eurocasino

Modabet
Meritroyalbet
Piabet
Slotbar
onwin

manavgat escort

ankara escort

sakarya escort bayan sakarya escort escort sakarya adapazarı escort webmaster forum
izmit escort
taraftarium24

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu
hostalcampoamor mzansixxxporn meetbestpornstars latexfetishwebcamforce oldyounglesbians latinalivecamsforce telefondinlemesi viewporntube.xyz
izmir escort buca escort izmir escort izmir escort bayan izmir bayan escort escort izmir escort izmir denizli escort mersin escort

BEŞİKTEN MEZARA KIYAFETİN ÖYKÜSÜ (03.02.2021)

Son Güncelleme : 03 Şubat 2021 10:02
BEŞİKTEN MEZARA  KIYAFETİN ÖYKÜSÜ (03.02.2021)

Farklı gelenekleri barındıran Türkmen Kültüründe renkler ve kıyafetler ayrı yer tutuyor. Gülizar Erken 48 yaşında bir Türkmen kadını. Annelerin kültürünü gençlere aktarıyor.

Türkmen kültürü için kıyafetlerin ayrı bir önemi var. Beşikten mezara kıyafetlerin nasıl kullanıldığı ve Türkmen kültürüne dair konuştuğumuz Gülizar Erken, “Türkmen kıyafeti aslında soğuktan korunmak ve örtünmek için ortaya çıkmış” dedi.

Gülizar Erken, kuşaklar boyunca devam ettirdikleri Türkmen Kültürünün devam ettirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti. Türkmenler için en önemli unsurlardan biri olan kıyafetlere dair Erken, “Bizde doğumdan ölüme kadar kıyafet giydirilir. Hatta ölümde de giydirilir. Bizim Türkmen kıyafetleri yıllar öncesine dayanır. Horasan’dan geldiğimize, Fatih Sultan Mehmet’in Tahtacıları buraya gemi yapmak için getirdiğine dair rivayetler var. Rivayetlerin de gerçek olduğu kitaplarda yazıyor” ifadelerine yer verdi.

“İSMİMİZ İŞİMİZDEN GELİYOR”

Türkmen yaşayış biçiminin ormanlara dayandığına dikkat çeken Erken, “Tahtacı Türkmenlerin bir adı da Ağaçeri. Ağaç erleri isimlerini yaptıkları işten yani ağaçlardan almışlar. Hala günümüzde bizim Türkmenlerimiz dağlarda tahtacılık yapıyorlar. Ekmeklerini oradan çıkartıyorlar. Gördükleri bildikleri tek iş bu. Gençlerde de var ama esas büyükler yapıyor bu işi. Gençler yapmak istemiyor” sözlerine yer verdi.

“DOĞUMLAR DÜĞÜN GİBİ OLUR”

Çocuk doğduğu zaman farklı örf ve adetleri olduğunu söyleyen Erken, “Sizde çocuk doğduğu zaman mevlit yapılırken bizde çocuk helvası yapılır. Çocuk dünyaya geldi, ayağına taş değmesin, zorluklarla karşılaşmasın diye tahin helvası alınır. Kuzu kesilir, 7-8 çeşit yemek yapılır sonra Türkmen köylerine haber verilir. Düğün daveti gibi herkes çağırılır” dedi. Çocuk doğumlarında da kıyafetin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Erken, “Kız çocuklarının 3 eteği, ön parçası, cemlerde giyilen cüppesi, içinin beyazı bir de şalvarından oluşur. 4 parçadan oluşur. Erkekse çocuk delme diye erkek kıyafeti vardır. Delme, yelek, gömlek ve könçek diye 4 parçadan oluşur. Önceden beyaz erkek sarığı bağlanırdı. İlk adeti biter çocuğun” diye ifade etti.

“ÇOCUK BAŞI ADETİ VAR”

Erkek çocukları için farklı adetleri olduğunu söyleyen Erken, “Çocuk başı denilen bir adet vardır. Kuzu kesilir. Erkek çocuğunun çocuk başı yapılıncaya dek hiç saçı kesilmezmiş. Eski tarihlerde erkek çocukları çok önemliymiş nüfusta çok az erkek olduğu zamanlarda bu gelenek başlamış. Çocuğa başkası zarar vermesin diye kesilmezmiş saçları. Kızları ayırt edilmesin diye. Bizde dede olur. Dede Türkmenliğin ve Aleviliğin bir geleneği olarak usturayı eline alır. Dedeyle birlikte usturayla saçı kesilir. Şimdilerde her şey hazır. Saçlarını berber kesiyor ama yine de dede gelip usturayı saça değdiriyor. Bu adetten sonra çocuk bakır kap ile gezinir, el öper, para toplar. Sonra yemek yenir. Yeme içme kültürü bizde çoktur” sözlerine yer verdi.

“ASLINA SADIK YAPIYORUM”

Sünnet içinde ailelerin 10-20 takım kıyafet aldıklarını söyleyen Erken, “Günümüzde eskiye sadık kalarak modernleştirdik. Kumaşı değiştirdik. O zaman yokmuş mesela saten. Bu kıyafetleri yeniledim. Aslına sadık yapıyorum. Günümüzde eskiye sadık kalarak modernleştirdik. Kumaşı değiştirdik. O zaman yokmuş mesela saten” dedi. Eski sünnet düğünlerin 2-3 gün sürdüğünü, evlilik gibi törenlerinde uzun sürdüğünü ifade eden Erken, “Davullar zurnalar çalar. Günümüzde şehirleşmenin işlerin değişmesinin etkisi oldu. İnsanlar izin alamıyor. Yaşama şeklimiz de haliyle değişti” diye belirtti. Düğün sürelerinin kısaltılarak bir güne indirildiğini söyleyen Erken, “Düğünler bir güne çekildi diye hiçbir saltanattan, gelenek görenekten vazgeçilmedi. Gün içine sıkıştırılarak sığmaya çalışıldı. Kısa kısa da olsa her şeyden yapılmaya devam ediliyor” diye vurguladı.

“ASKERİ MÜJDECİ KARŞILAR”

Erken, “Asker adağına gidileceği zaman da eşe dosta haber verilir, kuzu kesilir, yemekler yapılır. Asker adağı olur. El öpen askere harçlık verilir” dedi. Asker müjdecinin karşıladığını kaydeden Erken, “Müjdeci askeri karşılar. Köyüne götürür. Aile müjdeciye müjde olarak altın, para verir. Asker giderken ne olacağı belli değildir. Sağ salim döndüğünde anne de tam teşekküllü Türkmen Kıyafetleri giyer” diye anlattı.

KIYAFETLER KAT KAT

Erken, “Evlenmede her şey aynı. Kıyafetler yapılır. Alaca diye bir şey vardı. Karışık demekti. Biz o zaman moda zannediyoruz ama fakirliktenmiş. Yama gibi bir şey vardı, kolun ucu farklı olurdu. Fatma Yengenin kıyafetinden bir parça artmış, onu sana vermiş, sende de bir parça varmış, onu eklemişsin Türkmen kıyafeti yapmışsın. Türkmen kıyafeti aslında barınabilmek için ortaya çıkmış. Kat kat yapılmış, insanlar böyle barına biliyormuş. Dağlarda, soğukta kat kat giyiniyorlarmış. Dağların, Kaz dağlarının içinde eksi derecelerde naylon barakanın içindesin. Ateş yakacaksın da barınacaksın. 4 kat olmasının, üst üste giyilmesinin sebebi de buydu” sözlerine yer verdi.

“ÖLÜNCE NE OLUYOR?”

Erken geleneğin devam etmesine ilişkin, “Şimdi doğuyorsun. Bütün bu söylediklerim yapılıyor sana. Sonra sen evlendiğinde sen de çocuklarına yapıyorsun. Bu böyle aktarımlı aktarımlı devam ediyor” dedi. “Ölünce ne oluyor? Gelinlik denilen Türkmen kıyafeti yani kayınvalidenin verdiği evlendikten sonra giyilen ilk kıyafet önceden bohçalaman saklanırdı. Bazıları devam ettirmiyor günümüzde. Saklanan gelin kıyafeti öldüğün zaman yıkanma işlemlerinden sonra yakın arkadaşları tarafından güzelce giydirilir. Yaşlı, genç, çocuk fark etmez. Erkeğe Delme takımı giydirilir, başına başlığı takılır” dedi.

Erken, “Ölenlerin yanlarına kokulu çiçekler konulur, gözlere sürme çekilir. Sonra kefene sarılır. El dokuması meydan kilimi diye bir kilim vardır bizde. Kutsal bir kilimdir, üzerine ayakla basılmaz. Ona sarılır sonra tabuta konulur. Tabuta da konulduktan sonra meydan kilimi çözülür, kefenle birlikte kıyafeti üzerinde olan kişi hiç örtünülmemiş yorgan, hiç kullanılmamış yatak ve yastık mezarın içine yayılır. Cenaze ondan sonra üzerine konulur” diye belirtti.

“BEŞİKTEN MEZARA TÜRKMEN KIYAFETLERİNİ GİYİYORUZ”

Erken, “Beşikten mezara kadar bu kıyafetleri giyiyoruz. Çanakkale’nin yöresi, merkeze bağlı bütün köyleri bu kıyafetlerin hala devam ediyor. Ben biraz öncülük ettim. Tükenmekte olan çalışmaya 17 yıldır canlandırmaya çalışıyorum. Resmi olarak sadece ben yapıyorum, vergiye tabiyim, defileler yapıyorum ilin ahisi seçildim” sözlerine yer verdi.

ANNELERİMİZİN KÜLTÜRÜ

Gençlere kıyafet adetleri konusunda ders verecek tecrübesinin olduğunu belirten Erken, “Örfümüzü, adetimizi öğretmek istiyorum. Ben geldim 48 yaşındayım. Annemin annesinin annesi zamanlarından gelen bu kültür 2021 yılında yani uzay çağında devam ediyor. Bunu sürdürebilmek çok önemli” diye belirtti.

“GELENEĞİMİZ BOZULMADI”

Başka illerde Türkmen kıyafet geleneğinin sürdürülmediğini belirten Erken, “Bizim kültürümüz burada iç içe devam ediyor. Bizim köylerimizin hiçbiri yol kenarında değil. Hepsi dağlarda. Nerede orman var oraya yerleşmiş. Çünkü karnını oradan doyuruyor. Bizde başka ailelerden kız almak vermek yoktu. Günümüzde böyle bir şey yok. Artık farklı kültürlerden kız alıp vermek normalleşti. Geleneklerde ondan bozulmadı. Aynı örf adet, her şey benimsenmiş. Ondan bugüne kadar geldi. Şehirleşilseydi bu kültür kaybolurdu. İsterse üniversite mezunu olsun Türkmen kıyafeti diye yanıp tutuşur” diye vurguladı.

Damla YELTEKİN

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler

Sihirlibaskı | Online Matbaa