izmit escort

istanbul escort

ankara escort bayan

aksaray haber

Hoşgeldin bonusu

Aydeğer; “Hedefimiz 2021!” (15.09.2020)

15 Eylül 2020 10:29
Aydeğer; “Hedefimiz 2021!” (15.09.2020)

Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği (ÇATOD) Başkanı Armağan Aydeğer, 2020 senesinin dünya turizmi bazında en zor geçen yıl olduğunu ve bunun tek sebebinin Covid-19 salgını olduğunu söyledi.

Koronavirüsün salgınının turizm sektörünü olumsuz yönde etkilediği 2020 yılını Kaleninsesi Gazetesi’ne yaptığı açıklamalar ile değerlendiren ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, turizm sektörü olarak hedeflerinin 2021 yılı olduğunu ifade etti. Aydeğer;  “2020 yılı Türkiye ve Dünya turizmi açısından en zor geçen turizm yılı olarak artık kayıtlarda yer alacak. Dünya turizminin rekor düzeyde daraldığı, ülke turizmimizin de aynı şekilde rekor düzeyde daraldığı bir yıl 2020 yılı. Tabi ki bunun tek ana sebebi; covid-19 andemisiyle birlikte dünyada ve yurt içindeki seyahat hareketlerine gelen kısıtlamalar ve buna bağlı olarak seyahat severlerin daha az seyahat etmeyi tercih etmeleri ve tesislerin birçoğunun ortaya çıkan bu kısıtlamalarla uzun süre kapalı kalması gibi birçok nedeni ortaya sürebiliriz. Tabi, burada en önemli konuların başında uluslararası seyahat hareketinin başta uçak havayolları olmak üzere kısıtlanması, sınır kapılarının çoğu ülkelerin birbirleriyle olan ziyaretlerinde kapatılması burada dünya turizminin ve tabi ülke turizmimizin de çok olumsuz bir şekilde etkilenmesine sebep oldu” dedi.

“Ocak ayından itibaren rezervasyonlar iptal olmaya başladı”

Armağan Aydeğer, koronavirüsün dünyada ortaya çıkmasıyla birlikte Ocak ayının ortalarında rezervasyonların yüzde 80 civarının iptal edilmeye başlandığını ve ülkemizdeki ilk vakanın görüldüğü Mart ayında bu sayının yüzde 100’e çıktığını söyledi. Aydeğer, “Bu süreç ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktı ve daha sonra Çin ve diğer Asya ülkelerinden Avrupa’ya doğru sıçradı ve daha sonra diğer kıta ülkelerine sirayet etti. Ülkemizde de bunun doğrudan yansımasında Mart’ın ortası itibariyle karşılaştık özellikle Ocak ayından itibaren çok büyük oranda turistler rezervasyonlarını iptal etmeye başladı. Tabi bu Uzak Doğu pazarının ortadan kalkması kültür turizmi yapan şehirlerimizi doğrudan etkiledi” diye konuştu.

“Pandemi dönemi Çanakkale’nin turizmini olumsuz yönde etkiledi”

ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, Çanakkale’nin iç pazardaki en önemli periyodu olan 18 Mart tarihinin pandemi dönemine denk gelmesinin Çanakkale’yi turizm açısından çok fazla olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Aydeğer; “Çanakkale’nin iç pazardaki en önemli turizm periyodu özellikle 18 Martta başlayan ve Haziran ayının 2’inci haftasına kadar süren çok önemli olan tarihi Gelibolu Yarımada’sı odaklı iç turizm hareketiydi. Tabi pandeminin ülkemiz genelinde de en yüksek kısıtlamalara tabi olduğu dönemlerde bu Mart-Haziran arasındaki dönemde yaşandı. Buna bağlı olarak ise, Çanakkale ilimiz hem konaklama sektöründe hem seyahat acentalarında hem rehberlerinde ve ilgili esnaflarda olmak üzere bu etki çok net olarak hissedildi. Çünkü şehrin en yüksek iç turizminin olduğu dönemdi, daha sonra Haziran 15 ile birlikte tabi ki kısıtlamalarda yavaş yavaş serbestleşmeler meydana geldi” ifadelerini kullandı.

“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”

“Biz özellikle paydaşlarımızla birlikte pandemi sürecini çok yoğun bir şekilde değerlendirmelerimiz oldu, bu dönemde özellikle kendi paydaşlarımızla hem hükümetimizin açıklamış olduğu destek paketini üyelerimize en hızlı şekilde iletmeye çalıştık, kısıtlamalarla ilgili bilgilendirmeler yaptık, çok sayıda online toplantılar düzenledik, eğitim faaliyetleri içerisinde bulunduk ve bilimsel çalışmalar yürüttük” diyen Aydeğer; “Ve bunların sonucunda şöyle bir öngörüye eriştik; artık yeni bir normal düzen oluştuğunda bile artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak., ve artık bundan sonraki süreçte aşı bile bulunsa bu yeni normaller işletmelerimizin temel çalışma modelinin ana unsuru olacak. Bu sebeple bizlerin de öngörüsü şuydu; bu yeni normalde artık insanlar havayolu taşımacılığını daha az tercih edecekler ve diğer taraftan daha çok kara yoluyla kendi oturdukları şehirlere, bölgelere seyahat etmeyi tercih edecekler. Ve bu tercihlerini de yaparken özellikle doğal imkanları fazla olan, ekolojik imkânları fazla olan, küçük, butik yerleri daha çok tercih edeceklerini ön gördük. Çanakkale’mizin de bu çerçevede gerek kültürel kimliği ki hem antik döneme hem de yakın tarihe dayanan çok önemli bir kimliği var bu şehrin, aynı şekilde doğal imkanları örneğin Kazdağları ve ekolojik çevresi ve şehrin küçük olması gibi birçok özelliği nedeniyle Çanakkale’nin önemli bir aktör olacağını düşündük ve biz pandemi sürecinde de bu sürecin başladığı tarihten itibaren bununla ilgili birçok tanıtım çalışması planladık ve bu kısıtlamaların gevşeyeceği döneme yakınlaştığımızda da bu tanıtım çalışmalarını özellikle sosyal medya üzerinden yoğunlaştırdık. Bunun karşılığı olarak da özellikle Kuzey Ege Bölgesinde öncelikle yurt içinden önemli bir ilgi çektiğini deneyimledik” şeklinde konuştu.

“Kısıtlamalar kaldırıldıktan sonra Kuzey Ege bölgesinde önemli bir hareketlilik yaşandı”

ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer, Temmuz ayının ortasından itibaren Çanakkale’de turizm alanında bir hareketlilik yaşandığını ve bu hareketliliğin ise Eylül ayının ortalarından itibaren yavaşlayacağını dile getirdi. Aydeğer, “Kısıtlamalar Haziran’ın 15’i gibi kaldırılmaya başlandı ama bunun yansıması tam olarak 1 ay kadar bir süreyi aldı. Ve Temmuzun 15’ine yaklaştığımızda özellikle Kuzey Ege Bölgesi’nde iç pazarda önemli bir hareketlilik yaşamaya başladık. Bu hareket süresi Ağustos’un sonuna kadar devam etti yani bölgemiz yaklaşık bir buçuk ay yurt içi turizminde önemli bir harekete ev sahipliği yaptı. Şimdi tabi tekrar durağan ve geri dönüş hızlı bir şekilde başladı özellikle okulların uzaktan eğitim olsa dahi Ağustos sonu Eylül başı itibariyle başlamasıyla beraber tabi ki yurt içi turizm hareketi de yavaşlamaya başladı. Buna bağlı olarak da tabi bu doluluklarda bir azalma gerçekleşti şu anda ve tahminimiz 15 Eylül sonrasında da bu yavaşlamanın artacağını düşünüyoruz” dedi.

“Balkan Ülkelerinden turist gelmeye devam ediyor”

Balkan Ülkelerinden belirli sayıda misafiri bu sene de ağırladıklarını ifade eden Aydeğer, “Diğer bir taraftan tabi ki bölgemizde bizim çok uzun yıllardır, 15 senedir yoğun bir ziyaret ve iş ilişkisi içerisinde olduğumuz Balkan Ülkeleri vardı. Bu ülkelerimizle de çok yoğun çalışmalar yürüttük, bu pandemi sürecinde de hem paydaşlarımızla hem bunun tedarikçisi ve tur operatörlerimizle özellikle Bulgaristan, Romanya bölgelerinden belirli sayıda misafirin şehrimizi tercih etmesine vesile oldu bu durum. Çünkü aynı şekilde yurt içi turizmde olan gibi bu ülkelerden gelen insanlar da araçlarıyla çok hızlı bir şekilde bölgemize erişebiliyorlar. Burada en azından tatillerini ekonomik ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar. Geçmiş yıllara oranla çok az bir sayıda olsa da yine buradan da belli bir hareket sağladık bölgemiz için” diye konuştu.

“Güvenli Turizm Belgesi Covid-19’a karşı örnek bir çalışma modeli”

“Başta ÇATOD üyesi otellerimiz olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın yayımlamış olduğu ‘güvenli turizm belgesini’ birçok tesisimiz aldı” diyen Armağan Aydeğer; “Biliyorsunuz bu dünyada covid-19’a karşı örnek bir çalışma modeliydi ve bütün bu bahsettiğim yaklaşık 170 tane sağlık, hijyen ve işletme iyiliği ile ilgili kriteri karşılayarak tesislerimiz bu sertifikayı aldılar. Ve bu sertifikaları aldıktan sonra da her ay düzenli olarak bağımsız denetçi firmalar tarafından da denetlendiler. Dolayısıyla Türkiye’deki Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bu açıklamış olduğu güvenli turizm belgesine sahip olan tesisler gerçekten dünyada bir örnek modeline de sebebiyet verdi ve seyahat severlerin güvenle konaklamaları için gerçekten izole ve koruyucu alanlar olmuş oldu” şeklinde konuştu.

“Sektör, 2 sene üst üste durağan bir süreci taşıyamaz”

ÇATOD Başkanı Armağan Aydeğer konuşmasının devamında; “Özetle söylemek gerekirse belki 2020 yılı hepimiz açısından çok zorluklarıyla başlayan ve o zorluklarıyla devam eden bir sene olarak hafızalarımızda kalacak. Bizler turizm camiası olarak 2020’yi açıkçası kayıp bir sene olarak görüyoruz ama tabi bu kayıpları da em azından minimum da tutmak için büyük bir emek harcıyoruz. Yine özellikle Eylül 15’ten sonra hızlı bir geri dönüş olması muhtemel tesislerimizde özellikle doluluk anlamında ciddi bir gerileme bekliyoruz 15 Eylül’den sonra zaten özellikle tatil yöreleri; Assos, Bozcaada, Gökçeada gibi noktalardaki Ekim sonrasında tesislerde hızlı bir kapanış gözlemleyeceğimizi düşünüyoruz. Çünkü kültür turizminin olmaması bu kapanış sürecini hızlandıracaktır, budan sonraki bütün sektör paydaşları olarak hedefimiz 2021 yılı. Özellikle Mart-Nisan ayı bizim için bundan sonraki gerçek hedef dönemi. Umut ediyoruz ki pandemi, bu sürece kadar tıbbi olarak bir çözüme kavuşmuş olur, özellikle dünya seyahat alanında hareketler daha az, daha rahat bir şekilde yürütülebilir hale gelir çünkü gerçekten sektöründe 2 yıl üst üste durağan bir süreci taşıyabilecek gücü olduğunu düşünmüyoruz o nedenle 2021’e kadar bu sürecin olumlu bir şekilde seyretmesini umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Funda Figen

Etiketler: çanakkale

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler