ÇTSO ORTAK KOMİTE VE EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

07 Eylül 2018 17:01
ÇTSO ORTAK KOMİTE VE EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTISI YAPILDI

Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Ortak Komite Toplantısı Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu Başkanlığında, ÇTSO 21 Meslek Komitesi Üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi.

İŞKUR İl Müdürü Ali Çalışkan, İŞKUR Şube Müdürü Ayça Çakmak ve İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Ahmet Çöllü’nün de katıldıkları toplantıda açılış konuşmasını Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Semizoğlu yaptı: “Sayın Meclis Başkanım, Değerli İŞKUR temsilcileri, Kıymetli Meclis ve Komite Üyelerimiz, Sevgili basın mensupları, hepinizi şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ortak Komite ve Meclis toplantısına hoş geldiniz. Oldukça hareketli bir ayı geride bıraktık. Coşku ile kutlanan 10 Ağustos Anafartalar Zaferi ve 30 Ağustos Zafer Bayramları arasında uzunca bir Kurban Bayramı tatili geçirdik. Seçimler ve uzun tatiller sürecinde söylediğimiz gibi gerçek gündemimiz ekonomiye dönmeyi umut ederken döviz kurlarındaki hareketlilik bizi çok da istemediğimiz bir boyutta bu gündemin içine aldı. İş dünyası olarak; döviz kurlarında yaşanan artışı Ülkemiz için bir tehdit gibi göstererek piyasalarda huzursuzluk ve ekonomik savaş algısı yaratan yorumlara itibar etmediğimizi deklare ettik. Büyüme eğilimi gösteren Ülkemizde bu artışın doğru tespit edilerek değerlendirilmesi ve Merkez Bankası’nın gerekli tedbirleri alması gerektiğini, açıkladık. Türkiye’nin büyüme sürecinden, bulunduğu coğrafyadaki gücünden rahatsız olan çevre çok geniş. Kurdaki dalgalanmalardan etkilenmiyoruz diyemeyiz ancak bu durumun sadece Türkiye ile ilgili olmadığını da biliyoruz. Ülkemizin bu oyundan da meydan okuyarak çıkacağına inanıyoruz ve yatırımlarımıza devam ediyoruz. Devletimize güveniyoruz. Ağustos ayı içerisinde Odamıza 39 yeni üyemiz dahil oldu , 15 üyemiz kaydını sildirdi. Bugün itibarıyle ÇTSO 7151 üyeli büyük bir aile. Tüm üyelerimize bu vesile ile hayırlı işler dilerken her şeyden önce gösterdikleri azim ve çaba için, ellerini taşın altına koydukları için teşekkür ediyor, ayakta kalma gayretlerinden dolayı tebrik ediyorum.

Odamızın asli görevi üyelerine hizmet, dolayısı ile ilimiz ekonomisine katkı sağlamaktır. Biliyorsunuz mart ayında neredeyse mevduatımızın tamamını nefes kredisi için kaynak olarak aktarmıştık. TOBB, nefes kredisi projesinin “kobi destek projesi” adıyla tekrar başlatılmasına karar verdi ve 31 ağustos 2018 tarihinde hazine ve maliye bakanı sayın berat albayrak, ticaret bakanı sayın ruhsar pekcan ve banka genel müdürlerinin katılımlarıyla lansmanını gerçekleştirdi.

Kullandırılacak kredi 6 ay anapara ödemesiz, 12 ay eşit taksitli geri ödemeli toplam 18 ay vadeli olmak üzere firma başı kredi azami tutarı 200.000 TL. Biz bugün Yönetim Kurulumuzda daha çok üyemizin faydalanması amacı ile limiti 50.000 TL olarak belirledik. Üyelerimizin kullanacağı kredinin faiz oranı aylık % 1,85. Daha önceki Nefes Kredisi kapsamında halen vadeli mevduatta bulunan 1.250.000 hariç tutularak , nakit varlıklarımızın % 25’ini bu projeye aktaracağız.

 

BANKALARI SAĞDUYUYA VE ADİL DAVRANMAYA DAVET EDİYORUM. NEFES KREDİLERİ ZENGİNLEŞTİRME KREDİLERİ DEĞİLDİR

Biz Oda olarak yapacağımızın maksimumunu yapıyoruz. Ancak buradan bankalara tekrar seslenmek istiyorum ve hepsini sağduyuya, adil davranmaya davet ediyorum. Adından da belli olduğu üzere bunlar nefes için, destek için gerçek ihtiyaç sahibi üyelerimiz için aktarılan kaynaklar. Bir bankadan karşı bankaya mevduata aktarılsın diye ya da araba yenilemek için değil, zenginleştirme kredisi değil. Piyasalara, ekonomiye yansıması için bankaların daha duyarlı olmasını, üyelerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmasını, gerçek ihtiyaç sahibine vermelerini bekliyoruz. Benim bugün konuşmamda özellikle vurgulamak istediğim budur.

Moskova’da düzenlenecek olan “17 th İnternational Exhibition Lesdrevmash” Ağaç İşleri, Orman Ürünleri ve Mobilya Sektörü Fuarı’na da 21-24 Ekim 2018 tarihlerinde iş gezisi düzenleyeceğiz.

Meslek Komitelerimiz kaynaşma ve bilgi alışverişi amaçlı gruplarındaki üyeler ile bir araya geliyorlar. 15 no’lu Meslek Grubu 15 Ağustos’ta kahvaltılı toplantı düzenlediler, 13 no’lu Meslek Grubumuz da yarın düzenleyecekler UR-GE Projesi kapsamında da üyelerimiz Oda çatısı altında yurt içinde ve yurt dışında fuarlarda stand açabilecekler. Üyelerimizin devlet desteklerinden azami ölçüde faydalanmaları için çalışıyoruz. Bugün de İŞKUR’un destekleri hakkında arkadaşlarımız bizi bilgilendirecekler.

Odamıza ziyaretler de sürüyor ve bundan çok memnun oluyoruz.

Çanakkale İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Necmi İnce, Çanakkale’deki görev süresini tamamlayarak tayin olması sebebiyle veda ziyaretinde bulundu. 
Çanakkale Karadenizliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan ve üyeleri de Yönetim Kurulumuzu ziyaret ettiler. 31 Ağustos tarihinde TSE Belgelendirme Merkezi tarafından ISO 9001:2015 versiyonu geçişi denetimimiz gerçekleştirildi ve başarıyla tamamladık. Yönetim Kurulumuz adına Başkan Yardımcımız Fahrettin Bey katıldı. Odamızın kurumsallaşma sürecinde özveri ile çalışan personelimizi gönülden tebrik ediyor ve Genel Sekreterimiz ve TSE Sorumlumuz Evren Şahin nezdinde hepsine teşekkür ediyorum. 
Yönetmelik kapsamında Yetkili Satıcıların kullanılmış araç ticareti yapabilmeleri için iki temel belgeye; Yetki Belgesi ile Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip olmaları gerekiyor. Yetki belgelerini Ticaret İl Müdürlüğünden, Mesleki Yeterlilik Belgelerini de Odamızın açacağı sınavlara katılarak alacaklar. 
08-09 Eylül tarihlerinde bu daldaki ilk sınavlarımızı gerçekleştireceğiz, yoğun başvuru var. Bu vesile ile sınavlar için bize işyerinin kapılarını açan Sayın Semih Başaran’a da teşekkür ediyorum. 

İNSANA DEĞER VEREN, MESLEKİ DAYANIŞMAYI, ÜRETİMİ ESAS ALAN AHİLİK KÜLTÜRÜNÜ HER DAİM YAŞATMAMIZ GEREKİR
17 Eylül’de Ahilik Haftası kutlamaları başlayacak. Yönetmelik gereği Oda olarak biz de Kutlama Komitesi içerisindeyiz. Haftalık kutlamalara sığdırılmayacak kadar önemli olan, insana değer veren, mesleki dayanışmayı, üretimi esas alan bu kültürü her daim yaşatmamız temennisi ile sözlerime son veriyor, katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Toplantının devamında, İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Ahmet Çöllü tarafından “İŞKUR Faaliyetleri ve İstihdam Teşvikleri” konulu sunum yapıldı. Sunumda İlave İstihdam Teşviki, Bir Senden Bir Benden Teşviki, Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların Teşviki, Engelli İstihdam Teşviki ve Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Protokolü (MEGİP) hakkında bilgi verildi. 

 

TÜRKİYE’NİN BU YENİ DÜNYADA KENDİNİ, HAKSIZLIKLARA KARŞI DİK DURUŞU DIŞINDA, ANCAK GÜÇLÜ BİR ÜRETİM EKONOMİSİ İLE İFADE EDEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM

 

 

Açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Osman Okyay;“ Dünyada küresel liderlik açığının giderek arttığı, globalizasyondan korumacılığa hızla geçilen kaotik bir dönem yaşıyoruz. Anlamsızca büyüyen ticaret savaşları içinde problem yaratıp çözmeye çalışan liderlerin sayısı giderek artıyor. Ülkeler, kural hakimiyetinin azaldığı postmodern bir dünya savaşının içinde sanki. Bu çatışma ortamı, bütün dünyada insanı odaktan çıkartan, demokrasiye duyulan güveni zayıflatan, eşitsizlikleri besleyen, distopyayı güçlendiren toksik bir etkiye yol açıyor.Bu nedenle dünyanın aklıselim düşünce insanlarından “kapitalizm, insanı odağa alarak yeniden tanımlanmalı” çığlıkları daha sık yükselir hale geldi. Bütün bu kaosta güçlü ile güçsüz arasındaki farkı belirleyen temel faktör ne ilginçtir ki “teknoloji”.Teknoloji üretip satanlarla, kazandığını bu tekno ürünler için harcayanların dünyasında yaşıyoruz. Ve daha büyük bir megatrend kırılması yaşamaz isek, orta vadede dünya ekopolitiğini bu farkın belirlemeye devam edeceği çok açık.Bu alanda çok ciddi bir irademiz var ancak böylesine köklü bir değişimin bugünden yarına olamayacağının da farkındayız. Küresel rekabet endeksine baktığımız zaman açıklarımız ve dolayısıyla ev ödevimiz aslında kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Yetersiz iç tasarruf, yüksek faiz ve enflasyon, yavaş ve bağımsızlığı sorgulanan yargı, kalitesinin yükselmesi şart olan eğitim sistemi, şirketlerimizin düşük ar-ge harcaması, düşük inovasyon kapasitesi ve finansmana erişim zorluğu en önemli kısıtlarımız. Geçmişten bugüne taşınan bu sorunlar, dönem dönem güçlü ekonomik büyümeler yaşasak da sürdürülebilir, nitelikli bir büyüme patikasına girmemize mani oluyor. Bütün kısıtlarımıza karşın, Türkiye’yi zincirin zayıf halkası olarak gösteren tüm yargıları ortadan kaldıracak büyük bir değişim ve dönüşüme ihtiyacımız var.

Beş sene sonra asırlık bir çınara dönüşecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin artık terörle, istikrarsızlıkla, cari açıkla, makro dengede kırılganlıkla, yetenek açığıyla, orta gelir tuzağıyla anılmaması lazım.

 

YENİ HÜKÜMET SİSTEMİNDEN VE YÖNETİM KADROLARINDAN TEMEL BEKLENTİMİZ; TÜRKİYE’Yİ HIZLA, NİTELİKLİ ÜRETİM EKONOMİSİNİ MERKEZE KOYAN BİR BAŞARI HİKAYESİNİN ANA AKTÖRÜ HALİNE GETİRMESİDİR
Bu başarı hikayesi, bir yandan ülke ekonomisini dönüştürürken, diğer yandan kapsayıcı ve adil bir gelir dağılımına yol açmalıdır. Böyle bir iddianın, hele ki ticari korumacılığın ve yatırım çekme yarışının iyice kuralsız bir kavgaya dönüştüğü bir dünyada eskisinden çok daha zorlaştığını biliyoruz. Ama Türkiye’nin bu yüzyıldaki en büyük meydan okumasının da bu olduğunu hepimiz biliyoruz.

Kıymetli üyeler,Elbette yönetmesi kolay olmayan bir sürecin içindeyiz.Dövizin, bir atakla, yıllık artışının yüzde 70’i bulduğu, üretim maliyetlerinin fırladığı, tüketici enflasyonunun yüzde 18’i, üretici enflasyonunun yüzde 32’yi gördüğü, faizlerin yeni bir yüksek dengeye oturduğu zor bir dönem bu. Geleceği öngörmekte, işlerimizi yönetmekte, moralimizi yüksek tutmakta zorlandığımız günler yaşıyoruz. Peki seçeneğimiz ne? Pes mi edeceğiz? Amiyane tabirle dükkanı kapatıp gidecek miyiz? Elbette ki hayır.Bu ülke 1994 krizini de yaşadı, 2001 krizini de. Arada başka büyük dalgalanmalar da yaşadık. Her defasında üstesinden gelmeyi, ayaklarımızın üzerinde durabilmeyi ve hatta krizlerden güçlenerek çıkabilmeyi başardık. Yapmamız gereken, bu tür dönemleri “kâr değil ar dönemi” bilip itidalli şekilde geçirmeye çalışmak olmalı. Çünkü bu toz duman bir süre sonra yerini stabiliteye bırakacak inşallah. O zamanı çıkış için iyi değerlendirmeli ve bugünden önlemlerle güç toplamalıyız. Çünkü bu milletin, bu devletin ve Türk özel sektörünün geninde tehditleri motivasyona dönüştürüp bir başarı hikayesi çıkarma alışkanlığı var. Tek yumruk olmuş milletimiz, bu meydan okumayı da daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir ekonomi üreterek aşmayı bilecektir. Buna inancımız tamdır.

Troya yılı kapsamında Çanakkale’nin iyice hareketlendiği bir dönemi yaşıyoruz. Kentteki etkinlik sayısı da ziyaretçi sayısı da olağanüstü arttı.  CANER KÜPELİ

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler