Ayvacık'ta Gezilecek Yerler 16.11.2019

15 Kasım 2019 15:50
Ayvacık'ta Gezilecek Yerler 16.11.2019

Ayvacık, doğa güzellikleri ve taş evleriyle dünya genelinde ve ülkemizde üne sahip küçük bir kenttir. 16. Yy başlangıçlarında yerleşimin başladığı bu bölgede, dünyanın ilk felsefi okulu kurulmuştur. Yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. “Organik Kültürler Diyarı” olarak hafızalara kazınmış ve sahip olduğu doğal güzellikleriyle beraber harika kumsallarıyla yüzyıllar boyu dikkatleri toplamıştır.

Sırtını Antik dönemin efsanesi, Kazdağı’na dayayan bu ilçemiz; birçok efsanenin yaşandığı Ege Denizi’yle çevrilmiş ve ormanların yeşili, denizin mavisi ile en güzel tonların yaşandığı nadide harikalardan birisi haline gelmiştir. Babakale’den başlayarak, Küçükkuyu’ya kadar devam eden 78 kilometrelik sahil şeridi de bu ilçemize bağlıdır. Burada yaşayan yerli halk Turizm, tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağlamaktadır. Yerli halkın sıcakkanlılığı ve misafirperverliği sayesinde burada kesinlikle yabancılık çekmeyeceksiniz.

Ayvacık Tarihi

Bölgenin ilk sakinlerinin Mysyalılar ile Luviler olduğu sanılmaktadır. Daha sonra bu bölgeyi sırasıyla; Hititler. Lidyalılar ve Persler kontrolleri altına almışlardır. MÖ 334 yılında Büyük İskender'in (Aleksandros) imparatorluğuna bağlanan bölge, daha sonra Bergama Krallığı'nın hakimiyetine girmiştir. Bunu Roma ve Doğu Roma (Bizans) imparatorluklarının hakimiyeti takip etmiştir.

Kaz Dağları

 Doğal güzellikleri ve tarihi değeri ile bilinen Kaz Dağları, aynı zamanda eşsiz manzara seyrine sahiptir. Flora zenginliği ile bol su kaynakları sayesinde bölgedeki cennet yeryüzlerinden biridir. Kaz Dağları sınırlarının içerisinde tam 30 akarsu bulunmaktadır. Bu yüzden Homeros’un İlyada’sın da “Bin Pınarlı İda” olarak geçmektedir. Kaz Dağları’nı ziyaret ettiğinizde mutlaka Adatepe Köyü, Ayazma ve Zeus Altarı’na gitmeyi de unutmayın.

Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk kentini oksijen kaynağına dönüştüren en büyük faktörlerden biri Şahinderesi Kanyonu’dur. Bu bölgenin hava değişimini sağlayan Şahinderesi Kanyonu, dağdan aldığı çam kokulu havayı ovaya dağıtmaktadır. Ayrıca denizden aldığı iyot kokusunu da dağa yolluyor. Böylelikle bir nebze baca görevi görmektedir.

Hüdavendigar Camisi

  1. yüzyılda Sultan Murad Hüdavendigar döneminde (1359 -1389) yapılmıştır. Caminin yapımında. Roma ve Doğu Roma (Bizans) dönemi kalıntıları kullanılmıştır. Minaresi bulunmayan yapının ana mekanı sekizgen köşeli kasnağa oturan bir kubbeyle örtülüdür. Tonoz örtülü son cemaat yeri yanlarda basık kemerlidir.

Behramkale Köprüsü


Yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen köprü 14. yüzyıla tarihlenir. Tuzla Çayı üzerindedir. Sivri kemerli olan ve yörenin taşlarıyla inşa edilen köprü, bugün kullanılmamaktadır.
Babakale

Ayvacık'ın güneybatısındaki Babakale köyünde, Osmanlılar tarafından 1723 yılında kurulan tarihi kale. Çeşmesi ve suyolları günümüze kadar gelebilen eserler arasındadır. Eskiden bir korsan sığınağı olan kent, şimdilerde turizmle tanışmış durumdadır. Mavi yolculuğa çıkanların da uğrak yerlerinden biridir.
Adını, topraklarında yer alan kalede bulunan fenerden alır. Doğasıyla ruha dinginlik veren, tarihi zenginlikleriyle kültür arttıran bir beldemizdir. Üstelik gün geçtikçe turist sayısı artarak, popüler bir yer halini almaya başlamıştır. Dünya üzerinde en güzel balığı burada yemeniz mümkündür. Çayınızı yudumlarken, güneşin batışını izleyerek keyfini sürebilirsiniz.

Adatepe

 Edremit Körfezi ile Küçükkuyu arasında yer alan, Zeus’un Altarı gölgesinde kurulmuş, işgal yıllarında Rumlara ev sahipliği yapmış nadide ilçelerimizdendir. Bu topraklar sayesinde Rum ve Türk kültürü beraber yaşamış ve kaynaşmıştır.

Afrodit Kaplıcası

Adını, mitolojide yer alan güzellik tanrıçası olarak bilinen Afrodit’ten almaktadır. İnsanların, şifalı suyundan faydalanmak için geldikleri kaplıcalardır. Yapılış tarihi bilinmemektedir. Lakin, rivayete göre Cenevizliler tarafından onarıldığı düşünülmektedir.


Zeus Altarı

 Sırtını, adeta zeytin ağaçları ile süslenmiş olan Gargaran Tepesi’ne dayamıştır. Gargaran Tepesi de, eski Yunan kültüründe bilindiği üzere tanrılarına kurbanlar sunmak amacıyla yapılmış bulunan Zeus Altarı’na (Sunak) ev sahipliği yapmaktadır.

Chryse Antik Kenti

Ayvacık’ın güneybatısındaki Gülpınar’ın Bahçeleriçi kesiminde bulunan antik kenttir.
Antik Troas bölgesinin sınırları içinde bulunan bir Aiolia kentidir. Apollon Smintheus Tapınağı ile önem kazanmıştır. Bölgede tapınak dışında, ayrıca Roma ve Doğu Roma (Bizans) yapıları da mevcuttur. Ancak üzerinde en fazla araştırma yapılmış olan bölüm, onarımına başlanan Apollon Smintheus Tapınağı'dır. Apollon Smintheus kültü, Anadolu kökenli ve Troas bölgesine özgü bir tapınma biçimidir. Mermer tapınak, kısa kenarlarında 8, uzun kenarlarında 14 sütun bulunan İon düzenli bir pseudo dipterostur.
MÖ 2. yüzyıla tarihlenen yapı, Hermogenes etkileri taşımakla birlikte, özgün bir mimari düzenlemeye sahiptir. Tapınak sütunlarda mitolojik sahneler, cenaze ve kurban törenleri vb. kompozisyonlar yer alır. 11 basamakla çıkılan stilobat, 24,30x43,50 m boyutlarındadır.
Chryse’deki MERMER TAPINAK, Didim Apollon, Efes Artemis gibi kabartmalı sütünlara sahip üç tapınaktan biridir.

Apollo Smintheus Tapınağı


Gülpınar Beldesi’nin kuzey batısı ile, kuzey doğusu arasında kalmaktadır. Truva’da bulunan Athena Tapınağı’ndan sonra Troas bölgesinde en önemli kutsal alanlardan birisidir. Truva Savaşı’nı konu almış kabartmalara ve mimari yapılara sahiptir. Tanrıça Athena için tasarlanmış bu tapınak 31x14m boyutlarında yapılmıştır. Tapınağın etrafını çevreleyen, sıra sütunlar görülmelidir.

Assos Antik Kenti

Assos Antik Kenti, Ege Denizi ile Tuzla Çayı (Satnioeis) arasındaki kayalık tepe üzerindeki kent, Midilli (Lesbos) Adası'ndaki Methymna kenti sakinleri tarafından MÖ 1000 dolaylarında kurulmuştur. Fakat burada MÖ 13. yüzyılda Hitit Kralı IV. Tudhaliya'nın kurduğu, stratejik öneme sahip Assouwa bulunmaktaydı. Assouvva, Ege kentlerinin birliğine karşı, bölgedeki Hitit varlığının garantisi olmuştur.

HABER MERKEZİ

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler