kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






Dr. Atabay’dan Çanakkale tarihine ışık tutacak 3 yeni kitap (26.06.2021)

26 Haziran 2021 11:03
Dr. Atabay’dan Çanakkale tarihine ışık tutacak 3 yeni kitap (26.06.2021)

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Mithat Atabay, yeni kitabı ‘Çanakkale Kültürü’nden Türkiye Kültürü’ne ve Evrenselliğe, Çanakkale Troia Festivali’, ‘Kurtuluş Savaşında Çanakkale’ ve ‘Tarihi Yapanlar Ama Yazmayanlar’  kitapları yayımlandı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Mithat Atabay, eserlerine yenilerini ekledi. Çanakkale’nin kültüründe önemli bir yere sahip olan ‘Troya Festivali’nin tarihsel, kültürel ve siyasi değerlendirmeleri hakkında araştırmada bulunan tarihçi Atabay,  ‘Çanakkale Kültürü’nden Türkiye Kültürü’ne ve Evrenselliğe, Çanakkale Troia Festivali’ kitabını yayımladı. Çanakkale’de yapılan ilk bölgesel festivallerden günümüzü kadar festivallerin gelişim ve değişim sürecini bölümler halinde aktaran Dr. Atabay, festivalin bölgesel başlangıcından nasıl uluslararası boyutlara taşındığı, hangi dinamiklerin festivalin temasını ve içeriğini belirlediğine dair bilgi ve değerlendirmelerde bulunduğu eser, Paradigma Akademi Yayınları tarafından basıldı. Divit Kitap Evinden kolaylıkla ulaşabileceğiniz, Çanakkale Troya festival tarihine dair merak ettiğiniz konuları keyifle okuyabilirsiniz.

BELKİ VAKİT BULAMADILAR, BELKİ DE YAZMAK İSTEMEDİLER…

Yayımladığı bir diğer kitap olan “Tarihi Yapanlar Ama Yazmayanlar” kitabının arka kapak tanıtım yazısına göre, “Savaşanların birbirleriyle çelişen ama iç içe geçen duyguları onları belki de daha çok mücadeleye itti. Dostluk, arkadaşlık, kader birliği yapma gibi nitelikleri ön plana çıkardı. Ama genel olarak bir şey eksik kaldı veya göz ardı edildi. O da yaşadıklarını kaleme almak ve gelecek kuşaklara aktarmak… Sonbahar rüzgarının bir yaprağı oradan oraya savurduğu gibi cepheden cepheye muharebeden muharebeye koşan asker ve subaylar belki de buna vakit bulamadılar. Ya da yazmak istemediler. Yaşanan acıları tekrar tekrar hatırlamak veya hatırlatmak istemediler, herhalde. Ama tarihin belgeler yanında, günlüklere, hatıralara, biyografilere, oto biyografilere ihtiyacı var. Bunlar ne kadar fazla olursa o kadar çok yaşananlardan, duygulardan, özlemlerden, acılardan, olaylardan ders çıkarmak, olayları anlamaya çalışmamıza yardımcı olacaktı. Tabii ki söz ettiğimiz bu tür eserler hiç yok değildir, vardır ama çok azdır. Keşke daha fazla olsaydı. Daha fazla olsaydı, şimdi ismini hiç duymadığımız veya hatırlamadığımız ama yaptıkları davranışlar, aldıkları kararlar ile bir olayın veya olayların aynı zamanda tarihin gidişatını değiştiren kararlarının sebepleri ve/veya sonuçlarını anlamamıza büyük katkılar sağlayabilirlerdi. ‘Tarihi Yapanlar Ama Yazmayanlar’ kitabı bir nebze bu eksikliği gidermeye çalışmak amacıyla kaleme alınmıştır.”

HALKLA BERABER, HALKA RAĞMEN…

‘Kurtuluş Savaşında Çanakkale’ tanıtım kapak yazısında ise, “Çanakkale, İstanbul’un kapası olması sebebiyle ona denizden yapılacak saldırılara hep karşı koydu. Çanakkale toprakları o nedenle tarih boyunca birçok savaşlar ile istilalara uğradı. Bu toprakların kaderi Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında değişmedi. Savaş sona erdiğinde ve Osmanlı İmparatorluğu yenildiğini kabul ettiğinde ilk önce istilacılar Çanakkale topraklarına çıkarak burayı güvence altına aldılar. Daha sonra İstanbul’u işgal ettiler.

30 Ekim 1918’le başlayan ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’yla devam eden 20 Temmuz 1936’da Montreux Boğazlar Sözleşmesi ile nihayetlendirilen zaman dilimi içerisinde Çanakkale şehri ile bugünkü Çanakkale Vilayetini oluşturan topraklar temelde aynı görünüşte farklı kaderi paylaştılar. Boğazın her iki yakası Birinci Dünya Savaşı’nın Avrupalı üç büyük ve galip gücü tarafından işgal edilirken, Çanakkale’nin diğer toprakları ise bu güçler adına işgören ve kendisine tarihsel emeller ve hedefler koyan Yunanistan tarafından işgal ettirildi. İşin kötü tarafı ülke paramparça olurken, ülkede yaşayan aydınlar, siyaset adamları, askerler izlenecek yol konusunda birbirleriyle taban tabana zıt düşüncelere sahipti ki bu durum çok vahimdi. Böyle bir ortamda Çanakkale Savaşları’nda “Anafartalar Kahramanı” olarak tanınan ve bilinen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919’da halkla birlikte ve halka rağmen bütün ayrı düşünceleri zamanla tek hedefte birleştirmeyi başardı ve “Ulusun geleceğini yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktı” ilkesini benimseyerek harekete geçti. Birçok aşamadan sonra arkasında büyük devletlerin bulunduğu Yunan Orduları Türk topraklarından atıldı. Büyük güçlerde yenilgiyi kabul ettiler ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ile 24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldılar. Ama süreç tam olarak bitmedi. Çanakkale ve İstanbul şehirlerini de içine alan Boğazlar bölgesindeki işgal, anlaşmanın onaylanmasından altı hafta sonra Türkiye’ye teslim edilecekti”

Damla YELTEKİN

Kaynak : www.kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler