porno video porno izle free porn sikiş izle türkçe porno porno

‘’ÇANAKKALE NEDEN BİR ROMA OLMASIN?’’

Son Güncelleme : 08 Ocak 2019 08:01
‘’ÇANAKKALE NEDEN BİR ROMA OLMASIN?’’

Düş Pazarı İşletmecisi Servet Çelik Çanakkale’de esnaf olmanın detaylarını gazetemize anlattı.

Çanakkale’nin şehir planlamasında hassasiyet olması gerektiğini ifade eden Çelik;‘’Buradaki sokakların en azından gündüz, belirli saatlerde trafiğe kapanmasını isteriz. Biz esnafız bazen dükkanlarımıza ürün getiriyoruz bu sebeple park etmemiz gerekiyor fakat bu işlerimizi akşam halledebiliriz. Burada yemek yapan işletmeler çok fazla geceleri bu işletmeler yağlı çöplerini kaldırımlara bırakıyorlar. Kaldırımları kirletiyorlar. Belediyenin buna biraz hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum.’’dedi

"Dükkanımızın ismi düş pazarı genelde hediyelik ürünler satıyoruz. Hediyelik ürünlerin yanında ekstradan özellikle gençlere hitabeden kadın ve erkeklere yönelik aksesuarlarda satıyoruz. Cüzdan, bere, gözlük gibi ürünlerimiz var. Ağırlıklı olarak çanta satışı yapıyoruz. Çantalarımız kendi üretimizdir. Bunun dışında hediyelik grubunda çok ciddi bir ürün çeşidimiz var. Dükkanda hali hazırdan 2 binden fazla çeşidimiz var ve bunlar sürekli değişiyor. Ben yaklaşık 30 yıldır ticaret yapıyorum. Ticaretimin büyük bir kısmını İstanbul’da yapıyorum. Şu an hali hazırda ticaretimiz İstanbul’da devam ediyor. Yurtdışında da işletmemiz var. Çanakkale’nin en farklı hediyelik eşya dükkanı burası sanırım. Dışarıda ki dükkanları pek bilmiyorum.  Çünkü zaman bulup çıkıp gezemiyoruz. Burada bizimle çalışan birkaç hediyelik eşya dükkanı var, onlara ürün de veriyoruz. Şimdi onların dükkanlarını da biliyorum. Biz de ki çeşit pek yok. Çünkü biz ürün satarken fiyatlarına bakmıyoruz bizde çok nitelikli ürünler de var. 2bin-3bin liraya alabileceğiniz ürünler de var. 4-5 liraya alacağınız ürünler de var. Fiyat aralığımız çok geniş. İnsanlara farklı alternatifler sunmak için ürünün fiyatını çok fazla gözetmiyoruz. Bu sebeple farklı bir dükkan olduğumuzu düşünüyoruz. Müşterilerimizde bunu dillendiriyorlar. Bu durumdan da memnunuz.’’

‘’ÇANAKKALE’Yİ SEVİYORUZ’’

‘’Çanakkale’yi seviyoruz. Denizini, dağını doğasını seviyoruz. Buraya yerleşme fikrim vardı. Buralı değilim buraya Bursa’dan gelip yerleştim. Ekonomik kaygılar güderek buraya yerleşmedim ya da ekonomik anlamda bir beklenti içersinde bulunarak gelmedim aksine daha farklı büyük bir şehirde İstanbul’da işletmemiz var. Orada bulunursam ekonomik anlamda daha iyi şeyler olabilir. Daha iyi paralar kazanabiliriz ama bu şehrin kendisini sevdiğimiz için burada yaşıyoruz. Burada yaşadığımız için burada bir işte olması gerekiyor. Bu sebeple yaptığımız ürünleri toptanda sattığımız ürünleri daha uygun fiyatlara burada müşterilerimize sunuyoruz.’’

‘’ÇANAKKALE NEDEN BİR ROMA OLMASIN’’

‘’Çanakkale turizm potansiyeli çok yüksek bir şehir, sanıyorum dünyada 2 denizi aynı anda yaşayabileceğiniz nadir yerlerden birisi, belki de yoktur. Bir tarafımızda Marmara var. Bir tarafımızda Saroz, ege denizi var. Bunun dışında Türkiye’nin doğası en temiz olan dağlarından birisi var. Kaz dağları var. Harika bir doğası var. Bu ciddi bir turizm potansiyeli oluyor ancak kentte bu turizm potansiyelini görüp bunun ile ilgili bir çalışma yapan bir mülki idare yok. Bunun yanında ticaretle uğraşan bireylerde de yok. Burada eğer turizm canlandırılırsa bizim işlerimize ve şehirde ki herkese çok ciddi bir fark yaratabilir. Turizm hareketli olmadığı için sanki nadasa bırakılmış bir tarla gibi bekliyoruz. Umarız bir gün insanlar buraya gelir Avrupa’da ki bir Prag gibi bir Roma gibi bir Floransa gibi bir Viyana gibi her gün milyonlarca insan bu kentleri geziyor. Ben de işim gereği bu kentleri geziyorum düzenli olarak ve orada ki turist nüfusunu görünce şaşırıyorum. Muazzam bir turist nüfusu var bunu burada ya da Türkiye’nin herhangi bir kentinde de bu şekilde turist görmek isterdim. Umudumuz bu yönde umarım zaman içerisinde deniz ile ilgili doğa ile ilgili farklı çalışmalar yapılır. Bunun dışında bir de kültür turizmi de var. Truva burada karşıda şehitlik alanı var. Gelibolu milli park var bunların hepsi ciddi potansiyeller. Fakat bunların tanıtılması açısında hiçbir plan yok. Şuan Çanakkale’ye neredeyse turist gelmiyor. Kentte artık turist göremiyoruz. Niteliksiz turist geliyor. Niteliksiz turist derken şundan bahsediyorum;  Türkiye’nin belirli belediyelerinin düzenlediği şehitlik turları var. Bu turlar ile Çanakkale’ye gelen turistler belediyelerin hazırlamış olduğu kumanyalarla geliyorlar. Çok düşük ücretler ile geliyorlar. Belediye ulaşım ve yemek ihtiyaçlarını karşılıyor. Konaklamaya ihtiyaç durmuyorlar ve günü birlik gelip gidiyorlar. Türkiye’nin en ucundan gelip burayı gün içersinde geziyorlar, sabah saatlerinde şehre giriyorlar akşam şehri gezip tekrar geri dönüyorlar. Bu niteliksiz turist oluyor. Herhangi bir şekilde biz bunun faydasını görmüyoruz. Bize bir artısı yok. Aksine dezavantajları var bunun karşıda ciddi bir çevre kirliliği var. Belki halkımız da şahit olmuştur. Nitelik kültür ve ya doğa turizmi yapan turist Çanakkale’ye gelmiyor. Son zamanlar da Bozcaada’da bir hareketlilik var. Orada turizm yapan arkadaşların birlikte organize olamamasından dolayı ciddi sıkıntılar var, fahiş fiyatlarlar var, konaklama ile ilgili sıkıntılar yaşanıyor. Bunların düzenlenmesi lazım düzenlenmesi derken bir kurul tarafından kontrol edilmesi gerekiyor.’’

‘’TAMAMEN EL ÜRETİMİ ÜRÜNLERE ODAKLANIYORUZ’’

‘’Prensipleriniz olması gerekiyor. Sattığınız ürünlerin niteliği ile ilgili emin olmanız gerekiyor, istikrarlı ve devamlı olabilmesi için. Biz burada sattığımız çoğu ürünü atölyelerimizde kendimiz üretiyoruz. Kalitesi bizim için çok önemli şöyle müşterinin verdiği fiyatta bulacağı en kaliteli ürünü vermeyi istiyoruz. Kalite ve fiyat oranını mümkün olduğu kadar iyi tutmaya çalışıyoruz. Bunun için ciddi bir alt yapı gerekiyor ve bizde bu alt yapıya sahibiz çünkü yıllardır. Bu piyasa da bir tecrübemiz var, emeğimiz var. Ben bazen üzülüyorum turistik eşya satan Aynalı Çarşı’da çok niteliksiz ürünler satılıyor. Bu bizi çok rahatsız ediyor. Bizim burada tamamen el üretimine dayalı hediyelik eşyalarımız var. Fiyatlar asla çok yüksek değil. 20 lira 25 liraya yaptığımız ürünler var. Bunun çok niteliksiz çok kolay kırılabilir ürünlerini 2-3 liraya aynalı çarşıda satışları var. Bizim işlerimizi de etkiliyor. Ama biz çizgimizi bozmuyoruz nitelikli ve kaliteli ürün satmaya çalışıyoruz. Bunun artılarını da görüyoruz. Çünkü oraya gidip iyi bir şey bulamayan müşteriye artık orada ki çarşı esnafı bize yönlendiriyor. Şöyle söyleyeyim aynalı çarşıda 3 lira 5 lira maksimum 10 liraya bir Truva atı alabilirsiniz bizde 260 liraya Truva atı var. Tabi bu fiyatın farklı olmasının sebebi ürünün niteliği, üründeki emektir. Nitelikli müşteri de ürünü gördüğü zaman fiyatı çok sorgulamıyor zaten.’’

‘’YETENEKLİ ÖĞRENCİLERLE ÇALIŞIYORUZ’’

‘’Ayrıca tasarımlarımızda yetenekli gördüğümüz bütün arkadaşlarımıza fırsat vermeye çalışıyoruz. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Güzel Sanatlar Fakültesi var. Seramik, resim, tekstil bölümleri var. Burada gerçekten yetenekli arkadaşlar oluyor ve biz bu arkadaşlarla çalışmalar yapıyoruz. Tutulan bir ürünümüz seri ürüne dönüşebiliyor. Dışarıdan çalıştığımız tasarımcı arkadaşlarda var. Körfezden gelen arkadaşlar var onlarla çalışıyoruz. Herkese şans tanımaya çalışıyoruz. Çünkü burada bir trend durumu var. Farklı ürünler satmak istememize rağmen popüler kültür her tarafta etkili, bizde de etkili mesela bir figür belirliyoruz o figürün bir satma süresi var onu belirliyoruz. Bunları çok yakın takip etmek gerekiyor. Yeni bir şeyler üretmek gerekiyor.’’

‘’UZAK DOĞU’DA OFİSLERİMİZ VAR’’

‘’Şimdi Çanakkale Türkiye’nin kendisinden ayrı bir şehir değil, Türkiye’nin bir parçası Türkiye’de ki ekonomik istikrarsızlık ciddi anlamda işlerimize yansıyor. Özellikle son birkaç yıldır ciddi bir artış ve dolar kurundaki dengesizlik bizi olumsuz etkiliyor. Aldığımız ürünlerin hepsini dolar üzerinden alıyoruz, yerli bir üretim bile olsa bir şekilde bunlar fiyatlara yansıyor.  Mesela bazen hesaplıyoruz. 2 yıl önce 20 liraya sattığımız bir ürün bu gün 45 liraya bizi zor kurtarıyor. Çünkü hammadde fiyatları arttı, personel fiyatları arttı. Çanakkale bu konuda üniversite şehri olduğu için avantajlı çünkü öğrenci ciddi bir potansiyel ve tüketen bir kitle, sabit geliri var bir şekilde tüketiyor. Biz bunun faydasını görüyoruz. Fakat turist konusunda çok sıkıntılıyız bu yaz turist gelir mi gelmez mi bilemiyoruz. Geçen yıl ve ondan önceki yıl hiç turist yoktu. Bu sebeple geleceği göremiyoruz. Yurtdışındaki işlerimize hareket vermeye çalışıyoruz. İçeride hareket olursa ticaret canlı olursa, insanlar olursa, turistimiz olursa bizde işimizi büyütmek isteriz. Yurtdışında Hollanda’da bir dükkanımız var. Orada sattığımız bir ürün var uluslar arası patenti bizde, bu ürünü Avrupa’nın farklı kentlerinde satıyoruz. Uzak doğuda birkaç ülke de ofislerimiz var. ‘’

‘’BAZI SOKAKLAR TRAFİĞE KAPATILMALI’’

‘’Buradaki sokakların en azından gündüz belirli saatlerinde trafiğe kapanmasını isteriz. Biz esnafız bazen dükkanlarımıza ürün getiriyoruz bu sebeple park etmemiz gerekiyor fakat bu işlerimizi akşam halledebiliriz. Yemek yapan işletmeler çok fazla burada geceleri bu işletmeler yağlı çöplerini kaldırımlara bırakıyorlar. Kaldırımları kirletiyorlar. Belediyenin buna biraz hassasiyet göstermesi gerektiğini görüyorum. Motorlu taşıtlar kaldırımlara araçlarını gelişi güzel park ediyorlar, bebek arabası ile dolaşan aileler var, engelli arkadaşlarımız var. Kaldırımlarda hareket edemiyorlar. Mesela saat kulemizin etrafında birçok motosiklet var. Birilerinin bunlara bir park alanı tahsis etmesi gerekiyor.

Çanakkale halkı çevreye duyarlı bir halk, hayvana duyarlı bir halk bunla ilgili hassasiyetlerine devam etsinler. Çok fazla araç kullanmasınlar. Çünkü artık trafik Çanakkale’de ciddi bir sıkıntı olmaya başladı.  Dışarıdan gelen insanlara da bu hassasiyeti göstersinler, dışarıdan gelenlerin bu şehri kirletmesine izin vermesinler.’’ CANER KÜPELİ

Etiketler: çanakkale esnaf, çanakkale turizm

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler