eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

Çanakkale'den Antarktika'ya uzanan Bİ DÜNYA YOL…

18 Aralık 2020 11:50
Çanakkale'den Antarktika'ya uzanan Bİ DÜNYA YOL…

Çanakkaleli öğretmen Tülay Sabaz, çocukluğundan beri kitap yapraklarında merak ettiği yerleri hayal etti. Ülke ülke gezip dolaşan Sabaz, çocukluk hayli MaçiPuçi Antik Kenti’nden beyaz kıta Antarktika’ya kadar dolaştı.

Sabaz, gazetemiz Kaleninsesi’ne verdiği röportajda, anılarını anlatırken uzak ülkelere olan özlem ve heyecanını sesiyle hissettiriyordu. Sabaz, Avrupa ülkelerinden, Uzak Doğu’ya, Mısır’dan Latin Amerika’ya yetmişi geçkin ülke gezdi. Anılarını anlatması günlerce sürebilecek olan Sabaz, gezdiği yerlerde en çok insanlara ve onların iletişimine dikkat ettiğini sözledi.

 

‘PİRİ REİS’İ ÇOK HAYAL ETTİM’

2009 yılında seyahate başladığını anlatan Sabaz, “İnsanın hayal dünyasını süsleyen bir süreç evre olur ya ben o süreci yaşadım. Hep kitaplar arasında geçen yerlere seyahat ediyordum” sözlerine yer verdi. Çocukluğundan beri eski kitapları, ansiklopedileri, coğrafya kitaplarını karıştırdığını ifade eden Sabaz, “Piri Reis çok hayal ettim. Hayal ettiğim gezginler de erkek kimlikleriydi. Hep bunu biliyorduk” dedi.

‘O ZAMANLAR SIRT ÇANTAYLA GEZME YOKTU’

Sabaz, 2009 yılında Amerika’yla başlayan yurtdışı seyahatlerinden önce yaptığı yurt içi seyahatlerini anlattı. 2009 yılında ABD'ye gittim. Türkiye'de üniversite döneminde seyahatlerim oldu. “Türkiye'de o dönemde backpack dediğimiz sırt çantalı modeller yoktu. Arkadaş ziyaretleri üzerinden geziyordum” sözlerine yer veren Sabaz, lise ve üniversitede Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda gönüllülük yapmış. Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda her şehirden arkadaş edindiklerini ifade eden Sabaz, “Üniversite hayatımda birbirimizi ziyaret ederken, organizasyon yaparken şehirleri de gezerdik” dedi.

‘BİLDİĞİM DÜNYA SINIRLIYDI’

Sabaz, çocukluk yıllarında yaptıklarını gülerek anlatarak, “Bunu söylemek kötü ama, kütüphanelerden kitap çalıyordum. Bazılarını geri iade ediyordum. Özellikle seyahate dayalı kitapları” dedi.

“Bildiğim bir dünya vardı ama sınırlı bir dünyaydı” diye konuşan Sabaz, ailesinden Genze’yi, Yozgatı duymuş. Ama aynı zamanda MaçiPuçi Antik Kenti’nide bu yıllarda öğrendiğini kaydeden Sabaz, “Fotoğraflarını görüyordum ansiklopedide. Çocukluk haritam vardı ve o haritayı kendimce takip edip, etraflıca dolaştım keşfettim anlamaya çalıştım” ifadelerine yer verdi.

‘HER YOLCULUK BAŞKA BİR YOLCULUK’

Sabaz’a yurtdışı ve yurtiçi seyahatlerine dair, “Hiç bir yer bitti diye kalıplaştırmıyorum. Yurt dışı ya da Türkiye'de görülmeye değecek çok yer var” dedi. “Dünya da öyle. Gittiğim yerlere bir daha bir daha gitmeyi çok seviyorum” sözlerine yer veren Sabaz, “Hatay’a 100 kere daha giderim. Bir şey bitmiyor. Her yolculuk başka bir yolculuk” sözlerini kullandı. “Gezmek, cebinde dolu dolu anı demek, türlü türlü düşünce demek” sözlerine yer veren Sabaz, “Gezdim, gördüm, bitti düşüncesiyle bir yere gitmiyorum. Yolculuğun dönüşünde cebimdeki hikayelere bakıyorum. O yol etrafındaki heyecanlarımı hatırlıyorum” ifadelerine yer verdi.

‘İNSANLARIN SESLERİNE KULAK KABARTIYORUM’

Sabaz, yolculuklarında en önemli şeylerden birinin insan olduğunu vurgulayarak, “Bilmediğim bir yer olunca insanların seslerine kulak kabartıyorum. O iletişimlerini gözlemlemeye çalışıyorum. Farklı bir şey duymak beni heyecanlandırıyor” dedi.

HEDİYEMİ, SEYAHAT Mİ?

Sabaz, seyahatlerinin ilk başladığı dönemlerde magnet, kitap ayracı gibi ürünleri daha çok aldığını kaydederek, “Sevdiklerime hediyeler almayı çok seviyordum. Hep de alırdım. Bir yerden sonra tabi ki bırakıyorsunuz. Seyahat şekliniz, hayata baktığınız yer değişiyor” sözlerine yer verdi. “Hiç bir şey almadan o kadar çok döndüm ki. İsteyen isterse bütün şehri satın alsın, ülkeyi satın alsın bu beni bir yerden sonra tatmin etmiyor” sözlerine yer veren Sabaz, “İşin içine ekonomi de girince paranın değersizleştirildiği bir dünyada işler değişiyor. Cebimdeki hikayeler bana kalsın istiyorum. Kolombiya’da mesela bir ay mı kırk beş gün kalayım? O nedenle satın almamaya başlıyorsunuz. Buda sizi bir yerde minimalist bir karaktere dönüştürüyor. 

‘İNSAN ODAKLI GEZİYORUM’

Sabaz, fotoğrafın sadece görüntüde kaldığını kaydederek, “İnsan odaklı gezmeyi seviyorum. Asıl fotoğrafların arkasında o kadar güzel anılar kalıyor ki” dedi.Yolculuklarında belirli bir planının olmadığını kaydeden Sabaz, “Zaten planladığın gibi gitmiyor hiçbir şey. Bilet almışımdır, Brezilya ya da Küba'ya. Oradan aşağıya ineceğim. Çünkü Brezilya, Meksika, Küba Güney Amerika'da bizlerin bu ülkeden dünyanın bu tarafında olan bizlerin gidebileceği en makul uçuşla” dedi.

‘DOLARLARINIZ ÇOKSA DİREK UÇUŞ’

Sabaz, Kolombiya ya da Arjantin’e direk de gidilebileceğini hatırlatarak, “Ama dolarlarınız çoksa. Ama Brezilya'ya giderseniz komşu ülkelerden seyahatinize devam edersiniz. Maliyeti aşağı çeker” sözlerine yer verdi.

‘BU BİR TABLODUR’

Seyahatin kendisi için bütüncül olduğunu kaydeden Sabaz, “Arjantin, Brezilya, Uruguay, kardeş gibi yan yanayken o bölgeyi gezerim. Bu bir tablodur. Ama kendi içinde değişkendir. Plan yapmamışımdır. Gelişi güzel devam eder” ifadelerine yer verdi. 

‘ARJANTİN HER ŞEYİYLE GÜZEL’

Sabaz’a kendisini en çok heyecanlandıran yerleri sorduğumuzda ise cevabı çeşitli. “Kıtadan başlamak istiyorum Antarktika. Coğrafyası yani çünkü hepimizin bildiği gibi insansız yerleşimsiz bir yer” diye konuşan Sabaz, “İnsan derseniz Arjantin. Arjantin insanı beni çok heyecanlandırdı” dedi.

Arjantin’in patogonyasından canlı çeşitliliğine birçok alanda kendisini heyecanlandırdığını kaydeden Sabaz, “Arjantin her şeyiyle çok güzel” ifadelerine yer verdi.

HER ŞEHRİN UNDERGROUND’I VARDIR

Sabaz, “İnsanlar aracılığıyla, medyayla, sinemayla manipule edilen yerler olmuştu. Kolombiya, Meksika gibi” dedi. “Herkes sizi uyarıyor. Son zamanlarda da Brezilya'yla ilgili böyle haberler var” ifadelerine yer veren Sabaz, “Meksika’yla ilgili kesin böbreklerim gidiyor dedim. Ama gittim. Öyle bir şey yok. Aslında var ama bu insanın ne aradığıyla ilgili” dedi. “Her ülkenin, her şehrin underground dediğimiz mahalleleri vardır. Türk olan biri bunu çok daha net ayrımına varıyor” sözlerine yer veren Sabaz, “Sizin böyle yerlerde işiniz olmadığı sürece hiçbir sıkıntınız yok. Kesinlikle Meksika’ya Kolombiya’ya büyük haksızlıklar yapıldığını düşünüyorum” dedi.Sabaz, “Dikkatli olmak gerekiyor mu? Evet, bazı şehirlerinde dikkat etmemiz gerekiyor. Ama abartıldığı gibi hiç bir şey yok. Bu İstanbul, Ankara içinde geçerli” sözlerine yer verdi.

‘SAVAŞI GÖRDÜM’

Sabaz, “Ben ordayken Amazon yangınları oldu. Bolivya'da savaş çıktı, Şili'deyken Santiago’da öğrenci hareketleriyle başlayan iç karışıklıklar çıktı. 2 3 ay neredeyse her yer yakıp yıkıldı. Bolivya'da direk savaşı gördüm. O sırada pasaportum yoktu” dedi. “Bolivya'daki hikaye çok daha korkutucuydu. Çünkü oradaki başrollerden biri bendim. Bir şekilde ülkeden kendimi dışarı atmam gerekiyordu. Pasaportum her şeyim çalınmıştı” diye sözlerine devam eden Sabaz, “Savaş, karışıklık, yerlilerin birbirlerini acımasızca ettiklerini turist öldürdüklerini görmek korkutucuydu” dedi.

‘SINIRI YÜRÜYEREK GEÇTİM

Sabaz, “Sınırı kaçak geçerek ayrıldım. Bir gece ansızın” dedi. “En az kontrolsüz sınırı araştırdım. Yapabileceğim bir şey yoktu. Yabancılar ofisine gidip durumu anlattım. Bolivya'daki Türkiye konsolosluğu aktif olmadığı için bana kimse geçici bir belge vermiyor” sözleriyle yaşadıklarını anlatan Sabaz, “Öyle olunca Peru'ya gitmem gerekiyor. Peru'dan pasaport isteyeceğim. Gördüklerim gerçekten çok korkunçtu. 4 tane araç değiştirdim, özel bir taksiye bindim, sınıra kadar gittim, yürüyerek geçtim” dedi.

‘GERİ DÖNSEM HEPSİNİ KAÇIRIRDIM’

Sabaz, “Başınıza gelebilecek en korkunç şey pasaportunuzun olmaması. Pasaportunuz olmadığında para da çekemiyorsunuz. Her şey iptal” dedi. Arjantin, Paraguay ve Kolombiya’daki faal olan Türkiye elçiliklerinin kendisine yardım etmek için çabaladıklarını söyleyen Sabaz, “İstersem Bolivya'dan Türkiye'ye gönderebileceklerini söylediler. Ama benim amacım Türkiye'ye dönmek değildi. Bunu yapsaydım, Peru'yu, Arjantin'i, Antarktika'yı hepsini kaçırmış olacaktım” sözlerine yer verdi.

‘MARS MANZARALI ANTARKTİKA'

Sabaz, aynı zaman da Antarktika kıtasına yelkenliyle giden beşinci Türk unvanına sahip. Kıtanın insansız olduğunu hatırlatan Sabaz, “Hepimizin hayali. Antarktika’yı tarif edecek kelime bulamıyorum. Bütün duygular çok üstte” dedi. “Çok çok güzel. Yerle gök birleşik, enfes. Ucunu göremediğiniz beyaz ve mavinin birleşimi” söylerine yer veren Sabaz, “Çok uçsuz bucaksın. Korkutucu ve ürkütücü ama o kadar da heyecan verici” diye sözlerine devam etti.“Gün batımları, karstik dağları, Mars’ta olduğunuzu hissettiğiniz vadisi Antarktika’yı çok başka bir yere taşıdı benim için” diye konuşan Sabaz, “Pandemi olmasaydı aynı yelkenli ekibimizle tekrar gidecektik” dedi.

 

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa