Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

EMEĞE SAYGI İSTEDİLER (11.01.2021)

Son Güncelleme : 11 Ocak 2021 09:01
EMEĞE SAYGI İSTEDİLER (11.01.2021)

Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Levent Altun, Tüm İletişim ve Medya Federasyonu Genel Başkanı Şakir Gürel 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne özel açıklamalarda bulundu.

Kaleninsesi Gazetesi’ne açıklamada bulunan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Levent Altun, Tüm İletişim ve Medya Federasyonu Genel Başkanı Şakir Gürel, basın özgürlüğüne dikkat çekerek sarı basın kartı ve ypranma payı hakkına dair açıklamalarda bulundu.

 Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, genç meslektaşlarının umutsuz olduklarını kaydederek, “Biz genç meslektaşlarımızın keşkelerini iyi ki yapmak için çalışacağız. Tek hedefimiz bu. 10 Ocak çok buruk geçiyor” dedi. Sarı basın kartını almanın zorluğuna dikkat çeken Şener, “Sarı basın kartı alamamakla ilgili, başvuru sonrası sancılı bir süreç var. İnsanları artık neredeyse almamaya teşvik edecek zorluklar var. Bekleme sürelerinde ya da istenen belgelerde, evraklarda problemler yaşanıyor” dedi. “Akredite gazeteler, Basın İlan Kurumu (BİK) nezdinde her yıl denetlenen gazeteler. Akredite olmuş gazetelerde her yıl ay beyannameleri verilen basın sigortalı, çalışanların bile müracaatlarında sıkıntılar var. Bu böyle olmamalı. Müracat ettiğimiz zaman çalıştığımız gazeteye bakılmalı” sözlerine yer veren Şener, “Çalıştığınız gazete zaten BİK'e bağlı bir gazete. Bunları devlet kontrol etmeli. Başvuru sahibinden evraklar istenip, başvuru süresi bittiğinde küçücük olmadık bir evrak yüzünden başvurular iptal edilmemeli. Evrakları en baştan vermek zorunda hazırlamak zorunda kalınmamalı” diye belirtti.

‘KURUM DEĞİŞİKLİKLERİ BİLE SORUN’

Şener, sarı basın kartının alınmasında kurum değişikliği problemine ilişkin, “Kurum değişikliklerinde bile sorun yaşıyorsunuz. Yine sigortalısınız, akredite bir gazete de çalışıyorsunuz. Bu durumun bu kadar büyük sorun haline getirilmemesi gerekiyor. Mesleği yaptığınıza dair, sarı basın kartı bir hak. Meslektaşlarda sarı basın kartı olmanın bir gururu var.  Sarı basın kartını almak bu kadar zorlaştırıldığında, gazetecide bıkkınlık yaratıyor. Ben mesai yapıyorum, haftanın her günü çalışıyorum, kartı alabilmek için kendimi ispat etmek zorunda kalıyorum” sözlerine yer verdi.

‘HÜKÜMET ACİL KARAR ALMALI’

Şener, covid-19 pandemisinde basın mensuplarının yaşadıkları problemlere ilişkin, “Salgın nedeniyle çok büyük yaralar alındı. Medya sektörü, zaten gelirin ve giderin bir türlü dengelenemediği, zor şartların olduğu bir sektör. Özellikle yerel gazeteler bu yükün daha fazla altında kalıyor. Çok fazla giderimiz var. BİK'in koyduğu kurallara uygun gazete çıkartabilmek için, baskı maliyeti, vergisi, sigortası, yaklaşık 60-70 bin liralık bir giderden bahsediyoruz” diye ifade etti. “Devlette zaten yatırımlar durdu. Haklı olarak tüm gelir salgına harcandı. Diğer yatırımlar da eskiye nazaran durdu. İhale ilanlarını da daha az yayınlıyoruz haliyle. Gelir eksildi ama gider aynı” diye sözlerini sürdüren Şener, “Bununla ilgili hükümetin acil kararlar alması geriyor. Gazetecilerin nefes alabilmeleri için maaş, kira, matbaa maliyetleriyle ilgili, KDV indirimleri, gazetecilere, gazete patronlarına bir kaç yıl geri ödemesiz faizsiz ya da düşük faizli kredi gibi destekler verilmeli. Sektör büyük sıkıntıda. Vazgeçmeye başlayacaklar” dedi.

UMUTSUZLUK ÇARKI

Şener, basının yaşadığı olumsuz atmosfere dair, “Umutsuzluk çarkına girdiğiniz zaman, hayatta kalma direncinizi kaybettiğiniz zaman işinizden vazgeçiyorsunuz. Bu da işsiz gazeteci, özgür basının birer birer sahneden çekiliyor olması demek. Basın zengin olmalı, her düşünceyi aktarmalı. 10 gazete yerine 3 gazete olduğu zaman, demokrasi, hak ve özgürlükler de zarar görür” dedi.

‘İNTERNETTE HABER BEDAVA’

Şener, internet medyasına dair, “Haberler internete eviriliyor. Biz arada kalan bir nesil olduk. Daha sonrakiler daha hızlı adapte olabilecekler. Ya da yatırımlarını buna göre devam ettirecekler. Ama hala devam eden yazılı basın sektörü bu işe hazırlıksız yakalandı” diye ifade etti. “Burada devlette gerekli tedbirleri almadı, İnternet medyasına karşı, o hızlı dönüşüme karşı yazılı basını koruyacak hızlı tedbirler alınmalıydı” diye belirten Şener, “Belki yazılı basın bu süreci daha rahat atlatabilirdi. İnternette baskı maliyeti yok. Bizim bir gün sonra gazete de yayınlayacağımız haberi dakikasında tüm sosyal medya kullanıcılarına ulaştırmış oluyor. Haberiniz eskiyor. Reddedilemeyecek bir teknoloji. Haber bedava. Emek verilen bir şeyin ücretsiz olarak tüketilmesi bence o emeğe verilen en büyük saygısızlık. Haberi okumak isteyenin belli bedel karşılığında okumalı” diye belirtti.

BASILI GAZETE TARİHTE BİR BELGEDİR

Şener, basılı gazetelerde haberin bir gün sonra yayınlanmasına ilişkin, “Haber bir gün sonraya eskiyor. Ama tarihe belge olarak geçiyorsunuz. Ayrıca internet haberciliğinde de, ciddi sorumluluklar yüklenmeli. Hata yapıldığında geri çekilmekle olmuyor. Çünkü insanlar bunu okumuş oluyor. Haber doğru değilse, basılı gazetecilikteki gibi yapılan işin bedelini ödemeli” diye ifade etti.

TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKECEK

Şener, “Gazeteciler yaptıkları haberlerle ülkenin sorunlarına çözüm getirebilen bir meslek dalıysa, kendi sorunlarını neden çözemesin” sorusunu sordu. Terzi kendi söküğünü dikemez atasözünü hatırlatan Şener, “Biz bunu tersine döndüreceğiz. Meslek için çok ağır bedeller ödendi. Ekonomik olarak da, sosyal medyanın görünürlüğünün artmasıyla da, ama bunlar rayına oturacaktır. Çok acele şekilde önlemlerin alınması gerekiyor. Mesleklerini, severek, zevk alarak ve yaptığın emeğin karşılığını alarak yapmaları çok önemli” diye ifade etti.   

‘ANADOLU BASINI 3’LÜ KISKAÇTA’

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Sekreter Yardımcısı Levent Altun, Türkiye basınına dair, “Covid-19 pandemisinden önce Türkiye'de Anadolu basının durumu gerçekten zor durumdaydı. Salgın döneminde daha ağırlaştı koşullar. Hem gazeteler açısından sıkıntılı bir süreç oldu, hem de fikir işçileri ve muhabirler açısından çok zor bir dönem oldu” ifadelerine yer verdi. Gazetelerin kapanmasının arttığına dikkat çeken Altun, “İşten çıkartılan muhabirlerin sayısı arttı. Hem ekonomik koşullar, hem basına uygulanan sansürler, hem de salgın nedeniyle üçlü bir kıskaç durumunda çok zor bir süreç geçiriyor Anadolu basını” dedi. Altun, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün önemli olduğunu vurgulayarak, “İşten çıkarılan ya da ekonomik koşullarda boğulan işçilerin olmadığı, çok daha sağlıklı, ekonomik, sansürün olmadığı dönemde daha iyi geçmesini beklerdik. Biz umutluyuz. Türkiye Gazeteciler Federasyonu olarak mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

‘YIPRANMA PAYI KOŞULSUZ VERİLMELİ’

Altun, gazeteciler için yıpranma payı hakkı için uzun zamandır mücadele ettiklerini kaydederek, “Büyük bir haksızlık var. Normalde eskiden 5 yıl yararlanabiliyorduk. 3 yıla düşürdüler. Ne yazık ki 2013'te yapılan mevzuat ve yasal değişiklikle 10 yıl aralıksız basın kartı taşımayanlar yıpranma hakkı payından yararlanamıyorlar. Bu değişmeli. Gazetecilerin hak ettiği yıpranma payının, koşulsuz olarak eskiden olduğu gibi verilmesi gerekiyor. Konuyla ilgili girişimlerimizi her zaman sürdürdük. Sürdürmeye de devam edeceğiz” sözleriyle ifade etti. 

‘YEREL GAZETELERE DESTEK VERİLMELİ’

Altun, “2021 yılında gazetelerin ekonomik koşullarının düzeltilmesini bekliyoruz. Resmi ilan fiyatlarında artış olsa da  maliyetler sürekli artıyor. Enflasyon artıyor. Bu fiyat artışlarına paralel olarak gazetelerin ekonomik olarak hem resmi ilanların hem de yerel yönetimlerin, yerel gazetelere destek vermesi sağlanmalıdır. Kredi kolaylığı sağlanması gerekir.  Özellikle salgın döneminde işten çıkartılan gazetecilerin geçinebilmeleri için işsizlik fonundan destek sağlanması ya da maaş bağlanması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

‘ANADOLU BASINI SORUNLARLA BOĞUŞUYOR’

Altun, internet haberciliğine ilişkin, “2021'den beklentimiz internet medya yasasının bir an önce çıkması gerektiği. Hem haksız rekabete yol açıyor, hem de internet gazeteciliğini olması gerektiği gibi yapan meslektaşlarımız, gerektiği koşul ve haklardan yararlanamıyorlar. Bu haklardan birisi de basın kartı taşıması olayıdır. Basın kartı uygulamasının, internet medyasının da uygulanması gerekir. Sarı basın kartı ve yıpranma payı istediğimiz gibi olursa 10 Ocak’ları güzel kutlarsınız. Şuan da ne yazık ki sorunlarla boğuşan bir Anadolu basını var. Kutlama yerine sorunların çözüldüğü daha özel koşullarda gazetecilik yapabilen bir basın umudumuz var” sözlerini söyledi. 

‘ANADOLU BASINI DAHA GÜVENİLİR’

Altun, ulusal ve yerel basına ilişkin, “Yaygın basın devletten özelikle son dönemde, iktidar lehine ya da aleyhine oluşumlar nedeniyle güvenirliliğini ve itibarini kaybetmiştir. Taraf olmuştur. Bu nedenle her ulusal basının kendine özgü destekçileri olmaktadır. Hem siyasal anlamda hem de sermaye grupları bakımından. Gazetecilik tamamen bağımsızlık ve özgürlük gerektiren bir meslektir” ifadelerine yer verdi. “Ama Anadolu basını maalesef bu büyük teşviklerden sermaye gruplarından yararlanamadığı için kendi okuyucusuna ve yaptığı çalışmalara güvenmektedir” sözlerine yer veren Altun, “Anadolu basını, ulusal basından çok daha güvenilirdir. Daha faza desteği hak ediyor” dedi.

‘GAZETECİ OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ’

Tüm İletişim ve Medya Federasyonu Genel Başkanı Şakir Gürel yaptığı yazılı açıklamada, “Gazeteci olmaktan duyduğumuz onur ve gururla, her zaman meslektaşlarımızın yanındayız” mesajı verildi. Gürel, insan hakları, demokrasi, basın ve ifade özgürlüğü, ayrıca Covid-19 pandemisi nedeniyle gazetecilerin desteklenmesi gerektiği belirtilerek, “İlişkilerimizin pandemiyle bölündüğü, üretimimizin azaldığı bu zor günlerde, her şeye rağmen görevlerinin başında kalmayı başaran gazetecilerin başarılı çalışmaları takdire şayandır. Toplumsal uzaklaşmanın empatiyle uzlaşmaya dönüşmesini sağlayan, korkmadan tüm zorluklara göğüs gererek bizi bir arada tutan, sorumluluk bilinciyle ve tüm zorluklara rağmen mesleğini yapmaya çalışan görünür-görünmez gazeteci meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutluyorum” dedi. Gürel, “Covid-19 pandemisi sürecinde de hiçbir zorluğu önemsemeden insan için, insanlık için vazife yapan, görünemeyeni görünür kılan ve tüm insanlığın görmesini sağlayan, bu uğurda hayatlarını kaybeden Basın Şehidi kahraman meslektaşlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum” diye belirtti.

‘BASIN DESTEK PAKETİ HAZIRLANMALI’

“Tüm milletlerin zor günler yaşadığı, insanlığın renginin, cinsiyetinin ve ırkının sorgulanmadan kenetlendiği bu günlerin ve hatta daha zor zamanların mesajlarını bize getiren, toplumlar arası mesaj ulaştıran, empatiyi geliştirerek en zor şartlarda bile görevinin başından ayrılmayan basın kuruluşlarımızın ve gazeteci meslektaşlarımızın bu özel gününü kutluyorum” sözlerine yer veren Gürel, “Bu mesleğin mensubu olmaktan duyduğum onur ve gururla yanınızda olmaktan sevinç duyuyorum. Zor günlerin kahramanları için yapılması gerekenlerin tekrar gözden geçirilmesi ve acilen Basın Destek Paketi hazırlanması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor, bu kara günlere rağmen görevlerini ciddiyetle yapan, korku bilmeden bizi yaşadığımız dünyanın bir parçası haline getiren tüm meslektaşlarımın önünde saygıyla eğiliyorum” sözlerine yer verdi.

(Damla Yeltekin)

Etiketler: 10 ocak çalışan gazeteciler günü, sarı basın kartı, işsiz gazeteci, BİK, basın ilan kurumu, internet medyası, anadolu basını,yerel gazete

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa