eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

ENGELSİZ SANAT İÇİN EL ELE / 3 Aralık Dünya Engelli Günü

Son Güncelleme : 29 Aralık 2020 09:12
ENGELSİZ SANAT İÇİN EL ELE / 3 Aralık Dünya Engelli Günü

Altı Nokta Körler Derneği Çanakkale Şubesi Eski Başkanı Uğur Karabıyık, “Önce insan kendisi engelli olduğunun farkında olmalı” dedi. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında, sanat alanında farkındalık yaratabilmek için müzik öğretmeni Uğur Karabıyık ve şair İbrahim Çetinle konuştuk. Müzik Öğretmeni Uğur Karabıyık, “Görme engelli olduğumun farkındayım. Bunu bilerek göreve başladım” dedi.

MÜZİK ÖĞRETMENİM YETENEĞİMİ KEŞFETTİ

Karabıyık, birçok müzik aletini kullandığının altını çizerek, “Umur Bey Orta Okulu’nda görev yapıyorum.  10 Yıl boyunca Altı Nokta Körler Derneği Başkanlığı yaptım. Sonra bayrağı Nagihan’a teslim ettim. Pandemiden dolayı öğretmenliğe de evden devam ediyoruz” dedi.

Karabıyık, müzikle olan hikayesinde öğretmeninin olduğunu ifade ederek, “Müzik öğretmenim Çiğdem Ergun yeteneğimi gördü. Ortokul’da ben sekizinci sınıftayken o güzel sanatlar lisesine atandı. Bende onun peşine gittim. Sonra benim mezun olmama yakın Çiğdem hoca Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi’nde Müzik Öğretmenliği Ana Bilim dalına geçiş yaptı. Bende ÇOMÜ’ye gittim. Sürekli onu takip etmiş gibi bir şey oldum.” diyerek eğitim hayatını ve onu etkileyen öğretmenini anlattı.

‘İŞİTME DUYUMU GÖRME DUYUMUN YERİNE KOYDUM’

Karabıyık, doğuştan görme engelli olduğunun altını çizerek, “Kulak, dokunma gibi duyularımı görme duyumun yerine koymayı öğrendim. Yolları nasıl bildiğim ya da evden okula nasıl gittiğimi soruyor insanlar. Bende onlara diyorum ki ‘Sizin gözünüz görüyor. Karşıdaki duvara baktınız. Bu duvar ne renkti diye düşünüp beyaz cevabını vermiyorsunuz. Beyniniz algılıyor ve beyaz görüyorsunuz. Biz de orada duvar olduğunu biliyoruz ve algılıyoruz” dedi. Karabıyık, işitme duyusunu görme duyusu yerine kullanmayı öğrendiğini belirterek, “Otomatik hale geldi” dedi.

‘ENSTRÜMAN ÇALMAYI ÖĞRENİRKEN ZORLANMADIM’

Karabıyık, enstrüman çalmayı öğrenirken zorlanmadığını kaydederek, “Gören birinin herhangi bir çalgı çaldığını düşünelim. Gözüyle hem sağ elinin hem de sol elinin hareketlerini takip etmek zorunda kalıyor. Hem notalara bakarken hem de öğretmene bakmak zorunda. Bizde bu yok. Siz uzuvlarınızı sığ kullanıyorsunuz” dedi. Engelli olmayan insanların göz organı diğer duyuları yerine koyduğunu ifade ederek, “Ama ben sağ elimin dokunma hissini onun için kullanıyorum. Dokunma hissimi kullanıyorum. Beynimi notları düşünmek için kullanıyorum. Kulağımı da öğretmenimi dinlemek için kullanıyorum. Dört farklı işlevi dört farklı uzuvum ve organıma yaptırıyorum. Gören bireyler kısır davranmış oluyor” diye konuştu.

‘SİZ KABULLENİRSENZ, ÖĞRENCİ DE KABULLENİR’

Karabıyık, “Siz görme engelinizi kabul edemezseniz öğrencileriniz sizin görme engelli olduğunuzu fark eder. Dolayısıyla siz kabullenememişken, öğrencilerinizden sizi normal karşılamasını bekleyemezsiniz” diyerek konuştu. Öğrencilerin engelli öğretmenleri konusunda farklı davranışlar sergilediklerini ifade ederek, “ Onlarda sizin hiçbir şey yapamayacağınızı düşünerek sürekli size yardımcı olmaya çalışırlar, ‘Aman hocam kapı var, hocam merdiven çıkmanızda yardımcı olalım mı gibi sorular sormaya başlarlar. Ama bazı öğrenciler acımazsız oluyor. Sınıfta istediği gibi hareket ediyor” dedi.

“Siz kabullenip duyu organlarınızı ona göre hareket ettiremezseniz, sınıfta ya da okulda var olmazsanız iyi niyetli öğrenciler tarafından sürekli koruyuculukla karşılaşırsınız, kötü öğrencilerden de suiistimalle karşılaşırsınız” diye konuşan Karabıyık, “İlk görev yerim Yozgattaydı. Dört yer gezdim. Hepsinde de tamamen kabullenmiştim. Görmediğimi biliyorum. Ben görmeme rağmen bu öğretmenliği yapabilirim diye sordum kendime” sözlerine yer verdi.

‘GÖRMEK VE DUYMAK ARASINDA FARK VAR’

“Öğrencilerim benim gözüm görmese de kulağımın çok iyi duyduğunu biliyorlar. Kafamın çok iyi çalıştığını. Niyetini anlamak için sadece benimle bir cümlelik konuşmasının yeterli olduğunu” ifadelerine yer veren Karabıyık, “Sonuçta bakmak ve görmek arasında büyük fark var. Ama çocukların bir hareketini görmeyebilirsiniz. Öğrencilerin tümünü birden denetleyebiliyorum.  Çocuklar bunu fark ettikten sonra diğer öğretmenlerinden daha dikkatli ve temkinli davranmaya başlıyorlar. Çocuk sevildiğini biliyorsa sizi seviyor zaten” diye ifade etti.

‘TAHTADA NOTA ÇİZMEYİ KENDİM ÖĞRENDİM’

Karabıyık, “Öğretmenlik vicdanınızla sizin aranızda olan bir durum. Ne kadar öğrenciye faydalı olmak istediğinize dair” diye konuştu. Karabıyık, görme engelli öğretmen ve öğrenciler için tahta bulunmadığını ifade ederek, “Müzik notalarını tasarlıyorum kafamda. Görenlerin kullandığı tahtada notaları çizmeyi kendi kendime öğrendim. Bu anlamda hiçbir imkânımız yok” sözlerine yer verdi.

‘KABARTA MATERYALLER ÇOK AZ’

Karabıyık, müzik anlamında engelli bireyler için materyallerin daha az olduğunun altını çizerek, “Müzik anlamında kabartma materyaller çok yok. Benim eğitim gördüğüm zamanda hiç yoktu. Şimdi biraz daha ortaya çıktı. Engelsiz nota projesi yapıldı. Nota okuyacak, yazacak ve kaynakların çoğaltılması açısından değerli bir proje” dedi.

ENGELLİ BİREYLERE NASIL EĞİTİM VERİLMELİ?

Karabıyık, eğitimcilerin görme engelli bireylere nasıl eğitim vereceğine dair yeterli olmadıklarını dikkat çekerek, “Eğitimcilerimiz görme engelli bireylere nasıl eğitim verecekleri konusunda çözümsüz. Böyle bir kaynak olmamasından, bu alanda bilgisayar programlarıyla henüz tanışmamış olmalarından kaynaklanıyor” dedi. Karabıyık, “MEB’in ve YÖK’ün görme engelliye nasıl eğitim verilir konusunu yakın zamana çekmeleri gerekiyor” diyerek eğitimciler engelli bireylere nasıl eğitim vereceklerini bilmediğini vurguladı.

KORONAVİRÜS UYARISI

Karabıyık, Koronavirüs pandemisiyle ilgili, “Biz sokağa çıktıkça insanlarda duyarlı olmaya başladı. Kovid19 sürecinde de bu farkındalık devam ediyor. Ama pandemiden korkan arkadaşlarım vardır belki. Bu durumdan dolayı insanlar yardım etmek istediklerinde engelli bireylerden olumsuz cevap alırlarsa lütfen alınmasınlar. Bu anlamda herkesten özür dilerim. Lütfen kırılmadan bizi anlayışla karşılarlarsa sevinirim. Anlayışınız için çok teşekkür ederim” dedi.

 ’10 SENE ÖNCESİNE GÖRE KİTAP OKUMAK DAHA KOLAY’

İbrahim Çetin ise çocukluğundan itibaren şiir yazmış ve satranç konusunda oldukça başarılı. Türkiye Görme Engelliler Satranç Şampiyonası’nda Türkiye ikincisi oldu. Sessiz Veda şiir kitabının şairi. Çetin, önceki şiirlerini yayınlamadan attığını ifade ederek, “Aslında bu kitabı da düşünmüyordum. Sosyal medyada gören insanlar ve arkadaşlarım güzel şiirler yazıyorsun diyerek beni ikna etti” dedi.

Çetin, geçtiğimiz dönemde kitap kumanın daha zor olduğunu vurgulayarak, “Teknolojiyle kitap okuma da kolaylaştı.  10 Sene önceki imkanlarla bugünküler aynı değil. Sosyal medya platformları, kitaplık platformları çok gelişti. Sesli kütüphaneler var. Evrakları dijitale çevirince okuyabiliyoruz” dedi.

Çetin, geçtiğimiz yıllarda sadece seslendirilmiş kısıtlı sayıda kitabı okuyabildiğini ifade ederek, “Önceden her istediğim kitabı okuyamıyordum. Ya da seslendiren biriyle okuyabiliyordum. Yine bir araç kullanıyorum ama kolaylaştı” dedi.

Kendi adına istediği yayınlara ulaşabildiğini ifade eden Çetin, “Bu kişiden de kaynaklı olabilir. Herkese zorla kitap okutamazsınız. Şiir okutamazsınız. Ama isteyen sözlü materyallere ulaşabiliyor artık” dedi.

‘BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALARIN DIŞINA ÇIKILMALI’

Çetin, sosyal farkındalık günlerinin dışına çıkılması gerektiğini söyleyerek, “Belirli günler ve haftalar dışında da engelliler için etkinlikler yapılmaya devam etmeliyiz. Önceden Cumhuriyet Meydanı’nda etkinlik düzenliyorduk ve basın aracılığıyla sesimizi duyurmaya çalışıyorduk. Empati Yürüyüşü yapılıyordu. Ama belirli bir alan içinde. Kiminin gözleri kapatılıyor kimi tekerlekli sandalyede oturuyor. Bu empati olmuyor. Çözümde olmuyor. Bu gösteri oluyor. Bu 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ve  10-16 Mayıs Engelliler Haftası tarihleri dışında da etkinliklerle farkındalık yaratmalıyız” dedi.

ENGELSİZ NOTA

Eğitimde Görme Engelliler Derneği, Engelsiz Nota çalışmasıyla online müzik kütüphanesi oluşturuluyor.

2020 Ocak ayından bu yana Sivil Toplum İçin Destek Vakfı ve Turkey Mozaik Foundation bünyesindeki Meltem Göçer fonu tarafından desteklenen Engelsiz Nota projesi yüz yüze etkinlik planlasa da koronavirüs pandemisi nedeniyle gerçekleştiremedi.

19 - 20 Aralık 2020 tarihlerinde zoom platformu tarafından, Görme Engellilerde Müzik Eğitimi Zirvesi'nde akademisyen, müzik eğitimcileri ve öğrencilerini davet etti.

Görme engelliler için, müzik eğitimlerinde kabartma notaya, müzik eğitimi yaşamlarına kadar birçok konuda oturumlar gerçekleşecek olan zirveye ve kesin programa ulaşmak için www.eged.org/muzikzirve adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Haberin fotogalerisi için tıklayın.

ENGELSİZ DÜNYA

Etiketler: 3 aralık dünya engelliler günü, işitme, duyma, karabıyık, ibrahim çetin, altınokta körler derneği

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa