kocaeli avukat
betexper
izmir escort
hd seks filmi
kaçak bahis siteleri kaçak iddaa siteleri canlı casino siteleri
izmir escort

anadolu yakası escort ataşehir escort

izmir escort
gaziantep escort
betpas mariobet 1xbet
istanbul escort türbanlı escort şişli escort bağcılar escort halkalı escort esenler escort bakırköy escort mecidiyeköy escort fatih escort kayaşehir escort
antep escort gaziantep escort bayan gaziantep rus escort mobil porno türk porno






BİZ DE VARIZ (15.04.2021)

15 Nisan 2021 09:49
BİZ DE VARIZ (15.04.2021)

Türkiye Körler Federasyonu engelli kadınların toplumdaki etkinliği üzerine Avrupa Sivil Düşün Programı desteği ile ‘Engelli Kadınların Sivil Toplum Örgütlerindeki Etkinliğinin Araştırılması Raporunu’ yayınladı.

Türkiye Körler Federasyonu tarafından Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteği ile yürütülen ‘Engelli Kadınların STÖ’lerdeki Etkinliğinin Araştırılması Raporu’nun işaret dili sonuç videosunu yayınlandı. Yapılacak savunuculuk çalışmalarına zemin oluşturmak üzere engelli kadınların sivil toplum örgütlerindeki konumlara dair bilgiler toplandı. Verilere göre Türkiye’de engellilerin nüfusa oranı yüzde 12,29. Türkiye’de en az 10 milyon 277 bin engelli birey bulunuyor. Engellilerin de yarısının kadın olduğu düşünüldüğünde ise en az 5 milyon 138 500 engelli kadın yaşıyor. Kaleninsesi Gazetesi olarak, engellilerin, kadın engellilerinin yaşadığı problemleri ve Çanakkale’deki yaşamlarını Altı Nokta Körler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Nagehan Kekeç’e ve Türkiye Görme Engelliler Derneği Çanakkale Şube Başkanı İbrahim Batdal’a sorduk.

BATDAL, “PANDEMİ BİZİ DE ÇOK ETKİLEDİ”

Türkiye Görme Engelliler Derneği Çanakkale Şube Başkanı İbrahim Batdal, “Bizim yönetim kurulumuzda iki engelli kadın var. Aktif olarak her faaliyetlerimize katılıyorlar. Üyelerimizin yüzde 50'ye yakını görme engelli kadın. Kadın sporcularımız var, aktifler. Biz yönetimi yeni aldık. Faaliyetlerimiz bu nedenle henüz olmadı. Pandemi sürecinde faaliyet yapılabilir mi diye bakıyoruz. Youtube üzerinden bir etkinlik kanalı açmayı planlıyoruz. Sosyal medyalarımızı kullanmayı aktif katılımlı faaliyetler yapmayı planlıyoruz” dedi. Sadece Çanakkale Merkez’de değil, ilçelerde de etkinlikler düzenlemek istediklerini kaydeden Batdal, “Bu etkinlikler Ramazan Bayramı’ndan sonra faaliyete geçecek. Pandemi herkesi etkilediği gibi bizi de çok etkiledi. Engellilerin korunma şansları daha az. Özellikle görme engelliler sosyal mesafeyi ayarlayamayabiliyorlar. Mutlaka yanlarında bir refakatçi ile geziyorlar” sözlerine yer verdi.

“GÖRME ENGELLİLER DOKUNARAK HİSSEDİYORLAR”

“Dokunarak hissediyorlar. Engelliler için pandemi süreçleri  daha çok riskli. Baston kullanıyorsunuz mesela karşınızdaki kişiye çarpabiliyorsunuz. Engelli arkadaşların mümkün olduğun kadar evlerinden çıkmamaları konusunda uyarıyoruz” diye belirten Batdal, “Mesafeyi koruyamıyorlar ama eldiven, maske gibi önlemleri almaları konusunda uyarıyoruz. Engelliler ya kendi evlerinde kalıyor ya da bakım evleri var. Oralarda kalıyorlar. Onlarında ziyaretçi gelmeleri, dışarı çıkmaları yasak. Böyle bir zorlukları var. İki kat, üç kat daha zor” diye vurguladı.

KEKEÇ, “KADINLAR DAHA ÇOK GÖREV ALABİLİR”

Altı Nokta Körler Derneği Çanakkale Şube Başkanı Nagehan Kekeç, sivil toplum kuruluşlarında engelli kadınların geçmişe nazaran daha iyi bir konumda olduğunu ifade ederek, “Ama gerektiği kadar iyi de değil henüz. Erkekler daha fazla yoğunlukta. Sivil Toplum Kuruluşları sadece erkeklere özgü değil. Kadınlar daha çok görev alabilir” dedi.

“ÇANAKKALE GÜZEL BİR YERDE”

Kekeç, Çanakkale ve engelli kadınlara dair, “Bence Çanakkale örnek açısından güzel. Bende dernek başkanlığı yürütüyorum. Engellilik üzerine kurulmuş 3-4 dernek var. Çoğunun başkanı kadın. En azından il olarak Çanakkale güzel bir yerde. Kadınlar daha çok görev alıyor, etkinliklere katılıyor” diye vurguladı. 

“ELDİVEN KULLANMAK HİSSETMEYİ AZALTIYOR”

Engelli bireylerin pandemi sürecinden daha çok etkilendiğini kaydeden Kekeç, “Temastan kaynaklı daha çok etkilendik. Dışarda alışveriş esnasında ister istemez insan tedirgin oluyor. Uyulması gereken kurallara uyulmalı ama temas olayı bir adım daha zor oluyor. Hareket ederken el ile dokunmak gerekiyor. Eldiven vs kullanılabilir ama eldiven kullanmak da teması, hissetmeyi azaltıyor” ifadelerine yer verdi. 

“EMPATİ SAĞLANDI”

“Pandemi sürecinde dışarı çıkmamak gerekiyor. Bunun bilincindeyiz ama mecburi şartlarda dışarı çıkmak gerekiyor. İnsanlar evde sıkılıyor. Yapacak bir şey bulamıyor. Her şey normalken, pandemiden önce biz dışarı çıktığımızda bazı insanlar, 'Siz neden dışardasınız? Sizinle gelen yok muydu?' sorularıyla karşılaşıyorduk. Bizim işimizi başkalarının yapması gerektiğine inanıyorlardı” sözlerine yer veren Kekeç, “Pandemi döneminde ailesi ile yaşamayan tek başına yaşayan engelliler daha da zorlandı. Her yere tek gitmek zorunda. Hem sağlık açısından hem de dışarı çıkması açısından empati oldu” diye hatırlattı.

 

“BİLİNÇLENDİRME YAPILMALI”

“Şuan biz de dernek olarak faaliyetlerimizi yapamıyoruz. Gerektiğinde toplantılarımızı yapabiliyoruz. Bir an önce pandemi bitmese bile en azından kontrol altına alınmış olsa en azından yavaş yavaş belli başlı programlar çıkartılabilir. Önümüzde bir süreç var ve bunun kontrol altına alınması lazım” diye belirten Kekeç, “Bazı engelli kadınlar kendilerini savunma alanında biraz daha dezavantajlı grupta olabiliyor. Bu da bilinçlendirilerek biraz daha özgüvenle olur. Kadınlar sadece şiddet konusunda değil, birçok konu da geri de kaldığı için, çekinik davranıyor. Kendini ifade edemiyorlar. Bu konuda bilinçlendirmeler yapılması gerekiyor” dedi.

“TELEFONDAN İLETİŞİM KURUYORUZ”

Covid-19 salgını öncesinde en azından bir araya gelindiğini ve sorunların dinlendiğini vurgulayan Kekeç, “Biz dernek olarak üyelerimizle konuşuyoruz. Sadece telefonda iletişim var ve yüz yüze kadar etkili olmuyor haliyle. Etkinliklerin olması çok etkiliyordu. Telefonla üye olmak isteyen üye olabiliyor ama evrak boyutu zor oluyor. Derneğe gelmesi gerekecek. O da sıkıntılı oldu bu süreçte” ifadelerine yer verdi.


“TOPLUMDA BİZ DE VARIZ”

Kekeç, “Erkek egemen bir toplumda yaşasak da şimdi biraz aşılmış vaziyette. Kadın bir adım geri de kalıyor. Bir de engelli olunca iki adım geride kalıyor. Ancak kendini geliştirmesi gerekiyor. Toplumda ben de varım, benim haklarım var, diye bilinçlendirerek topluma katılması gerekiyor. O da kendisini geri tutarsa sadece toplum onu ötekileştirmiş olmuyor, kendisini de ayrıştırmış oluyor” diye dikkat çekti.

 

“ENGELLİLERİN FİKRİ ALINMALI”

“Mesela sesli sistem yok otobüslerde. Dönem dönem uygulanmaya çalışılıyor. Ama tutmadı. Ses sistemi olan otobüslerde de kimi zaman sesi kapatıldı. O sistem tutmadı. O otobüslerin yapısından kaynaklı. Onları dizayn etmek lazım. Her hastanede engelli koordinasyon birimleri var. Ama düzenli çalışmıyor. Üniversiteden tutunda her kurumda var. Düzenli çalışmadığı ve oraya ayrı bir görevli atanmadığı için bu sefer diğer personel bizimle ilgileniyor. Hem onun işi aksıyor hem de benim işimde o kadar bilgi sahibi olmadığı için bu sefer ben de iletişimde sıkıntı yaşıyorum. Sorsanız birim açık. Hastanenin engeli koordinasyon biriminde işaret dilini bilen bir arkadaş vardı. Engelli değildi. Onda hiç problem çıkmıyordu. Çünkü hem işaret dilini biliyordu ve işitme engellilere yardım edebiliyordu. Hem bize yardım ediyordu. Ama onun tayini çıkınca hastanede bir boşluk meydana geldi” ifadelerine yer veren Kekeç,“Engelli bireylerden ziyade, engelli bireylerden fikir alınmalı ama çoğu engelliye hitap edebilecek biri çalıştırılmalı. Bugün işaret dili kursları her yerde yaygın. Birçok kişi alıyor. Görevi yapmak çok zor değil. Zaten kaç tane engelli gelecek. Gün içinde kaç yardım olacak? Bu sayılar çok da sınırlıdır” dedi.

Damla YELTEKİN

Kaynak : www.kaleninsesi.com

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler