Eğitim-Bir-Sen öğretmenlerin yanında… 24.01.2020

24 Ocak 2020 08:43
Eğitim-Bir-Sen öğretmenlerin yanında… 24.01.2020

Eğitim-Bir-Sen öğretmenlerin gündemde olan sorunlarına çözümler üretmek için var gücüyle çalışıyor ve başarılı çalışmaların altında imzasını atıyor.

Öğretmenlerin sorunlarına ilişkin çözümler üretmek için sürekli alanlarda bulunduklarını ve her zaman öğretmenleri ziyaret ettiklerini söyleyen Eğitim-Bir-Sen Çanakkale Şube Başkanı Resul Can ve sendika yönetimi, öğretmenlerin görüş ve önerilerini alarak kanayan yarası haline gelen sorunlarını tespit edip çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Ankara’ya çıkarma yaparak öğretmenlerin yaşadığı sorunların çözümü için girişimlerde bulunan Başkan Resul Can, AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan ve AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu’nu ziyaret ediyor. Ankara’daki ziyaretlerinde eğitim ile ilgili gelişmeleri konuşan Başkan Can, sözleşmeli öğretmenlerin problemlerinin yanı sıra 3600 ek gösterge, Öğretmenlik Meslek Kanunu olmak üzere eğitim çalışanlarının sorunları ve çözüm önerileri üzerine görüşmeler gerçekleştiriyor.

Son yıllarda artan şiddet olaylarını öğretmenlerinde yaşadığını ve buna karşılık bir ceza yaptırımı uygulanması gerektiğini ifade eden Başkan Resul Can, “Biz acilen eğitimciye destek olacak bir meslek kanunu istiyoruz. Bunun hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi. Ayrıca öğretmenlerin motivasyonunu artıracak bir kariyer sisteminin oluşturulmasına da değinen Başkan Can, sözleşmeli öğretmenlik ve öğretmenler için 3600 ek gösterge kanununa da değindi. Kaleninsesi olarak yaptığımız röportajın ayrıntılarını paylaşıyoruz;

“Hedeflerin askıda kalmamasını istiyoruz”

2023 eğitim vizyon belgesinin içerdiği tespitler ve hedeflerin her geçen gün umut olmaktan çıktığını söyleyen Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Resul Can, “En önemli konulardan birisi 2023 vizyon belgesidir. Milli eğitim Bakanımızın açıkladığını eğitim vizyon belgesi var. Fakat bu hayata geçirilemedi. Hedeflerin askıda kalmamasını istiyoruz. Ülkemizin eğitim sistemini gelecek projeksiyonunu önümüzdeki yıllarını betimleyen 2023 eğitim vizyon belgesinin, içerdiği tespitler ve hedefler her geçen gün umut olmaktan çıkıyor. Süreçteki belirsizlik ümitleri de söndürüyor” dedi.

“Biz hep alandayız”

“Biz hep alandayız devamlı öğretmenleri ziyaret ediyoruz” diyen Başkan Can; “Öğretmen arkadaşlarımızın, memur arkadaşlarımızın alandaki nabzı tutuyoruz. Bu konuda bir beklenti var. Onların görüşlerini ve önerilerini alanda gördüklerimiz eksiklikleri biz genel merkezimize yolluyoruz. Genel merkezimizde bunları derleyip toplayıp bir çalışma yapıp rapor haline bakanlığa iletiyor. Paydaşların görüş,öneri ve eleştirilerini hesaba katılmadığını görüyoruz. İstişare mekanizmasının devre dışı bırakıldığını görüyoruz. Böyle bir çalışma yapıldıktan sonra geniş katılımcıların olmadığı bir çalışmanın da memnuniyet kat sayısı da başarı oranı da düşük olacaktır. Bakanlık özellikle eğitim çalışanlarının özlük haklarında ve çalışma şartlarında iyileştirme ve geliştirme vaat eden hedefleri biran önce hayata geçirmelidir” şeklinde konuştu.

“Her mesleğin bir kanunu var”

Başkan Can sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Son yıllarda eğitimcilere yönelik şiddet fazlasıyla arttı. Bu her yerde aynı şekilde. Kadına şiddet, eğitimciye şiddet gerçekten arttı. Yani ben şuanda sokakta dolaşırken öğrencilik zamanlarımdaki öğretmenlerimi görüyorum. Biz bu öğretmenlere saygımızı her zaman hala gösteriyoruz. Ama bu nasıl bir şeydir ki bayan öğretmen bile arkasından saldırılıp bıçaklanıyor. Durum bu derecelere kadar geldi. En son Diyarbakır’da okul bahçesinde müdür yardımcısı tekme tokat dövüldü. Ancak müdür yardımcısını darp edenler elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşıyorlar. Burada bir adaletsizlik var. Biz acilen eğitimciye destek olacak bir meslek kanunu istiyoruz. Bunun hayata geçirilmesini istiyoruz. Çünkü her mesleğin bir kanunu var. Ama öğretmenlerin 657 devlet memurlarının kanunundan hariç kendi isimlerine özel bir meslek kanunları yok. Bunun acilen çıkmasını istiyoruz.”

“Şiddet ve tehdit olaylarına hapis cezası verilmesi gerekiyor”

“Yetkili kişi ve kurumlardan sivil toplum örgütlerine kadar toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşüyor” diyen Başkan Resul Can; “Bu konuda eğitim ve öğretim hizmeti sunum esnasında veya verilen eğitim-öğretim hizmetinden kaynaklanan nedenlerle eğitim çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilere hapis cezası verilmesi gerekiyor. Eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni sayılması lazım. Şu anda bu tutuklama nedeni de sayılmıyor. Ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemler de ve davalarda bakanlıktan biz, personelin talebi üzerine hukuki yardımda bulunması noktasında düzenleme yapılmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Adalet sağlanmış oldu”

Sendikanın girişimiyle mülakat sorunlarının çözüldüğünü de sözlerine ekleyen Başkan Resul Can, “Eğitim kurumu yöneticileri, okul müdürleri, müdür yardımcıları hep bir sıkıntı yaşamaktadır. Bu kişilerin nasıl seçileceği hep gündem oldu. Sendikamızında girişimleriyle mülakat sorunları çözüldü. Müdür ve müdür yardımcısı olmak isteyenlerartık ÖSYM’nin yaptığı yazılı sınava giriyorlar. Yazılı sınavdaki aldıkları puanla mülakattaki puanı aynı oluyor. Böylelikle adalet sağlanmış oldu. Biz mülakata yine karşıyız ama aynı puanın verilmesi bu konuda soru işaretlerini kaldırmış oluyor. Herkes bileğinin hakkıyla başarılı olanlar kazanıyor” dedi.

“İdareciler okullarda derslere girmek zorunda kalıyorlar”

Başkan Resul Can, “Genel merkezimiz idarecilik sınavları için kitap basıp gönderiyor. Geçen sene yapılan idarecilik sınavlarına 30.000 kişi girdi. Kazanan 21.000 kişiydi. Eğitim Birsen üyesi. Burada da biz üyelerimize güveniyoruz. Ancak şöyle de bir sıkıntıyı söylemek istiyorum. İdareciler okullarda derslere de girmek zorunda kalıyorlar. Bu ikincil görev olmaktan çıkarılması gerekiyor. Meslekleşmeğisağlayacak çalışmalar yapılmalıdır. Bununla ilgili olarak da yetiştirme programları gerçekleştirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Öğretmenler kariyer basamaklarını bilmeli”

Şuanda en yüksek kademenin daire başkanlığı olduğunu ifade den Başkan Can, “Öğretmenlerimizin motivasyonunu daha da arttıracak bir kariyer sistemi oluşturulmalıdır. Mesleğe girdikten itibaren bilimsel çalışmalar, öğretmenlik kariyer basamakları uygulamasının kendilerini geliştirmelerine ve kariyer basamaklarında ilerleyebilmeleri için lisansüstü eğitim yapmaya teşvik ettirilmeleri lazım diye düşünüyoruz. Bu sonuçlar doğrultusunda eğitimde kalitenin arttırılmasında önemli bir faktör olduğunu ve olumlu sonuçlar olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun yapıldığı yerlerde hep bu şekildedir. Öğretmenlerin niteliğinin artması bağlamındaki gerçekleştirilecek politika süreçlerinde kariyer basamakları sistemine yeniden içtenlik kazandırılması gerekmektedir. Yani biz şunu diyoruz. Bir öğretmenin ataması gerçekleşti. Öğretmenler şunu bilsin. Örnek veriyorum beş sene sonra müdür yardımcısı olabilirim. İşte sekiz sene sonra müdür olabilirim. 10 sene sonra şube müdürü olabilirim. Milli eğitim müdür yardımcısı olabilirim. Milli eğitim müdürü olabilirim. Daire başkanı olabilirim. Zaten şuanda en yüksek kademe daire başkanlığıdır” ifadelerini kullandı.

“Sıra tayinlerinin tekrar uygulanmasını istiyoruz”

Sıra tayinlerinin tekrar uygulanmasını istediklerinin altını çizen Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Resul Can, “Çanakkale özelinde en çok sıkıntı atama takvimidir. 20-25 yıldır ilçelerde görev yapmakta olan öğretmen arkadaşlarımız var. Bu öğretmen arkadaşlarımız merkeze tayin isteseler bile çıkması çok zor. Gelemiyorlar bir türlü. Onun için biz şunu istiyoruz. Bu konuda bir çalışma yapılsın. Bakanlıkta iki gün süren bir atama takvimi çalışması yapıldı. Önceden sıra tayinleri diye bir uygulama vardı. Tercih yatıkları sene sıralarını biliyorlardı. Artık bu sene sıra bende ben gelebilirim diyorlardı. Önüne kimsenin geçmeyeceğini biliyorlardı. Biz o sıra tayinlerinin tekrar uygulanmasını istiyoruz. Genel merkezimizin katılımıyla bakanlıkla bu konuda bir çalışma oldu. Bakanlığa çokta güzel bir takvim sunduk” dedi.

“Bu konuda Bakanlığa bir rapor önerisi verdik”

Başkan Can sözlerine şu şekilde devam etti, “Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik, gönüllülüğü esas alacak tedbirlerin alınması. Rasyonel atama ve yer değiştirme sistemlerinin kurulması. Eğitimcilerin en büyük beklentileridir. Öğretmen atama, yer değiştirme süreci ve tespitler bir model önerisi raporumuzla bakanlığın ve kamuoyunun dikkatine sunduğumuz üzere, yer değişikliği talepleri adil ve hakkaniyete uygun sonuçlar üretecek şekilde yeniden tasarlanmalıdır. Bu konuda bakanlığa bir rapor önerisi verdik. Bakanlığında bu konuda bir çalışma yaptığını ve en kısa zamanda da tüm öğretmen arkadaşlarımızı mutlu edecek bir atama takvimi yayınlanacağını bekliyoruz. Konunun da takipçisiyiz” dedi.

“Milli eğitimdeki diğer çalışanlara da aynı haklar verilsin”

Eğitim-öğretim sınıfı çalışanlarına tanınan hakların diğer çalışanlara da tanınması gerektiğini vurgulayan Başkan Resul Can, “Birde Milli Eğitimin olmazsa olmazları var. Nedir o olmazsa olmazları. Yardımcı hizmetliler, memurlar ve şef arkadaşlardır. Onlar olmadığı zaman milli eğitimin hiçbir işi yürümez. Ben özellikle bunu onlar için vurgularım. Milli eğitim bakanlığı kadrolarında genel idari hizmetler, teknik hizmetler, yardımcı hizmetler sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışan eğitim-öğretim hizmetine, aksamadan en etkin şekilde yürümesi için gece gündüz çalıştığı emek sarfettiği görülmeli. Eğitim-öğretim sınıfı çalışanlarına tanınan haklar kendilerinede tanınmalıdır” şeklinde konuştu.

“Birçok kişi 3600 ek gösterge çıkacak diye emeklilikten vazgeçti”

Gündemden düşmeyen bir diğer konu 3600 ek gösterge için de görüşlerini ifade eden Başkan Resul Can şu şekilde konuştu; “Bir diğer konu 3600 ek göstergedir. Cumhurbaşkanımız bu konuda cümle kurdu. Akabinde 3600 ek göstergenin verileceğinin müjdesini seçimden önce vermişti. Birçok kişi 3600 ek gösterge çıkacak diye emeklilikten vazgeçti. Bunun sebebi ise eğer emekli olursa 25-30 bin TL fazla emekli ikramiyesi alacak. İnsanlar emekliliğini de yaşamak istiyor. Fakat buda çıkacak diye erteleyenler oldu. Henüz hiçbir somut adım atılmaması nedeniyle bu yerini umutsuzluğa ve küskünlüğe bırakmaya başladı. Alanı gezerken bunu öğretmenler odasında sıkça duyuyoruz. Ankara’ya gittiğimde de Bülent Turan Beyle görüştük bu konuyu. Kendisi de konunu takipçisi olduğunu ve bu yasanın çıkması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Bizde 3600 ek gösterge konusu hep dile getiriyoruz. Bu göstergenin tüm memurları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor. Bizim önerimiz bütün kamuda çalışan memurların puanlarının 600 puan arttırılmasıydı. 2.200 olan var. Bu 2.800 olsun gibi. Öğretmen zaten 3.000 akabinde 3.600 olacak. Poliste 3.000 oda 3.600 olacak. Ama tüm kamu memurlarını etkileyecek bir düzenleme olması daha iyi olurdu. Bu sefer diğer memur arkadaşlar arasında da haksızlık gibi algılanıyor.”

“Biz yayın evi gibi çalışan bir sendikayız”

Görevde yükselme sınavlarında, idarecilik sınavlarında destek anlamında hazırlık kitapları bastıklarını kaydeden Başkan Resul Can, “Biz yayın evi gibi çalışan bir sendikayız. Alanda ne sıkıntı varsa onunla ilgili çalışma yapılıp eğitim çalışanlarının sorunlarını ve çözüm önerileri diye 81 ilde her branştan bir komisyon oluşturup bir çalıştay yapılıp sonuçları hazırlanıp genel merkeze gönderiyoruz. Görevde yükselme sınavlarında, idarecilik sınavlarında destek anlamında hazırlık kitapları basıyoruz” dedi.

“Zorunlu hizmet bölgelerindeki çalışma şartları cazip hale getirilsin”

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının tekrar hayata geçirildiğini ve bunun için çözümler üretilmesi gerektiğine değinen Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Resul Can, “Bir diğer konuda sözleşmeli öğretmenlik. Bu konu bizim için çok önemli. Bende zamanında sözleşmeli öğretmenlik yaptım. Daha sonra 2008’in Temmuz ayında 4B’li olduk. Ek ders alma hakkımız geldi. Sendikaya üye olma hakkımız geldi. Bir düzenleme oldu. 2011 yılında da 70 bine yakın sözleşmeli öğretmen kadroya geçirildi. Daha sonra bu Türkiye’de gündemden kalkmıştı. Fakat son 3-4 yıldır tekrar gündeme getirildi. Zorunlu hizmet bölgelerindeki öğretmenleri tutamadıkları için tekrar zorunlu hale getirildi. Şimdi üç yıl sözleşmeli, bir yıl kadrolu olarak dört yıl çalışmak suretiyle uygulamaya geçildi. Bizim önerimiz şu şekildedir. Zorunlu hizmet bölgelerindeki çalışma şartları cazip hale getirilsin. İnsanlar gönüllülük esasına göre oraya gitsin. Bunun çaresi zorla tutmak değil. Sözleşmeli öğretmenlerimiz şuanda üç yıl tayin hakkı yok. Ailelerinden ayrı kalmak zorunda kalıyorlar. Biz buna karşıyız. İnsanlar çalışmak istiyorlar, atanmak istiyorlar neticede emek sarf ediyorlar. Bunun çaresini de bakanlık biran önce bulmalıdır. Eğitim çalışanlarımız rahat olsunlar. Eğitim-Bir-Sen olarak bizler onların morelini ve motivasyonunu bozacak hiçbir şeyin altına imza atmadık atmayacağız” diye konuştu. BURCU YILDIZ

 

 

 

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler