOR’

Yolcu, görsel sanatlar eğitimini profesyonel olarak alan öğrencilerin bakış açılarını olumlu bulduğunu kaydederek, “Asıl mesele profesyonel eğitim değil, genel eğitim içerisinde bu dersleri alan öğrencilerin sanata bakış açısı ne? Toplumun algısı neyse öğrencilerimizin algısı da öyle. Olsa da olur olmasa da olur, yeteneğim yok neden bu dersleri alıyorum diye düşünüyorlar. Derse katılımlarını düşününce böyle bir bakış açısı sergiliyorlar” dedi.

“Sanat yeteneklilerin işidir ve ancak yeteneklilere verilmelidir. Sanatın eğitimini uygulama alan, ürün veren bir alan olarak algılanıyor. Güzel sanatlar ve resim öğretmenliği alanlarında düşündüğümüzde buralar profesyonel üretim verecek. Genel liseler de bu öğrenciler bu dersleri neden alıyor? Alış nedenleri aslında diğer dersleri alış nedenleriyle aynı. Herhangi bir farklılık yok. Nasıl fizik dersiyle fizikçi olunmuyorsa, görsel sanatlar derslerinde de ressam olmayacağız. Olmak isteyenler olabilirler. Öğretmenleri destekleyecektir. Sadece öğrencilerin öğretmenleri değil, velilerin öğretmenleri de olabilmeliler. Onları yönlendirmeliler” ifadelerine yer verdi.

Yolcu, “Sanatın toplumla ilişkisi zorunludur. Nihayetinde sanatçı o toplumun ürünüdür. Toplumsal yaşamda etkili olan birçok sebep sanatçıyı yönlendirdiği gibi sanatçının da sanat eseri üzerinden toplumu yönlendirmeleri mümkün olmuştur” ifadelerine yer verdi.

(Damla YELTEKİN)

Etiketler: enver yolcu, atatürk ve edirne, pandemide sanat

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa