kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






DONMUŞ PAZIRIK HALISI (22.06.2021)

22 Haziran 2021 09:42
DONMUŞ PAZIRIK HALISI (22.06.2021)

Dünyanın bilinen en eski halısı unvanını taşıyan Pazırık Halısı, Orta Asya Türklerine ait olup günümüzden 2 bin 500 sene evvel dokunduğu tahmin ediliyor. Türklerin kültürüne dair derin izler taşıyan Gördes düğümü ile dokunan halı 1948 yılında bulundu.

Türkler, günümüzde de dünyaya halı ihracatı yapan, motif ve desenleri ile göz kamaştıran el emeği ürünleri üretmeye devam ediyor. Bu köklü gelenek ise yüzyıllar öncesine, Sibirya Altay Dağı eteklerinde Pazırık bölgesinde kurganda bulunan halı ile somut şekilde ispatlanıyor. Pazırık halısı bulunduğu kurganın su ile dolması ve donması sonucu günümüze kadar bozulmadan kalmayı başardı.

Türklerin, çağlar boyunca bozkır kültürlerinin en önemli parçası olan halılar günümüzdeki kullanım alanı dışında bir çok şekilde yaşamı kolaylaştırmıştır. Konar göçer yaşam tarzı ve belli bir töreye sahip olmaları hem halılının kullanım alanlarına hem de motif ve desenlerine yansımıştır. Türkmen toplulukları çağlar boyunca; kendi obalarında ve kondukları yerlerde yaşadıkları alanı, kir ve pisliklerden korumak, temiz bir zeminde oturmak ve ısınmak için yünleri eğirerek ve bitkilerin kökleriyle boyayarak o yün iplerden halı ve kilim dokumuş, bunu da oturdukları yere sermişlerdir ve duvarlarına asmışlardır. Bilinen en eski halı ve kilim örnekleri sayesinde o dönem insanlarının yaşam alanına, temizliğe verilen önem ve değerine  dair bilgi sahibi oluyoruz.

Türk Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ‘Türklerden dünyaya yayılan halı ve kilimler her motifte ayrı bir hikaye barındırıyor’ makalesine göre; Yüzyıllar boyu Türk milleti; sevgisini, içindeki tüm duygusunu, renk ve nakışların sembolik diliyle anlatarak ifade etmiştir. Halı ve kilim dokumacılığının sahibi Türkler aynı zamanda Anadolu’da bu sanat eserlerinin olmazsa olmazı kabul edilen eski gelenek ‘doğal boyacılık’ ta da oldukça başarılıydı. Türkler, İpek Yolu’na hakim bölgelerde yaşadığı için dokuma ve kumaş malzemelere fazlasıyla aşina idiler. Hem bu sebeplerden hem sanatsal yatkınlıktan hem de ihtiyaçlardan dolayı, doğayla iç içe geçmiş motifler ve eşsiz desenlerle bezenmiş halı ve kilimler ortaya çıkmıştır. İnsanlık tarihinin başlangıcından beri ihtiyaç hissedilen halının ilk defa Türkler tarafından dokunmuş olduğu somut delillerle ispatlanmıştır. Bu gerçek ancak 1948 yılında keşfedilebilmiş olup, dünyanın bilinen ilk halısı ‘Pazırık halısı’dır. 1948 yılında Rus Arkeolog Sergei Rudenko tarafından bulunan halının geçmişi MÖ 5. Yüzyılla dayanır. Orta Asya Türklerine ait olduğu kanıtlanmış olan Pazırık Halısı, 1950’den bu yana Rusya’da bulun St. Petersburg Ermitaj Müzesi'nde sergilenmektedir.

PAZIRIK HALISI

Pazırık halısı, Türk düğümü olarak bilinen Gördes düğümüyle dokunmuştur ve bunun da o devirlere göre çok ileri bir teknik olduğu bilinmektedir. Türklerin halıcılıkla ilgili çok eskilerden beri bilgi sahibi olduğunu göstermesi bakımından da önemlidir. Türk düğümü denilen ve sık düğümlerle dokunmuş olan halının, her bir santimetrekaresinde 36 düğüm vardır. Halıyı keşfeden arkeolog Rudenko, hünerli bir halı yapıcısının bir günde 2 bin düğüm atabileceğini söylemiştir. Pazırık halısında ise her 10 santimetrekaresinde 36 bin olmak üzere toplamda 1 milyon 250 bin düğüm vardır. Halı, stil, ölçü ve şekil bakımından Türkmen halılarına benzemektedir ve kullanılan ipler yün olup oldukça ince ve çok bükümlüdür. Motifler birbirine mükemmel bir uyumla bağlanmıştır. Halının ortasında bulunan, içinde çiçek motifi olan 24 eşit kare, 24 Oğuz boyunu temsil etmektedir. Atlı, başlıklı süvariler ve sadece o bölgede yaşayan geyikler, dört yapraklı çiçek motifi ise başlıca motiflerdir.

 

Bakan kişi nereye geçerse geçsin motif ve figürleri kendisine göre görebileceği şekilde dokunmuş olan dünyanın bilinen en eski halısı, Altaylarda Pazırık bölgesinde bir kurganda bulunmuştur. Bu bölge tarihin bilinen en eski devirlerinden günümüze kadar Türkler tarafından kullanılan yerleşim yeridir. Pazırık halısının önemli bir özelliği de mezarın içerisine dolan suların donarak buz haline gelmesi sonucu, keşfedildiği tarihe kadar bozulmamış olmasıdır.

SONSUZLUK TEMALI HEREKE HALILARI

Orta Asya’dan Selçuklu’ya, oradan Osmanlı’ya ve Osmanlıdan da günümüze ulaşan ve yurdumuzun 36 değişik yöresinde dokunan Türk halılarının en nadide örnekleri tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan, İstanbul’un doğusundaki sahil kasabası Hereke’de hayat bulmuştur. 1843’te dönemin padişahı Sultan Abdülmecid tarafından kurulan Hereke Fabrika-i Hümâyûn’undan günümüze dek Hereke halısı, kalitenin ve görkemin simgesi olmuştur. Geçmişte Dolmabahçe, Yıldız, Beylerbeyi ve daha birçok sarayın halıları ve döşemelik kumaşları Hereke’de dokunmuştur. Hereke halılarında, pek çok sanat dalında doğayla iç içe olan Osmanlı toplumunun bu özelliklerini gösteren motifleri ve tasavvuf kültürünün de eklenmesiyle sonsuzluk temasını bulmak mümkündür. Hereke halısı deyince sonsuzluk teması ve çiçek cümbüşü aklınıza gelebilir.

GİTTİKLERİ YERLERE KİLİMLERİNİ DE GÖTÜRÜYORLARDI

Türklerde halının olduğu yerde kilimi de görmekteyiz. Birisi daha hafif ve taşınabilirken halılar biraz daha uzun bir emek isteyip hacim olarak daha ağırdır. Göç eden bir toplum olan Türkler, taşınırken yanlarında at ve develerin üzerine dokudukları kilimleri de alırlar, gittikleri yere götürürlerdi. Dünya tarihinde bulunan ilk kilim, dua eden kadın figürlerinden oluşmakta olup bu en eski kilim örneğinin MÖ 6 bin 500 yıllarına ait olduğu tahmin edilmektedir. Yarısı önde yarısı arkada olmak üzere çift sıra halinde gerilen çözgü ipliklerinin arasından geçirilen atkı ipliklerinin dokunması suretiyle elde edilen bir dokuma türü diye tarif ettiğimiz kilim grubuna aynı zamanda cicim, zili ve sumak diye adlandırılan dokumalar da girer. Milattan 16’ıncı yüzyıl önce ortaya çıktığı tahmin edilen kilim, tekniği ve estetik özellikleriyle bir Orta Asya Türk sanatı olarak 13. yüzyılda özellikle, Selçuklu Türkleri tarafından Anadolu’ya getirilmiştir. Desenlerdeki farklı özellikler, Türklerin boylar halinde yaşamalarından kaynaklanmaktadır.

Göze Gelen Büyük Bir Sevdanın Hikayesi: KÖRÇİÇEK KİLİM

Çiçek adında bir gelin, askerde olan eşine olan sevgisini ve özlemini ifade etmek için ilmek ilmek dokumaya başlamıştır kilimini. Sevgi, hasret ve hayallerini motiflere döker. Ancak eşinden gelen acı haber üzerine üzüntüsünden gözleri kör olur. Dokumaya başladığı kilim yarım kalır. Bundan dolayı gelin, yarım kalan kiliminde kendisinin hissettiği kör göz sembolleri motifleri görümcelerine tarif ederek kilimi tamamlatır ve dokuması tamamlanan kilime ‘Körçiçek’ adı verilir. Kilimin kenar ve zeminindeki göz şeklindeki motifler, eşinin yolunu gözlediğini, beklediğini, kör göz figürleri ise eşinden aldığı acı haberle gözleri kör olan Çiçek Gelini temsil eder.

Damla YELTEKİN

Kaynak : www.kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler