Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

Ekranların genç sunucusu mesleğini aşkla çalışarak zirveye taşıdı ADIM ADIM YÜRÜDÜM

Son Güncelleme : 10 Ocak 2021 17:01
Ekranların genç sunucusu mesleğini aşkla çalışarak zirveye taşıdı ADIM ADIM YÜRÜDÜM

Çanakkale sevdalısı, A Haber spikeri Haktan Uysal, “Gazetecilik meslek değil, Bir hayattır dedi.

GAZETECİLİK HAYATIN PARÇASI

Gazeteciliğin asla bitmeyen bir iş olduğunu savunan A Haber Spikeri Haktan Uysal küçük yaşlardan beri hevesli olduğu işi A Haber’de yapıyor. A Haber’de hafta İçi 'Memleket Meselesi' isimli program yapımcısı ve sunucusu olan Uysal haberciliğe ilişkin “Bu bir iş değil. Bu bir hayat dedi.

İzmir doğumlu Uysal, Ankara İletişim Fakültesi mezunu. Küçük yaşlardan itibaren haberciliğe merakı olduğunu vurgulayan Uysal, staja başladığı ilk günden beri aynı heyecanla işine devam ediyor. “Bu bir zehir. İnsanın içine giriyor ve çıkmıyor. Meslek hayatımda 20 yılı geride bıraktım” ifadelerine yer verdi.

‘MEMLEKET MESELESİ’

Uysal, gazetede hiç çalışmadığını belirterek, “Jenerasyon dönüşümünde İletişim Fakültesi’ne girdim. Haber televizyonları kuruluyordu. CNN, NTV Türkiye'de çok daha yeniydi. CNN Türk Ankara Bürosu'nda başladım. Stajyerlik yaptıktan sonra Kanal A diye Ankara televizyonunda, sonra Show TV'ye transfer oldum, ATV'de muhabirlik yaptım” dedi. Hali hazırda çalışmakta olduğu A Haber’e dair Uysal, “A Haber 2011'de kurulduğunda İstanbul'a haber spikeri olarak geldim. Son bir yıldır da haber programcılığı yapıyorum” dedi. Hafta içi her gün 'Memleket Meselesi' isimli programı sunan Uysal, günlere göre tartışma, belgesel gibi değişik formatlarda sunduğu programın hem yapımcısı hem sunucusu. 

‘ADIM ADIM İLERLEDİM’

Uysal, hiç gazetecilik yapmadığını belirterek, “Televizyonun içinde mesleğe başladım. Meslek hayatımın tamamı televizyonlarda geçti. Televizyonun getirdiği zorlukları ve kolaylıkları çok genç yaşlardan takip ettim” ifadelerine yer verdi. Çok iyi televizyoncularla çalıştığını ve onlardan çok şey öğrendiğini vurgulayan Uysal, “Stajyerlikten beri adım adım ilerleyen kariyerim oldu. Muhabirlik yaptım, alan muhabirliği, cumhurbaşkanı, başbakanlık muhabirliği yaptım. Ardından da haber spikeri oldum. Zor bir iş denilen şeyleri, hayatımın parçası olarak görüyorum” diye belirtti.

‘HER ŞEY İYİ MUHABİRLİKTEN GEÇİYOR’

Uysal, yaptığı işin özünde iyi muhabirliğin olduğuna dikkat çekerek, “İyi muhabir olursanız, ekranda haber spikerliği, editörlük, haber yöneticisi olursunuz. Her şeyin muhabirlikten geçtiğini düşünüyorum” sözlerini söyledi. Uysal, kendini hala muhabir olarak gördüğünü kaydederek, “Ekranda bir tartışma programı yöneten, belgesel programı yapan bir muhabir olarak görüyorum” dedi. 

‘ÖZENLİ ÇALIŞMA SÜRECİMİZ VAR’

Uysal, canlı haber spikerliği için, “Büyük bir gerilimle haber yapıyoruz. Ağzımızdan çıkacak yanlış bir cümle, özellikle Türkiye'nin içinden geçtiği bu dönemde çok büyük problemlere sebep olabilir. Özenli bir çalışma sürecimiz oluyor” ifadelerine yer verdi.

“Bir muhabirin haber hazırlama sürecinde onu defalarca kontrol etme, editör ya da o kuşağı yapan sorumlunun gözetiminden geçen bir süreç var. Defalarca süren bir kontrol mekanizması var. Çarşamba günleri Memleket Meselesi Dosya Haber Günü. O gün biraz daha rahatız. Daha önce hazırladığımız, konuklarla yaptığımız röportajları defalarca izlediğimiz, düşündüğümüz ve kontrol ettiğimiz bir süreç. “ ifadelerine yer veren Uysal, canlı siyaset tartışmalarının sürdüğü pazartesi, salı ve perşembe günlerinde durumun daha farklı olduğunu söyledi.

‘PROGRAM PLANLAMAMIZ DIŞINDA GELİŞEBİLİR’

Uysal canlı yayınlar için, “Çok kontrol edilebilir bir süreç değil. Konukların söyledikleri, o anda yaşanan bir şey. Geçen hafta  yayına başladık. 40. dakikasında Amerika'da parlamento binası basıldı. Bizim yayınımızın konusu tamamen değişti. Amerika'dan, Türkiye'den konuklar alarak izleyiciye aktarmaya çalıştık. En zoru bu. planladığımızın dışında geliştiği bir süreç” ifadelerine yer verdi. Konsantre olmanın önemine vurgu yapan Uysal, “Hem sizin söyledikleriniz açısından, hem konuklarınızın söyledikleri, o anda yaşananların sorumluluğu bizde olduğu için o biraz daha zor geçiyor” ifadelerine yer verdi. Canlı yayınlardan daha yorgun çıktığını belirten Uysal, “Canlı yayın o anda daha zor oluyor” diye belirtti.

‘İYİ MUHABİR AZALIYOR’

Uysal, muhabirliğin bazı şartları olduğunu kaydederek, “İlki haberin ne olduğunu bilmek ve haberle yaşamak. Neyin haber olduğunu anlayabilmek. İkincisi onu kaliteli bir metinle haberleştirebilmek. Üçüncüsü haber kayaklarının bulunması ve haberi geliştirebilecek bilgiye ulaşabilecek yeteneğimizin olması gerekiyor. Dört televizyon içinse bunu anons çekerek düzgün bir Türkçeyle sunmamız gerekiyor” sözlerine yer verdi. Bu özelliklerin bir iki tanesinin yeterli olmadığını kaydeden Uysal, “Bazılarının haber bulamadığını görüyoruz. İyi muhabir azalıyor” dedi.

‘BU BİR İŞ DEĞİL, BİR HAYAT’

Uysal, haberciliğe dair,Bu bir iş değil. Bunun karşılığında para kazanıyoruz, ailemizi geçindiriyoruz, sigortamız karşılanıyor. Bazı özel haklarımız oluyor. Ama bunu iş olarak görürlerse çok başarılı olacaklarını sanmıyorum. Bu bir hayat” ifadelerine yer verdi. Tatil günlerinde de aslında çalışmaya devam edildiğini kaydeden Uysal, “Cumartesi, pazar izinliyim. Telefonumu kapatıp, ailemle vakit geçirip, pazartesi günü iş yerime geldiğimde televizyonu açıp, arkadaşlar hafta sonu ne oldu demiyorum” sözlerine yer verdi.

‘HAYATIMIN PARÇASI’

Uysal, her sabah ulusal ve uluslararası haber bültenlerini takip ettiğini ifade ederek, “Bunu takip etmek için değil, işimin gereği olarak yapıyorum. Bu hayatımın parçası. Telefonumun sesi her zaman açık” dedi. Uysal, “Sevmediğiniz zaman yapabileceğiniz bir iş değil. Sevdiğiniz zaman da bırakabileceğiniz bir iş değil” diye belirtti.

‘ÇOK TALEP VAR, ARZ KARŞILAMIYOR’

Uysal, İletişim Fakültesi’nden mezun olan kişilerin çok fazla olduğunu hatırlatarak, “

Zor bir süreç. O kadar çok iletişim fakültesi var, o kadar çok mezun var ki. Onların bu işe girme potansiyellerini kenara bırakalım, başka meslek dallarındanda bu piyasaya girdiklerini düşünecek olursak çok fazla bir talep var. Arz henüz bunu karşılamıyor. Çok az sayıda meslektaşımız aramıza katılıyor” sözlerini söyledi.

‘GAZETECİYİM DİYEBİLMEK İÇİN İŞ BULAK GEREKİYOR’

Uysal, “İletişim Fakültesini okuyan biri gazeteciyim diyebilir? Mühendislik bitiren biri ben mühendisim diyebilir. Ama gazetecilik bitirenin gazeteciyim diyebilmesi için iş bulması gerekiyor” diye belirtti. Gazetecilik ve medya mesleğinin İstanbul ve Ankara üzerinde yoğunlaştığını hatırlayan Uysal, “Anadolu'da da İletişim Fakülteleri varken, bu arkadaşlarımızın alanlarda iş bulması çok zor.  Mutlaka sonunda gazeteci ya da televizyoncu olamayabileceklerini de akıllarında bulundurmaları gerekiyor. Ama bırakmamaları gerekiyor” ifadelerine yer verdi. Gazeteciliğin ve muhabirliğin sosyal medyadaki durumuna dair Uysal, “Sadece büyük konvansiyonel medyalarda gazetecilik yapılmıyor. Bilgisini, becerisini küçücük televizyonla, telefonla, sosyal medyayla paylaşabiliyor. Gerçekten de gazetecilik yapıyorlar” sözlerine yer verdi.

‘SOSYAL MEDYA HABERCİLİĞİ’

Uysal, medyadaki değişimi hatırlatarak, “Kısa süre sonra, gazeteciliğin, televizyonunda etkisi azalabilir. Çok güçlü bir sosyal medya haberciliği geliyor. Kendilerini o alanlarda geliştirebilirler” dedi.

‘İLERİDE ÇANAKKALE’YE TAŞINABİLİRİM’

Uysal, işini çok sevdiğini kaydederek, “Çanakkale'yi çok seviyorum. Eşim Çanakkaleli. Her yaz bir ay geliyoruz. Benim büyüdüğüm İzmir'e çok benziyor. İnsanı güzel, yaşam şekli çok güzel, sakin ilerde yaşamak istediğimiz bir yer” diye belirtti. Çanakkale’de yatırımlarda bulunduğunu ifade eden Uysal, “Henüz 40 yaşındayım. Bu işlerde emeklilik yok ama aktif olarak uzun süre daha yapacağıma inanıyorum. Sonrasında belki arazi de alıp, toprakla bir hayat geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

KATKISI OLAN HERKES GAZETECİ

Uysal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne dair, “Zaman zaman eleştiriliyor. Gazetede çalışmayanın günü değil mi diye. Bence bu işi yapan, bu işin içinde bulunmuş, bu işe mesai harcamış herkesin günü” sözlerini söyledi. Genç meslektaşlarının zor şartlar altında çalışıldığını belirten Uysal, “Maddi ve manevi zorluklar yaşadığını biliyoruz” dedi. “Program şefimiz var, editörlerimiz, muhabirlerimiz, prodüktörlerimiz, montajcılarımız, kurgu ekiplerimiz, stajyerlerimiz var. Bu ekiple 2 saatlik bir yayın yapıyoruz. Yönetmeninden kameramanlarına büyük bir reji ekibimiz var” diye belirten Uysal, ‘Ekranda bir tek beni görüyorlar belki ama arkada çok büyük bir hazırlığın olduğunun bilinmesi gerekiyor” diye vurguladı. Uysal, mesleğin her parçasının çok değerli olduğuna dikkat çekerek, “Gazeteci derken bu sohbetimiz boyunca ekranda olanları ve muhabirleri kast etmiyorum. Kamerandan ulaştırılmasına, prodüktöründen editörüne, reji ekibinin tamamı kast etmek gerekiyor. Gazeteci ya da haberci kime denir, haber üretim sürecine katkısı olan herkese” diye ifade etti.

 

Etiketler: ADIM ADIM YÜRÜDÜMi haktan uysal,

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa