CHP’Lİ ERKEK: “ONURU VE VİCDANI VARSA İSTİFA ETMELİ” 21.08.2019

21 Ağustos 2019 16:28
 CHP’Lİ ERKEK: “ONURU VE VİCDANI VARSA İSTİFA ETMELİ” 21.08.2019

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Av. Muharrem Erkek, düzenlediği toplantıyla iktidar partisi AK Parti’ye sert eleştirilerde bulundu. CHP’li Erkek, İzmir’de 3 gün süren orman yangınlarından dolayı Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi istifaya davet etti.

CHP il binasında gerçekleştirilen toplantıya; CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, İl Başkanı İsmet Güneşhan, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan ve partililer katıldı.  

 Düzenlediği basın toplantısında ilk olarak İzmir’de 3 gün boyunca süren orman yangınlarına değinen CHP’li Erkek, Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'yi istifaya davet etti. Erkek, “ İzmir’de yaklaşık 700 hektar alanda maalesef oranlık alanımız yok oldu. Burada çok dikkat çeken tespitlerimiz oldu. Orman Bakanlığı ile THK arasında ki koordinasyonsuzluk, inatlaşma yangının çok daha önce kontrol altına alınmasını engelledi. Ormanları korumakla yükümlü Orman Bakanlığı maalesef İzmir yangınında da basiretsizliğini bir kez daha gösterdi. THK’na ait faal durumda Menderes ilçesinde bulunana uçak dahi kullanılmadı. Çünkü orman Bakanlığı yangın ihalesini özel bir şirkete verdi. O şirketinde yangın uçağı yok. Bu yangına THK ile birlikte koordineli bir şekilde müdahale edilseydi bu kadar can kaybı olmayabilirdi. Bizim için bitkilerde hayvanlarda canlı. Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli. 17 yıllık tek başına bir iktidarın Bakanı çıkıp teknik olarak uçaklarımızın kullanılması mümkün değil diyor. Eğer bu mümkün değilse neden mümkün hale getirilmedi. Eğer uçaklarımız eski ise neden yeni uçak alınmadı. Neden kış aylarından gerekli tedbirler alınamadı. Kışlık, yazlık, uçan saraylar yaptıranlar neden bu memleketin ormanları için yangın uçakları almadı. Bu soruların cevabını hepimizi çok iyi biliyoruz. Bugün Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. İktidar sahipleri gaflet dalalet ve hıyanet içerisinde” dedi.

 “TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR MECLİSE İHTİYACI VAR”

 AK Parti hükümetinin 17 yıllık iktidar sürecinin muhasebesini yapması gerektiğini belirten Erkek; "AK Parti 17 yıllık tek başına iktidarın muhasebesini yapmak zorunda. Çünkü 17 yıl ülkeyi tek başına yönettiler. Memlekette ne adalet kaldı ne kalkınma. Bugün içlerinden bazı Milletvekilleri artık Ak Parti kapatılmalı yeni bir parti kurulmalı diyor. İktidar olduktan çok kısa bir süre sonra 1 Mart 203 tezkeresini getirdiler. O zaman TBMM’nin onurlu duruşu ile bu gerçekleşmedi. TBMM’nin Tarihsel duruşu ile gerçekleşmedi. Türkiye’nin her zaman çok güçlü bir meclise ihtiyacı var. Dünyanın bütün gelişmiş demokrasilerinde siyasi güç merkezleri meclislerdir. Ama bugün siyasi güç merkezi Beş Tepe Külliyesi Saray yapıldı. 16 Nisan 2017 suiistimalci kötü niyetli Anayasa değişikliği ile kuvvetler ayrılığı yapıldı. Bu Anayasa değişikliği OHAL Şartlarında gerçekleştirildi. Kuvvetler ayrılığının yıkıldığı bir yerde hukuk devletinde bahsedemezsiniz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir şahıs devletine dönüşmüşse 1 Mart tezkeresi ile yapamadıklarını tek adam rejiminde gerçekleştiriyorlar. Emperyalist güçler tek adam ister. Tek adamı halletmek kolaydır. Karşınızda güçlü bir meclis ve yargı varsa Emperyalizm istediğini yapamaz. 2004 yılında devletin, MİT’in ve Genel Kurmay’ın kendilerine sunduğu FETÖ gerçeğinin üstüne gitselerdi bugün Türkiye bu acıları yaşamayacaktı" diye konuştu.

 “SON 5 YILDA 50 SIRA GERİLEDİK”

 Türkiye’nin son 5 yıl içerisinde hukukun üstünlüğü endeksine göre 50 sıra gerilediğini söyleyen Erkek, “Gelinen tabloda son 5 yılda Hukukun üstünlüğü endeksinde tam 50 sıra geriledik. Onun için bugün 44 baro 2 Eylül’de gerçekleşecek adli yıl açılışına katılmıyor. Onalı yürekten kutluyoruz. Kuvvet ayrılığına verdikleri öne nedeniyle katılmıyorlar. Bir siyasi parti genel Başkanı’nın huzurunda adli yargı açılışı olmaz. İlk Genel seçimde bizim Cumhurbaşkanı adayımız milyonların desteği ile seçimleri kazandığında bizim partimizin Genel Başkanı olmayacak. Biliyorsunuz Yargı Reformu Strateji Belgesi tartışılıyor. Ekim ayında paketin birinci kısmı gelecek. Adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğünü engelleyen olumlu kanun değişikliklerini tabii ki destekleyeceğiz. Ama bu bir reform değil. Reform olabilmesi için Anayasa değişikliği lazım. Bugün yargıçlar ve savcılar ‘Hakimler ve Savcılar kurulunun bu yapısı devam etiği sürece bizden kahramanlık beklemeyin’. Çünkü güvenceleri yok. Yargıç güvencesi Anayasa ile teminat altına alınabilir. Bugün, Hakim ve Savcılar Kurulu’nun 13 üyesi var 6 üyesini biri Adalet Bakanı biri Bakan Yardımcısı ve 4 üyeyi tek imza ile bir siyasi parti genel başkanı belirliyor. Kalan 7 üyeyi de meclisteki salt çoğunluk yani bir kişi belirliyor. Onun in Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısında bir değişiklik yapmadan reformdan bahsetmek  son derece iyi niyetli bir yaklaşım olur. Hakimler Savcılar Kurulu’nun üyelerini yüksek yargı organları belirlemelidir" şeklinde konuştu.

 “FETÖ’CÜ BAŞKANLARINIZI NEDEN YARGILAMADINIZ?”

 HDP’li belediyelere atanan kayyımlarla ilgili de eleştirilerde bulunan Erkek, AK Parti’nin seçilmiş belediye başkanlarının da FETÖ’yle ilişkilerinden dolayı görevlerden alındığını hatırlatarak, “17 yılın sonunda geldiğimiz nokta da bugün seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıyorlar. Ahmet Davutoğlu seçilmiş bir Başbakan olarak istifa ettirildiğinde CHP olarak tavır koyduk. AKP3li seçilmiş belediye başkanları istifa ettirildiğinde tavır koyduk. Onlar FETÖ ile bağlantılıydı dediler ama haklarında bir tek soruşturma dahi yok. FETÖ terör örgütü ile bağlantılı olduğunu söylediğini belediye başkanlarını ne için yargıya teslim etmediniz. Bugün PKK terör örgütü ile bağlantılı iltisaklandırdığınız belediye başkanları hakkında soruşturmalar var. 31 Mart’ta aday yaptığınız insanlar seçimleri kazandılar mazbatalarını vermediniz. Son 10 yılda Türkiye demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı. Şimdi seçilmiş belediye başkanlarını seçimden önce var olan soruşturmalar sebebi ile o soruşturmalar atıf yaparak görevden alıyorsunuz. Bu hukuk dışıdır. Seçmen iradesini gasp etmektir. Erdoğan, demokrasilerde bu işin namusu sandıktır’ diyordu. Sandık sonuçları her siyasi parti için bağlayıcıdır. Terörün değirmenine su taşıyorlar. Bu hukuksuz uygulamalar terörün ekmeğine yağ sürmektir. Bizim mücadelemiz demokrasi, hak hukuk adalet mücadelesi. Seçim kanunları uyarınca seçimlere girmeye hak kazanmış ve seçmen iradesi ile belediye başkanı seçilmiş kişileri seçim öncesi suçlamalara atıfta bulunarak görevden almak seçmen iradesini gasp etmektir.  Seçim kanunlarına göre bu insanlar aday oldu. Seçme ve seçimle hakkı Anayasa’da güvence altına alınmış bir aktır. Seçmen iradesi keyfi uygulamalara heba edilmeyecek kadar önemli ve kutsaldır. İç işleri Bakanı Süleyman Soylu il il gezip aday gibi çalıştı. Gittiği yerlerde diğer partilerin adaylarına saldırdı. İnsanları mesnetsiz isnatlarla suçladı. Şimdi sandıkta yenemediği belediye başkan adaylarını merkezi idarenin yerel idare üzerindeki vesayetini kötüye kullanarak görevden aldı. Bu demokrasiye darbedir" ifadelerine yer verdi.

 UTKU YAŞAR CÜCE

 

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Son Eklenenler